Rehberiniz-Türk usulü ‘twıtter’ kuruldu

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest


iyimeslek.com ailesi olarak “Türk usulü ‘twıtter’ kuruldu” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Türk usulü ‘twıtter’ kuruldu

Sosyal medya uygulamaları arasında yıldızı günden güne parlayan Twitter’a, Türk rakip geldi. Twitter-Facebook karışımı bir yazılıma sahip olan Takiplen’e ancak TC kimlik numarasını verenler ve argo konuşmayanlar girebiliyor.

TÜRK TWITTER’I FİLTRE DÖNEMİNE HAZIR

Dış ticaret konusunda şirketlere yazılım desteği veren Şahin Ciner, Twitter-Facebook karışımı bir sosyal paylaşım sitesi kurdu. Takiplen’e ancak TC kimlik numarasını verenler ve argo konuşmayanlar girebiliyor

Sosyal paylaşım dünyasında yeni bir oyuncu Takiplen. Buraya girmenin Avrupa Birliği’ne girmek gibi bir takım katı kriterleri var ama kurucusu Şahin Ciner’e internette filtreleme dönemi başladığında bu kriterler herkese normal görünecek. Ciner’in bugüne kadar geliştirdiği yazılımlar MİT tarafından da kullanılmış. İnternet aleminde nasiplen, bahislen, kargolan, çiçeklen, yemeklen gibi birçok siteyi işleten Ciner’in Takiplen’deki amacı sosyal paylaşım sitelerine sahte kimlikle girilmesini önlemek ve ahlaki bir çizgi getirmek. Farklı bir kariyer ve girişimcilik öyküsü olan Ciner’le Kadıköy’deki güvercinler ve 10’a yakın müzik enstrümanının bulunduğu ofisinde görüştük.

Bir dış ticaret şirketinin sahibisiniz. Nereden aklınıza geldi sosyal paylaşım sitesi kurmak?

Çok yönlü bir insanım. Eğitimim de öyle. Atatürk Üniversitesi’nde işletme okudum, ondan önce Buca Eğitim Fakültesi’ne girip yarım bırakmıştım, daha sonra da ODTÜ’de fizik eğitimini yarım bıraktım. İlk işim oto yedek parça üretimiyle ilgiliydi. 89’da dış ticaret yapmaya başladım. Şirketim için bir dış ticaret programı yazdırdım. Bu beni kesmedi, 91’de bir yazılım şirketi kurdum. Netsis’in İstanbul distribütörüydüm. Netcom ve Netgüm adında ürünler çıkardım ve sektörde büyük ilgi gördü. 96 yılında da bu iki programın daha gelişmiş hali olan nms-3’ü başlattık. Üç boyutlu bir yazılımdı bu ve en önemli müşterimiz MİT’ti. Şu anda Deniz Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri ve Kara Kuvvetleri Komutanlıkları dahil 4 bin müşterimiz var. Ürün bize 1 milyon doların üzerinde ciro getirdi. Gümrüklere özel yeni bir ürünümüz daha var. İnternet üzerinden bütün gümrük işlerinizi yürütebiliyorsunuz.

Takiplen fikri nasıl gelişti?

Sosyal medya zaten bulunmuş, almış yürümüş, yeni bir şey keşfetmedik. Ama çok kirlenmiş durumda. Takiplen Facebook ve Twitter’ın özelliklerini içinde barındırıyor. Ancak Takiplen’e üye olmanız için TC kimlik numaranızı girmeniz gerekiyor. Sahte bir kimlikle girdiğinizde bu hemen anlaşılıyor. Bu şekilde ünlüler yerine kimse siteye giremiyor. Örneğin bir tane Abdullah Gül olabiliyor. Ayrıca 13 yaşından küçükler de giremiyor. Türk Telekomünikasyon’dan izinlerimizi aldık.

İnsanlar neden kimlik numaralarını versinler ki? Bu güvenlik zaafı yaratmaz mı?

Biliyorsunuz bütün kimlikler çipli hale gelecek. Bolu pilot projeydi, bitti. Şimdi Kadıköy’de çipli kimlik uygulaması yürütülüyor. Bu yakında bütün Türkiye’ye yayılacak. O zaman böyle bir güvenlik tedirginliği kalmayacak.

Hedefiniz ünlüleri yakalamak mı?

Ünlüler için elektronik imza aldık. Ücretsiz bir hizmet veriyoruz onlara. Kimse onların yerine yazamıyor. Bir elektronik imzanın yıllık 140 lira maliyeti olduğu düşünülürse bu önemli bir yatırım.

Peki bu işe toplam ne kadar yatırım yaptınız?

Şu ana kadar 4 milyon dolar harcadık. Tamamı bir yıl sonra bitecek o zaman yatırım 12 milyon dolara ulaşmış olacak. Bunu yapmak zorundayız çünkü Facebook ve Twitter gibi rakiplerimiz var. Ciddi bir altyapı yatırımı yaptık. Türk Telekom’un fiber optik altyapısına bağlıyız. Bunun için ayda 120 bin lira ödeme yapıyoruz. Bu bize sınırsız hosting gücü veriyor. Ayrıca markaları da koruyoruz. Kimse bir marka adına grup kuramıyor, Adidas gibi büyük markalara bir grup oluşturduk. Marka isterse bunu işler hale getiriyor, istemezse grup atıl kalabiliyor.

Yasaklı kelimeler koyulmuş, neden?

Ben ahlak bekçisi değilim ama sosyal medya gerçekten çok çirkin bir hal aldı. Bunu isteyenler zaten rakiplerimizde dolanıyor, bizde ise daha seviyeli bir paylaşım ortamı olsun istedim. Küfür ya da argo kelimelerin İngilizcesini bile kullanamıyorsunuz, yazsanız da sisteme girmiyor, sizi uyarıyor hemen. Örneğin ’gayret’ kelimesi içinde ’gay’ geçtiği için kabul edilmiyor.

Peki hedefiniz nedir?

Şu anda üye olmak konusunda çekinceler olduğu doğru. Ancak biz bu işe dört yıl önce güvenli bir sosyal paylaşım ağı olsun diye başladık. Rüzgar arkamızdan esti, internette filtreleme dönemi başlıyor 22 Ağustos’ta. Biz bu filtreleme paketinin içindeyiz. Aile paketinin de içindeyiz. O zaman üye sayımız patlama yapacak. Kurumsal üyeler için yıllık paket bedelinin 5 bin lira olması pahalı gelmeyecek. Ayrıca bu fiyatın içinde sosyal sorumluluk payı da olacak.

Aidatın yüzde 25’i öğrencilere aktarılıyor

Sosyal sorumluluk projeniz nedir? Üye bedellerinin yüzde 25’i ihtiyacı olan gençlerin eğitimi için bir havuzda toplanacak. Hedefim 22 Ağustos 2012’ye kadar 100 öğrencinin masraflarını karşılayabiliyor olmak.

Yazar: Yasemin Salih

Kaynak: http://www.isteinsan.com.tr

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir