Rehberiniz-Profesyonel dedikoducular iş başında

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Profesyonel dedikoducular iş başında” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Profesyonel dedikoducular iş başında

İş yerinde dedikodu biter mi? Bitmez. Ama siz yine de onlara çok dikkat edin. Profesyonel dedikoduculara…

İş yerinde dedikodu biter mi? Bitmez.

Ama siz yine de onlara çok dikkat edin.

Profesyonel dedikoduculara…

Her yere sızarlar ve ışık hızıyla hareket ederler.

Sanki duvarların içinde müthiş bir böcek ağı kurmuşlardır.

Her şeyden anında haberdar olurlar.

Siz olayı duyduğunuzda onlar yepyeni bir dedikoduyu kulaklara fısıldamaya başlamışlardır bile.

İçlerinde çok sempatik olanlar – ya da öyle görünenler – da vardır.

Ama öte yandan arkadaşlığın, dayanışmanın, işteki verimin, huzurun en büyük düşmanlarıdır.

İnsanları birbirlerine düşürmek sonra da karşıdan bir yerden onları seyretmek en büyük hazlarıdır.

Evet herkes dedikodu yapar.

Ama profesyoneller başka türlü yapar.

Hırslı, tutkulu ve acımasızdırlar.

Yaptıkları çok kişiye zarar verebilir umurlarında olmaz.

İş yeri dedikodularında konular çeşitli olabilir.

En büyük avlarından biri şüphesiz bir flörtü yakalamaktır.

Bu tadından yenmez işte.

Acımasızlıkla karışık bir keyif ile olay ballandıra ballandıra anlatılır. He zaman başladı, nasıl gelişti, son durum ne, acaba olaydan karıların, kocaların veya sevgililerin haberleri var mı?

Peki nerelerde buluşuyorlarmış? İstiklal’in ara sokaklarında elele mi görülmüşler?

Yakalanmış olanların yerine koysanıza kendinizi…

Müstehzi bakışlar, arkadan laf atanlar, laf sokuşturanlar, ya da yardımcı olmak isteyenler…

Bir kız arkadaşımın, üstelikte tamamen yanlış istihbarat bir kıskançlık hikayesi yüzünden nasıl hayatının kaydığını, dedikoduyu yayan kişinin nasıl bir zevkle oturduğu yerden olup bitenlerini hem de günlerce izlediğini hiç unutmuyorum. Hayatta şahit olduğum en irkiltici olaylardan biriydi.

Flörtten sonraki en zevkli iş yeri dedikodu konusu maaşlardır. Özellikle de yeni gelenlerin maaşlarını öğrenmek son derece önemlidir. Bu arada şunu da belirteyim ki, nasıl olduğunu hiç bir zaman anlamamışımdır ama her muhaseben mutlaka bir köstebek çıkar. Kimsenin maaşı gizli kalmaz.

Derhal diğer çalışanların maaşlarıyla kıyaslamalar yapılır. Genelde yeni gelenlerin maaşları daha yüksek olduğu için kıskançlık krizleri yaşanır. “Ben de aynı işi yapıyorum, o benden niye daha çok alıyor” en çok kullanılan beylik laflar arasındadır. İşi genel müdüre o olmasa bile hiç olmazsa yardımcısına – çıkmaya kadar vardıranlar bile vardır. Bu arada onların yüzünden ilgili ilgisiz herkes, yeni gelenin maaşını öğrenmiş olur.

Tabii zam aylarındaki maaşlar öğrenilmesi gereken başka bir konudur. Kime, ne kadar yapıldı? Ya ben! Birçok kişinin kulağına yanlış da olsa bir iki rakam fısıldadılar mı iş tamamdır.

“Demek iki onunki o kadar artmış. Niye benimki bu kadar artttı peki” lafları sürüp gider.

Bu durumun iş yeri performansını nasıl etkilediğini düşünsenize…

Bir diğer konu çalışan – yönetici ilişkileridir. Yönetici niye sinirlenmiş, ona yukarıdaki odada, kapalı kapılar ardında neler söylemiş… Çalışan nasıl cevap vermiş, ezilmiş mi, korkmuş mu?

Daha damardan yöntemler de vardır tabii ki… Mesela durup dururken Ahmet’e, “Mehmet senden hiç hoşlanmıyor” demek gibi. Hani gerilim olsun, küçük de olsa çok önemli değil misali.

Genelde işyeri kafeleri en iyi mekanlarıdır. İnternetin keşfi ve mail atmanın kolaylığı bu mekana henüz tam bir alternatif oluşturamamıştır.

Ama en vahimi bir profesyonel dedikoducunun şirket sırlarından haberdar olmasıdır. Hayati öneme sahip bilgiler, bir akşam yemeğinde, başka bir şirketteki arkadaşa kolaylıkla ulaşabilir.

Peki onlarla nasıl savaşılır?

Eğer şirket sırlarına ulaşıp, doğrudan işten çıkartılması gereken en tehlikeli hamleyi yapmamışsa…

Birinci adım, bence “ben ne yaptığının farkındayım, bu işi sürdürme, sana yakışmıyor” demektir. Kibarca bir uyarı. Ama arkası gelebilir. Etkili olma, dedikoducunun ne kadar profesyonel olduğu ile doğru orantılıdır.

İkincisi, daha sert bir uyarıda bulunmaktır: Ayağını denk al, yoksa… gibi

Üçüncü iyi bir tecrittir. Yer değiştirme, bölüm değiştirme, arkadaşlarının yerini değiştirme, yanına başka “profesyonel” olmayan birilerinin konulması gibi.

Daha uzak bir binaya, örneğin Mecidiköy’deki merkezden Gebze’deki şantiyeye göndermek de etkin bir yöntem olabilir.

Ama hiç biri kar etmiyorsa, kalan tek yöntem doğal olarak vedalaşmaktır.

Yazar: Aydın Demirer

Kaynak: http://www.isteinsan.com

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>