Rehberiniz-Ruhunuza bahar detoksu yapın

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Ruhunuza bahar detoksu yapın” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Ruhunuza bahar detoksu yapın

Bedenen ve ruhen, ilkbahara girmek üzereyiz. Kış boyunca alınan kilolar, yaşanan iş stresi ve benzeri sorunlardan oluşan depresyon hali, baharın gelişiyle son buluyor. Reem Nöropsikiyatri Merkezi’nden Nöroloji Uzmanı Doktor Mehmet Yavuz ruhunuzu arındırmanın yöntemlerini anlatıyor

Hangimizin başına en az bir kez gelmemiştir ki? Günlük hayatın yol açtığı stres, kış ayları boyunca alınan kilolar, benzeri bir sürü sıkıntı… Sonra da ‘hoşgeldin depresyon’… Aslında bahar ayları hem o stresten hem kilolardan hem depresyondan kurtulmak için mükemmel bir fırsat. Özetle; bir taşla üç kuş vurabiliriz baharda.

Bunu gerçekleştirmek için uyulması gereken kuralları Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz açıklıyor. Dr. Yavuz “Yaşantımızda dikkat edeceğimiz ufak detaylar ve beslenme alışkanlığımızdaki değişiklikler, hem depresyon sebebi olabilecek kilolardan kurtulmanın hem de stressiz bir hayat yaşamanın anahtarı” diyor. İşte detaylar:

Derin nefes alın

Sırtınız dik oturun veya ayakta durun. Yavaş ve derin nefes alın. Hava vücudunuza doldukça karnınız şişecektir. Nefes alışınızı hissetmek için elinizi karnınıza koyun. İçinizi olabildiğince havayla doldurduktan sonra birkaç saniye nefesinizi tutun. Şimdi bir mum üflüyormuş gibi nefesi dudaklarınızın arasından verin. Nefes vücudunuzdan çıkarken hissettiğiniz duygu üzerinde yoğunlaşın. Bu işlemi dört-beş kez tekrarlayın, sonra da birkaç dakika sakince oturun.

Hobilerinizi günlük hayata dahil edin

Sevdiğiniz işlerle uğraşmak stresi azaltmanıza yardımcı olur. Nelerden hoşlandığınıza karar verin ve bunları düzenli yapmaya çalışın.

Yaşamınızı aktifleştirin

Bahçe veya ev işleriyle uğraşın. Kısa bir yürüyüş bile stresle baş etmenize katkıda bulunur. Daha aktif olmak için neler yapabileceğinizin listesini hazırlayın. Her hafta veya iki haftada bir listenize yeni maddeler ekleyin. Mesela, bir kır ya da dağ evi gezisi veya yurt dışı seyahati, hayatınıza farklı bir anlam getirebilir.

Pozitif düşünün

Olaylara çok yönlü bakabilmek, nedenlere takılmadan çözüme odaklı düşünmek, yılgınlık duygusunu asla yaşamamak, yaşanan her olaydan bir ders çıkarmaya çalışmak size iyi gelecektir.

Uzak planlar yapmayın

Gelecek belirsizliklerle doludur. Uzun vadeli planlama, hayal kırıklığı ile sonuçlanabilir. Tabii ki hepten plansız programsız yaşamayın. Sadece uzun vadeli planlarınıza çok yoğunlaşmayın ve gerçekleşmeme ihtimalini göz önünde bulundurun.

Önceliklere dikkat!

Yapacağınız işleri önem sırasına göre derecelendirin ve en önemlisinden başlayın. Zira önünüzde çok önemli bir iş varken, ikinci derecede önem taşıyan görevleri yapmak hem daha fazla stres oluşturur hem hata ihtimalinizi arttırır.

Randevularını organize edin

Randevularınız arasında zaman bırakın, iki randevu arasında mutlaka olabilecek ekstra bir iş için gereken zaman dilimini ayırın. Böylece zamandan kazanırsınız. Ayrıca, bu uygulama bir randevunuzun umduğunuzdan uzun sürmesi halinde bunu stres yapmanızı önleyecektir. Stresli işlerin organizasyonunu bir araya sıkıştırmayın. Örneğin, işte yoğunsanız o gün arkadaşlarınızı eve davet etmeyin.

“Hayır” demeyi öğrenin

Yapabileceğinizden daha fazlasına söz vermeyin.

Yardım isteyin

İhtiyaç duyduğunuzda ailenizden ve arkadaşlarınızdan yardım isteyebilirsiniz. İyi bildiğiniz bir konu bile olsa şeflerinizle ya da arkadaşlarınızla istişare edin. Bu durum, gözden kaçırdığınız bir detayı görmenizi, hatırlamanızı sağlayabilir, daha emin ve güvenli hareket etmenizi sağlar. Unutmayın ki, patronlar, işini çok iyi bildiğini düşünüp kimseye danışmayanları değil, işe çok hâkim olmasa bile sürekli görüş alan elemanları tutarlar.

Düşünceli işveren olun

Eğer bir işverenseniz ve yönetiminizde birçok insan varsa, onlara rahat çalışma imkânı sağlayın. Çalışanlarınızı yoğun elektronik cihazların bulunduğu odalara hapsetmeyin. Çalışma ortamında birçok elektronik cihazın olması iş ve işçi sağlığı açısından olumsuzluğa yol açar. Verimlilik düşer, çalışanlarda baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik, kırgınlık, odaklanamama gibi şikâyetler başlar. Böylece stres eşiği çok düşer, elemanların zorluklara karşı dayanıklılığı ve mücadele gücü azalır.

Motive edin

Çalışma ortamlarında hoş kokulu bir ya da bir kaç çiçek bulundurursanız oradaki herkes memnun kalacaktır. Çünkü güzel kokuların, insanda yarattığı motivasyon gücü, tahmin edilenden fazladır. Yapılan araştırmalar, duyumsamaktan zevk aldığımız kokuların stres düzeyini çok düşürdüğünü saptadı. Limon, zambak, lavanta, mango kokuları hem bağışıklık sistemini güçlendirir hem stresin fizyolojik ve psikolojik etkilerini ‘tolere edilebilir’ düzeye getirir.

Beslenme alışkanlığı değişmeli











Egzersiz olmazsa olmaz













Yazar: Esra Özübek

Kaynak: http://www.posta.com.tr

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>