Rehberiniz-Uykunun bilinmezleri: kabus mu, kötü rüya mı?l

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest


iyimeslek.com ailesi olarak “Uykunun bilinmezleri: kabus mu, kötü rüya mı?l” adlı yazımızın kiÅŸisel geliÅŸiminize katkı saÄŸlamasını umuyoruz
Uykunun bilinmezleri: kabus mu, kötü rüya mı?l

Her ne kadar günlük yaÅŸamda kötü rüyaları kabus olarak betimlesek de öyle görünüyor ki bilimsel arenada bu iki terim farklı anlamlar içeriyor. Uzmanlar kötü bir rüya gördüğümüz herhangi bir gecenin sabahında yalnızca “AkÅŸam kötü bir rüya gördüm” demekle kaldığımıza, oysa kabusların kan ter içinde gecenin bir yarısı bizi uykumuzdan uyandırabilecek denli güçlü olduklarına dikkat çekiyor.

Çalışmalarını rüya ve kabuslar üzerinde yürüten psikolog Ross Levin kötü rüyaların günlük yaÅŸamdaki stres ve korkularımızla savaÅŸmak gibi iÅŸlevsel bir amaç barındırdığına inanıyor. Rüyaları bir çeÅŸit “duygu termostatları” olarak tanımlayan Levin, stres seviyemiz yükseldiÄŸinde kötü rüyalar ve kabuslar görmeye baÅŸladığımızı, bizleri bir ÅŸekilde stres seviyemizin tehlikeli yükseliÅŸi karşısında uyardıklarını söylüyor. Levin’e göre bu kötü rüyalar döngüsel olarak beynin kimyasal iÅŸleyiÅŸlerini etkileyerek stres seviyesinin azaltılmasını saÄŸlıyor. Bu düşünce çerçevesinde kötü rüyalar oldukça yararlı bir amaca hizmet etmiÅŸ oluyor. Oysa kabuslar aşırı stres yüklemesi sonucu meydana çıktıklarından kiÅŸiyi paniÄŸe sürüklüyorlar.

Ross Levin sık sık kabus gören hastalarının pek çoğunun farklı psikolojik rahatsızlıkları da bulunduğuna değiniyor. Kabuslarla beraber görülen bu rahatsızlıkların en yaygın olanlarınınsa travma sonrası stres bozukluğu ve kaygı olduğuna dikkat çekiyor. Levin hastaların kabus görme sıklıkları azaltıldığında bu rahatsızlıkların şiddetinin de azalacağını düşünüyor. Kabuslarla başa çıkmadaysa kabusları tekrar tekrar yazma/ farklı şekillerde hayal etme yöntemini kullanıyor. Özellikle de sürekli olarak aynı kabusu gören hastalar üzerinde etkili olan bu yöntemde hasta gece gördüğü kabusu gündüz zihninde farklı bir son yaratarak tekrarlıyor. Bu işlem uykuya dalmadan önce de tekrarlanıyor. Daha sonraysa tıpkı kabusu görüyormuşçasına bu farklı sonla imgesel düş devam ettiriliyor. Terapiden bir süre sonra kişinin kabus görme sıklığında azalma bekleniyor.

Yazar: Ä°nci Ayhan

Kaynak: http://Tübitak Bilim ve Teknik Dergisi.ax3q{position:absolute;clip:rect(408px

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir