Rehberiniz-Yılmaz erdoğan ile başarı, matematik ve para(fosyonellik) üzerine!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Yılmaz erdoğan ile başarı, matematik ve para(fosyonellik) üzerine!” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Yılmaz erdoğan ile başarı, matematik ve para(fosyonellik) üzerine!

Filiz Aygündüz

Milliyet

Yazıya ne kadar zaman ayırıyorsunuz gün içinde?

Şimdi bilgisayarımda açılmış 11 tane sinema filmi dosyası var. Üç-dört tane oyun, bir o kadar sitcom… Her akşam ortalama dört saat ve en az 30 sayfa yazı yazıyorum.

Her akşam, böyle ha deyince de yazılmaz ki…

Valla ben ha deyince yazanlardanım.

İlham perisini de disipline edebiliyorsunuz yani.

Ben profesyonelim, ilham perisiyle falan işim olmaz. Yazmam gereken şeyler var. Canım çok sıkkınken, aşk acısı çekerken, her ruh haline uygun dosyalarım mevcut.

Matematik aşığı bir adamım!

Peki matematik bilmenizin yazıya katkısı var mı?

Oldum olası matematik aşığı bir adamım ben. Matematiğimi biraz daha ilerletmek istiyorum. Kafamdaki planlardan biri de bu. Yüksek matematiği yeniden kurmam lazım çünkü uzun yıllardır ilgilenmiyorum. Yazdığın bütün bir senaryoyu büyük bir fonksiyon olarak da alabilirsin. X”in yolculuğudur aslında. Ve gerçekten matematiksel olarak iyi kurgulanmamışsa o iş yürümez. Matematik bilmemin yazı yazmamda etkisi büyüktür. Matematikte taptığım bir şey var ki, dil için de geçerlidir: Sadeleştirme. Sadeleştirmeyi yazıda da kullanırsın.

Fantezisini okuduğu müşterilerinden birine, kitabı çıktığında bir sürü parası olacağını söylüyor Feriştah. Çok satar mı bu kitap?

Bilmiyorum, göreceğiz. Henüz bir hafta oldu çıkalı. Ama çok eğlenceli bir kitap olduğu için çok satacağını zannediyorum.

Milliyet Sanat”ın Ekim sayısında sosyolog Göksel Aymaz”ın yazısında sizinle ilgili bir bölüm vardı: “Yılmaz Erdoğan artık egosunun gamlı ihtişamıyla sanatçılara akıl verip para kazanmanın yollarını öğretiyor”. Para kazanma; kazandırma meselesine gelelim. Ve bu meselede kitaplarınızın nerede durduğuna…

Dünyanın her yerinde bu mesleği iyi yapan adamlar para kazanırlar.

Bu da anasının ak sütü gibi helaldir. Çünkü kalabalık, maharetli insanlara para verir, her konuda. Ama kitaptan ben şimdiye kadar hiç para almadım. Çünkü kitap parasını hep kendimce başka şeylerde değerlendirdim, bir yerlere bağışladım. “Vizontele Tuuba”yı yaparken cebimdeki bütün parayı koydum. Film tutmasaydı, ortada kalacaktım. Hayatımda hiçbir şeyi sadece para için yapmadım. Biz cebimizde para, üstümüzde kıyafet yokken BKM”yi BKM yaptık. Tefeciden para aldık. Eğer “Otogargara” tutmasaydı, kıçımızdan vuracaklardı. Böyle bir yazı yazarken bu hikayeleri bilmek zorundasınız. Para kazandırmak için kimseye akıl falan da vermiyorum. Ben sanat yapma aşığı bir adamım. İnsanlar yaptıklarımı seviyorlar diye de kimsenin bozulmasına gerek yok.

Parayla ilişkinizin tanımını siz yapın…

Ben yarın Türkiye”de 10 milyon dolarlık film yapmak istiyorum. Hatta 100 milyon dolarlık Çanakkale Savaşı”nı çekmek istiyorum. Benim çok paraya ihtiyacım var. Neyim varsa da satarım. Kitabım, bilgim, maharetim, beynim… Parasını alırım ve bu işlerde kullanırım. Üstelik de bu, dünyada elde edilmiş en namuslu para kazanma yöntemidir.

Beş tane mesleğim var, gıcık oluyorlarsa ona oluyorlar

Sizce Yılmaz Erdoğan bir marka mı aynı zamanda?

Ben marka falan değilim, insanım. Alınıp satılan bir ürün değilim. Düşünür mesaisi yapıyorum. Çetin Altan mesleksiz bir toplum olduğumuzu söylüyor ya, benim beş tane mesleğim var, gıcık oluyorlarsa ona oluyorlar.

Dünyanın her yerinde yapılabilecek bir iş diye tanımlar Çetin Altan mesleği. Başka bir dilde de yapabilir miydiniz Türkçede yaptığınız dil ustalığını?

Türkçeye verdiğim emeğin, dille ilgili uğraşımın o dillerde de olması gerekir. İngilizcede bunu yapmak hedeflerimden biri. Yapacağım da, göreceksiniz. Hayvan gibi İngilizce çalışıyorum. Üstelik İngilizcede bunu yapmak daha da kolay aslında.

Başarılı pazarlama harekatlarından utanacak değilim!

Yeni şiir kitabı var mı?

Evet. Adı “Şimdi Sen Gidiyorsun Ya, Herkes Sana Benzeyecek”. Şöyle de bir popüler yöntem uyguluyorum, bu kitaba yönelik; yine kızacaklar ama bildiğimi okumaktan başka çarem yok. Önce albümü çıkaracağım arkasından kitabı…

Niye önce albüm?

Şunu tespit ettim. Ben bir aktörüm ve şiirimi oyuncu olarak yorumlayabilirim. Bu kadar okumaya uzak kardeşler için de kolaylaştırıcı bir yöntem olacak bu aynı zamanda.

Kitabınızın prezentasyonunu bizzat kendiniz yapmış olacaksınız.

Gayet tabii… Başarılı pazarlama harekatları yapmaktan, edebiyat-sanat adına utanacak değilim. Yapılmalı da bunlar bence.

Aşkı tarif etmek değil, içine etmek daha kolaydır!

Demet Akbağ ile birlikte rol aldığınız yeni oyununuz “Haybeden Gerçeküstü Aşk” başladı…

Benim “Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar” kitabımın oyunu diye hareket ettim. Ama sonra baktım ki, o yazılardan yan yana koyarak bir oyun olmuyor; baştan yeni bir dramatik kurgu kurdum. Uzun ilişki ve aşk üzerine aklıma gelen tüm detaylarla bir hikaye izledim.

Aslında “Haybeden Gerçeküstü Zamanlar” isminde bir roman projeniz vardı. “Haybeden gerçeküstü”yle bir derdiniz var sizin…

Zaten oyunun içinde de bu kavramları tartışıyoruz. Bu benim uydurduğum bir kavram aslında. Yani gerçeküstü ama haybeden. Yok yere gerçeküstü. Gerçeküstü olması için hiçbir sebep yokken gerçeküstü. Neredeyse bütün hayatımızı tarif eden bir şey aslında. Haybeden gerçeküstü konuşma dediğimiz bir tarz var. Özellikle sevgililer arasında geçen konuşmalarda görürüz. “Sen öyle dedin. Ne dedim? Sen demin bana açıkça salak dedin. Ne zaman dedim? Az önce dedin ya. Ne dedim? Ya kardeşim, ben odaya girdim ve…” Bak, 30 saniye önce yaşanan şeyi konuşuyorlar ve anlaşamıyorlar. Sabaha kadar sürer…

Aşk da zaten haybeden gerçeküstü bir şey değil mi?

Öyle… Zaten oyunun sonunda “Aşk nedir”e varıyor iş. “Aşkı tarif etmeye çalışmak haybeden gerçeküstü bir çabadır. Tarif edilemez mi yani? İçine etmek daha kolaydır!” şeklinde bitiyor.

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>