Rehberiniz-Sadece turkey90’de: beynin ilkeleri

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Sadece turkey90’de: beynin ilkeleri” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Sadece turkey90’de: beynin ilkeleri

Sinerjistik İlke

‘Sinerjistik’ terimini, ‘çeşitli unsurların, biraraya geldiklerinde, toplam güçlerinden daha büyük bir güç oluşturdukları sistem’ olarak tanımlayabiliriz.

İnsan beyniyle ilgili eski model ve kavramlar, beynin becerilerinin ve dayandığı matematiğin kısıtlı olduğunu varsaymaktaydılar. Yakın zamanda yapılan araştırmalarsa, beynin matematiksel açıdan sinerjistik bir organ olduğunu gösteriyor. Sinerjik sistemde 1’le 1’in toplamı 2’den fazla eder. Bu ‘2’den fazla olan değer sonsuza dek uzatılabilir! Bu nedenle, Petr Anokhin’in her bir beyin hücresinin kapasitesi ve bağlantıları konusundaki psikolojik araştırmalarında yansıttığı, beynin sınırsız bir kapasiteye sahip olduğu fikrini hiç çekinmeden savunabiliriz.

Beynin bu olağanüstü potansiyele sahip olduğunu gösteren en basit kanıtlardan biri, hayallerimizdir. Hayal kurarken kendimizi (bir kişi) ve bir diğer kişiyi alıp, kafanızda, günümüzün görkemli filmleriyle rekabet edecek romantik romanlar, cinayet romanları ya da korku romanları yaratabilirsiniz.

Sinerjistik ilke, her birimizin iki temel yarıkürede (zihinsel ve fiziksel) öz-yaratıcı olduğu anlamına gelir. Sinerjistik ilke Radyan Düşünce ve Zihin Haritaları’yla birleştirildiğinde, beyniniz, sonsuza dek ilişkilendirmeye devam edebilir. Kısacası hepimizin sonsuz bir düşünme yeteneğimiz var ve bu yetenek kendi bilgi evrenlerini, düşünce ağlarını, bellek bankalarını ve yenilikçi fikirlerini yaratabiliyor.

Beynin düşünme sırasındaki fonksiyonuyla ilgili araştırmalar , beynin oburca düşünmesi ve öğrenmesi durumunda her bir beyin hücresinin, diğer beyin hücreleriyle ilişki kurmak için daha çok ‘bağlantı noktası’ ürettiğini ve dolayısıyla, gelişmiş ve karmaşıklaşmış bir biyo-bilgisayar yarattığını kanıtlamaktadır. Ne düşündüğümüz, nasıl düşündüğümüz ve düşünme hakkında düşünme şeklimiz, beyinlerimizin biyolojik yapılarını değiştirmektedir. Bu, insan ırkının beyin fırtınası yöntemine karşı tutumunu ve yaklaşımını olumlu yönde değiştirecek bir iyi haber.

Bu fikre ‘kafayı çok takmadan’ önce, bilgisayarlarda kullanılan GIGO (Garbaje In, Garbage Out-Çöp Girer, Çöp Çıkar) kısaltmasını inceleyelim. Bir zamanlar bu ilkenin, bilgisayarda olduğu gibi beyin içinde geçerli olduğu sanılırdı. Oysa, bu yanlış bir varsayım. Beyin için uygun kısaltma GIGG olmalı (Garbaje In, Garbaje Grows! Çöp Girer, Çöp Büyür) Beynimizin sinerjistik olarak çalışması sayesinde, içeri giren çöp mükemmel bir yumurtlama yeri bulup çoğalır. Yani beyin öz-yaratıcı olduğu kadar, öz-yıkıcı da olabilir.

Yazar: Tony Buzan ve Raymond Keene/Çev: Sinem Gül

Kaynak: http://Dehanın El Kitabı-Sabah Kitapları

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir