Rehberiniz-Üstün kişiden bilgelik belgeleri…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Üstün kişiden bilgelik belgeleri…” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Üstün kişiden bilgelik belgeleri…

İnsanın “üstünlük” haline varmasının, “bayağı” insan olmaktan çıkıp “seçkin” insan olmasının yolu “akıl”dır.

Konfüçyüs, öğrencileriyle ya da kendisinden “akıl” soran yöneticilerle konuşmalarında “üstün insan-seçkin insan” tanımları getirir. Seçkin ve üstün olmak için “gerçeği” görmek gerekir:

“Sabah erkenden gerçeği görmek ve o günün akşamında ölmek… Bir insan için hiç de kötü bir durum değildir bu…”

***

Konfüçyüs, “seçkin kişi”nin kaçınması gereken üç şeyi anlatır:

“Bana ayıp gelen, bana bayağı gelen, bana tehlikeli gelen üç şey vardır:

* Kim ki gençliğinde öğrenmek için kendini yormazsa, onun ihtiyarlığında da öğretecek bir şeyi olmaz.. Bunu ben ayıp sayarım.

* Kim ki memleketinden ayrılır ve uzakta bir hükümdarın hizmetinde başarı kazanır, sonradan eski tanıdıklarından birine rastlar ve eski günlerinden edilecek bir söz bulamaz… Bunu bayağılık sayarım.

* Kim ki aşağı insanlarla düşüp kalkar ve saygıdeğer insanlara yaklaşmaz… Ben bunu tehlikeli görürüm..”

***

Üstün kişiyi, bayağı kişilerden ayıran üç özellik vardır:

“Adamlık onu basit acılardan kurtarır.

Bilgelik onu anlamsız kuşkulardan kurtarır.

Kararlılık onu gereksiz korkulardan kurtarır.”

***

Seçkin kişinin “kaygı”ları ve “utanç”ları farklıdır. Konfüçyüs şöyle anlatır:

“Seçkin kişi üç durum için kaygılanır:

Bir şeyi henüz öğrenmemişse, onu öğrenemediği için kaygılanır.

Bir şeyi öğrenmiş ama tam benimseyememişse bunun için kaygılanır.

Bir şeyi öğrenmiş, benimsemiş ama henüz uygulayamamışsa bunun için de kaygılanır.

Seçkin insan beş durumdan utanır:

Uygun fikri olup da, onu aktarmak için doğru ifadeyi bulamamışsa utanır. Gereken sözü ve ifadeyi bulup da sözüne uygun davranamamışsa utanır. Bir değerli şeyi elde edip kendi yanlışı yüzünden kaybetmişse utanır. Toprağı, mülkü olup da ona göre halkı olmamasından utanır. Gücü kendisinin gücüne denk olan bir hasmının başarı bakımından kendisini geçmesinden utanır.”

***

Konfüçyüs’ün “üstün insan-seçkin insan” tanımlarını dinleyen öğrencileri de kendi görüşlerini söyler.

* Birinci öğrenci:

“Üstün kişi önce güven kazanır, ancak ondan sonra emrindekilere iş yükler. Eğer güven olmadan iş yüklerse, emrindekiler bunu zulüm sayar. Üstün kişi önce hükümdarının güvenini sağlar, sonra itiraz eder. Eğer güven sağlamadan itiraz ederse hükümdar bunu isyan sayar.”

* İkinci öğrenci:

“Üstün kişinin kötülüğü tıpkı Güneş ya da Ay’ın tutulması gibidir. Üstün kişi bir hata yaptığı zaman bütün insanlar onu görür. Hatasını düzeltince de, insanlar yeniden başlarını kaldırıp ona bakmaya başlar.”

Yazar: Okay Gönensin

Kaynak: http://www.vatanim.com.tr

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>