Rehberiniz-Sevgililer günü’ne dair 25 klişe

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest


iyimeslek.com ailesi olarak “Sevgililer günü’ne dair 25 klişe” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Sevgililer günü’ne dair 25 klişe

Yarın itibarıyla ortalık aşka, sevgiye, kırmızıya ve kalbe boğulacak. Sevenlerin arasına girmeye niyetimiz yok ama bu malum güne dair klişeleri de bir sıralayalım…

1. Kendisi klişe

Baştan söylemek lazım Sevgililer Günü diye bir gün icat etmenin ve bu özel günde içinden aşk, sevgi geçen faaliyetlerde bulunmanın kendisi bir klişe… Fakat klişe denen şey zaten böyle oturur, böyle yaşar. Evet, Sevgililer Günü’nü klişe bulmak da bir klişe. Biz önümüze bakalım.

2. Parasıyla billboard

Belki ilk yapan açısından havalı bir hareket sayılabilir. Ama artık parasını bastırıp sevdiğiniz insanın geçeceği yolda bir billboard’a ‘aşkım Nalan’, ruhum Ferhat’ falan yazmanın o kadar ilginçliği yok. Yeni bir şekil bulmak lazım.

3. Fatura: Maaşın yarısı

Özel gündür diye normalde kapısından giremeyeceğiniz bir restorana rezervasyon yaptırırsınız. Etraf işadamı ya da cemiyet hayatının ünlü simalarından geçilmiyordur. Ne ortam tanıdık, ne mönü bildiktir. Maaşın yarısı hesaba, geceniz boşa gider. Sanki her hafta sonunu orada geçiriyormuş gibi davranmak midede ağrı yapar.

4. Bu şarkı hayırsız Ayten’e gelsin

Radyolar o gün sadece aşk şarkıları çalar. Sevgilisi olana ayrı, kalbi kırılmışa ayrı. Birileri mutlaka radyoları arayıp, ‘biricik Murat’ ya da ‘hayırsız Ayten’ için şarkı ister. Tüm zamanların bayık aşk şarkıları sıralandıkça hayattan bezecek hale gelirsiniz.

5. Gül baygınlığı

Haydi çiçek almak-vermek güzel bir harekettir. Niyeyse aşkın simgesi olarak da gülün adı çıkmıştır. Kırmızısı bir anlam, beyazı ayrı anlam… Birkaç sene evvel ses kaydı yapıp sevdiceğinize verebileceğiniz yapma güller çıkmıştı. Konuşan bir gül, gerçekten korkunç!

6. Akrostiş şiir

Dizelerin ilk harfleriyle mesaj yollamak bayat bir harekettir. Çünkü böyle duygu dolu günlerde mesaj da duygu yüklü olur. Olay kendiliğinden bir klişeye döner. Bir de sesli okumaya kalkmayın; o zaman akrostiş olduğu belli olmuyor.

7. Seni seviyorum! Eee?

‘Seni seviyorum’, Hollywood’un romantik komedileriyle hayata girmiş bir kalıptır. Karşıdaki ‘Seni seviyorum’ diyecek mi diye beklenir, söyleyince an durur falan… İşte Sevgililer Günü de dünyanın ‘seni seviyorum’lara boğulduğu gündür.

8. Mum ışığı komplosu

Az ayrıntı görünüyor diye mi bilinmez, mum ışığının romantik olduğuna dair efsane bundan yüzyıllar önce popüler kültürümüze sokulmuştur. Sevgililer Günü de romantizmin doruğu olması gerektiğinden mum ışığında yemek farz gibi davranılır. Neyi zorluyoruz ki?

9. Reklam bombardımanı

Bu özel günde sevgilinize, eşinize bir de hediye almanız beklenir tabii ki. Hatta zaten bunun için icat edilmiştir bugün. Etrafınızı ‘Sevgilinize şunu alın’ diyen ilanlar, öneriler sarar. Hepsinin ortasında kaybolur gidersiniz.

10. Kalplerle kalbi kırmak

Sonuçta gördük orada burada fotoğraflarını, kalp denilen şey hiç o kadar biçimli, hiç o kadar sevimli bir şey değil. Sevmek denilen şeyin sadece kalp organıyla alakası olduğunu zannedenler her 14 Şubat’ı kalp bombardımanına tutar. İrili ufaklı her yerinizi saran kalplerin arasında kalbiniz duracak gibi olur.

11. Sevgililer Günü’nde evlenelim

Ay ne kadar şeker! Bunun çok farklı bir hareket olduğunu düşünerek Sevgililer Günü’nde nikâh tarihi alabilmek için yırtınanlar vardır. Bir yastıkta kocasınlar da, gün olur boşanırlarsa, bir daha Sevgililer Günü’nü zor kutlarlar.

12. Ayıcık, içi dolu turuşucuk

Sevgililer Günü’nde tüylü, sevimli ayıcık hediye etmek de pek rağbet gören bir klişedir. Koca koca insanlar ‘Ay’, ‘Uy’ sesleri çıkararak ayıcıklara hayran olur. Sıkınca ‘I love you’ falan diyenleri var; bayağı fena…

13. Sanal sevgi bildirimleri

Bol kalpli e-kartlar, duygu dolu powerpoint sunumları Sevgililer Günü civarında forward’lanmaya başlanır. Hiç ummadıklarınızdan, şefinizden, ev sahibinizden, yüz yüze gelmediğiniz bir müşterinizden böyle e-postalar alabilirsiniz. Şaşırmayın.

14. Çikolata mönüsü

Yine aşkla çok bağlantılı olduğu düşünülen bir besinimiz de çikolatadır. Tabii ki bugüne özel kalpli modeller üretilir. Tatlı yiyelim, tatlı konuşalım hesabı kaloriye vurulur. Diyette olanlar aşkı için fedakarlıkta bulunmak zorundadır.

15. Seksi çamaşır

İki tarafın işine yarasın diye midir, erkeklerin bir hediye seçeneği seksi iç çamaşırıdır. Bunun da doğru modelini, bedenini bulamazlar, zaten çoğu erkek kadın iç çamaşırı almaya utanır. Ortak bir kadın arkadaştan rica edilir.

16. Ünlülerin aşkları

Sevgililer Günü’nde ortalık aşk hikâyeleriyle dolar. Bazı ünlü çiftlerin nerede nasıl tanıştıkları, birbirleri için hissettikleri, gazete, dergi sayfalarını doldurur. Üç gün sonra ayrılabilirler, verdikleri tüyoları o gözle okumak lazım.

17. Romantik komedi kuşağı

O gün televizyonda romantik komedi filmlerinden nadide örnekler yayımlanır. Zaten günün programında sinemaya gitmek varsa tür olarak aşklı olanlar seçilir. Genelde erkeklerin tercihi bu değildir ama günün hatırına razı olurlar.

18. Evin işi görülsün

Daha çok evli erkeklerin hediye bulamayıp eşlerini çok mutlu edeceğini düşünerek meyve suyu sıkacağı, tost makinesi, ütü falan alması olasıdır. Kadıncağız ne yapsa bilemez. Karşılığında çamaşır yumuşatıcısı mı alsın!

19. Bekâr arkadaşlara laf sokma

Sanki Nuh’un gemisindeyiz, sanki herkes çift olarak doğdu. Yalnız günlerini unutanlar, yalnız arkadaşlarıyla dalga geçmeyi bir iş zannederler. O gün için hemen birini ayarlamaya çalışırlar. Şanslarını zorlarlar.

20. Yalnızım dostlarım yalnızım yalnız

Bir de istisnasız her Sevgililer Günü’ne yalnız giren bir insan tipi vardır. Hayır, hayatının her döneminde sevgilisi olmuştur ama ne hikmetse her 14 Şubat’tan önce terk edilmiş ya da terk etmiştir. Mecburen onlar da bir klişeye dönüşmüşlerdir.

21. Bir çılgınlık yapalım

“Romantik yemek, gül, şarap klişesinden uzaklaşalım şöyle çılgınca bir şey yapalım” diyenler yine klişenin kucağına düşer. Dağda gezinti, çılgın dalgalarla sörf, ormanda kamp, otel odası… Bir de bakarsınız ki, çılgınlık sandıklarınız da çoktan birer klişe olmuş.

22. Sana kırmızı yakışmasa

Kalp enflasyonu dışında bugünlerde bir de kırmızı coşkusu yaşanır. Niyeyse kırmızı sevmenin, aşkın, tutkunun rengidir. Zevkler ve renkler istenirse tartışılsın, fakat o Sevgililer Günü kırmızısı da çok fenadır. Kimseye yakışmaz

23. Ne alacağım ben şimdi?

Bu genelde erkek tarafının sorunudur. Erkekler sevdiklerine uygun hediyeyi asla bulamaz. Sevdiği rengi tuttursa bedeni bilmez, yazarı tuttursa kütüphanesinde olmayanı seçemez. Kadın beğenmiş gibi yapar, erkek de bir haftanın stresini üzerinden atmış olmanın rahatına erer. En tuhafı sevgilinin neyden hoşlanacağını bilmemek erkekliğin şanındandır gibi davranılır. Esas klişe budur.

24. Yine yakmış yar mektubun ucunu

“Dur şuna her şeyin parayla satın alınmayacağını ispatlayayım, el emeği göz nuru bir şey vereyim” diyenler el becerisinin en son ortaokulda süt kartonundan ev yapmak olduğunu hatırlayınca çaresizce kağıda kaleme sarılır. Ancak el yazısının yerinde yeller esiyor, ‘seni seviyorum’dan ötesi çıkmıyordur. Neyse ki içinde hazır mesaj olan kartlar vardır. ‘Gülü bir gün, onu her gün’dür.

25. Kapitalizmin oyunları bunlar

Sevgililer Günü’nü kutlamamanın da klişesi var. Sağla solla hayatta işim olmaz diyen o gün Marksist kesilir. Yok dişliler, yok çarklar… Bunlar kapitalizmin oyunlarıdır. ABD’nin ülkemizde gözü vardır. Bizi içerden yıkacaktır. Ya da daha güzeli ‘kültürümüzde yoktur.’ Gül, peygamberin simgesidir ve sadece onun doğum gününde dağıtılır. Ve bu sene ikisi de aynı güne denk gelir.

Kaynak: http://www.radikal.com.tr

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir