Rehberiniz-“süper anne”lik sendromu!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “”süper anne”lik sendromu!” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
süper annelik sendromu!

Nilüfer KAS

HÜRRİYET

Genç kızlık dönemimde hazır yemeği yemek zor gelirken, şimdi her şeye yetiştiğime inanamıyorum. Elimden her türlü tamir işi geliyor. Kızımın sorduğu her sorunun yanıtı bende var. Şimdilik uçmayı beceremiyorum. Aslında ben ‘süper anne’ olmak isteyip istemediğimi de bilmiyorum.

İşten yorgun argın eve döndüğünüzde karşılaşmak istemediğiniz en kötü şey ne olabilir? Benim için asık suratla karşılaşmaktan daha kötü bir şey olamaz. Akşama kadar özlediği insanları güleryüz yerine bir karış suratla görmeyi kim ister? Bu konuda şanslı sayılırım birkaç istisna dışında.

Geçenlerde işten eve döndüğümde soğuk rüzgarlar esiyordu. Nehir elindeki bir bardak şekerli sütü televizyon kumandasının üzerine boca etmiş. Akşama kadar televizyon kanalını değiştirmek için sürekli ayağa kalkmak zorunda kalmışlar.

Benim kızım biraz tembel olduğu için akşama kadar onlarca kez ‘Anneanne Kanal D’yi aç, anneanne çizgi film seyredeceğim, anneanne Sihirli Annem başladı’ derken, doğal olarak annem kızmış.

Kumanda tamir edilinceye kadar iki tarafın kızgınlığı devam edecekti. Tornavida setimi alıp, kumandayı tamamen söktüm. Yapış yapış olan sütleri kolonyalı pamukla temizleyip, kuruttum. 10 dakika sonra kumanda çalışır haldeydi. Yüzler güldü, Nehir binlerce kez teşekkür etti. Aslında bu durum benim için sıradan hale gelen tamirlerden yalnızca biriydi.

Çünkü son birkaç yılda bende, ‘durumdan vazife çıkarmak’ gibi bir durum gelişti. Neredeyse ‘imdat’ diyen herkesin sorununa çözüm bulmadığım için kendi kendimi yiyeceğim. Aslında ben böyle değildim, sonradan oldum.

Topu topu 7 yıl önce işten eve döndüğümde hazır yemeği yemek, ertesi gün giyeceğim giysileri hazırlamak bana zül gelirken, akşam yemeğinde en az 5 kez masadan kalkıyorum ama ‘gık’ demiyorum.

Gururumu okşuyor

Nehir’in her sorduğu soruya bir yanıtım var. Bilmiyorsam, üşenmeden kitapları karıştırıp öyle cevap veriyorum. Klozetinin müzik kutusu çalmıyor, akan pilleri temizliyorum. Şimdi her oyuncak pilli olduğu için bu işlerden biraz olsun anlamak iyi oluyor.

Yoksa çocuklar sesi çıkmayan oyuncakları bozuk diye bir daha ellerine almıyorlar. Bozulan oyuncaklarını çalışır durumda gören kızım çok mutlu ama bir taraftan da fal taşı gibi açılmış gözlerle beni izliyor. Beni çok yetenekli bulduğunu söylüyor. Hem akıllıymışım, her şeyi biliyormuşum.

Okula gönderirken uyumlu giydirdiğim için de çok zevkliymişim. Özel bir günde saçlarının topuzu için kuaför yerine beni tercih ediyor. Okulunda saç örgüsünü benden daha iyi yapan başka anne yokmuş. Hastalandığında verdiğim ilaçlarla hemen iyileşiyormuş. Yoksa ben doktor muymuşum?

Allahım ne sözler ne sözler… Tabii o bunları söyledikçe benim yağlarım eriyor. Herhalde gururumu bir başkası asla bu kadar iyi okşayamaz. Küçük kızımın gözünde en tepedeyim. Yetenekliyim, güzelim, akıllıyım, zekiyim, iyiyim, sabırlıyım, pozitifim…

Beklentileri aza indirmeyi öğrenmeli

Çocuğunuzun veya çevrenizdekilerin beklentileri çok yüksek ise bu beklentilere her zaman yanıt vermeniz mümkün değildir. Onları hayal kırıklığına uğratmadan, siz de üzülmeden, beklentileri aza indirmeyi öğrenin.

Süper anne rolü nereye kadar

Süper kadınlar, süper anneler, mükemmeliyetçi duygularını ve yüksek standart beklentilerini aile bireylerine de yansıtırlar.

Mesela eşine, çocuklarına daha iyi bir kariyer yapması, daha iyi giyinmesi ve pek çok sosyal etkinliğe katılması konusunda sürekli baskı kurarlar.

Yoğun koşuşturma arasında hem fiziksel hem de ruhsal olarak yıpranırlar.

Baskıcı tutumları nedeniyle arkadaş ve komşu ilişkileri bozulur.

Süper kadın yerine ideal kadın olmak en doğru olanıdır.

İdeal kadın, kapasitesinin sınırlı olduğunu kabul eder, objektiftir.

Her şeyi en iyi şekilde yapmak mümkün değildir. Hedef ve beklentiler küçültülmelidir.

Sağduyuya daha sık başvurmak gerekir. Çünkü sağduyu ile çok iyi bir çocuk yetiştirilebilir.

Suçluluk hissetmeden kişi kendisi için doğru olanı yapmalıdır.

Kendi ihtiyaçlarını en az diğer insanların ihtiyaçları kadar önemsemelidir.

Rahatlatmak için her gün kendine zaman ayırmalıdır.

Mükemmel olmak istemiyorum

Kızımın yüksek standarttaki beklentilerine her an karşılık vermek beni zaman zaman çok yoruyor. Ne yazık ki Nehir, mükemmeliyetçi bir çocuk olduğu için hata kabul etmiyor. Bir işi iyi yaptıysanız, her seferinde aynı kalitede sonuç bekliyor. Aslında en beklenmedik bir zamanda atan sigorta için tamirci çağırmak yerine halletmek hiç de kötü değil. Patlayan lambaları değiştirmek, tıkanan lavaboyu açmak hoşuma gidiyor.

Bazen Nehir’in arkası gelmeyen sorularını yanıtlamak, elime her tutuşturduğu oyuncağı tamir etmek istemiyorum. Sınırlarımı zorladığımın farkındayım. Kapasitemin üstünde bir performans sergiliyorum. Suçluluk duymadan kendim için bir şeyler yapmanın keyfini unutmuş durumdayım. Bazen ben de bencil olmak istiyorum Ama kızımın beklentileri yok mu! O beni ‘süper anne’ rolünde görmeye o kadar alıştı ki, geriye dönüş de yapamıyorum. Şunu iyi biliyorum; Ben ‘süper anne’ olmak istemiyoooooooorum..

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>