Rehberiniz-Türkiyede “nüfus” gençleşiyor ama “nufuz” sahipleri yaşlanıyor!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Türkiyede “nüfus” gençleşiyor ama “nufuz” sahipleri yaşlanıyor!” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Türkiyede “nüfus” gençleşiyor ama “nufuz” sahipleri yaşlanıyor!

Pazartesi akşamı, parlak bir gazeteci-televizyoncu kuşağına mensup dostlarla hasret giderirken konu gelip gelip yaş konusuna döküldü.

Nebil Özgentürk, Metin Uca, Savaş Ay ve son günlerde harika bir albüm yayınlayan müzisyen oğlu Ulaş Ay, benim kadim dostum doktor Eser”le birlikte, oradan buradan konuşuyorduk.

Nebil, ortak dostumuz Rutkay Aziz”in yeni bir oyun hazırladığını anlattı: Sabahattin Ali üzerine bir oyun olacaktı bu.

Nebil, Sabahattin Ali”yi beyaz saçları ve gözlükleriyle hep yaşlı başlı bir adam gibi düşündüğünü söyledi. Öldürüldüğünde sadece 38 yaşında olduğunu öğrenince şaşırıp kalmıştı.

Demek ki ölüler her zaman genç kalmıyor, bazen insanların zihinlerinde yaşlanıyor.

Derken bu ülkedeki “yaşlanma”yı konuşmaya başladık.

Kimse yerini bırakmadığı için dünyanın en genç nüfusu, dünyanın en yaşlı yönetici kuşağı tarafından yönetilmeye başlamıştı.

Her yıl inanılmaz sayıda genç insan hayata atlıyordu ama önleri tıkalıydı. Köşe başlarını tutmuş olan yaşlı insanlar arkadan gelen gençlere yer açmıyordu.

Durumu kısaca gözden geçirelim:

Ordu ve bürokrasi dışında yaş haddinden emekli olan yok.

Eğer ordu da siyasetteki sistemi uygulasaydı şimdi seksen yaşında generallerimiz olması gerekirdi. Başka bir deyişle şu anda komuta kademesinde olanların hiçbiri genarelliğe yükselme şansını bulamazdı.

Bugün siyasi partilerde ve medyada otuzlu yaşlarını süren insanlara çoluk çocuk gözüyle bakılıyor.

Oysa Mustafa Kemal her cephede savaşmış bir Osmanlı paşası olarak Samsun”a çıktığında sadece 38 yaşındaydı.

Bağdat fatihi Dördüncü Murat 27 yaşında öldü.

Biraz da dünya örneklerine bakalım: Mozart ve Büyük İskender otuzlu yıllarının başlarında öldüler.

İsa 33 yaşındayken çarmıha gerildi.

Bizde 33 yaşındakilere çocuk muamelesi yapılıyor.

Genç insanların, bulundukları kurumlarda bir yerlere gelebilmeleri için 50”li yaşlarını beklemeleri gerekiyor.

Osmanlı”da yaşlı insanların iktidar, servet, şöhret tutkularına hırs-ı piri denilirdi.

Bana kalırsa bu durum günümüzü tam olarak özetliyor: Hırs-ı piri dönemindeyiz.

Efendim?

İstifa mı dediniz?

Kusura bakmayın ama Türkçe”de böyle bir kelime yok artık; sözlüklerden silindi.

Bunun yerine, el aleme rezil olmak pahasına koltuğunu korumak için canla başla mücadele vermek ve elindeki olanaklardan sonsuzca yararlanmak kavramı yerleşti.

Yani istifa yerine istifade!

Yazar: ZÜLFÜ LİVANELİ

Kaynak: http://www.gazetevatan.com

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>