Rehberiniz-Reklamcılığa farklı bir bakış: beyninizin yüzde 99’unu kim kandırıyor

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Reklamcılığa farklı bir bakış: beyninizin yüzde 99’unu kim kandırıyor” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Reklamcılığa farklı bir bakış: beyninizin yüzde 99’unu kim kandırıyor

Amerika’da 1950’li yıllarda ilginç bir deneyle başladı her şey. James Vicary adında bir adam, sinemada gösterilen bir filmin bir saniye içinde seyircilere gösterilen 25 karesinden yalnızca birine; Popcorn ye! ve Cola iç! Şeklinde sloganlar ekledi. Seyirciler; doğal olarak bu sloganları fark etmediler, çünkü sadece birkaç salise boyunca gösterilen bir resmi ayırt edecek fizyolojik yapıya sahip değiliz. Şaşırtıcı olan şu ki, film arasındaki Cola satışları, normale göre %18; Popcorn satışları ise normale nazaran %58 artış gösterdi. Bu bir tesadüf müydü, yoksa normalden çok daha yüksek etkiye sahip olan ve farkında olmadan gördüğümüz şeylerle bizi derinden etkileyen Bilinçaltı Reklamcılığı su yüzüne mi çıkmıştı?

Bu deney Amerika ve İngiltere’de büyük bir ilgiyle karşılandı, etik olup olmadığı tartışmaları ortaya çıktı. Bu tür bilinçaltına mesajlar gönderen reklamların yayından kaldırıldığı zamanlar oldu. Bazı psikologlar bilinçaltımızın bu tür mesajları algıladığını bilimsel olarak açıklasalar da, günümüzde bile, Subliminal Reklamcılıkla ilgili çok az sayıda bilimsel bulgu var. Bu yüzden pazarlamacılar bu konuya şimdilik çok sıcak bakmasalar da pratikte öyle görünmüyor; işte gerçek dünyada görüp de farkında olmadığınız; hatta şimdi bile “tesadüf” olduğunu düşünebileceğiniz bazı acı gerçekler derlemesi;

İnsan beyninde bilinçaltının tepki verdiği iki önemli olay var doğum ve ölüm..Beyin bu iki olaya daha fazla duyarlı.. bunlardan “sex” doğumu “kill” ise ölümü karşılıyor..

Meşhur “Hannibal Lecter” üçlemesinden biri olan Kuzuların Sessizliği filminin afişine bakacak olursak, Jodie Foster’ın ağzındaki kelebeğin içinde bir kuru kafanın olduğu, hatta bu kurukafanın kadın figürlerinden oluştuğu görülüyor. Bilinçaltını hedefleyen bu figürler, afişin insan beyninde kalıcı bir etki bırakmasını sağlıyor.

Bu konudaki diğer bir meşhur reklam ise; 5 Temmuz 1971 tarihli Time’ın arka kapağında çıkmış Gilbey’s London Dry Gin reklamı. Reklamda bardaktaki buzlar üzerinde “SEX” yazıyor..Bu reklam sayesinde Gilbey’s’in 1.5 milyon dolarlık satış yaptığı tespit edilmiş. Bunun üzerine reklamla ilgili bir araştırma yapılmış. Bu reklam deneklere gösterildiğinde yüzde 60’ı reklamın kendilerinde uyandırdığı etkiyi doyuma ulaşma’, sex düşkünlüğü’, heyecanlanma’,romantizm’, duyguları okşayıcı’ gibi ifadelerle tanımlamış. Reklamın gizli mesaj içermeyen versiyonu ise denekler tarafından bu şekilde tanımlanmamış.

Bir başka örnek ise ülkemizden; Turkcell’in ilk numara taşıma reklamında küçük cellocan’lar teker teker numaraları taşırken “kazara” 5, 0 ve 6 rakamları bir anlığına yan yana geliyor ve o anda reklamda bırak sen onu, beni seç mesajı veriliyor. Böylece hiçbir yasal kuralı çiğnemeden, Avea operatörüne zekice bir gönderme yapılmış oluyor.

Kişisel fikrim bu yöntemin işe yaradığından yana; çünkü sigara, alkollü içecekler ve Coca Cola, Turkcell gibi birçok şirket bu yöntemi kullanıyor. Peki, bu markaların bizim haberimiz olmadan, gizli mesajlarla bizi yönlendirmesi ne kadar etik? Özellikle de en gizli dürtülerimizi, korkularımızı kullanarak amaçlarına ulaşmaları ne kadar engellenebilir? Bütün bu sorular düşünüldüğünde, Subliminal Reklamcılığın üzerinde daha fazla düşünülmesi gekekiyor, ya da tüketiciler olarak beynimizin geri kalan binde 999’unu yönetmeyi öğrenmemiz. Son bir örnek vee Saygılar..

Kaynak: http://http://www.businessonair.net

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir