Rehberiniz-Pozitif yaklaşımın avantajı

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest


iyimeslek.com ailesi olarak “Pozitif yaklaşımın avantajı” adlı yazımızın kiÅŸisel geliÅŸiminize katkı saÄŸlamasını umuyoruz
Pozitif yaklaşımın avantajı

Mutluluk ve olumlu bakış açısının performansa etkileri üzerine yapılan araÅŸtırmalardan çıkan sonuç hiç de ÅŸaşırtıcı deÄŸil! Çünkü beklendiÄŸi gibi olumlu yaklaşıma sahip çalışanların performansı, olumsuzların en az yüzde 30 üzerinde seyrediyor. Bununla da bitmiyor…

HATA ARAMAK SÄ°ZÄ° BAÅžARISIZ KILABÄ°LÄ°R

Ä°ÅŸ dünyasında iki temel karakter vardır: Birincisi önlerine gelen her konuda bardağın boÅŸ tarafını görüp, bir iÅŸin neden olmayacağına konsantre olanlar… Yani zorlukları, engelleri, tehlikeleri, olumsuzlukları görenler… Ä°kincisi de, kafaları derhal boÅŸlukların nasıl dolduracağıyla engellerin nasıl aşılacağına çalışmaya baÅŸlayanlar…

Bana göre iş hayatında her iki tipe de gerek var. Önemli olan hangi tipi, ne tür işe yerleştireceğinizi bilmek. Yani kurumların denetim, frenleme, ince eleyip sık dokuma gibi misyonlarını yüklenen bölümlerinde ve görevlerinde birinci tipi kullanmakta yarar vardır. Bunlar sonuca değil, daha çok süreçlere odaklanarak kurumun bir tür iç sesi, gerçeklik kontrolü, geçmişle ve tecrübeyle bağlantısı, tarihin tekerrürünü önleyicisi olarak konumlanırlar.

İkinci tipi ise daha çok inovasyon, uzgörü, fütüristik bakış açısı, engel aşıcılık, büyük düşünürlük gerektiren noktalara yerleştirmek; yılmayan yaratıcılıklarından, tükenmeyen iyimserliklerinden, bitmeyen icat çıkartıcılıklarından yararlanmak gerekir. Bu iki tipi dengede ve doğru pozisyonlarda kullanan kurumlar, boş bir hayalin peşine takılıp uçuruma sürüklenmekten de, aşırı korumacı davranıp zamanın gerisine düşmekten de kurtulabilirler.

Mutluluk ve olumlu bakış açısının performansa etkileri üzerine çalışmalar yapan Amerikalı araÅŸtırmacı, danışman Shawn Achor’ın “Mutluluk Avantajı” adlı kitabı, bu iki tipin iÅŸ ve özel yaÅŸamdaki kaderlerini bir falcı gibi çizmenin yolunu gösteriyor. Harvard’ın baÅŸarılı öğrencileri üzerinde yaptığı araÅŸtırma sonucu bu okulda ’mutluluk’ üzerine bir dersi müfredata koyduran Achor, pozitif yaklaşımın insan hayatı ve iÅŸ dünyasındaki etkilerini üzerine kafa yoruyor. AraÅŸtırmaları ortaya koyuyor ki olumlu yaklaşıma sahip çalışanların performansı, olumsuzların en az yüzde 30 üzerinde seyrediyor. Bu tip insanların enerji seviyeleri, satış sonuçları yükselirken iÅŸten ayrınla oranlarıyla saÄŸlık harcamaları düşüyor. Olumlu davranışa ve bakış açısına sahip doktorların, doÄŸru teÅŸhis koyma oranları bile yüzde 50 yükseliyor. Dolayısıyla Achor, benim dekanla ilgili tezimi doÄŸrulayarak “olumlu yaklaşım, baÅŸarının en kesin ön habercisidir” diyecek kadar ileri götürüyor yaklaşımını.

Bu tezi doÄŸrulayan verilere baktığımızda gerçekten çarpıcı sonuçlar görüyoruz: Sosyal yatırımları güçlü olanların olmayanlardan daha fazla kazandığını saptamış. Burada neden – sonuç iliÅŸkisi oldukça düz bir mantığa dayanıyor: Ortamdan keyif alan çalışanlar daha baÄŸlı oluyor, iÅŸ tatmini hissediyorlar, verimlilikleri artıyor. Åžirket içi iletiÅŸimin ve bir araya gelecek sosyal ortamların fazla olduÄŸu ÅŸirketlerin performansları da yükseliyor. Zaten dünyanın en baÅŸarılı ÅŸirketlerinden Google’ın çalışan mutluluÄŸu ve sosyal iletiÅŸim için yaptığı yatırımlar aptalca kararların sonucu olamaz herhalde, deÄŸil mi? Ä°nsanların olumlu bakış açısının gücünü, iÅŸ hayatlarına katmaları adına yedi öneriye kulak vermek gerekiyor:

1. İnanmaya başlayın: Günlük kısa meditasyonlar, düzenli egzersiz, sabırsızlıkla bekleyeceğiniz aktiviteleri planlamak ya da alışveriş yerine keyifli aktiviteler için para harcamak gibi küçük adımlar olumlu duyguları artırıyor.

2. Gözden geçirin: İşimizi, ’mutluluğun tersi’ olarak görürüz. Oysaki araştırmalar, işlerini zorunluluktan çok hayat biçimi olarak görenlerin daha mutlu ve başarılı olduğunu gösteriyor. Yani işi, ’kariyer’ ya da ’evrenden bize bir çağrı’ olarak görmek, olumlu duyguları körüklüyor. Formalitelerden sıkılan bir sağlık çalışanıysanız örneğin, doldurmanız gereken formları bir zorunluluk değil, hastanın bir sonraki durağında kullanılacak bir sürecin yatarımı olarak görmek, durumu kolaylaştırabilir.

3. Olumluluk egzersizi: Araştırmalar bir aktivitenin, bittikten sonra bile insanların düşüncelerini etkilediğini gösteriyor. Uzun süre Tetris oynayanların oyun bittikten sonra bile etraflarında şekiller ve renkler görmeye devam ettiğini biliyoruz. Her gün, o gün için ve genel olarak müteşekkir olduğunuz üç şeyi yazmaya başladığınızda kısa zamanda zihninizin olumlu şeyleri taradığını göreceksiniz.

4. Başarı için başarısızlık: Stresin olumsuz bir şey olduğunu öğrenen insanların stres karşısında çok daha fazla yıprandığını fark eden Achor, hataları, başarısızlıkları stres yaratıcı faktörler değil, gelişmek ve öğrenmek için fırsatlar olarak görmeyi öneriyor.

5. Küçük hedefler: Hedef genel müdürlükse bu yoldaki küçük ve elde edilebilir taşlara konsantre olmanız öneriliyor. Zira bunlar hem başarma duygunuzu körükler hem de kendinize güveninizi artırır.

6. 20 saniye kuralı: “Ä°nsanlar bir ÅŸeyi deÄŸiÅŸtirmek istediklerinde irade gücüne ihtiyaçları olduÄŸu gibi yanlış bir inanışa kapılırlar” diyen Achor, olumlu davranışı 20 kez deneyimlemenin daha güçlü bir etkisi olduÄŸunu düşünüyor. Sabahları egzersiz yapmak istiyorsanız en az 20 gün boyunca, spor kıyafetlerinizle yatın ve koÅŸu ayakkabılarınız ayak ucunuzda dursun…

7. Sosyal destek alın: Çalışanlar mutluluÄŸu iki ÅŸekilde engeller: A. Bir hedefe ulaÅŸana kadar kendilerine rahatlama ve eÄŸlenme izni vermeyerek. B. Yalnız baÅŸlarına ve ölümüne çalışırlarsa baÅŸarılı olacaklarını zannederek. Oysa Achor’a göre etraftaki insanlarla iliÅŸkide olmak hem mutluluÄŸun hem de baÅŸarının temel ÅŸartları. Bu yüzden her gün ekibinizin katkılarıyla ilgili olumlu bir geribildirimde bulunmak, stresli ve yoÄŸun zamanlarda aileyle daha fazla vakit geçirmek iyi sonuç veriyormuÅŸ…

Yazar: Burçak Güven

Kaynak: http://www.isteinsan.com.tr

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir