Rehberiniz-Yükselmek için iki koşul: güven ve beceri

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Yükselmek için iki koşul: güven ve beceri” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Yükselmek için iki koşul: güven ve beceri

Muhtar Kent, Coca-Cola kamyonlarında başlayan yolculuğuna, Coca-Cola’nın akıl merkezi olarak devam ediyor. Vizyoner kişiliğiyle tanınan Muhtar Kent, yolun başındaki gençlere bakın hangi önerilerde bulundu…

COCA-COLA’NIN MUHTAR KENT’İ

Coca-Cola şirketinin CEO’su Muhtar Kent, şüphesiz Türkiye’nin en önemli gururlarından. Coca-Cola kamyonlarında başlayan yolculuğuna, Coca-Cola’nın akıl merkezi olarak devam eden Kent, aslında üniversitelilere vizyon konusunda bir ilham kaynağı. İşte üniversitelinin gelecek endişesi yaşadığı ve vizyon oluşturmakta zorlandığı bir dönemde, bir dünya lideri gözüyle gençlik ve üniversite.

Yükselmek için iki koşul: Güven ve beceri

Üniversitedeyken ileriye yönelik hayalleriniz nelerdi?

Üniversitede ilişkiler kurmaya, vizyonumu genişletmeye, değişik konularda bilgimi artırmaya çalıştım. En önemli hayalim üniversiteyi bir an evvel bitirip kendime yeni bir yön çizmekti.

Son dönemde yaşanan krizler sonucu ortada çok sayıda işsiz üniversite öğrencisi var. Üniversite eğitiminin gerekliliği ve riskleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Üniversite eğitiminin en önemli katkısı ve değeri, gençlerin kendileri gibi diğer gençlerle kaynaşmasını sağlamasıdır. Çünkü artık 18’in üstü yaşlardasınız. Zekanız ve karakteriniz gelişiyor.

Bir de üniversitenin gençlere düşünce sistematiği kazandırmakla ilgili önemli bir artısı var. Yani çeşitli sosyal, teknik, ekonomik ve politik sorunları belirli bir düşünce yapısı ve mantığı ile çözümü konusunda düşünce pratiği sağlaması üniversite öğretiminin pozitif katkısı.

Coca-Cola’da, satıcılık yaparak işe başlamaya karar vermenize etken olan şeyler nelerdi? Şu an bulunduğunuz konuma gelebileceğinizi hayal ediyor muydunuz?

Üniversiteden mezun olduktan sonra ilk iş olarak askerliği bitirdim. Artık bütün gençler gibi hayata atılmaya hazır ve serbesttim. Tam olarak belirli bir sektör, bir şirket ya da coğrafyada çalışmak gibi bir hedefim veya planım yoktu.

Önce şansımı Amerika’da denemeye karar verdim ve New York’da yaşayan amcamın yanına gidip orada iş aramaya başladım. Öncelikle bankacılık ve otomotiv sektörlerini düşünürken Coca-Cola Şirketi’nin de pazarlama konusunda eğitim vermek üzere genç yöneticiler aradığını okudum ve ilana baş vurarak Coca-Cola’daki 32 yıllık kariyerim başlamış oldu.

Coca-Cola çok dinamik bir şirket, çalışkan ve girişimciyseniz sizi bir şekilde fark ediyorlar ve fırsat tanıyorlar. Ben de zamanını masa başında geçirmeye fazla hevesli olmayan biriydim. Hollanda’ya gönderdiler, sonra da İtalya’ya. Bir yönetici olarak pazarlama alanında ilerliyordum ama bir taraftan da daha büyük çerçevede, üretimden satışa kadar işin nasıl geliştiğini anlamaya çalışıyordum. Sonra Türkiye faaliyetlerinin başına geçtim, ayrıca Coca-Cola’nın Doğu Avrupa’daki eski sosyalist ülkelerde faaliyete başladığı dönemde yöneticilik yaptım.

Bu noktaya gelmenizi sağlayan şeylerden bir denklem yapacak olsanız, o kadar basit olmasa da, en çok ne gözünüze çarpıyor? Çalışkanlık mı? Şans mı? Vizyon mu? Tesadüf mü?

Esnek, hareketli, dinamik, sorgulayıcı ve meraklı olmak diye sıralayabilirim. Fikriniz varsa korkmadan, çekinmeden ve düzgün bir biçimde ifade edebilmelisiniz. Yani hem işi en iyi şekilde yapacak hem de tarzınızı ortaya koyacak şekilde imzanızı atacaksınız. Ama masanızdaki görevin dışında, işin diğer boyutlarına da merak göstermezseniz, yöneticileriniz sizin daha büyük sorumluluklara hazır olduğunuzu anlayamazlar. Yani yükselmek için iki koşul var: Öncelikle önünüzdeki işi en iyi şekilde yaparak güven kazanmak, bir taraftan da bütünlükçü bir çerçevede, işin diğer unsurlarını da anlamaya çalışarak beceri göstermek. Şansın da tabii ki rolü var. Yani doğru zamanda doğru yerde olmak. Benim 32 yıllık kariyerimde bir iki kez muhakkak katkısı olmuştur.

Uzun süredir örnek aldığınız insanlar var mı? Onlara hangi yönleriyle benzemek isterdiniz? Mesela babanız? Kendisi çok başarılı bir diplomattı, 2. Dünya Savaşı’nda birçok insanın hayatını kurtarmıştı. Onun hayatınızdaki yeri ne?

Pek çok isim sayabilirim. Yıllarca diplomat olarak Türkiye’ye hizmet eden ve bizleri yetiştiren rahmetli babam kuşkusuz en önemli ilham kaynağım olmuştur. İş hayatında ise Coca-Cola’nın efsane isimleri var, Robert Goizueta gibi, Don Keough gibi. Şirketimizin benden önceki CEO’su olan Neville Isdell benim 20 yılı aşkın süredir çok iyi bir dostumdur. Ama aynı zamanda hem insanlığıyla hem de liderlik ve yönetim anlayışıyla çok uyum sağladığım, beraber çalışmaktan çok keyif aldığım ve çok şey öğrendiğim önemli bir liderdir. Aynı şeyleri Türk iş hayatında eşsiz bir konumu olan ve yıllarca birlikte çalıştığımız sevgili dostum Tuncay Özilhan için de söyleyebilirim. Tüm bu isimlerin belli meziyetlerinden bir sentez yapabildiysem ne mutlu bana. Ama sonuçta belki de en büyük etkiyi, ev hayatımızın gerçek lideri olan sevgili eşim Defne Kent’in tavırlarından görmüşümdür.

Coca-Cola’yla hayatını bütünleştirmiş biri için ilginç bir soru olabilir fakat, bugün farklı bir meslek yapıyor olsaydınız ne yapardınız?

Kariyerinizin gelişiminde sizin istekleriniz ve ilgi alanlarınızın olduğu kadar şans ve rastlantıların da etkili olduğunu söylemek mümkün. Üniversite öğrenimime mühendislik okuyarak başladım ve daha sonra ekonomiyle devam ettim. Ancak daha sonra Coca-Cola’da pazarlama departmanında çalıştım. O yüzden bu sorunuzun tek bir cevabı yok.

Binlerce kişi sizin koltuğunuzu hayal ediyor, ama bir kişi o koltuğa oturabiliyor. Özellikle günümüz gençleri yüksek noktalara hemen erişebilme hayalleri kuruyorlar. Onlara tavsiyeleriniz neler olur?

Kendilerini hayata hazırlamaya önem versinler. Eğitim şart ama bu sadece okulla olacak bir şey değil. Çok iyi dil öğrensinler, insan ilişkilerine önem versinler. Hem kendi yakın çevrelerinde, hem de genel anlamda ülke politikası, dünya politikası, trendlerin ne yönde geliştiği gibi konulara ilgi göstersinler. Böyle bir altyapıyla gelişen gençlerin, kendilerine güven ve iyi çalışarak başarı kazanmaları çok daha kolay olacaktır.

Yazar: Buket Coşkuner

Kaynak: http://www.yenibiris.com/HurriyetIK

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>