Rehberiniz-Özgüvenli doğulmaz, özgüvenli olunur!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Özgüvenli doğulmaz, özgüvenli olunur!” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Özgüvenli doğulmaz, özgüvenli olunur!

Özgüven doğuştan sahip olduğumuz bir duygu değildir. Sonradan edinilen bir kavramdır. Çocukluğumuzda büyüklerimizin davranış biçimleri bu duygumuzu iyi veya kötü yönlendirir.

Başka bir tarif de Melody Beattıe’nin Bağımdaşlığa Son kitabındaki gibi;

“Nasıl görünüyorlar?

Ne kadar para kazanıyor?

Kimleri tanıyorlar?

Ne çeşit araba kullanıyorlar?

Ne tür işte çalışıyorlar?

Çocukları ne kadar başarılı?

Eşleri ne kadar önemli, güçlü ya da güzel?

Kaç diploması var?

Başkalarının gözünde ne kadar başarılı?

Tüm bu saydığım şeylerden doyum ve zevk almakta bir sakınca yok. Ama bunların hiç biri özgüven sağlamaz. Özgüven bu şeyler kaybedildiğinde geride kalandır.”

Özgüven doğuştan sahip olduğumuz bir duygu değildir. Sonradan edinilen bir kavramdır. Çocukluğumuzda büyüklerimizin davranış biçimleri bu duygumuzu iyi veya kötü yönlendirir.

Büyüklerimizden gördüğümüz sevgi, yakınlık ve ilgi çok önemlidir. Fikirlerimize ne kadar değer verildiği, önemsendiği, güven duyulduğu ile ilgilidir. Çocukken hangimize sorumluluk verilmişti. İyi bir şeyler yaptığımızda ne kadar ödüllendirildik. Yaptığımız hatalar ne kadar hoş görülmüştü. İşte bunlar özgüven duymamıza neden olur.

Çocuğa sorumluluk vererek büyütmek çok güzel ama fazlası da zarar veriyor. Benim çocukluğum ve gençliğim farklı geçti. Çok fazla sorumluluk verildi. Tülay her şeyin en iyisini yapar diye büyütüldüm. O yıllarda bu harika bir duyguydu. Kendime güvenimin oluşmasında çok yardımcı olmuştu. Ama yıllar ilerleyince çevremin benden beklediği akıllı uslu ve her şeyi en iyi şekilde yapan imajını zedelememek için hata yapmamam gerektiğini düşünerek yıllarımı geçirdiğimi fark ettim. Oysaki hata yapmasını da bilmem gerekliydi. Özgüven harika bir şey ama fazlası da zarar verir.

Özgüveni olmayan kişi kendinden şüphe duyar. Kendine güveni yetersizdir. Sevilmediğini düşünür, yalnızlık hisseder, eleştirilere karşı alıngandır Başarısızlıktan çok korkar ve çok sık hayal kırıklığı yaşar.

Görüldüğü gibi hayatımızda sevginin yeri çok önemli. Hiçbir maliyeti yok. Üstelik de bedava.

Özgüven eksikliğinin nedenlerini sıralamak gerekirse:

Çok yakın birinin ölümü

Anne babanın boşanması

Başarısızlığın üzerinde çok durma ve bu durumu büyütmek

Kendini acımasız bir şekilde eleştirmek

Gerçekçi olmayan hedefler belirleyip ve bunlara ulaşamayınca mutsuz olmak

Başarısızlık korkusu

Hata yapma hakkını kendinde görmemek

Özgüvene sahip olmak için yapılması gerekenler ise;

Risk almak ve cesur olmak gerekli

Kendini sevmek

Kendini tanımak

Hedef koymak

Pozitif düşünmek

İyi bir iletişim

Duyguları kontrol etmek

Fikirlerinizi savunun

Kendini iyi ifade edebilmek

Kendinizi ödüllendirebilmek

Güçlü tarafları ön plana çıkarmak

Çevresine hayır demeyi bilmek

Her an öğrenerek

Hobiler geliştirerek

Değişimi kabullenmek

Şimdi düşüneceksiniz ki bunların hepsi yuvarlak laflar ben bunları nasıl başaracağım. Çok haklısınız. Ama zaten bütün yazılarım hep bu duyguları ele alan yazılar. Sürekli her birini yazıyorum.

En önemlisi kendimize güven, yapabileceklerimizi bilmek ve üzerine gitmek.

BEN DE KARTAL OLMAK İSTİYORUM.

Bir çiftçi, yerde bulduğu bir kartal yumurtasını, tavuk yumurtası sanarak çiftliğine götürmüş. Kuluçkaya yatan tavuğun altına koymuş. Tavuk, kartal yumurtasını da kendi yumurtası sanarak kuluçka döneminde koruyucu kanatları altında tutmuş. Civcivler ve kartal yavrusu yumurtadan çıkmış. Kartal yavrusu, tavukların ve civcivlerin davranışlarını taklit ederek kanat çırpmış, eşinmiş, darı tanelerini ve solucanları yemiş. Kendisinin bir tavuk olmadığını düşünmek aklına bile gelmemiş. Bir gün küçük kartal gökyüzünde uçan kocaman bir kuş görmüş. Bu olağanüstü yaratığa hayranlıkla bakmış. En yakınındaki tavuğa bu kuşun ne olduğunu sormuş. Ona “kartal” derler yanıtını almış. “Ben de kartal olmak istiyorum” demiş küçük kartal. “Saçmalama” demiş tavuk ve devam etmiş:

Haddini bil. Sen asla kartal olamazsın. Sen bir tavuksun. Bunu kabul et. Küçük kartal boynunu eğerek, toprağı eşelemiş. “Galiba haklısın.” demiş. Küçük kartal yaşamı boyunca tavukların arasında yaşamış, gökyüzünde özgürce dolaşabileceğini bilmeden. Kendi gücünü görmeden, beş on santimetre yükseğe kadar kanat çırpıp daha fazlasını yapabileceğini, gökyüzüne ulaşabileceğini hiç düşünmemiş.

Yazar: Tülay Bilin

Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>