Rehberiniz-Zamanın kölesi değil efendisi olun

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest


iyimeslek.com ailesi olarak “Zamanın kölesi değil efendisi olun” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Zamanın kölesi değil efendisi olun

Her bir dakika bir inci tanesi kadar değerlidir. Zamansızlık mitinin derinlerinde mi yüzüyorsunuz? Saatlerin efendisi olmak yerine, zamanın kölesi misiniz yoksa?

Siz de eğer, zamanım yok, kendime hiç vakit ayıramıyorum, çok yoğunum diyenlerdenseniz, zaman sizi kavurmadan, ilk adımları atmaya başlayın:

• Zamanı büyük yekpare bir oluş olarak algılayın. Eğer kuşbakışı bakmayı becerirseniz, aslında dün, bugün ve yarının, aynı akış çizgisinde olduğunu göreceksiniz. Kanatlanıp kuş olsaydınız, yerdeki bir solucanın nereden gelip, nereye gideceğini gözlemleyebilirdiniz. Öyleyse, geleceği hayal ederek kanatlanın ve hayatı bütünsel olarak düşünün.

• Mükemmel olmadığınızı kendinize anımsatın. Çok iyi bir anne, müthiş bir eş, başarılı bir iş kadını, kusursuz bir dost, aynı anda olamayabilirsiniz. Bu, gerçekte bunları olmadığınız anlamına da gelmez. Sadece eş zamanlı taşımak zordur tüm bu şapkaları. Her ayrıntıya yetişmeye çalışmaktan vazgeçin. Ruhunuzu yıpratmayın.

• Hayatınızdaki önemli ve öncelikli konuları belirleyin. Önemli ve acil olmayan işlere uzun vadeli zaman ayırmayı ihmal etmeyin. Kendinize: “Zamanım var, ama şu anda önceliğim değil.” deyin.

• Zamanı planlamak, bir şeyi yapmak uğruna, bazen başka bir şeyden ödün vermeyi gerektirir. Bu nedenle enerjinizi, sevdiğiniz, istediğiniz, yetenek ve ilginizin odaklandığı alanlara yönlendirin.

• Ailenizden, eşinizden ve hatta çocuklarınızdan yardım isteyin. Zaman yönetimini birlikte yapın. Süper kadın olmak zorunda değilsiniz.

• Evde de, iş hayatındaki kuralları uygulayın. Hayatınızı, stratejik ve operasyonel olarak iki bölümde düşünün.

• Stratejik konular, orta ve uzun vadeli planları içerir. Operasyonel konular, günlük ya da haftalık konulardır.

• Operasyonel konuların planı için kendinize bir zaman çizelgesi yapın.

• Çizelgeye, haftalık yapacağınız işleri bir kolon olarak ekleyin. İkinci kolona, bunlar için harcadığınız zamanı, üçüncü kolona ise, her bir maddenin yanına, gelecekte, ne kadar zaman harcamayı planladığınızı yazın. Haftada toplam 168 saatiniz olduğuna göre, böylece onları nasıl kullanmayı tercih ettiğinizi belirleyebilirsiniz.

• İşe yarayan bir başka yöntem de, bazı ayrıntıları birleştirme prensibidir. Örneğin çamaşır, temizlik ve bulaşığı, eş zamanlı olarak yapacak formüller keşfetmeye çalışın.

• Ev, sizin dinlenme mekanınız, özel hayatın tadını çıkarmak istediğiniz bir yer olmalı. Evde, ayrıntılara gereğinden çok zaman ayırmayın. Örneğin, haftada uzun bir süreyi, sırf sizi rahatlatıyor diye, ütü yapmaya ayırıyorsanız, yıkadığınız her şeyin, gerçekten ütü isteyip istemediğini sorun kendinize. Pek çok şey aslında alışkanlıktır. Değiştirilebilir.

• Kendinizi hiperaktif hissedip, her şeye yetişebileceğinizi, koşuşturmaktan hoşlandığınızı düşünebilirsiniz. Belki bazı ayrıntılar için fazlasıyla yorulurken, başka alanlardan fedakarlık ediyorsunuzdur kim bilir. Yoğun olmanın hep başarı olmadığını anımsatın kendinize.

• Evde bir yardımcınız var ve siz de çalışıyorsanız, işteki ekip yönetimi prensiplerini evde de uygulayın. Yardımcınız, sizin ekip elemanınızdır. Günlük işlerini planlamasına yardım edin. Hatta, onun için haftalık bir zaman çizelgesi hazırlayın. Hangi işi, ne kadar zamanda ve nasıl yapması gerektiğini madde madde belirleyin. Operasyonel ayrıntılar arasından, kendi belirlediklerinizi, ona delege edin. Yardımcınızı eğitin, ona koçluk yapın. Performansını denetleyin ve yapıcı geribildirimlerde bulunun.

• Zamanın getirisini değerlendirin. Arada geri dönüp kendinize; hangi işe, ne kadar zaman ayırdığınızı, yapmak istediğiniz şeyleri yapıp yapamadığınızı sorun.

Günün hangi saatinde kişisel gücünüzün tavan yaptığını ya da tam tersine, hangi saatlerde yerlerde süründüğünüzü sadece kendiniz bilebilirsiniz. İşte bu saatleri iyi bilir, işlerinizi “erteleme sendromu”ndan koruyabilirseniz, kendinize ve sevdiklerinize yeterince vakit ayırabilirsiniz.

• Hedeflerinizi belirleyin ve öncelik sırasına koyun.

• Günlük planlarınızı yazılı hale getirin.

• Günün sonunda, yazdıklarınızı gözden geçirin ve gerçekleştiremediğiniz işleri bir sonraki listenin başına ekleyin.

• İşlerinizi ertelemeyin.

• Kendinizi tanıyın ve hangi zamanda enerjik olduğunuzu belirleyin.

• Aşırı mükemmelliyetçi olmayın.

• Toplantılarınız için mutlaka gündem oluşturun.

• Toplantılara zamanında başlayın ve zamanında bitirin. Geç kalanlar için toplantıyı tekrarlamayın.

• “Hayır.” demeyi öğrenin.

• Telefon alışkanlıklarınızı mutlaka gözden geçirin ve azaltın.

• Büyük işleri küçük parçalara ayırarak yapın.

• Kararlı davranın.

• Yetki vermekten kaçınmayın. Bu, sizi pek çok kırtasiye işinden ve gereksiz telefondan kurtaracaktır.

• Rutin ve gereksiz işleri başkalarına aktarın.

• İşleriniz için bitirme tarihi belirleyin.

• Önceliği sıkıcı olan işlere verin.

Bir gün 24 saattir ve herkese eşit dağıtılmıştır, unutmayın. Bunu nasıl kullanacağınız ise size kalmış. Zamanın esiri olmayacağınız, enerjisi bol, keyifli ve verimli bir Şubat ayı geçirmenizi diliyorum hepinize.

Yazar: Gamze H. Geray

Kaynak: http://www.anneyiz.biz

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir