Rehberiniz-Okullarda meditasyon başarıyı artırır mı?

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest


iyimeslek.com ailesi olarak “Okullarda meditasyon başarıyı artırır mı?” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Okullarda meditasyon başarıyı artırır mı?

Okulda meditasyon başarıyı artırır mı?

ABC’den, NBC’ye Amerika’daki birçok televizyon kanalı Ashley Deans’den ve müdürü olduğu Maharishi Aydınlanma Çağı Okulu’nun başarılarından bahsediyor, transandantal meditasyonun sıradan çocukların içlerindeki dehayı ortaya çıkarıp çıkarmadığını tartışıyor. Geçtiğimiz hafta Türkiye’de bulunan Ashley Deans ile görüştüm. Acaba eğitimden, sağlığa birçok alanda başarının anahtarı, düşüncenin en basit halinde mi saklı?

Amerika Iowa’daki, Maharishi Aydınlanma Çağı okulunun namı “ödüllü okul” olarak yayılıyor. Iowa’nın Fairfield köyündeki bu okulun öğrencileri basketboldan, fene, şiirden matematiğe her alanda eyaletlerarası birçok ödüle sahip. Ulusal testlerde en başarılı yüzde 1’lik dilimin içindeler ve yüzde 99’u üniversiteye girmeye hak kazanıyor. Uluslararası yaratıcı problem çözme yarışması “Destination Imagination”da da dört dünya birincilikleri var. İşin ilginç yanı bu çocuklar bir sınava tabi tutularak seçilmemiş ve hiçbir gün ev ödevi yapmamış. Okul müdürü kuantum fizikçi Ashley Deans başarının sırrının sabah ve akşam olmak üzere günde 10’ar dakika yapılan transandantal meditasyon (TM) olduğunu söylüyor.

Okullarda TM uygulaması İngiltere’den Bolivya’ya, Peru’dan Hollanda’ya 30’dan fazla ülkede yavaş yavaş yayılıyor. Çin hükümeti Ashley Deans’i davet edip, “Daha çok çalışmanın ve batıdan daha başarılı olmanın yolunu gösterin lütfen.” demiş. Deans yanlış anlaşıldığını, başarının yolunun daha az çalışmaktan geçtiğini söyleyince, Çinliler oldukça şaşırmış.

Ashley Deans’in iddiaları etkileyici… Diyor ki: “600’den fazla bilimsel araştırmada TM’nin zihin potansiyeli, eğitim, sağlık, sosyal davranış, rehabilitasyon, suç önleme ve iş yaşamı alanında olumlu etkileri olduğu kanıtlanmıştır. Dünyadaki savaşların azalması bile her ulusta nüfusa bağlı olarak değişen belli bir sayıda insanın TM yapmasına bağlı.”

Ashley Deans geçtiğimiz hafta Türkiye’deydi. Kısa ziyaretinde kendisi ile görüşme fırsatı buldum ve bu hassas konu hakkında merak ettiklerimi sordum.

Deans’in bahsettiği bilimsel araştırmaları çocuk nöroloğu Sabiha Paktuna Keskin ve psikyatrist Tarık Yılmaz’a yorumlattım.

Karar size kalmış. Şiddetin ve savaşların azaldığı, eğitim ve refah seviyesinin düzeldiği, mutlu ve başarılı çocukların yetiştiği bir dünyanın sırrı acaba transandantal meditasyonda mı?

Sınav stresi ve ödevler yaratıcılığı öldürüyor

Nedir bu TM?

Düşüncenin kaynağına yani en ilkel haline dönüyor, burada sakin bir uyanıklık hali yaşıyoruz. Zihnimizin dalgalı bir okyanus olduğunu düşünelim. Bu yöntemle dalgalar yatışıyor, sessiz sakin bir zemin oluşuyor. Sakin bir okyanus, her türlü yeni dalganın kaynağıdır. Yoğun, yorucu, karmaşık düşüncelerden arındırılmış bir zihin, yaratıcı potansiyeline kavuşuyor.

Spor yaparak veya tatile giderek de zihnimizi boşaltmıyor muyuz?

Bu farklı. Beynimizin bir orkestra olduğunu düşünün. Şef gelmeden önce tüm enstrümanlardan farklı bir ses çıkar. TM bir orkestra şefi gibi beynin tüm fonksiyonlarının uyum içinde çalışmasını sağlıyor. Bunu deneyimlememiş bir insanla, 5 yıl yapmış bir insanın beyin dalgalarını karşılaştırdık. İlk kişininki tamamen uyumsuz iniş çıkışlar gösterirken, ikinci kişinin herhangi bir iş yaparken tüm dalgaları aynı boyda. Yani beynimizin bütününü uyum içinde çalıştırıyoruz. Bu da tabii eğitim sisteminde ve daha birçok alanda müthiş bir başarı getiriyor.

Peki modern eğitimde sorun ne?

Modern eğitim iç dehayı geliştirmemektedir. Dahiyseniz eğitim zaten kolaydır, değilseniz bir mücadeledir. Dikkat ederseniz anaokulu’ndaki bir çocuk devamlı “Bu ne?” diye sorar. İnsan beyni doğadaki sınırsız bilgiyi öğrenebilmek üzere programlanmıştır. 16 yaşında sordukları soru ise “Bu konu, sınavda çıkacak mı?”dır. Sorulara tatminkar cevaplar alamamak ve beynin bölüm bölüm çalıştırıldığı eğitim sistemi, onları yorgun, stresli ve artık merak etmeyen bireyler haline getirmiştir.

Beyni bölüm bölüm çalıştıran eğitim sistemi derken kastınız…

Matematik beynin bir kanalını açar ve çalıştırır, edebiyat, spor, sanat da başka başka kanallarını… Bütün bilgileri özümseyen ve bütün bilgilerin kaynağı olan insan bilincinin doğrudan geliştirilmesi ihmal edilmektedir. Doğumumdan itibaren beş duyu ile öğrendiğim halde, okulda beş duyumu kullanmayı geliştiren bir eğitim almadım. Aynı şekilde sentezleme ve analiz yeteneğimi nasıl geliştirebileceğimi de öğrenmedim. Bunlar geliştiği takdirde her çocuk hem matematikte, hem edebiyatta, hem de spor da başarılı olabilir.

Sınavla seçme sistemini de yanlış buluyorsunuz o zaman?

Hem de çok. Sınavlar asla bir başarı kriteri değildir. Bir öğrenciyi başarılı kılan yaratıcılık, zeka ve kavrama yeteneğidir, bunlar da öğretilebilir şeylerdir.

Anaokulunda başlayan eğitim hayatı master programlarına kadar uzanıyor. Master’da tek bir konuya odaklanıyoruz. Beynimizi kısmen mi çalıştırıyoruz?

Aynen öyle. Bana göre toplumda en çok bilgiye sahip olarak saygı gören pofesörler ve doçentler oldukça cahildir. Çok bilgili oldukları tek alan uzman oldukları konudur ve beyinlerinin sadece o bölümünü çalıştırmaktadırlar. Oysa deha, her konuda bilgi sahibi olmayı gerektirir.

Her konuda bilgi sahibi olmak imkansız geliyor bana.

Tam bilgiye ulaşmak bir kütüphanedeki 10 milyon kitabı okumak değildir. Niyet etseniz bile başaramazsınız. Ancak bir kitabı okudukça yazarın zihninden geçenlere ulaşırsınız. Bu yazarın düşüncesinin en fosil halidir. Ve öğrenciler maalesef tüm ömürlerini başka insanların fosilleşmiş düşüncelerini anlamaya çalışarak ve bu düşünceler üzerinden test edilerek geçiriyorlar. Tam bilginin kaynağı, kendi düşüncelerimizi ve keşfedilmeye açık olanları takip etmektir.

Tüm bunlar meditasyon sırasında mı oluyor?

Her yeni doğan potansiyel dahidir. Stres beynin çalışma şeklini kısıtlıyor, stres arttıkça yaratıcılık azalıyor. TM düzenli yapan kişiler daha başarılı, mutlu, sağlıklı ve tam bilgili oluyor.

İşin biraz da sağlık kısmından bahseder misiniz?

TM öğrenme güçlüğü, dikkat zayıflığı, hiperaktivite, kanser, diyabet, bağışıklık sistemi hastalıkları, alkol uyuşturucu bağımlılığı, kalp hastalıkları, tansiyon gibi strese bağlı hastalıkların tedavisinde önemli bir katkıya sahiptir. Hatta ilaçtan daha etkilidir. TM’yi hayat tarzı olarak benimseyen kişilerin bu hastalıklara yakalanma ihtimali azdır. Mesela tansiyon, yüksek kan basıncı demektir. TM yapan kişilerin kan basıncı düşer.

Doktorlar bu sözlere kızacak…

Hepsi bilimsel olarak kanıtlanmıştır. 1418 TM uygulayıcısı arasında yapılan araştırmada, 1 kişi başladığı zaman bir yıllık sağlık harcamalarında yüzde 13, altı yıllık sağlık harcamalarında yüzde 55’lik bir azalma olduğu ortaya çıkmış.

Desenize dünyayı kurtaracak bu yöntem…

Şaka değil, uygulansa gerçekten kurtarabilir. Beynimizdeki nöronların yüzde 1’inin kare kökü uyumlu çalışmaya başladığı zaman, diğerlerinin de o uyumu yakaladığı görülmüş. Toplumlar insan beyinlerinden oluşmaktadır. O halde dünya nüfusunun yüzde birinin kare kökü düzenli olarak TM uygulayarak stresten arınsa ve tam bilgiye ulaşsa, tüm toplum onları takip edecektir.

Yüzde 1’in kare kökü kaç kişi oluyor?

Dünya için barış ve huzur ortamını sağlayacak yeter sayısı 1000’dir. Türkiye için 900, İstanbul için 390.

Bilimsel araştırmaları inceleyen iki uzmandan iki görüş

Profesör Doktor Sabiha Paktuna Keskin, Çocuk Nöroloğu

Beyin çevresel uyaranlara göre yapısal değişim gösterir. TM’nin mantığında da nöroloji biliminden aktarılan gerçekler var. Ancak bu değişime sadece TM yol açar demek, doğru değildir. Ağır bir travma da, olumlu çevre de, din de benzer etkiler yapar. TM benim için bir ruhen rahatlama tekniğinden öteye gidemez. Bu rahatlama tekniğinin olumlu etkileri olabilir, ama abartıldığı kadar değil. Bahsedilen araştırmaların herhangi birine SSCI dergilerinin literatüründe ulaşabilirsem, fikrim değişir.

Profesör Doktor Tarık Yılmaz, Psikyatrist

Uluslararası tanınmış dergilerde araştırmalara rastlayamadım. Buralarda ciddi tartışmalar aşıldıktan sonra makaleler yer alabilir. Gördüğüm kadarıyla araştırmalarda metodoloji eksiklikleri var. Herhangi bir rahatlama yöntemini uygulayan kişi kendini iyi hissedebilir. Bu diğer rahatlama teknikleriyle de olabilir. Ancak “Suç oranlarını azaltıyoruz, dahiler yetiştiriyoruz” demek çok iddialı söylemlerdir. Bunları kanıtlayacak veriler göremedim. Ayrıca manik depresif ve şizofreni geçirmiş kişilerin meditasyon yapması sakıncalıdır. Çocuklar için de uygun olduğunu düşünmüyorum. Kendi çocuğum 18 yaşından sonra dilerse yapar.

Kaynak: http://VATAN

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir