Rehberiniz-Toplantı da yaparım sütümü de sağarım!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Toplantı da yaparım sütümü de sağarım!” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Toplantı da yaparım sütümü de sağarım!

Bir dönem kadınlara sunulan tek gelecek; evlenmek ve çocuk doğurmaktı. Kadınlar da bunun en mükemmelini hedeflediler. Sadece bununla yetinmeyen kadınlar, evin dışında çalışıp, para kazanmayı da istemeye başladı. Epey uğraştılar bunun için ama sonunda sadece erkeklerin tekelinde olan bu alana girmeyi başardılar. Ancak tercih yapmaları koşuluyla… Ya evlilik-çocuk ya da kariyer… Bir süre sonra bu haksızlığa da isyan ettiler ve “Hem kariyer hem de çocuk isteriz” diye tutturdular. Yine şartlar sürüldü önlerine… “O zaman ikisinin de üstesinden gel!” denildi. Yani ”süper kadın” olmaları istendi. Buna da ”eyvallah” dedi kadınlar. Hem evde, hem işte deli gibi çalışmaya başladılar. İki tarafa da açık vermemek için suçluluk duyguları ile donanarak erkeklerden iki kat fazla çalıştılar. Çalışmaya da devam ediyorlar. Ama artık yeter! Kadınların fedakarlık yapma dönemi sona erdi. Bundan böyle toplum, sistem, düzen fedakarlık yapmak zorunda. Koşullarını kadının koşullarına göre ayarlamak zorunda…

”İŞİMİ AKSATMAM!”

Günümüz kadınları bunu istiyor. “Ben işimi yapıyor muyum? Yapıyorum. Benden memnun musunuz? O halde benim koşullarımı kabul edecek, sınırlarımı kendimin çizmesine ses çıkarmayacaksınız. Ben erkek meslektaşlarım gibi istediğim zaman evlenirim, istediğim zaman hamile kalabilirim. Nasıl ki çocuk yapma planını erkek arkadaşıma sormuyorsanız bana da soramazsınız. Merak etmeyin, ben sorumluluklarımı iyi bilirim, hamile kaldım diye işimi aksatmam, doğuma giderken bile işteki operasyonu yürütürüm. Tanrı bana aynı ayda birkaç şeyi birden düşünme ve halletme yeteneği vermiş çünkü. Bebeğimi de ihmal etmem, işimi de. Ama beni sıkmayın! Siz benim koşullarıma uyun. Toplantıları geç saate değil, erkene alırım! Bebeğimi sütümden mahrum etmem. Bunun için teknolojiden yararlanırım. İşimdeyken sütümü sağar, şişeye koyar, buzdolabında korur, bebeğime ulaştırır, sütümün verimli olmasını sağlarım vs…” Alın size bir örnek. Deniz Aktürk Erdem, Unilever Ev Bakım Kategorisi Pazarlama Direktörü. Bu göreve yeni atandı. Daha önce Algida”dan sorumluydu. Dört sene önce doğum yapıyor. Hem de işinin en hareketli olduğu bir dönemde! Dondurma pazarına rakiplerin girdiği, yeniliklerin olduğu bir dönem… İşinin başında, seyahatlerini aksatmıyor, görüşmelerini, stratejilerini sürdürüyor. Doktorları dinleyerek oğluna anne sütü vermeyi de ihmal etmiyor. Yukarıda saydıklarımı aynen uyguluyor. O günlerde, sektörün en önemli isimlerinden, tepedeki bir yöneticiden, bir Alman”dan randevu talebinde bulunuyor. Çok önemli bir görüşme. Deniz, randevusunu isterken, taleplerini sıralamayı ihmal etmiyor… Diyor ki; “Görüşme sırasında 1 saatlik molalarım olacak, sütümü sağmam gerekiyor, siz de bu sırada diğer işlerinize zaman ayırabilirsiniz vs…” Randevuyu alıyor ama adam şaşkın bir şekilde Deniz”i bekliyor. Kim bu hem randevu isteyen hem de isteklerini sıralayan kişi? Üstelik kadın, üstelik de Türk! Görüşme son derece başarılı geçiyor. Burnundan kıl aldırmayan Alman, Deniz”i takdir ediyor ve destekliyor… İşte böyle…

Bugüne kadar kadınlar erkeklerin hayatını kolaylaştırdı. Sıra erkeklerde. Erkekler kadınların hayatını kolaylaştırmak zorunda. Çünkü iş hayatında kadının önündeki en büyük engel kadının ta kendisi… Kadınlar annelik, aşk ve koca yüzünden kendi kendilerini engelliyorlar. Bir tercih yapmaları istendiğinde hiç düşünmeden kendi isteklerini bastırıp, çocuklarının ve kocalarının isteklerini birinci sıraya taşıyabiliyorlar. Ve bunu hiçbir pişmanlık belirtisi göstermeden yapıyorlar. Günümüzde kariyer sahibi kadınların yaşadıklarını öğrenmek için ”İş, Aşk ve Kadınlara Dair/Epsilon Yayınları” kitabıma bakabilirsiniz…

ODA HEMEN BULUNDU

Bir örnek de İtalya”dan… İtalyan milletvekili Donatella Poretti, 6 aylık bebeğini emzirmek için Meclis”te yer bulamayınca; Meclis başkanına mektup yazıp kendisine bir oda yapılmasını istiyor. Bakıyor ki bir yanıt yok, hemen oturup ikinci mektubu yazıyor; “Mademki benim sorunumla ilgilenmiyorsunuz, ben de bebeğimi Meclis”teki sandalyemde emziririm…” Anında bir oda bulunuyor. Kadın milletvekili, “Tüm çalışan anneler adına çok sevindim. Bu karar tüm İtalyan iş dünyasına örnek olacaktır. Her kadının anneliğinde çocuğunu emzirme hakkı vardır.” Not: Tabii ki işten kaytarmak için her yolu deneyen, iyi niyeti suiistimal etmeye hazır kadın ve de erkek çalışanlardan söz etmiyorum…

Yazar: Seda Kaya Güler

Kaynak: http://www.sabah.com.tr

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir