ÜNİTE-8.DEZAVANTAJLI GRUPLARA YÖNELİK DANIŞMANLIK ÖZETİ

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

ÜNİTE-8.DEZAVANTAJLI GRUPLARA YÖNELİK DANIŞMANLIK İNDİRME LİNKİ

A. DEZAVANTAJLI GRUPLAR
1. Özürlülere Yönelik İŞKUR Tarafından Gerçekleştirilen Hizmetler
Türkiye’de Özürlü İşçi İstihdamı :Özürlü; tüm vücut fonksiyon kaybının en az %40 olduğu sağlık kurulu raporu ile belgelenen kişidir.
Türkiye‟de  özürlülerin  işçi  olarak  istihdamı,  4857  sayılı  İş  Kanunu‟nun  30.  maddesinde  öngörülen  kota  sistemi  ile  sağlanmaya
çalışılmaktadır.  İşverenler 50 (tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde 51) veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör  işyerlerinde
%3, kamu işyerlerinde ise  %4 oranında özürlü işçiyi meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler. Kurum
hizmetlerinden  faydalanmak  üzere  çalışma  gücünün  %40‟ından  fazlasını  kaybettiğini  sağlık  kurulu raporu ile belgeleyen özürlülerin
Kurumca  kayıt  işlemleri  yapılmaktadır.  Özürlülerin  kayıtları  işlem  tarihinden  itibaren  2  yıl  aktifte  kalmakta  ve  bu  süre  içerisinde
yenilenmeyen kayıtlar işlemden kaldırılmaktadır. İŞKUR  özür  gruplarına  bakılmaksızın  tüm  özürlülere  en  iyi  hizmeti  vererek  özürlü
vatandaşların  istihdam olanaklarının  arttırılmasına  çalışmaktadır. Özürlüler yer altı ve su altı işlerin dışında sağlık kurulu raporunda ayrıca
belirtilen işlerde çalıştırılamaz.raporlarında herhangi bir işte çalışamaz bilgisi olanların özürlü kaydı alınmamaktadır.

Özel Sektöre Özürlü Yerleştirilmesi:Özel  sektör  işverenleri  özürlüleri, “Yurtiçinde  İşe  Yerleştirme  Hizmetleri  Hakkında  Yönetmelik”
hükümleri kapsamında istihdam etmektedirler. Özel sektör işverenleri, çalıştırmakla yükümlü oldukları işçileri Türkiye İş Kurumu aracılığı ile
alabileceği gibi kendi imkanları ile de işe alabilmektedir.
Talep; Özel sektör işverenleri, çalıştırmakla yükümlü bulundukları özürlü işçileri, yükümlülüğün doğmasından  itibaren  5  işgünü  içinde
niteliklerini  de  belirterek  Kurumdan  talep  eder.  Taleplerde,  işyerinde  yapılan  işin  gerektirdiği ağırlıklı vasıfların üstünde, istihdamı
zorlaştırıcı şartlar öne sürülemez.  İşin  niteliği  gerektirmediği  sürece,  özürlülük  oranına  üst  sınır  getirilemez  ve  özür  grupları arasında
ayrım yapılamaz.
Tescil;  Kurum  aracılığı  olmadan  özürlü  istihdam  eden  özel  sektör  işvereni,  özürlünün  işe  başlama  tarihinden
itibaren  bu  durumu  en  geç 15  işgünü  içinde  Kuruma  bildirmesi  ve  tescil  ettirmesi  zorunludur.  Kurum tarafından tescili yapılmayan
işçi özürlü statüsünde değerlendirilmemektedir. İşverenin Yükümlülüğü: Özel sektör işvereni, özürlü açığını yükümlülüğün doğduğu andan
itibaren 30 gün içinde karşılamak zorundadır.

Kamuya Özürlü Yerleştirilmesi:Kamu kurum ve kuruluşları özürlüleri, “Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul
ve Esaslar  Hakkında  Yönetmelik”  kapsamında  istihdam  etmektedirler.  Kamu  sektörü  işverenleri  çalıştırmakla yükümlü oldukları işçileri
mutlaka Türkiye İş Kurumu aracılığı ile işe almak zorundadırlar.
Talep: Kamu  kurum  ve  kuruluşlarının  ortaöğretim  ve  daha  yüksek  eğitim  düzeyindeki  işçi  talepleri  KPSS puanıyla;  ilköğretim  ve  daha
alt  eğitim  düzeyindeki  işçi  talepleri  ile  eğitim  şartı  aranmaksızın  kömür  ve maden  işletmelerinin  yeraltı  işlerinde  çalıştırılacaklara
ilişkin  taleplere  gönderilecek  adaylar  ise  noter huzurunda çekilecek kura ile belirlenmektedir.
Kamu  kurum  ve  kuruluşları,  özürlü  açık  kontenjanlarının  doğduğu  tarihten  itibaren 55(kitapta 55, fakat yanlış,hocalar 5 olarak
düzeltmişler)  işgünü  içinde  niteliklerini  de  belirterek  Kurumdan  talepte  bulunmakla  yükümlüdürler.
İşin  özelliği  gerektirmediği  sürece  özür grupları arasında bir  ayrım yapılamaz ve özürlülük oranına göre bir üst sınır getirilemez.
Kamu kurum ve kuruluşları sürekli işçi taleplerini il düzeyinde, geçici işçi taleplerini ise il veya ilçe düzeyinde  verirler.
Sınav: Kamu kurum ve kuruluşlarında işçi olarak istihdam edilecek özürlü ve eski hükümlülere ilişkin yarışma sınavı Kurum tarafından,
ÖSYM’ye yaptırılır. Kamu kurum ve kuruluşlarına daimi ve geçici işçi olarak alınacak  özürlü ve eski hükümlüler için aynı veya farklı
tarihlerde, il merkezlerinde olmak üzere en erken yılda bir en geç dört yılda bir sınav yapılmaktadır. Merkezi sınav bir oturumda 3 düzeyde;
Lisans veya lisansüstü programlarından mezun olan adaylar için A düzeyinde, Ön lisans programlarından mezun olan adaylar için B
düzeyinde,  Ortaöğretim mezunu adaylar için C düzeyinde yapılır.
Sınava Alınmada İstisnalar: Merkezi Sınava alınmada istisnalar şunlardır:  Kanun,  Kanun  Hükmünde  Kararname,  Bakanlar  Kurulu  Kararları
ile  kamu  kurum  ve  kuruluşlarında  işe alınmada veya işe gönderilmede öncelik hakkı bulunanlar.  Zihinsel veya ruhsal özürlü olanlar. Kamu
kurum ve kuruluşlarında özürlü, eski hükümlü statüsünde daimi işçi olarak çalışmış olup da çalıştığı  kurum  ve  kuruluşun  disiplin  mevzuatı
uyarınca  görev  veya  meslekten  ihraç  ya  da  4857  sayılı  İş Kanunu‟nun 25/II. maddesine göre hizmet akdinin feshi dışında bir nedenle
ayrılmış olanlar ile kamu kurum ve  kuruluşlarına  Kurum  kanalıyla  özürlü,  eski  hükümlü  statüsü  dışında  bir  statüde  işe
yerleştirilenlerden sonradan  özürlü,  eski  hükümlü  kapsamında  yer  alan  ve  iş  akdi  feshedilmeyenler  hakkında  merkezi  sınav
uygulanmaz.
KPSS Kapsamındaki Talepler: Ortaöğretim ve daha yüksek eğitim düzeyindeki işçi taleplerine, özürlülerin baş vurabilmesi için KPSS‟ye girmiş
olmaları  yeterlidir;  bunlar  için  herhangi  bir  puan  barajı  aranmaz.
KPSS kapsamındaki taleplerle ilgili aday listeleri belirlenirken; a) Ortaöğretim ve daha yüksek eğitim düzeyindeki taleplere, KPSS puanıyla
başvuran talep şartlarına uygun adaylar arasından, en yüksek KPSS puanından başlanmak üzere açık iş sayısının 3 katı, b) Öncelik hakkına
sahip olarak başvuran adaylardan talep şartlarına uygun olanlar arasından, öncelik hakkı sahipliğine ilişkin belgenin tarihi esas alınarak ve
eski tarihli belgelerden başlanmak suretiyle, açık iş sayısının 3  katı,  ayrı  listeler  hâlinde  kamu  kurum  ve  kuruluşuna  gönderilir.  Maden
Kanunu  kapsamında  arazisi kamulaştırılanlardan  belirtilen  talep  şartlarına  uygun  adaylardan  başvuranların  tamamı,  öncelik  hakkı
sahiplerine ilişkin listelere dahil edilmektedir.
Kamu kurum ve kuruluşlarına sürekli işçi olarak girmiş olanların, deneme süresi sonunda da çalışmaya devam etmeleri hâlinde, aynı tarihli
KPSS puanları ile bir başka kamu kurum ve kuruluşunun sürekli işçi talebine başvuruları kabul edilmemektedir.
Kur’a  Usulü:  Kamu  kurum  ve  kuruluşlarınca,  ilköğretim  ve  daha  alt  eğitim  düzeyinde  istihdam  edilecek işçilerle ilgili listeler,
başvuranlar arasından çekilecek kura ile belirlenir. Kura çekimi iş ilanında belirtilen gün, saat ve adreste noter huzurunda yapılır.
Kuraya  tabi  özürlü  taleplerine  eğitim  durumlarına  bakılmaksızın  zihinsel  özürlüler  de  istemeleri  hâlinde başvurabilmektedir.
Listelerin  Kamu  Kurum  ve  Kuruluşuna  Gönderilmesi:  Kurum  tarafından  oluşturulan  listeler,  son başvuru  tarihini  izleyen  günden
itibaren 5  işgünü  içinde,  sınav  yapılmak  üzere  ilgili  kamu  kurum  ve kuruluşuna gönderilmektedir.
Ek Liste Gönderme:Kamu kurum ve kuruluşları, durumu talep şartlarına uymayan adayları, isimleri ve belgeleriyle birlikte Kuruma ileterek,
aynı sayıda ve aynı listeden, sıra gözetilerek bir defaya mahsus olmak üzere ek liste gönderilmesi talebinde bulunabilmektedir
İkinci  Liste  Gönderme  Yasağı:  Durumu  talepte  belirtilen  şartlara  uygun  olanlar  arasından,  Kurum tarafından en az açık iş sayısı kadar
aday bildirilmesine rağmen, kamu kurum ve kuruluşlarınca yerleştirme yapılmayarak  iptal  edilen  talepler  için,  aynı  şartlarda  ve  aynı  yıl
içinde  Kurumdan  yeniden  işçi  talebinde  bulunulamaz.
Tebligat:  Sınav  gün,  saat  ve  yeri,  kamu  kurum  ve  kuruluşlarınca,  Kurum  tarafından  gönderilen  listelerde  yer
alan  başvuru  sahiplerine,  sınav  gününden  en  az  5  gün  önce  ulaşacak  şekilde  iadeli  taahhütlü  posta  ile  tebliğ
edilmektedir.
2
Sınav/Mülakat  Yapılması:  Kamu  kurum  ve  kuruluşları  işe  yerleştirilecek  kişileri,  Kurum  tarafından gönderilen listelerdeki adaylar
arasında yapacağı sınav ile belirler. Sınav; yazılı veya sözlü yöntemlerinden biri veya ikisi kullanılarak, meslekî bilgi ve becerilere ilişkin
konulardan yapılmaktadır. Sınav kurulu kamu kurum veya kuruluşlarının atamaya yetkili amirinin görevlendireceği bir başkan ve dört
üyeden   oluşur.   Özürlüler   için   oluşturulacak   sınav   kurulunda,   üyelerden   biri   Türkiye   Sakatlar Konfederasyonunca belirlenir.
Özürlüler için  oluşturulacak sınav kurulu üyelerine toplantı gün, saat ve yeri, toplantı gününden  en az 5 gün  önce yazılı olarak
bildirilmektedir.
Adayın  başarı  puanı;  hem  yazılı  hem  de  sözlü  sınav  yapılması  hâlinde,  adayın  KPSS  puanının    %50‟si,  yazılı
sınav  puanının  %30u,  sözlü  sınav  puanının  %20‟si;  sadece  yazılı  ya  da  sadece  sözlü  sınav  yapılması  hâlinde
adayın  KPSS  puanının  %70‟i,  yazılı  veya  sözlü  sınav  puanının %30‟udur.
Sınav Sonucu: Sınav sonuçları, sınavın bitiminden itibaren  7 gün içinde talepte bulunan kamu kurum ve kuruluşları tarafından herkesin
görebileceği bir yere asılmak, varsa internet sitesinde ilan edilmek suretiyle açıklanır.
İtiraz: Adaylar, sonuçların tebliğinden itibaren 7 işgünü içinde sınav kuruluna itiraz edebilir. Yapılan itirazlar, sınav  kuruluna  ulaştığı
tarihten  itibaren  10  gün  içinde  sonuçlandırılarak,  nihaî  karar  itiraz  sahibine  iadeli taahhütlü posta ile bildirilmektedir
Bildirim: Kamu kurum ve kuruluşları, sınavı asıl ve yedek olarak kazananlar ile başarısız olanları ve varsa sınava katılmayanları, sınav
sonucunun açıklanmasını izleyen 15 gün içinde liste hâlinde Kuruma bildirir. Asıl ve  yedek  listeden  işe  yerleştirilenler,  yerleştirmeyi  takip
eden 15  gün  içinde  Kuruma  yazılı  olarak bildirilmektedir.
Özürlülerin    Tescili:    (1)    Kamu    kurum    ve    kuruluşlarına    özürlü    dışında    bir    statüde    Kurum    kanalıyla    işe
yerleştirilenlerden çalışırken  özürlü olan ve işyerinden ayrılmayanlar ile iş akdi feshedilmeyenler hakkında, ilgili  kamu  kurum  ve  kuruluşu
tarafından    tescil    talebinde    bulunulması    halinde,    bunların    belgelenmesi
koşuluyla,  Kurum  kanalıyla  başlangıçta  işe  yerleştirildikleri  kapsamda  (daimi  işçi  olarak  işe  yerleştirilmiş  ise  bu
kapsamda, geçici işçi olarak işe yerleştirilmiş ise geçici işçi kapsamında) özürlü olarak tescilleri yapılmaktadır. (2) Kamu kurum ve
kuruluşlarının daimi normal statüdeki bir işgücü talebine özürlü olarak gönderilmiş ve işe alınmış olanlar işveren tarafından istenilmesi
halinde özürlü olarak tescilleri yapılmaktadır. (3)  Kurum aracılığı olmaksızın işe alınan ve ilgili kamu kurum ve kuruluşunca özürlü
statüsünde tescilinin yapılması istenilen özürlülerin tescil işlemleri yapılmamaktadır.

Teşvikler: Kontenjan kapsamında çalıştırılan özürlülerin, Korumalı işyerlerinde çalıştırılan özürlülerin, prime esas kazanç alt sınırı üzerinden
hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamı, Kontenjan fazlası özürlü çalıştıran, Yükümlü olmadıkları halde özürlü çalıştıran,
işverenlerin  ise  bu  şekilde  çalıştırdıkları  her  bir  özürlü  için  prime  esas  kazanç  alt  sınırı  üzerinden  hesaplanan
sigorta   primine   ait   işveren   hisselerinin %50‟si   Hazinece   karşılanmaktadır.

Denetim :Kapsama  giren  işyerlerinin  denetimi  daha  önce  iş  müfettişlerince  yapılmakta  iken,  5378  sayılı  Özürlüler Kanununun  39.
maddesiyle  bu  yetki  doğrudan  Türkiye  İş  Kurumu  İl  Müdürüne  verilmiştir.  İşyerlerinin kontenjan  açıkları  İş  Müfettişlerinin  işyeri
denetimlerinde  de  incelenmekte,  açık  kontenjan  tespit  edildiği takdirde durum Kuruma bildirilmektedir.
Özürlü  çalıştırma  yükümlülüğüne  uymayan  işveren  veya  işveren  vekiline  çalıştırmadığı  her  özürlü  ve çalıştırmadığı her ay için 2011
yılında 1.672 TL (binaltıyüzyetmişiki TL) idari para cezası uygulanmaktadır.

İŞKUR’da Rehberlik ve Kariyer Danışmanlığı :Meslek seçme aşamasında olan özürlülerin kendilerini tanımalarına, meslekleri ve iş
piyasasını tanımalarına yardımcı olunmakta, kendi ilgi ve yetenekleri ile uyumlu meslek seçmesi için ya da iş bulabilmesi  için  sistemli
olarak  rehberlik  ve  kariyer  danışmanlığı  hizmeti  verilmektedir.
Özürlü İstihdamı Projesi :İlk önce gelen özürlüyü tanımak, ihtiyaç ve isteklerine  daha  iyi  cevap  verebilmek  için  “Genel  Kayıt  Formu”,
daha  sonra  özürlünün  kısıtlılıkları  yerine yeteneklerini ön plana çıkarabilmek için “İş Arayan Çalışma Kabiliyeti” formu doldurulmuş olup;
bu formlar, özürlünün  gönderileceği  işyerindeki  açık  pozisyona  ilişkin  olarak  doldurulan “Çalışma  Şartlarının  Tarifi” formuyla
eşleştirilerek  uygun  işe  uygun  özürlünün  gönderilmesiyle  özürlülerin  verimli  bir  şekilde  istihdam edilmesi amaçlanmıştır.

2. Eski Hükümlülere Yönelik Olarak İŞKUR Tarafından Gerçekleştirilen Hizmetler
Türkiye’de Eski Hükümlü İşçi İstihdamı :Türkiye‟de eski hükümlülerin işçi olarak istihdamı, 4857 sayılı İş Kanunu‟nun 30. maddesinde
öngörülen kota sistemi ile sağlanmaya çalışılmaktadır. İşverenler 50 (tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde 51) veya daha  fazla  işçi
çalıştırdıkları  kamu  işyerlerinde %2  oranında  eski  hükümlü  işçiyi  meslek,  beden  ve  ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla
yükümlüdürler.

Kamuya Eski Hükümlü Yerleştirilmesi :Kamu   sektörü   işverenleri çalıştırmakla yükümlü oldukları işçileri mutlaka Türkiye İş Kurumu
aracılığı ile işe almak zorundadırlar. Talep: Kamu  kurum  ve  kuruluşlarının  ortaöğretim  ve  daha  yüksek  eğitim  düzeyindeki  işçi  talepleri
KPSS puanıyla;  ilköğretim  ve  daha  alt  eğitim  düzeyindeki  işçi  talepleri  ile  eğitim  şartı  aranmaksızın  kömür  ve maden  işletmelerinin
yeraltı  işlerinde  çalıştırılacaklara  ilişkin  taleplere  gönderilecek  adaylar  ise  noter huzurunda çekilecek kura ile belirlenmektedir. Kamu
kurum  ve kuruluşları, eski hükümlü açık kontenjanlarının oluştuğu tarihten itibaren  5 işgünü içinde niteliklerini de belirterek Kurumdan
talepte bulunmakla yükümlüdür.
Not: KPSS  Kapsamındaki  Talepler,Kur’a  Usulü,Listelerin  Kamu  Kurum  ve  Kuruluşuna  Gönderilmesi,Ek Liste Gönderme,Denetim vs
konular aynen özürlü işçi istihdamındaki gibidir.

3.Uzun Süreli İşsizlere Yönelik İŞKUR Hizmetleri
Uzun Süreli İşsizlik Kavramı: OECD ve Uluslararası Çalışma Örgütü‟ne (ILO) göre uzun süreli işsizlik kavramı, bir yıl veya daha uzun süre iş
aramış ancak bulamamış kişileri kapsar. Türkiye‟de kabul gören uzun süreli işsizlik tanımı da aynı şekildedir.

TÜİK ve İŞKUR’un İşsizlik Tanımlarındaki Farklılıklar: İŞKUR  ve  TÜİK‟in  işsiz  tanımlarındaki  farklılık  gösteren  kilit  nokta,  TÜİK‟in
bir  referans  döneminin 3  ay olmasıdır. TÜİK‟e göre 3 ay içinde bir iş arama kanalı kullanmayan kişi işsiz sayılmamakta, işgücü piyasasının
dışında kabul edilmektedir. İŞKUR ise kayıtlarında bulunan işsiz, Kuruma 3 ay hiçbir işlem yaptırmasa da bu kişiyi  işsiz  kabul  etmekte,
ancak  bir  yıl  Kuruma  işlem  yaptırmazsa  aktif  kayıtlarından  pasif  kayıtlara atmaktadır.

3
Türkiye’de Uzun Süreli İşsizlik :Türkiye hızla artan ve genç bir nüfusa sahiptir. Ancak ekonomik alanda nüfus artışı ile orantılı istihdam
artışı sağlanamayışı; her gün işgücüne eklenen yeni bireylerle genişleyen işgücü arzı karşısında sınırlı iş gücü talebi
uzun  süren  yapısal  işsizliğe  zemin  hazırlamaktadır. Türkiye‟de uzun  süreli  işsizliğe cinsiyet  bazında  bakıldığında   sayının  erkeklerde
daha   yüksek   olduğu görülmektedir.  Eurostat  verileri  incelendiğinde  2005-2009  yılları  arasında  işsizler  içinde  uzun  süreli
işsizlerin  oranının  en yüksek olduğu ülke sırasıyla Makedonya, Slovakya ve Hırvatistan‟dır. En düşük olduğu ülkeler İzlanda, İsveç ve
Danimarka‟dır.  Bu  yıllar  arasında    AB  ortalaması    %40  iken,  bu  oran  Türkiye  için    %25‟tir  ve  Türkiye  bu
oranla pek çok AB ülkesinden daha düşüktür. 2009 yılında yaş gruplarına göre uzun süreli işsizlik incelendiğinde uzun süreli işsizliğin en çok
görüldüğü yaş grubu %35 ile 25-34 yaş grubudur. Uzun süreli işsizliğin en az görüldüğü yaş grubu ise 55 yaş üstüdür. 2009 yılında  eğitim
durumlarına göre  uzun süreli işsizler içinde  en yüksek oran ilkokul  mezunlarıdır. Okuma yazma bilmeyen ve bilen ama bir  okul
bitirmeyenlerde bu oran daha düşüktür. 2009  yılında  aradıkları  iş  türüne  göre  uzun  süreli  işsizlikte  tahmin  edilebileceği  üzere  tam
zamanlı  iş arayanların oranı en yüksektir. 2010 yılı verileri incelendiğinde, eğitim durumlarına göre İŞKUR‟a kayıtlı uzun süreli işsizler içinde
en yüksekoran%45  ile  ilköğretim  mezunları,  daha  sonra%35  ile  ortaöğretim  mezunlarına  aittir.Eğitim  düzeyi yükseldikçe, eğitimlilerin
uzun süreli işsizler içindeki payı giderek azalmaktadır.

Türkiye’de Uzun Süreli İşsizliğe Karşı Uygulanan Politikalar:Türkiye‟de  AB  ülkelerinde  olduğu  gibi,  özel  olarak  uzun  süreli
işsizlerin  istihdamını  hedefleyen  istihdam politikaları  bulunmamaktadır.  Genel  olarak  işsizlikle  mücadele  amaçlı  istihdam  politikaları
oluşturulmuş  ve uygulanmaya  çalışılmıştır.  Uzun  süreli  işsizlikle  mücadelede  AB  ülkelerindekine  benzer  uygulamalara gidilmemesine
sebep olarak Türkiye‟de uzun süreli işsizliğin AB‟ye göre oldukça düşük düzeylerde ve farklı özeliklerde gerçekleşmesi gösterilebilir.
AB  benzeri  öznel  politikalar  henüz  geliştirilmemiştir.  Önleyici AB yolunda ilerleyen ve hayli  mesafeler  kat  eden  Türkiye,  istihdam
politikası  alanında  önemli  adımlar  atmıştır.  Örneğin  İŞKUR yeniden  yapılandırılmış ve  daha fonksiyonel hale getirilmiştir. Yeni iş yasası
ile esnek çalışma  modellerine hukuki  zemin  hazırlanmıştır. İşe  yerleştirme  hizmetlerinde  özel  istihdam  bürolarının  faaliyetlerine
olanak tanınmıştır. İşgücü yetiştirme kursları ile işsizlikten en fazla etkilenen ve bu nedenle de işgücü piyasasında dezavantajlı grup  olarak
görülen  gençlerin,  kadınların,  özürlülerin,  eski  hükümlülerin,  uzun  süreli  işsizlerin  ve  işsizlik sigortası   kapsamındaki   işsizlerin,   iş
piyasasında   ihtiyaç   duyulan   mesleklerde   yetiştirilerek   istihdam edilebilirlikleri   arttırılmaya   çalışılmaktadır.   Bu   kapsamda   İŞKUR
tarafından   Aktif   İşgücü   Programları kapsamında düzenli olarak;  “İstihdam Garantili İşgücü Yetiştirme Kursları”,  “Kendi İşini Kurmak
İsteyenlere Yönelik Meslek Edindirme Kursları”, “Meslek Geliştirme Kursları” verilmektedir.
Aktif istihdam tedbirleri açısından  İŞKUR  yine  çok  önemli  bir  noktadır.  Kurum,  mesleki  eğitim  programları  ve  işletmelerde eğitim
seminerleri düzenleyerek, iş ve meslek danışmanlığı ile meslek araştırma geliştirme faaliyetlerinde bulunarak işsizliğin  azaltılmasına
katkıda    bulunmaktadır.    Ayrıca    çeşitli    projeler    yürüterek    belirli    hedef    grupların
istihdamını kolaylaştırmaktadır. İŞKUR‟un  yürüttüğü  Aktif  İstihdam  Politikaları  uzun  süreli  işsizliğin  önlenmesi  için  büyük  önem  arz
etmektedir.  Özellikle  niteliksiz  uzun  süreli  işsizleri  mesleki  eğitime  tabi  tutmak,  iş  arama  konusunda kaybettikleri  güveni  geri
getirmek  veya  iş  arama  becerileri  kazandırmak  için  iş  ve  meslek  danışmanlığı hizmetlerinin verilmesi çok önemlidir. Ayrıca
Özelleştirme Sosyal Destek Projesi kapsamında Toplum Yararına Çalışma  Programları  (TYÇP)  uygulanmaktadır.
İŞKUR,  Pasif  İstihdam  Politikaları  da  yürüten  bir  kurumdur.  Bu  kapsamda  işsizlere  işsizlik  sigortası,  ücret garanti fonu, kısa çalışma
ödeneği ve iş kaybı tazminatı hizmetlerini vermektedir. Bu hizmetler işsizlere, işini kaybedenlere maddi destek sağlamaktadır. Ayrıca pasif
istihdam politikalarından faydalanan işsizlerin tekrar çalışma yaşamına dönebilmesi için aktif istihdam politikaları da uygulanmaktadır.

Türkiye’de Uzun Süreli İşsizlikle Mücadele İçin Politika Önerileri :İstihdam  artırılmalı  ve  böylelikle  işsizlik  azaltılmalıdır
Bilişim  ve  iletişim  teknolojileri,  istihdam  işgücü  verimliliği  ve  toplam  verimliliği  artırmaktadır. İstihdam,  teknoloji  ve  eğitim  sacayağı
üzerine  oturan  büyük  ölçekli  projeler  oluşturulmalı  ve devlet bu projelere önderlik etmelidir. Sektörlerin,  organizasyonların  ve
çalışanların  değişime  uyum  yetenekleri  güçlendirilmelidir.Eğitim ve mesleki eğitime yatırım, bilgi ekonomisinin en iyi yatırımı olarak kabul
edilmektedir. Eğitim  ile  istihdam  arasındaki  ilişkinin  kurulması,  geliştirilmesi  ve  çalışanların  becerilerinin yükseltilmesi gerekmektedir.
Uzun süreli işsizlerin işe yerleştirilmesini teşvik amacı ile bu kişileri istihdam eden işverenlere kurum tarafından belli bir süre maddi destek
sağlanmalıdır. Uzun süreli işsizler kendi işlerini kurmaya yönelik teşvik edilmeli, kendilerine bu konuda eğitim verilmelidir. İşsizlere  meslek
kazandırılması  amacıyla  Aktif  İstihdam  Politikaları  çerçevesinde  uygulanacak eğitim faaliyetleri için İşsizlik Sigortası Fonu‟nda biriken
kaynaklardan çok daha yüksek oranda yararlanılmalıdır.
Türkiye İş Kurumu‟nun iş ve meslek danışmanlığı hizmetleri Türkiye çapında yaygınlaştırılmalıdır. Kayıt dışı sektör kayıtlı ekonomiye
kazandırılarak, istihdam üzerindeki vergi ve SSK prim yükü azaltılmalıdır. İşçi çalıştırmaya ilişkin formaliteler azaltılmalı, bildirimler tek belge
ile tek mercie yapılmalıdır.Yatırım  yapan,  ilave  istihdam  yaratan  işverenler  için  vergi  avantajları,  ücret  sübvansiyonu, sigorta prim
indirimi, enerji maliyetinin düşürülmesi gibi teşvik araçları devreye sokulmalıdır.

4.  Gençlere Yönelik İŞKUR Hizmetleri
Genç İşsizlik Kavramı :Çalışma istek, sağlık ve yeteneğinde olmasına karşın, geçerli ücret düzeyi üzerinden emeğini sunup bir iş
bulamayan 15-24 yaş gurubunun oluşturduğu işsizlik türüdür.

Türkiye’de Genç İşsizlik:Genç işsiz; referans döneminde bir saatten fazla çalışmayan, çalışmaya hazır olan, iş arama kanallarını aktif
olarak  kullanan  ve  cari  ücret  düzeyinde  iş  bulamayan 15-24  yaşları  arasında  bulunan  bireyler  olarak tanımlanmaktadır
15-24 yaş arası işsizlikle ilgili araştırmalar ve anketler; eğitim oranı arttıkça, beklentilerin de yükselmesiyle birlikte işsizliğin arttığına işaret
etmektedir. En az işsizlik oranı okur-yazar olmayanlarda, en yüksek işsizlik oranı  da  lise  mezunlarında  görülmektedir. Türkiye‟de de
özellikle,  15-24 yaş grubunun işgücü piyasasına ilk kez giriş yaşı olması, işgücü piyasasını yeterince tanımamaları, daha önce bir iş
tecrübesine  sahip  olmamaları,  buna  bağlı  olarak  işverenler  tarafından  ek  maliyet  yaratmaları  nedeniyle tercih edilmemeleri, eğitim
sistemi ile işgücü piyasası arasında etkin bir bağın kurulamaması gibi sebeplerle genç işsizlik oranları, genel işsizlik oranlarının iki katına
ulaşmaktadır.

Gençlerin İşgücüne Katılım Oranı :AB geneline baktığımızda,  işgücüne katılma oranı  %70 düzeyinde iken, bu  oranın ülkemizde  %47
olduğu  görülmektedir.  TÜİK  verilerine  göre,  2009  yılında  24-64  yaş  aralığındaki  nüfusun  %56‟u  işgücüne  katılırken,
15-24  yaş  aralığındaki  nüfusun  ise  sadece %38.6‟sı  işgücüne  katılmakta,  dolayısıyla  gençlerin  işgücüne katılımı nüfusun işgücüne
katılımının ortalamasının yaklaşık 2/3‟ü seviyesinde kalmıştır.
4

Gençlerin İstihdamdaki Durumu:Ülkemizde, genç istihdamının ikinci önemli bir bölümünü  ücretsiz aile işçiliği oluşturmaktadır.
Ücretsiz  aile  işçiliği  esas  itibariyle  kırsal  kesime  özgü  bir  olgudur.  İstihdamdaki  tarım  payının  çok  yüksek  olmasıyla  birlikte
değerlendirildiğinde,  gençlerin  tarım  sektöründe  genellikle  ücretsiz  aile  işçisi  olarak  istihdam  edildiği sonucuna ulaşılabilir.

Genç İşsizliğin Nedenleri ve Sonuçları :
Nedenleri ;Gençler,  özellikle  yüksek  işsizlik  oranları  ve  düşük  kaliteli  istihdam  sorunlarıyla  karşı  karşıya  kalmaktadır.
İşgücü  piyasası  koşullarından  öncelikle  gençler  etkilenmektedir.Genç işsizliğin nedenleri; Eğitim sistemi ile işgücü piyasası arasında
uyumsuzluk olması,Tecrübesizlik  nedeniyle,  işverenlerin  gençlere  iş  öğretmekle  geçen  süreyi  zaman  kaybı  olarak görmeleri, aynı
zamanda bu sürecin maliyetleri arttıran bir unsur olarak değerlendirilmesi, işgücü piyasasını yeterince tanımamaları,  kendi yeteneklerini  ile
iş  piyasası gerçekleri arasında gerçekçi bir eşleştirme yapamamaları,Gençlerin iş tecrübelerinin bulunmaması
Sonuçları :İşsizliğin sonuçları üzerindeki önemli etkenlerden biri işsizlik süresidir. Bu sürenin uzun olması tüm işsizleri etkilemekte  fakat
etkileri genç işsizlerde daha  kalıcı zararlara neden olmaktadır.  Eğitimden ayrılma ile  işe girme süreci arasındaki uzun sürecin uzunluğuna
bağlı  olarak;  yeni  bilgi  ve  iş  teknolojilerinden  uzak  kalmak,  yetenek  kayıpları,  iş  bulma  beklentisinin  azalması  paralelinde  ailevi
huzursuzluklar ve oluşabilecek psikolojik sıkıntılar, gençlerin iş piyasasına girmelerini daha çok zorlaştırmaktadır
Ülkemiz  için  bir  demografik  fırsat  penceresi  olan  genç  nüfus  eğitilerek,  girişimci  ve  becerili  işgücü  haline getirilmesi,  aynı  zamanda
yeni  işler  yaratarak  istihdamlarının  sağlanması  halinde,  Türkiye  yüksek  ve sürdürülebilir bir kalkınma hızına ve refah seviyesine
ulaşacaktır. Ayrıca, insan kaynaklarına yatırım ve meslek eğitimi konusunda sosyal taraflara da önemli görevler düşmektedir. Devlet ve
sosyal taraflar sorumlulukları paylaşmalı, gençler de mesleki eğitim konusunda bilinçlendirilmelidir.

Genç İstihdamına Yönelik Aktif İstihdam Tedbirleri :Yaklaşık  son 15  yıldır  ülkemizde  aktif  işgücü  piyasası  politikaları  ile  ilgili
önemli  adımlar  atılmaya başlanmış ve etkileri yeni yeni hissedilmeye başlasa da bazı programlar uygulanmaya başlanmıştır. İŞKUR  özellikle
son  yıllarda  Avrupa  Birliği  İstihdam  Stratejisi‟ne  uygun  aktif  istihdam  tedbirlerinin uygulanması bağlamında, gençlerin işgücü
piyasasına girişte yaşadığı sorunları ortadan kaldırmaya ve genç istihdamını  arttırmaya  yönelik  projelere  imza  atmaktadır.  Bu  projelerin
arasında  Yeni  Fırsatlar  Programı, Rosetta Planı ve Bilişim Çırakları Projesi sayılabilir.
Mesleki  eğitim  sisteminin,  kamusal  ve  özel  eğitim  kurumları,  İŞKUR,  belediyeler,  vakıflar,  sivil  toplum örgütleri  (STÖ) ve işletmeler
tarafından uygulanan, sürekli eğitim ve yaşam boyu öğrenim gibi bileşenleri vardır. Gençlere yönelik çıraklık eğitim programları, Türkiye‟de
bu çerçevede yürütülen en kapsamlı eğitim etkinliğidir.Genç   Girişimci   Yetiştirme   Programı‟nın   amacı   ise   üniversite   öğrencilerini
kendi   işlerini   kurmaya yönlendirmekti.KOSGEB 1999-2001  döneminde  farklı  üniversitelerden  gruplara  toplam 18.500 kişi/saat eğitim
vermiştir. Ayrıca  2008‟de  TBMM  Genel  Kurulunda  kabul  edilen  İstihdam  Paketinde  18-29  yaş  aralığındaki  gençlerin istihdamını
teşvik  amacıyla  prim  indirimi  uygulanması  öngörülmüştür.  Bu  uygulama  ile  de  genç  istihdamı sorununun çözümüne odaklanılmıştır.

Genç İstihdamının Artırılmasına Yönelik Atılacak Adımlar :Eğitim  düzeyi  artan  genç  kadınlar  iş piyasasında hızla yer edinmeye
başlamışlardır. Öncelikle eğitim sistemi ile işgücü piyasası arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi yönünde çalışmalar yapılmalıdır. Ayrıca
mesleki eğitimin   kalitesinin   yükseltilerek   mezunların   tercih   edilebilirliğinin   artırılması   sağlanmalıdır.
İşgücü piyasasında, gençlerin kayıt dışı çalıştırılmaması yönünde gerekli yasal düzenlemelerin yapılması, genç istihdamının  artırılmasına
zemin  hazırlayacaktır.  İşgücü  piyasasının  daha  esnek  ve  hareketli  bir  yapıya kavuşturulması  ve  ücret-verimlilik  ilişkisinin
güçlendirilmesi    gerekmektedir.    Üniversitelerin,    işletmelerin    ve  sivil  toplum  kuruluşlarının  nitelikli  işgücü  yetiştirmeye  yönelik
faaliyetlerinin desteklenmesi, genç istihdamına uzun  vadede  katkı  yapacaktır. Gerek okullarda gerekse de İŞKUR‟un koordinasyonu ile
gençlerin iş piyasası hakkındaki bilgileri arttırılmalıdır. İşgücü piyasasına girişi kolaylaştırmak amacıyla mesleki rehberlik ve danışmanlık
hizmetlerine ağırlık verilmeli; böylece gençlerin kendi hayatlarıyla ilgili farkındalıklara sahip olması sağlanmalıdır. Ayrıca genç işgücü
çalıştırma  konusunda  işverenleri  teşvik  programları  hazırlanmalı,  ilk  kez  işe  gireceklerin  istihdamı
bu  kapsamda  kolaylaştırılmalı  ve  genç  çalışanların  işe  uyum  süreci  ile  programın  işlerliğinin  sıkı  takipçisi olunmalıdır.

Türkiye İş Kurumunun Genç İstihdamına Yönelik Faaliyet ve Projeleri
Faaliyetler  :Türkiye    İş    Kurumu,    ulusal    istihdam    politikasının    oluşturulmasına    ve    istihdamın    geliştirilmesine    katkıda
bulunmak, kurum faaliyetleri ile ilgili alanlarda uluslararası kuruluşların istihdam ve çalışma hayatı ile ilgili kararlarını izlemek görevlerini
yerine getirmektir. İşe yerleştirme hizmetleri dışında, reel sektörün taleplerini dikkate alan İŞKUR, birçok farklı alanda mesleki eğitim
kursları  açmakta;  bu  kapsamda  işsizlerin  teorik  ve  pratik  mesleki  bilgi  edinmelerini  sağlamaktadır. Ayrıca firmalar ortaklığı ile açılan
kurslarda işsizlerin işe yerleştirilmesi de mümkün olmaktadır. İŞKUR‟a kayıtlı genç işsizlere sağlanan bir diğer hizmet işsizlik sigortası
ödemeleridir.
Projeler:Genç İstihdamın Desteklenmesi Operasyonu I , Genç İstihdamın Desteklenmesi Operasyonu II , Birleşmiş Milletler Ortak Programı-Herkes için İnsana Yakışır İş: Ulusal Gençlik İstihdam Programı ve Antalya Pilot Bölge Uygulaması , Ulusal Gençlik İstihdam Zirvesi(Çorum
Valiliği, Çorum Belediyesi, ILO, Dünya  Bankası  ve  Birleşmiş  Milletler  Kalkınma  Programı‟nın  maddi  katkılarıyla  birincisi  I.  Ulusal
Gençlik İstihdam   Zirvesi  15-16   Kasım  2008   tarihlerinde   yaklaşık  250   kişilik   bir   katılım   ile   Çorum   ilinde
gerçekleştirilmiştir.  Her 6 ayda  bir  değerlendirme  toplantısı  olmak  üzere  her2  yılda  bir  de  Zirve gerçekleştirilecektir ), Uzmanlaştırılmış
Meslek Edindirme Merkezleri (UMEM) Projesi/Beceri’10 (İŞKUR  ve  Milli Eğitim Bakanlığı Erkek Teknik Öğretim Genel Müdürlüğü  (ETÖGM)
işbirliğiyle  81 ili içerecek şekilde seçilen 111  teknik  ve  endüstri  meslek  lisesinde  düzenlenecek  kurslar  ve  TOBB  üyesi  işyerlerindeki
işbaşı  eğitim programları  uygulamasını içermektedir).

5. Kadınlara Yönelik İŞKUR Hizmetleri
Türkiye İşgücü Piyasasında Kadınlar :Bu  çalışmada,  kadın  işgücü,  kadınların  işgücüne  katılımı,  istihdamdaki  kadın  işgücü,  işsiz
kadın  işgücü  ve işgücüne dâhil olmayan kadınlara yönelik farklı eğişkenleri içeren veriler yer almaktadır. Kaynak olarak TÜİK Hanehalkı
İşgücü  Anketi  istatistiklerinden  yararlanılmıştır.

Kadın İşgücü :Kadın  işgücü  erkek  işgücünün yaklaşık 1/3‟ü oranındadır. Ülkemizde  kadın  işgücünün  ortalama  eğitim  düzeyinin  çok
düşük  olduğu  görülmektedir.  Eğitim  düzeyinin düşük  olması,  bir  yandan  kadının  işgücüne  katılım  oranını  azaltırken,  bir  yandan  da
kadının  düşük  ücret karşılığı mevsimlik/tarım işlerinde ya da ücretsiz aile işçisi olarak çalışmasına neden olmaktadır.
5
kadın işgücünün önemli bir bölümü  lise  altı  eğitimli  ve  okur-yazar  olmayanlardan  oluşmaktadır. okur-yazar  olmayan  kadın  işgücünü,
sırasıyla;  yükseköğrenim  mezunları (1.582.000),  lise mezunları (691.000) ve mesleki veya teknik lise mezunları (560.000) takip etmektedir.
2010  Ocak  ve  2011  Ocak  verileri  karşılaştırıldığında  gerek  sayısal, gerekse oransal olarak yükseköğrenim mezunu kadınların toplam
içindeki payı artmaktadır.

Kadınların İşgücüne Katılım Oranı :AB geneline bakıldığında, işgücüne katılma oranı  %70 düzeyinde iken, bu oranın ülkemizde  %48.1
olduğu görülmektedir.  Bu  önemli  fark,  aslında  kadının  işgücüne  katılım  oranının  son  derece  düşük  olmasından kaynaklanmaktadır.
TÜİK  verilerine  göre, 2011  yılı  Ocak  ayında  erkeklerin %70.3‟ü  işgücüne  katılırken, kadınların  ise  sadece %26.6‟sı  işgücüne  katılmakta,
dolayısıyla  kadınların  işgücüne  katılımı  erkeklerin neredeyse 1/3‟ü seviyesinde kalmaktadır. 2010  yılında yüksekokul/fakülte mezunu
kadınların işgücüne katılım oranının %71 gibi oldukça yüksek bir düzeyde olduğu görülecektir. Bunu sırasıyla; mesleki veya teknik lise
(%39.8), liseler  (%30), lise altı eğitimliler  (%23.8) ve okuryazar olmayanlar (%16.3) takip etmektedir.

Kadınların İstihdamdaki Durumu:Ülkemizde,  kadın  istihdamının  çok  büyük  bir  bölümü,  ücretli  ve  yevmiyeli  çalışanlarla  ücretsiz
aile  işçisi olanlardan  oluşmaktadır.  Bu  durumda  kadının  bağımlı  çalışan  olduğu  görülmektedir.

Kadın İşsizler :2011 yılı aralık ayı verilerine göre işsizlik oranı kadınlarda %13 olarak gerçekleşmiştir. İşsizlerin ne kadar sürede iş
buldukları, işgücü  piyasasının istihdam olanaklarının  önemli göstergelerindendir. İŞKUR tarafından işe yerleştirilen kadınlara eğitim
durumları açısından bakıldığında, eğitim seviyesi arttıkça işe  yerleştirilen  kadın  sayısının  azaldığı  görülmektedir. 2010  yılında  ilköğretim
mezunu 26.347  kişi  işe yerleştirilmişken  yalnızca  56  yüksek  lisans  mezunu  kadın  işe  yerleştirilmiştir.

Projeler
Aktif İşgücü Programları Projesi(AB destekli 50 milyon Avro‟luk Aktif İşgücü Programları Projesi (AİPP) kapsamında, kadınlara yönelik 30
kurs düzenlemiş ve projelerden toplam 19.566 kadın yararlanmıştır), Özelleştirme Sosyal Destek Projesi (ÖSDP)
(Dünya Bankası ile yapılan anlaşma kapsamında uygulanmakta olan ÖSDP -I projelerine herhangi bir ayrım yapılmadan  erkek  işsizlerle
birlikte  kadın  işsizlerin  katılımları  sağlanmıştır), Cinsiyet Sorunları Üzerine Özel Bir Odaklanma ile Toplumsal Katılım ve Bütünleşmeyi
Güçlendirici Pilot Aktif İstihdam Tedbirleri Projesi(Avrupa  Eğitim  Vakfı‟nın  finanse  ettiği  89  bin  Avro‟luk  Cinsiyet  Sorunları  Üzerine
Özel  Bir  Odaklanma  ile Toplumsal Katılım ve Bütünleşmeyi Güçlendirici Pilot Aktif İstihdam Tedbirleri Projesi” kapsamında,  13 ilde
yetiştirme  yurtları  çıkışlı 18  yaşından  büyük,  72  kız  mesleki  ve  güçlendirme  eğitimlerine  alınmıştır), Türkiye’de Kadınlar için İnsana
Yakışır İş İmkanları Sağlanması Yoluyla Cinsiyet Eşitliğinin Gerçekleştirilmesine Yönelik Aktif İşgücü Piyasası Politikaları Projesi(Bu proje
İŞKUR-ILO işbirliği ile yürütülmekte Ankara, Gaziantep ve Konya illeri pilot il olarak seçilmiştir.),British Council ile İşbirliği; Kadın istihdamının
Artırılmasına Yönelik Strateji Geliştirme Projesi(AB‟ye  üyelik  sürecinin  müktesabata  uyum  çalışmaları  çerçevesindedir.Proje içerisinde
“Kadın İstihdamının Artırılması İçin Stratejik Plan ve Eylem Planı Önerisi” ile “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği: El Kitabı” hazırlanmıştır.), IPA Kadın
İstihdamının Desteklenmesi Operasyonu(bütçede  AB  Katkısı 23.078.000,65  Avro,Ulusal  Katkı 4.072.588,65  Avro‟dur. Operasyonun
hedef  grupları  ise  yaşlı  ve  çocuk  bakım  sorumlulukları  nedeniyle  uzun  süre  işsiz  kalmış  ve işgücüne dahil olmayan kadınlar ile daha
önce tarımsal sektörde çalışmış kadınlar dahil olmak üzere kentsel bölgede yaşayan istihdam dışı kalmış kadınlardır).

Kadınların Dezavantajlı Gruplar İçerisinde Kabul Edilme Nedenleri :Ülkemizde kadın istihdamının önemli bir bölümünü ücretsiz
aile işçiliği oluşturmaktadır. Ev işleri ile meşgul olmaları, kadınların işgücüne dahil olamamalarının en önemli nedeni olarak görülmektedir.

———————–B.DEZAVANTAJLI GRUPLARDA DANIŞMANLIK HİZMETLERİ————————————
Dezavantajlı  gruplar  özellikle  durumlarını  tanımlamada  zorluk  çekerler,  hakları  ve  yararlanabilecekleri hizmetler  hakkında  sınırlı
bilgiye  sahiptirler  ve  motivasyona  ihtiyaç  duyarlar.  Öncelikle  bu  konularda  grup seminerlerine  katılımları  sağlanarak,  genel  olarak
ihtiyaç  analizine  gidilmeli  ve  bireysel  görüşmeye  davet edilmelidirler. İşveren ziyaretlerinde, dezavantaj durumları dikkate alınarak işe
yerleştirilmesi ile ilgili talep oluşturulmaya  çalışılmalı,  yasal  düzenlemelere  ilişkin  olarak  işverene  ve  bireylere  gerekli  danışmanlık
hizmetlerini sunulmalıdır. Genel  anlamda  dezavantajlı  gruplar  meslek  sahibi  değillerdir.  Özellikle  meslek  edinmeye  özendirilmeli  ve
kendilerini  daha  iyi  tanımalarına,  meslekler  ve  eğitim  yerleriyle  ilgili  bilgi  edinmelerine,  edindikleri  bilgileri değerlendirmelerine
yardımcı olunmalıdır. İstihdama hazırlayan ve istihdam edilebilme olanaklarını artıran hizmetler sunulmalıdır. Bu  hizmetler, işgücü
yetiştirme programlarına yönlendirme, iş arama becerileri kazandırma ve iş çevrelerine tanıtma gibi hizmetleri kapsamaktadır. Sağlık ya da
diğer nedenlerle mesleklerini değiştirmek isteyen ya da buna zorunluluk duyan kişilere, kendileri için  en  uygun  meslek  alanı  seçmede  ve
bireysel  İstihdam  ve  Eğitim  Eylem  Planı oluşturmada sorumluluk vererek  kendilerinin  etkili  olmalarını  sağlamak,  istihdam
edilebilmeleri  konusunda  güven  kazanmalarına yardımcı olacaktır. İş ve meslek danışmanı ne tür bir iş istediği konusunda yeterli bilince
sahip olmayanları, iş hayatının gerekleri konusunda aydınlatarak kendi istek ve ihtiyaçlarının farkına varmalarına yardımcı olmalıdır.
Farkındalıklarının sağlanmasına yönelik  çalışmalarda,  hakları, iş/meslek seçimin  önemi, iş/meslek seçerken dikkat  edilecek  hususular  ile
Kurumumuzun  bu  kapsamdaki  çalışmaları  ve  bu  çalışmalardan  nasıl  ve  ne şekilde yararlanılacağı konularının üzerinde durulmalıdır.
Danışmanlık bir süreçtir ve bilgilendirme, karar verme, yönlendirme ve gerçekleştirme olmak üzere 4 yardımı kapsamaktadır.

Bilgilendirme:Danışmanlık  süreci  kapsamında  bilgilendirme  yardımı  ile  danışanlara  meslekler,  çalışma  hayatı  vb.  bilgiler
verilmektedir. Örneğin, mesleği elektrik teknisyeni olan bir bireye yönelik olarak; nerelerde, hangi kurum ve işletmelerde  çalışabileceği,
kendi  işini  kurup  kuramayacağı  ya  da  iş  görüşmesine  gitmesi  gerektiğinde mülakatta  nasıl  davranacağı  konusunda  bilgiler
verilmektedir.  Bilgilendirme  yardımında  kişi  ile  ilgili  veri toplanmasına gerek yoktur.

Karar Verme: Birey, mesleki eğitim alternatifleri konunda ister bilgi sahibi olsun ister olmasın, kendisi ile ilgili olarak doğru ve gerçekçi,
kendi nitelik ve şartlarına uygun bir meslek konusunda karar vermekte zorlanabilir. Bireyin bu aşamada destek alması karar verme
danışmanlık sürecini içermektedir. Bu kapsamda; Genel olarak sağlık durumu nasıldır? Bedensel yönden güçlü ve zayıf olduğu yönleri
nelerdir? İnsanlarla kolay ilişki kurabiliyor mu?Aile bireylerinin çalışma durumları ve eğitimleri ne düzeydedir? gibi soruların cevapları
aranarak bireyin kendi özelliklerini tanıması sağlanmalıdır.
Bireyin beceri düzeyleri ve beklentileri tanımlanarak istihdam eğitim planı hazırlanmalıdır.iş  ve  çalışma  alanı  konusunda  bilgi  eksikliği
varsa,  buna  yönelik  bilgi eksikliği giderilmelidir. Kendilerini  ve  meslekleri  tanıma  aşamasından  sonra  bireyler  mesleki  eğitim  yerleri
6
hakkında  araştırma yapmalıdır. Bu bağlamda; Hangi eğitim kurumlarında hangi mesleklerin eğitimi sunulmaktadır? Seçilmesi düşünülen
meslekle ilgili eğitim kurumları hangileridir? Uygulamalı eğitim var mıdır vb. konularda bilgi edinmeleri oldukça önemlidir.
Son aşama ise bu bilgilerin değerlendirilmesi aşamasıdır. Bu aşamada; Bireyin yetenekleri, ilgileri, fiziksel özellikleri ve kişilik özellikleri,
seçilmesi düşünülen mesleğin gerektirdiği nitelik ve şartlara uygun mu? Birey aileden  uzakta, bir  başka kentte,  eğitimini sürdürebilecek
durumda mı?  gibi sorular  çok ciddi ve objektif bir şekilde değerlendirilip, cevaplandırılması gerekmektedir.

Yönlendirme:  Yönlendirme  aşaması  tek  başına  diğer  aşamalardan  bağımsız  olarak  yapılabileceği  gibi,  karar  verme  aşaması
akabinde    de    yapılabilir.    Yönlendirme    aşaması,    danışmanlık    hizmeti    sonucunda    kişinin    işyeri    talebine
yönlendirilmesini  ve  işe  girmesinin  daha  kolay  sağlanması  bakımından  bireyin  yararlanabileceği  kendisi  için
uygun bir mesleki eğitim yerine veya İŞKUR‟un işgücü yetiştirme kurslarına yönlendirilmesini kapsamaktadır.

Yerleştirme/Gerçekleştirme: Gerçekleştirme  aşaması,  danışmanlık  hizmetinin  son  aşaması  olarak  tanımlanabilir.  Danışmanlık
hizmeti  sonucunda  kişinin  işe  yerleştirilmesi  veya  işe  girmesinin  daha  kolay  sağlanması    bakımından  meslek  sahibi
olması  gerekiyorsa  ve  bireyin  yararlanabileceği  kendisi  için  uygun  bir  mesleki  eğitim  yerine  veya  İŞKUR‟un
işgücü      yetiştirme      kurslarına      yerleştirilmesi,      o      danışmanlık      sürecinin      gerçekleştirme      aşamasını      ifade
etmektedir. Esas  itibari  ile  danışmanlık  genel  bir  süreci  kapsamaktadır.  Hangi  gruba  danışmanlık  olursa  olsun  aynı
görüşme süreçleri söz konusudur

—————————————————————————————–
http://tr-tr.facebook.com/groups/danismanlar/
————————-İyi çalışmalar, Hüseyin SALUR——————————-

Incoming search terms:

  • dezavantajlı gruplar nelerdir (4)
  • dezavantajlı gruplara yönelik projeler (3)
  • dezavantajlı gruplar tanımı (2)
  • dezavantajlı grupların özellikleri (2)
  • dezavantajlı grup (1)
  • dezavantajlı grup nedir (1)
  • dezavantajlı grup nedir ne gibi sorunlar yaşamaktadır (1)
  • dezavantajlı grup ozellikleri (1)
  • dezavantajli gruplarin ortak ozellikleri (1)
Etiketlenmiş , , .Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>