Rehberiniz-Öss hazırlanan velinin motivasyon derdi!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Öss hazırlanan velinin motivasyon derdi!” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Öss hazırlanan velinin motivasyon derdi!

UĞUR KARİYER MERKEZİ

Motivasyon insanları belirli faaliyetleri yapmaya yönelten, enerji veren, insanların içinde oluşan fizyolojik, duyuşsal ve bilişsel boyutları olan bir güdülenme durumudur. Motivasyon olmadan değişim olmaz, hareket olmaz, en önemlisi motivasyon olmadan ; istenen sonuçlara ulaşılmaz. Amaçlar, motivasyon için temel oluşturur ve davranışı yönlendirir. Bunun için , çalışmayı sağlayabilecek bir amaç edinilmelidir, belirlenen hedef kişiyi çalışmaya yönlendirecektir. Öğrenmek için her öğrenci öğrenme-öğretme sürecine istekli katılmak, öğrenmenin gerektirdiği ilkelere uymak, öğrenmesinden sorumluluk taşımak ve çalışmak zorundadır.

Çalışmada dikkat edilmesi gereken en önemli faktör zamandır. İnsanlar bir kere vakti nasıl etkin bir şekilde kullanacaklarını öğrendiklerinde ; çoğunlukla kendilerini motive edebilmektedirler. Her gün yapılması gereken işlerin listelenmesi, hangisinin en önemli olduğuna karar verilmesi, sistemli bir şekilde belirli bir program dahilinde çalışılması kişinin motivasyonunu arttıracağı gibi kaygıyı da düşürecektir. ”zor iş , zamanında yapmamız gerekip de yapmadığımız kolay işlerin birikmesiyle oluşur.”

Motive olmuş davranışla motive olmamış davranış arasında şu yönlerden farklılıklar bulunmaktadır:

1) İlgi duyma ve dikkat etmede süreklilik.

2) Davranışın yapılması için çaba göstermeye ve gerekli zamanı harcamaya isteklilik.

3) Konu üzerinde odaklaşma, kendini verme ve güçlüklerle karşılaşıldığında istenilen davranışı yapmaktan vazgeçme, sonuca gitmekte ısrarlı olma ve kararlılık.

Motivasyonu arttıracak bir diğer etmen pozitif düşünmedir. Kendine güvenen ve pozitif düşünen bireylerin bir iş karşısındaki motivasyonu yüksektir. Kendine güven ve pozitif düşünme öz saygıyla ilintilidir. Öz saygı mutlulukla hayattaki başarıyla ilgilidir. Bazı düşünürlere göre öz saygı tamamen aile sevgisiyle birlikte iyi bir eğitimin ürünüdür.

Öz saygıya sahip olmak, çocuğun hem sevgi dolu hem de yetenekli olmasını sağlamaktadır. Çocuk,değerli olduğuna inanmalı, bir şeyler önermeli ve kendi kendisiyle , çevresiyle barışık olmalıdır. Çocuğun sevgiyi ve yeteneğini hissetme derecesi, gelecekteki yaşamında onu her alanda etkileyecektir. Aynı zamanda da, çocuğun yaratıcılık yeteneğini , diğerleriyle ilişkisini ve başarılı olmasını belirlemede önemli bir faktör olmaktadır. Anne-babalar, çocuğun öz saygısının ilk temelini oluştururlar. İnsanlar kendilerini iyi hissettikleri zaman onları motive etmek daha kolaydır.

Zorlamak mı? Yönlendirmek mi?

Öğretmen veya anne- baba zorlamak yerine sevketmeye çalıştığında motivasyon çok daha etkin olarak gerçekleşir. Zorlamak hiçbir zaman iyi bir yöntem değildir. Her zaman tatlı dille ikna etmek çok daha iyidir. Rica, emirden daha üstündür. Anne babalar ve öğretmenler çocuklar üzerinde zorlama yaklaşımının fazla işe yaramadığını bilirler. Onları bir yöne doğru zorlarsanız , diğer tarafa doğru yönelirler. Unutulmamalıdır ki zorlama doğru davranış değil her zaman geçerli olan yalnızca iknadır….

Başarı Üniversitesi :

Çocuğun kendini sevgi dolu ve yetenekli hissetmesi için aileler neler yapabilir?İşte burada öz saygıyı geliştirecek 20 yol bulunmaktadır.

Şartsız Sevgi Göstermek

Her ne yaparsa yapsın ona değer verdiğinizi ve kabul ettiğinizi bilmesini sağlayın. Mesajlarınız “Seni seviyorum- odanın kirli olmasına rağmen, kız kardeşin kadar atletik olmamana rağmen, notların çok iyi olmamasına rağmen,yaptıklarından hoşlanmamama rağmen- hala seni seviyorum “ olmalıdır. Çocuğunuzun yanlış bir davranışını düzeltmek için, doğru yaptığı bir şeyi göstererek işe başlayabilirsiniz. Örneğin, odası karışıksa ve sadece yatağını toplamışsa ona “Gerçekten yatağını topladığına çok sevindim. Şimdi senden istediğim şey masanı temizlemen” diye ifade edin.

Sinirli Olmanızdan Sorumlu Olduğunu Belirtmek

Dershaneye gitmediğini ve sürekli devamsızlık yaptığını öğrendiniz. Onun böyle bir hareketinde sinirinizi ona nasıl aktarırsınız? Prof. Dr. Thomas Gordon ‘un önerdiği en basit mesaj “ Ben “ mesajıdır. Sen kötü bir evlatsın ya da “ Sen aptalsın “ yerine , “ Sen böyle yaptığında , ben ……../……… hissediyorum”, “Sen derslerini aksattığında kendimi çok kötü hissediyorum, hayatınla ilgili böyle bir sorumluluğu üstlenmemen ve ciddiye almaman senin zararına olacak.” Diyebilirsiniz. Buradaki mesaj, duygularınızın onun gençlik dünyasına değil onun belirli davranışlarına yönelik olduğudur.

Açık İsteklerde Bulunmak

Çocuğunuzun ondan ne istediğinizi bilmesini sağlayın. İstekleri ona açıkça belirtmek, ondan ne istediğinizi anlamasını kolaylaştırmaktır.

Dinlemeyi Öğrenmek

Çocukların duyguları, gözlemleri ve algıladıkları dinlemeye değerdir ve böyle yapmak onların özsaygılarını artırmaktadır. Size bir şeyler söylemek istediğinde, ona zaman ayırmalısınız eğer o anda ona zaman ayıramayacaksanız uygun olmadığınızı ve ne zaman uygun olacağınızı söyleyin.

Çocuğun Duygularını Ciddiye Almak.

Çocuğunuzun negatif duygularını , korkularını onları reddetmektense ciddiye alın ve onları yenmesine kendi çözümlerini bulmasına izin verin.

Çocuğun Varlığını Kabul Etmek

Annelerin bazen söyledikleri “ keşke çocuk doğurmasaydım , şaçımı süpürge ettim kıymetim bilinmiyor” diye ifade etmelerinin yanlış olduğu , bu mesajı sık sık duyan çocukların istenmediği ve kendisine değer verilmediği duygusuna kapılacakları uzmanlar tarafından hatırlatılır.

Değerlendirecek Günlük Bir Şeyler Bulmak

Çocuklarınızın yaptıkları , her gün yapılan sıradan bir şey bile olsa , değerini attıran yaptıklarının onaylanmasıdır. Onlar kötü bir şey yaptıklarında ilgi çekmek , iyi bir şey yaptıklarında ise onaylanmak isterler. Çocukların sevgi ve yeteneklerini onlara hatırlatan bazı etkinlikleri şöyle sıralayabiliriz.

• Disiplin içermeyen tüm ailecek yenecek olan akşam yemeği. Herkes o gün birbiriyle başardığı , öğrendiği veya hissettikleri güzel şeyleri paylaşabilir.

• Yemek sırasında herkes birbiriyle ilgilenebilir ve diğerine onun nesini sevdiğini, takdir ettiğini, hoşlandığını söyleyebilir. “Senin yeni öğrendiğin şarkıyı çok seviyorum”, “ Bu sabah söylediklerin beni çok etkiledi”

Çocukla Yalnız Vakit Geçirmek

Ailelerin çoğunun zamanı sınırlıdır, oysaki beraber zaman geçirmek çok önemlidir. Bir Pazar sabahı dışarıda kahvaltı edilebilir veya yemekten sonra parkta küçük bir yürüyüş yapılabilir.

Çocuğunuzun Bazı Şeyleri Kendisinin Yapmasına İzin Vermek

Aileler çoğunlukla çocukların yapmakta zorlandığı işleri üzerlerine alarak onlara yardımcı olduklarını düşünürler. Bu yardım, “Sen bunu yapamazsın. Sen yeterince iyi değilsin” mesajını verebilir ki bu da çocuğun kendine olan saygısını azaltır. Onlara problemleri çözmek için fırsatlar verilmelidir, yardım istediklerinde, ilk olarak , o işin üstesinden gelebileceklerine onları inandırarak cesaretlendirmek gerekir.

Çocuğunuzun Özel Eşyalarına Saygıda Bulunmak

Anne- babalar, sıklıkla çocukların odalarının kontrolünü elde tutarlar. Örneğin; odasının düzenine karışmak gibi.

Çocuğun Düşüncelerine Saygı Göstermek

Çocuğunuzun herhangi bir konuda düşüncesini sormanız, onun duygularının, algılayışının, gözlemlerinin değerli olduğunu düşünmesini sağlayacaktır. İşe giderken ne giyeceğinizi ya da öğle yemeğinde ne yiyebileceğinizi ona sorabilirsiniz. Tabii her zaman onunla aynı görüşte olmayabilirsiniz. Ama ona neden, onun görüşünden farklı bir karara vardığınızın sebeplerini açıklarsanız, düşüncelerinin tamamen faydasız olmadığını anlayabilecektir.

Çocuğun Yeteneklerini Kabul Etmek

Her yeni beceri ve başarı, onun yetenekli olduğu düşüncesini kuvvetlendirmektedir. Ne kadar küçük olursa olsun her başarısı kabul edilmeli ve ona başarılı olacağı şeyler bulunmalıdır.

Çocuğun Tercihlerine Saygı Göstermek

Çocuğun kendisine olan saygısını arttırmanın bir yolu da, onun tercihlerini ve duygularını kabul etmektir.

Çocuklara Önemli Olanın Vücutları Olmadığını Öğretmek

Ergenlik döneminde , yüzlerindeki sivilcelerden veya çillerden rahatsız olmaktadırlar . Ebeveynler onlara vücutlarının sadece bir görüntü olduğunu asıl önemli olanın kişilik olduğunu ve önemini anlatmalıdırlar.

Çocuk İçine Kapanıksa Yardım Etmek

Çocuklarınızın bazı bozuk ya da sözel olarak rahatsız edici davranışları onların kendilerine saygıları hakkında ciddi mesajlar verebilir. Böyle zamanlarda aileler, sevgiyi ve gerçekleri sunarak yardımcı olabilirler. Onları ciddi şekilde dinlemeli, ne demek istediklerini anlamalı ve sonra ne söylemek istediğinizi anlatmalısınız. Örneğin; çocuğunuz, “ Ben çok aptalım, hiçbir şeyi doğru yapamıyorum” dediğinde, “ Aptal olduğunu düşündüğünü biliyorum, ama seninle aynı görüşte değilim. Belki , bazı şeyleri öğrenmek için daha çok zamana ihtiyacın var, ama biliyorum ki, sen de yeteneklisin.

Sevgiyi Fiziksel Olarak İfade Etmek

Çocuklar sözel olmayan davranışlara karşı çok duyarlıdırlar. Onlara “ seni seviyorum” demekten çok sevgi, davranışlarla onları okşayarak belli edilmelidir.

Çocukla Göz Seviyesiyle Konuşmak

Her zaman onunla konuşurken , yanına çömelerek ya da onu sizin seviyenize çıkararak göz kontağı kurularak konuşulmalıdır. Bu daha yakın bir iletişim sağlayacaktır.

Çelişkili Mesajlar Vermekten Sakınmak

Çelişkili mesajlar, ebeveynlerin sözleriyle başka , davranışlarıyla başka bir şeyi ifade ettiğinde ortaya çıkar. Örneğin; ona, çok sinirli olarak yüzüne bakmadan “seni seviyorum” demeniz onu çelişkiye düşürebilir. Öncelikle dürüst olunmalıdır. Kızarken , kızgın olmadığınızı söylememelisiniz. Ona model olunmalı, ona söylediğinizi siz de yapmalısınız.”Sigara içmek zararlıdır “ deyip kendiniz sigara içerseniz bu size olan güvenini kıracaktır.

Duygularınızı Çocukla Paylaşmak

Anne babalarının anıları , eğlendikleri ve korktukları anları, nasıl karşılaştıklarını, çocukları olmasının nasıl bir şey olduğunu hikaye şekline getirdiklerinde anne ve babalarını daha yakından tanıyacaklardır. Aile hikayelerinin çocuklarla paylaşma, kendi kökleriyle gurur duymalarını sağlayacaktır.

Her Çocuğun Tek Olduğu Üzerinde Odaklanmak

Çocuklarda kendine saygıyı geliştirme, üstesinden gelinemeyecek bir iş değildir. İki önemli parçası olduğu –sevgiyi ve yeteneği hissetme- akıldan çıkarılmamalıdır. Ve tabii ki, her iki duyguyu besleyecek şekilde davranılmalı ve konuşulmaya çalışılmalıdır. Ebeveynlerin mükemmel olmadıkları ve en iyisini yapamadıkları zamanlar vardır. Fakat en önemlisinin, bir çocuğun sevgiyi düzenli aralıklarla alması olduğu unutulmamalıdır.

KAYNAKÇA

Sekman, Mümin “ Kesintisiz Öğrenme “ , Alfa Yayınları, 1989.

Yavuzer, Haluk “ Ana Baba ve Çocuk “ , Remzi Kitabevi, 1986.

Baltaş, Acar “ Üstün Başarı “, Sistem Yayıncılık, 1995.

Binbaşıoğlu, Cavit “ Eğitim Psikolojisi “, Binbaşıoğlu Yayınevi, 1978

Elmacıoğlu, Tuncer “ Başarıda Aile Faktörü “ , Hayat Yayınları, 1998

Fidan, Nurettin “ Okulda Öğrenme ve Öğretme” , Alkım Yayınevi

Gordan, Thomas “ E.A.E. ( Etkili Anne ve Baba Eğitimi ) , Sistem Yayıncılık ,1998.

Güney, Z “ Bir Grup Rehberliği Programının Öğrencilerin Mesleki Tercihlerine Etkisi, Doktora Tezi , Hacettepe Üniversitesi, 1991.

Kurt Hanks, “ İnsanlşarı Motive Etme Sanatı” , Alfa Yayınevi.

Öncü Hüseyin “ Grup danışmanlığının Lise Öğrencileri Mesleki Tercihlerine Etkisi “, Basılmamış Doktora Tezi, Hacettepe Üniversitesi, 1991.

Özden, Mehmet Cemil “ Bireysel Kariyer Yönetimi “

Razon, Norma “ Meslek Seçiminde İlgiler ve Yetenekler” Yayınlanmamış Rapor, Istanbul, 1988.

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>