Rehberiniz-Vizyon, beyindeki gözdür…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Vizyon, beyindeki gözdür…” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Vizyon, beyindeki gözdür…

Türkiye’de şirketleri, kurumları ve ekonomiyi yönetenlerin bir vizyona en çok ihtiyaç duydukları bir dönemi yaşıyoruz. Her kademedeki yöneticilerin önemli bir bölümü, 1994-2001 dönemindeki üç şiddetli krizin travmasından henüz tam anlamı ile kurtulamadıkları için geleceğe kuşku ile bakıyor. Kuşkunun ardından ise yatırım çekingenliği geliyor. Böyle giderse, Türkiye’nin geleceğini daha olumlu gören AB, ABD ve Ortadoğu kökenli yabancı sermaye grupları, kısa bir süre içinde ekonomideki önemli köşebaşlarını tutacak.

İş dünyasındaki bu aşırı ihtiyat havasının bir nedeni de vizyon eksikliği… Ayrıca geleceği planlamak yerine geçmişi düşünmeyi seven ve nostaljiye tutkun bir toplum olduğumuz için vizyon oluşturmayı ihmal ediyoruz. İnsanın köklerini araması, hayatının izlerini sürmesi, geçmişe sahip çıkması anlamında “nostalji” doğal bir duygu.

Ancak nostaljinin vizyonun yerine alması ve geçmişin geleceğin rolünü çalması cesaretemizi zayıflatıyor. Geçmişi tartışmaktan, geleceğin haritasını çizmeye zaman bulamıyoruz. Bu ortamda zihnimizi korku ürünü komplo teorileri meşgul ediyor, kendi içimize daha da kapanıyoruz. Vizyonsuzluk, siyaseti “dedim-dedi” kavgasına dönüştürüyor, ekonomide ise ufuksuz kalmamıza yol açıyor.

Beyindeki göz

Oysa girişimcilerimizin, kısa vadeli gündemdeki hayhuy ve hırgürü bir an için unutup gözlerini ileriye dikmesi, geleceğin umut ve vaatleri ile risklerini tam şu dönemde daha berrak bir şekilde görebilmesi lazım. Bu bakış açısı ve cesur duruşu ise ancak gerçekçi bir “vizyon” sağlayabilir. Geleceği beyinde kurmak olarak tanımlanan vizyon, girişimcilerin iddialı hedeflere tutunmasına, dışa dönük ve atak olmasına katkıda bulunur.

Vizyon sahibi yönetici için gelecek gözle görünürcesine gerçektir. Vizyon beyindeki göz, zihnimizdeki radardır. Kalkınmanın yol haritası çizilirken vizyon bir pusula görevini görür.

Günümüzde gerekli duyulan vizyonlar, mümmükn olduğunca pozitif olmalıdır. Çünkü geleceği kuracak ve kurtaracak bir vizyon, ancak pozitif bir yaklaşım ortamında serpilebilir. Coşku ve heyecan rüzgarları yelkenleri doldurmadıkça, güzel bir gelecek hep çok uzaklarda kalır. Vizyon için zengin bir hayal gücü gereklidir ama bu hayaller ancak bilimin ve analizin potasında eritildiğinde, su verilmiş çelik gibi somutlaşır.

Çağdaş uygarlık hedefi

Türkiye için bugün en tutarlı vizyon ülkenin gelişmiş ülkelere en kısa sürede ve demokratik yöntemlerle yetişmesidir. Bunun gerçekleşmesi için kurum ve şirket yöneticileri kendi vizyonlarını oluşturmak zorundadır. Geleceğe nüfuz eden görüş yeteneğine sahip olmak için ille de büyük bir lider ve filozof olmak gerekmez. Biraz ülke ve insan sevgisi, biraz umut ve heyecan, biraz düşünce ve analiz herkesin görüş mesafesini uzatabilir.

Siz de ufkunuzu genişletmek için bir ara arkanıza dayanıp, gözlerini kapayın. Geçmişin krizlerini, günlük sıkıntıları, siyasilerin anlamsız polemiklerini, yapılan gafları ve kırılan potları bir an için aklınızdan silin. Genç ve eğitim düzeyi giderek artan nüfus ve işgücünü, her şeye rağmen dinamik ve esnek iş dünyasını düşünün. Sizin hücrelerinizde de “Şu Çılgın Türkler”in genlerinden bulunduğunu şöyle bir hatırlayın. Bu arada kendinize şu soruları sorun:

“Türkiye için çağdaş uygarlık neden hep uzak bir hedef olarak kalsın?”

“Çin’in, Güney Kore’nin, Yunanistan’ın başardığını, Türkiye neden başaramasın?

“Neyimiz eksik? Neden olmasın?”

Akıp giden günlere ve gürültülü olaylara gözünüzü bir an için kapatıp bu sorulara cevap aradığınızda, siz de geleceği net olarak göreceksiniz: 2015’te AB’ye tam üyeliği onurlu bir şekilde onaylanmış bir Türkiye manzarası gözleriniz önünde canlanacak. Daha sonra Cumhuriyet”in 100. yılında çağdaş uygarlık düzeyine iyice yaklaşmış demokratik bir ülkenin yurttaşı olmakla gurur duyabileceğinizi bugünden hissedeceksiniz…

Herkes gibi siz de bu vizyon için elinizden geleni yaptığınızda talihimizi bir kez daha yenmiş olacağız ve Şair Orhan Veli’nin “Yol Türküleri”ndeki mısralarındaki kavuşmanın huzurunu duyacağız:

“…Dağların tepesinden

Birdenbire denizi göreceğiz.

Denizi gökle bir göreceğiz…”.

Vİzyon nedİr?

* Vizyon umuttur:

Vizyon, bugünden yarınlara uzanan bir iyimserlik ve insanları heyecanlandıran bir umut içermelidir. Çünkü hiç kimse sisli bir gelecek vaadinin peşinden gitmek istemez.

* Vizyon geleceği paylaşmaktır:

Yalnız tek bir kişinin,bir liderin beyninin içinde kalan yaratacı fikirler “vizyon” olarak tanımlanamaz. Vizyon binlerce, milyonlarca insan tarafından paylaşılmadıkça değişim gecikir. Paylaşılan bir vizyon, insanları daha cesur, daha girişimci yapar. Vizyon sahibi insan günlük sıkıntılar altında fazla ezilmez.

* Vizyon ufuklu düşüncedir:

Beş veya 10 yıl sonrasına ait gelecek düşünceleri insanları daha fazla umutlandırır. Bu nedenle Türkiye’de gelecek vizyonlarının nihai vadesi 2023 olmalıdır ama 2010 ve 2015 için de somut hedefler belirlenmelidir.

*Vizyonun başı bulutlardadır ama ayağı yere basar:

Vizyon bugünün hayalini, yarının gerçeği kılmak için ortaya konan beyinsel çabadır. Geleceğin gerçekliğini yakalama azmidir. Bu nedenle vizyonun hareket noktası, bugünün gerçekliği olmalıdır. Mevcut gerçekliği tam olarak algılayan bir kişi, neyin, nasıl ve hangi noktaya kadar değişebileceğini daha berrak bir şekilde görebilir. Şair Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şu mısralarını ise vizyonun en kısa tanımı olarak da kabul edebilirsiniz:

“Bir alem kurulur gibi yeniden

Baştanbaşa hayal, düşünce ve rüya…”

Ne DEĞİLDİR?

* Vizyonun, umutsuz günlerde görülen seraplar ile alakası yoktur.

* Geleceğin üstüne gözü kara giden bir macera arayışı, bir koyup üç alınacak bir kumar da değildir vizyon…

* Güzel günlere, santim santim de olsa her gün biraz daha yaklaşamıyorsak vizyon, bir bilim-kurgu öyküsüne dönüşüverir.

* Vasat hedefleri içeren gelecek düşüncelerini vizyonla karıştırmamak gerekir.

* Zihnimizde iddialı hedeflere nasıl ulaşılacağını gösteren bir rota, bir “yol haritası” yoksa, vizyonun boş ve ham hayallerden farkı kalmaz.

* Vizyonun hareket noktası, bugünkü gerçeklik olduğu için ütopyalardan farklıdır.

* Tarihin akışı ve dünyanın gidişi dikkate alındığında daha ileri hedeflere yönelmeyen dönüşüm hedefleri de vizyon sayılmaz. Vizyon arayışının amacı, eskiyi geri getirmek değil, yeni ve ileri olana yönelmektir.

* Vizyonun at oynattığı alan, tüm dünya pazarları olmadığı takdirde, küreselleşmenin kısıtlamaları hayallerimizi kırabilir.

Şirketler İçin Vizyon Önerileri

Aydınlık bir geleceğin vizyonu durup dururken ortaya çıkmaz. Geleceği etkileyecek, ekonomik, demografik, ve sosyolojik koşullar derinlemesine incelenmeden, beynin görüş mesafesinin uzaması imkansızdır. Geleceğe odaklanıldığında, uzun süren inceleme, analiz ve gözlemler, belirli bir anda vizyon denen pırıltılı bir kristale dönüşüverir. Geleceğe nüfuz eden bir bakış açısı ve görüş yeteneği için önce aşağıdaki eğilim ve göstergelerin derinlemesine analiz edilmesi gerekir:

* Büyüme potansiyeli:

Hem ekonominin hem de şirketin büyüme imkanlarının bir envanterinin çıkarılması vizyonun temelinin sağlam atılmasına yardımcı olur.

* Sosyal göstergeler:

Nüfusun yapısı, eğitim düzeyi ve istihdamı konusundaki mevcut durum ve orta vadedeki beklentiler derinlemesine incelenmelidir.

* Ana eğilimler:

Toplumdaki kentlileşme, modernleşme ve bireyselleşme gibi önemli konulardaki ana eğilimlerin tespiti, vizyondaki hedefe ulaşmak için gerekli yol haritasının ana çizgilerini ortaya çıkarır.

* Vizyondan misyona

Vizyonu geleceğin derinliğine uzanan köklere benzetirsek, ağacın gövdesi misyondur. Gelecek ile ilgili hedefler, bir misyon belgesinde özetlenerek, hayat boyu sürecek bir göreve dönüştürülür. Belirlenen misyona uygun olarak hazırlanan stratejiler, planlar ve programlar, bir süre sonra meyvesini vermeye başlar.

* Dünyadaki gelişmeler:

Vizyonun altyapısı hazırlanırken, dünyadaki, özellikle AB üyesi ülkelerdeki ekonomik, sosyal ve siyasi eğilimler derinlemesine araştırılmalıdır. Bu araştırmada jeopolitik ve jeostratejik öngörüler de hesaba katılmalıdır.

* Hedeflerin netleştirilmesi:

Vizyonda esas hedef bir Avrupa şirketi haline gelmek ve dünya standartlarında mal ve hizmet üremek olmalıdır.

Yazar: Faruk Türkoğlu

Kaynak: http://www.finansalforum.com.tr

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>