Rehberiniz-Senden hızlı koşmam yeter

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Senden hızlı koşmam yeter” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Senden hızlı koşmam yeter

SENDEN HIZLI KOŞMAM YETER

KAYNAK: KÜLTÜR DERSHANELERİ

REHBERLİK SERVİSİ

Afrika’da bir gün Japon ve bir Amerikalı safariye çıkmışlar. Günün ortalarına doğru yorulmuşlar ve bir ağacın altında uyumaya başlamışlar. Uykularının en tatlı yerinde bir aslan kükremesi duyulmuş. İkisi de hemen uyanmış. Amerikalı kalktığı gibi kaçmaya, Japon’sa spor ayakkabılarını giymeye başlamış. Ağacın altından 100 m kadar uzaklaşmış olan Amerikalı bağırmış:

– Hey!.. Ne yapıyorsun, boşa vakit kaybetme, o ayakkabılarla aslandan hızlı koşamazsın! Buraya gel!

Japon cevap vermiş:

– Biliyorum. Senden hızlı koşsam bana yeter zaten!

Değerli öğrenciler bugünkü yazımıza bir fıkrayla başladık, ancak bunu sadece gülmeniz için yazmadık. Şu Afrikalı aslan, yaklaşan üniversite sınavı gibi, sizi ve herhangi bir arkadaşınızı da Japon’la Amerikalı gibi düşünmenizi istiyoruz. Farz edelim siz Amerikalı olun. Aslanın elinden bir şekilde kurtulmanız gerekiyor ve en emin yolun kaçmak olduğunu düşünüyorsunuz.

Japon da aynı şeyi düşünüyor ama kaçarken kendisine en çok gerekecek tedbiri almayı unutmuyor. Spor ayakkabılarını giyiyor. Biliyor ki aslan geride kalanı yakalarsa önden giden kurtulacak ve kendisi kurtulmak için önden giden olmak zorunda. Yarışa geç başlaması önemli gelmiyor ona, gereken tüm tedbirleri aldığında önden giden olacağına inanıyor Japon.

Sanırım artık bu fıkradaki Amerikalının yerinde olmayı istemiyorsunuz. Üniversite sınavını ertelemek gibi bir şansımız yok. Bu sınav tıpkı fıkradaki aslan gibi bizi yakalayacak onun elinden kurtulmak için gereken tedbirleri alanlar başarılı olacak, sınavı kazanmayanlar üzülecek Tercih sizin…

Bir sonraki yazımızda hangi tedbirleri almamız gerektiğini anlatmaya çalışacağız.

Değerli öğrenciler, üniversite sınavına hazırlanırken sadece bol soru çözmek ve ders çalışmak yeterli değildir. Bazı öğrenciler çok soru çözmelerine rağmen çok hata yapmada devam ederler. Bunun temelinde farkında olmadan öğrencilerin kendilerini aldatmaları yatar.

İnsan bilmediği şeyi onunla ilgili soru çözerek öğrenemez. Öncelikle bilmediği konuyu etraflıca okuması anlaması gerekir. Bu aşamadan sonra uygulamaya geçmelidir. Uygulama sırasında takıldığı yerleri mutlaka derslerde veya etütlerde öğretmenlerine sormalıdır. Bu imkanı sahip olmayanların da, en azından konuyu çalıştıkları kitabı bir kez daha okumaları gerekir.

Bir bilgi yanlış pekişirse onu düzeltmek çok zordur. Konuyu iyi bir şekilde öğrenmeden onunla ilgili bol soru çözmek bile bol hatamız çıkıyorsa çok yanlış bir davranıştır. Yanlış yaptığınız her soruyu, bilmediğimiz bir şeyi öğrenmek için fırsat kabul etmeli ve onu anlamadan asla geçmemelisiniz.

Üniversite sınavına hazırlanırken önünüze çıkan en büyük engellerden biri de arkadaşlarınız olabilir. Siz ne kadar ciddi ve programlı çalışmaya özen gösterirseniz gösterin, bu plan-programın içine sızmaya çalışan arkadaşlarınız olabilir. Matematik çalışmanız gereken bir anda, sizi sinemaya davet eden; halı saha maçının hız problemlerini uygulamanıza yardımcı olacağını söyleyerek Fizik çalışmak yerine maça çağıran arkadaşlarınız varsa eğer biraz düşünün.

Üniversite sınavı acımasız bir yarıştır. Sizi bu yarışta yapmanız gerekenlerden alıkoyarlarsa farkında olmadan size zarar verir. Bu kişiler en yakın arkadaşlarınız bile olsa değişmez. Hem onları kırmamak hem de önden giden olmak istiyorsanız, siz arkadaşlarınızı kendi programınıza uydurun.

Günlük programınızın %100’ü ders çalışmak olmayacağına göre, dinlenme saatleriniz ortak bir şeyler yapabileceğiniz zamanlara denk getirin. Böylece iki taraflı kazanımınız olur.

Bir de şunu unutmayın. Verimli bir çalışma için mutlaka bir çalışma odası şart değildir. Bu imkana sahip olan öğrenci sayısı iki elin parmağı kadar azdır. Şart olan bir çalışma köşesidir. Herkes evinde kendine ait bir köşe oluşturabilir. Ders çalışırken gerekecek her şeyi bu köşede toplayabilir. Böylece dikkati fazla dağıtmadan, verimli bir şekilde çalışmak imkânına kavuşabilir.

Programlı çalışmazsan…













Bir hafta 168 saattir. Bunun 56 saati uykuyla geçer. Okul ve dershane 40 saatinizi alır. Yemeğe 14 saat, televizyon izlemeye 10 saat gider. Konuşmaya yaklaşık 10 saat, gereksiz işlere de 8 saat ayırsanız, 10 saat boyunca ne yapacağım diye düşünseniz bile size ders çalışmak için 20 saat kalır.

20 saat de gerektiği gibi çalışıldığında başarılı olmak için yeterlidir.

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>