Rehberiniz-Okul hayatı’nın başında öğrencilere ilk taktikler

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Okul hayatı’nın başında öğrencilere ilk taktikler” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Okul hayatı’nın başında öğrencilere ilk taktikler

OKUL HAYATI’NIN BAŞINDA ÖĞRENCİLERE İLK TAKTİKLER

Okulların açılıp, içerisinin öğrencilerle dolmasından ortalama iki hafta gibi bir süre geçti. Okulun ilk günlerinde öğrencilerde içten bir sevinç olur ancak okulun ilk günlerinden sonra bu sevincin yerini kaygı, stres ve öğrencilere ait birtakım düşünceler alır.

Tam anlamıyla bir bilgi toplumu olma özelliğini kazanamadığımız için ve uzun dönemli stratejiler belirleme alışkanlığımızın ve sabrımızın olmadığı için okul hayatında verilen önerileri pek önemsemeyiz. Çoğunluklada zaten bu bilgiler, okul hayatının başında uzmanlar tarafından siz öğrencilere verilmez veya verilemez. Genellikle toplum olarak son dakika harekete geçme özelliğine sahibizdir. Bu nereden mi anlaşılıyor? Tabi ki ÖSS sınavına iki hafta kala tüm gazetelerin, dergilerin verdiği ders “çalışma teknikleri”, “ÖSS sınav stratejileri” eklerinden (ÖSS sınavında izlenecek yol ve yöntemlerin bu dönemde verilmesi doğru olabilir).

Gazetelerin tiraj artırmak için bunları verdiğini düşünürsek, toplum olarak son dakikalarda harekete geçme özelliğine sahip olduğumuzu anlamamız hiçte zor olmasa gerek. Peki bu ders çalışma ve okul hayatındaki başarıyı artırmak için verilen son taktikler ne kadar işinize yarayabilir ? Bu uzun bir bayrak maratonu koşusu sırasında bitişe çok aza bir mesafe kala unuttuğunuz bayrağı almak için geri dönmeye benzer. Tek bir farkla bayrak yarışında bir yarışı kaybedersiniz, okul hayatında ise bir seneyi kaybedebilirisiniz.

Bu nedenlerden dolayı okul hayatına yeni başlandığı ve okulun ilk günlerinin verdiği rehavetin azaldığı bu günlerde siz öğrenciler “ilk taktikler” verme gereği duydum.

1. Neden okul hayatında başarılı olmanız gerektiğini düşünün. Eğer okul hayatında başarılı olma nedenlerinizi belirleyemezseniz, ders çalışmak, ders dinlemek, okumak, yazmak hatta okula gitmek bile size sıkıcı ve anlamsız gelebilir. Okul hayatından zevk alamadığınız taktirde başarılı olmanız söz konusu değildir. Bu akşam kendinize söz verin. Ve “neden” bu sene okul hayatında başarılı olmanız gerektiğini belirleyip bir kağıda yazarak somutlaştırın. Daha sonra bu kağıdı her zaman görebileceğiniz bir yere asın.

2. Ders nasıl çalışır ? Ders çalışma stratejisini biliyor musunuz ? Öğrenmeyi öğrenmek nedir ? Bu soruları kendinize sorup, cevaplar aradınız mı ? Öğrencilerin bir çoğu bu soruların cevabını merak etmiştir. Ancak bu sorulara cevaplara aramaya cesaret edememiştir. Bu belki de bildikten sonra sorumluluk almaktan korkmalarından kaynaklanıyordur. Ancak bu soruların cevabını bilmek okul hayatında çok önemli bir yere sahiptir. Örneğin, bir arabayı sürmeyi öğrenmeden, arabayı hareket ettirebilirsiniz.

Ancak büyük bir ihtimalle kaldırımda duran çöp tenekelerine çarparsınız. İşte okul hayatının başında nasıl öğreneceğinizi öğrenmelisiniz ki, sene sonunda babanıza çarpmayasınız : )) daha da önemlisi hayat okulunun giriş kapısına çarparak yaralı bir şekilde bu kapıdan içeri girmeyesiniz. Eğer yanınızdan hayat okulda birileri hızla geçiyorsa bunlar “öğrenmeyi öğrenmiş” kişilerdir. Çünkü öğrenme süreci sadece okul hayatında değil, hayat okulunda da önemli bir yere sahiptir.

3. Her önemli işin başı plandır. Büyük şirketler ve hayata imzasını atmış insanlar belirledikleri hedeflere ulaşmak için kısa vadeli ve uzun vadeli stratejiler belirleyip yine bunlara ulaşmak için kısa vadeli ve uzun vadeli planlar yaparlar ve de yapmıştırlar. Okul hayatında da başarılı olmak isteyen öğrencilerde sene başında günlük, haftalık, aylık ve yıllık ders çalışma planı ve ana hedefe ulaşma stratejisi belirlemelidir. Uygulayabildiğiniz plan ve ulaştığınız ara hedefler sizi okul hayatında o kadar motive edecektir ki bu güç karşısında sizde şaşırıp kalacaksınız.

4. Sınıfta dersi dinlerken, evde ders çalışırken yoldan geçen arabaların korna sesi, simitçinin bağırma sesi, dışarıdaki çocukların gol çığlıkları, sizin o anda yapmış olduğunuz faaliyeti olumsuz yönde etkiliyorsa yani konsantrasyonunuzu bozuyorsa önünüzde sadece üç seçenek vardır: (1). Kulağınıza pamuk tıkmak sıcak havada pencerenizi kapamak böylece dersi dinlememek ve odadaki havasızlıktan dolayı yoğun baş ağrısıyla savaşmak. (2). Dışarı çıkıp bu sesi çıkaranlar ile kavga etmek.

(3). Konsantrasyon gücünüzü ve yeteneğinizi artırmak. Bunlardan seçebileceğiniz en doğru yol üçüncü yoldur. “böyle bir şey olamaz” diyenleri duyar gibiyim. Bu oldukça yanlış bir kanıdır. Çünkü insan beyninin muhteşem gücünden birisi tek bir noktaya odaklanabilmesidir. Örneğin sinemada bir film seyrederken, filmdeki aksiyon sahnelerine yoğunlaşmışsanız, arkadakilerin mısır cipsi yerken çıkardıkları garip sesleri, öndekilerin koltuklarıyla yaptıkları amansız savaşı fark etmesiniz bile. Neden ? Çünkü dikkatinizi, konsantrasyonunuzu tek bir noktaya, filme odaklamıştınız. Bu nedenle konsantrasyon gücünüzü artırıcı egzersizleri öğrenip, bunları mutlak uygulayarak beyninizi tek bir noktaya odaklamayı öğrenin.

5. Lisede öğrenim gördüğüm sıralarda arkadaşımızın evine ders çalışmak için giderdim. Arkadaşımın odasında kocaman, güzel bir araba resmi asılı dururdu. Ve bizin ders çalışmak için girdiğimiz oda birden gelecek konusundaki hayallere, o arabayla ilgili hayallere kayardı. Akşam olduğunda da bizde ne ders çalışma yönünde bir ilerleme, ne öğrenme yönünde bir ilerleme nede o arabaya ulaşabilme yönünde ilerleme olmuştu. Bu nedenle çalışma ortamınızı, çalışma arkadaşlarınızı (en önemli çalışma arkadaşınız kendi iç arkadaşınızıdır. Onun söyledikleri sizin veriminizi düşürebilir.)

Mutlak size çalışma motivasyonu ve havası verecek, konsantrasyonunuzu dağıtmayacak ve hayallere dalmanızı engelleyecek şekilde düzenleyin. Ders çalışma ortamınız mutlaka sessiz olmalı ve hayal kurmanıza neden olabilecek resim ve yazılardan arındırılmalıdır. Dersinizi, dağınık olmayan bir masada ve çok rahat olmayan bir koltukta çalışın (rahat koltuk zamanla size “hadi çok çalıştın birazda uyu” diyebilir.)

6. “alim unutur, kalem unutmaz” diye bir söz vardır. Bu söz bize bilgiyi unutmak istemiyorsan mutlaka not al demektedir. Not almak her şeyi aynen yazmak demek değildir. Not almak belirli plan ve tekniklere göre yapılmalıdır. Sağlıklı not tutabilmenin ilk koşuluda hiç kuşkusuz “etkin dinleme” dir. Bu nedenle nasıl not tutulur ? Nasıl etkili ders dinlenir? Bu sorulara cevaplar bulmaya çalışın.

7. Yatarak ders çalışma alışkanlığını varsa ve hatta böyle daha iyi anlıyorum diyorsanız bundan hemen vazgeçin. Eğer yatarak kitap okuyor, ders çalışıyorsanız, beyniniz ve fizyolojiniz zamanla kitap okurken, ders çalışırken uyu komutuna göre hareket etmeye başlar. Bu da kitabı görünce ve ders denince uykunuzun gelmesine neden olur. Eğer kitap okurken ve ders çalışırken masada dahi uykunuz geliyorsa siz yatarak kitap okuma ve ders çalışma alışkanlığına sahip bir kişisiniz demektir.

8. Bazı öğrenciler sıklıkla şunu söylerler: “çok çalıştım, gece iki ye kadar çalıştım ama sınavda yine başarılı olamadım.” Bu öğrenciler tarafından oldukça sık söylenen bir cümledir. Sınava veya sözlüye veya konu anlatımına bir gün önceden ara vermeden gece yarılarına kadar çalışıyorsanız başarılı olamazsınız. Çünkü; (1) bu çalışma alışkanlığı “tekrar” prensiplerine aykırıdır. Bir gün 8 saat çalışacağınıza 8 gün birer saat çalışırsanız daha başarılı olursunuz. (2) gece yarısına kadar ders çalıştığınız için uyku düzeninizi aniden bozmuş olursunuz. Bu da sizde fizyolojik bir yorgunluğa neden olur.

Fizyolojik yorgunluk ise stres içerisine girmenize neden olur. Stres ise düşüncelerinizin bloke olmasına, öğrenmeye çalıştıklarınızı hafızanızın “geri çağırma” işlemi süresini yerine getirememenize neden olur. Bu da bilgiyi çağıramamadan kaynaklanan unutmanın meydana gelmesine neden olur. (3) önemli bir görevinizi son güne bıraktığınız için yoğun bir kaygı yaşarsınız. Yerinde ve orantılı kaygı başarıyı sağlarken, aşırı kaygı başarısızlığa neden olur. Burada da karşımıza öğrencilik hayatında oldukça çok yaşanan “kaygı” kavramı çıkıyor. Kaygıyla baş edebilme yöntemlerini ve kaygıyı başarı kaynağı haline getirebilme yöntemlerini öğrenin ve uygulayın.

9. Arkadaşla ve ailenizle İletişim ve ilişkilerinize dikkat edin. İletişimsizlikten kaynaklanan olumsuz durumların sizin okul hayatınızdaki başarınızı etkilemesini böylece engellemeye çalışın.

10. Okul hayatında ve hayat okulunda ilk izlenimi uyandırmanın ve başarılı olmanın kriteri sınavlardır. Okul hayatındaki sınavlardan başarılı olmak isteyenler şu kuralları dikkate alarak çalışmalarına yön vermelidir. (1) öğretmeninizin düşüncesini kişilik yapısını öğrenin. (2) dersinize giren öğretmenin veya o öğretmenin branşındaki diğer öğretenlerin önceki yıllarda sorduğu soruları araştırın, öğrenin ve bu sorulara göre sınav çalışma stratejisi belirleyin.

(3) sınava bir gün kala değil en aza bir hafta kala planlı bir şekilde çalışın. (4) sına süresini bilinçli kullanın. (5) sınav sonrasındaki eksikliklerinizi görün ve çözüm yolları arayın…

Okul hayatındaki tüm öğrencilere ve hayat okulundaki “sürekli öğrenenler” başarılar….

Not: www.kigem.com’da “okul hayatı” bölümünde öğrenen herkese yardımcı olacak not tutma, etkin dinleme, ödev yapma, test çözme vb.. Bir çok konuda bilgiler verilecektir. Eğer sizinde merak ettiğiniz sorularınız varsa veya başkalarının merak ettiğine inandığınız sorularınız varsa, aynı zamanda “okul hayatı” bölümüyle ilgili soru, eleştiri ve önerileriniz varsa bunları ayildizpdr@mynet.com e,postasına gönderirseniz bu sayfada isminizi veya rumuzunuzu yayınlayarak cevaplamaya çalışacağız.

Ahmet YILDIZ

ayildizpdr@mynet.com

PDR- kigem.com Eğitim Uzmanı

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>