Rehberiniz-Ofis ilişkileri: iş mi, arkadaşlık mı …?

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Ofis ilişkileri: iş mi, arkadaşlık mı …?” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Ofis ilişkileri: iş mi, arkadaşlık mı …?

Kaynak: insankaynaklari.com

Birçok kişi iş yerindeki arkadaşlıklara kuşkuyla bakar. Bazıları bu arkadaşlıkların işe odaklanmalarını zorlaştıracağına ve dolayısıyla performanslarını kötü yönde etkileyeceğine inanıp güven eksikliği nedeniyle yüzeysel ilişkileri tercih ederken, bazıları bu kuşkucu tavrı bir yana bırakıp takım arkadaşlarıyla derin ve sağlam arkadaşlıklar kurmaya, hatta bu arkadaşlığı iş dışına da taşımaya özen gösterir.

Peki sağlıklı olan hangisi? Ofiste arkadaşlığın sınırları neler olmalı? Özel hayatı işten tamamen ayırmak mı, yoksa beraber çalıştığınız kişileri arkadaş olarak kazanmaya çalışmak mı daha akıllıca?

“Friendshifts: The Power of Friendships and and How It Shapes Our Life” kitabının yazarı Dr. Jan Yager, ofisteki arkadaşlıkların kariyere olumlu yönde etkileri olduğunu ileri sürüyor. Ofisteki yakın bir arkadaşın kişiyi iş yerine ve işine daha bağlayıcı bir öğe olduğu fikrine dayanan bu sav, ofiste edinilen iyi bir arkadaşın performansı ve yaratıcılığı arttırabileceği iddiası üzerinde duruyor.

Yager’in bu iddiaları istatistiki sonuçlara bakıldığında daha da inanılır bir hal alıyor. İşten ayrılma sebeplerine baktığımızda, birçok kişinin “iş ortamından memnun olmama”yı sebep gösterdiğini görüyoruz. Bu sebep, iş koşullarının uygunsuzluğunun yanı sıra, beraber çalışılan insanlarla anlaşamamak ya da yabancılık çekmeyi de kapsamakta.

Ofis arkadaşlarıyla anlaşamadıkları için işten ayrılanların yanı sıra, sırf bu neden yüzünden iş değiştirmeyi düşünenlerin de sayısı bir hayli fazla. Bu yüzden, iyi arkadaşlık ilişkilerinin iş yerini ve işi sevme sebeplerinden biri olarak kabul edilebileceği fikri kulağa gayet mantıklı geliyor.

Anahtar kelimeler: güven; doğru mesafe; iş ve özel hayat ayrımı…

Ofisteki arkadaşlıklar, sadece kötüye gittiğinde değil, “fazla” iyiye gittiğinde de sorunlara yol açabiliyor.

Çalışanları işe daha da bağlayan ve iş-yaşam dengesi konusunda dengeleyici bir öğe olarak kabul gören ofis içi arkadaşlıkların bu artı yönlerinin bu arkadaşlıkların bozulması durumunda çıkacak sorunları ya da tatsızlıkları göz ardı etmemek gerek. Dahası, sadece ilişkilerin kötüye gitmesi değil, “fazla” iyiye gitmesi de performansı kötü yönde etkileyebilir.

Başka bir deyişle, çok fazla “sosyalleşme” kişinin işine odaklanmasını zora sokabilir, ofis içinde kamplaşmalara yol açabilir. Sınırların iyi çizilememesinin bir sonucu olarak, işle ilgili gizli kalması gereken bilgiler uygunsuz kişilerin kulağına gidebilir. Bu tarz talihsizliklerin yaşanmaması için üç şeye dikkat etmek gerekiyor:

Karşınızdaki insanın güvenilirliğinden emin olduktan sonra açılmak

İş ve özel hayat konularını birbirinden ayırabilmek

Doğru mesafeyi koymak ve bu mesafeyi koruyabilmek

Güven, her zaman insan ilişkilerinde anahtar kelime konumunda olmuştur. İş arkadaşlıklarında da aynı görevi üstlenir. Kötü zamanınızda dertleştiğiniz, sevinçlerinizi paylaştığınız kişiyi doğru seçmelisiniz ki, anlattıklarınız ileride sizi yaralamak için bir silah olarak kullanılmasın.

Peki hangi konular kimlerle paylaşılmalı? İş arkadaşınızla patronunuz hakkında bir sırrı paylaşmak ne derece doğru? İşte bu noktada dikkat etmeniz gereken ikinci kural devreye giriyor: “İş ve özel hayat konularını birbirinden ayırabilmek”. Başka bir deyişle iş arkadaşlarıyla olan paylaşımların sınırlarını iyi çizmek gerekli.

Nasıl iş ve özel hayatı birbirinden ayırmak yerinde bir hareket olacaksa, arkadaşlarınızı ve iş arkadaşlarınızı, onlarla olan paylaşımlarınızı bir noktada ayırmak ve ayrı kategorilerde değerlendirmek de aynı derecede yerinde bir hareket olacaktır. İşle ilgili çok gizli bilgileri ya da ofistekilerle ilgili fikirlerinizi iş arkadaşınızla paylaşmadan önce iyice düşünün. Çünkü iş arkadaşları, diğer sosyal ortamlarda edindiğiniz arkadaşlardan farklı olarak hakkınızda sahip olduğu bilgilerle kariyerinize ya da işteki güvenilirliğinize zarar verebilecek bilgilere sahip olabilir.

Dr. Yager, iş arkadaşlıklarının diğer arkadaşlıklardan bu yönler açısından farklı olduğu görüşünde. Bu durumu da işin kişiye finansal korunma sağlamasına bağlıyor. Örneğin; şirketlerde bir anket yapılıp “Arkadaşınız ve işinizden birini seçmenizi istesek, hangisini koruma altına alırsınız?” diye sorulsa, çoğunluğun işini tercih edeceğini, çünkü ekonomik yönden işe bağımlı olduklarını söylüyor.

Tüm bu iyimser ve kötümser olasılıklar iş yerinde arkadaş edinmeyi, herhangi bir yerde arkadaş edinmekten çok daha zorlu bir süreç ve zor bir karar haline getiriyor. Doğru seçilmiş arkadaşlar işinize daha kolay adapte olup daha verimli çalışmanıza sebep verebilecekken, yanlış kişilerle arkadaşlık etmek hem özel hem de iş hayatınızdan çok şey götürebilir.

İş arkadaşlıkları ve ast-üst ilişkisi

“Aynı statüdeki çalışanların arkadaşlıkları, ofiste korunması en kolay arkadaşlık türüdür.” diyor Dr. Yager.

Patronunuz konumunda olan kişilerle arkadaşlık kurmanız ya da yakınlaşmanız iş ortamındaki diğer kişiler tarafından hoş karşılanmayabilir. Bazıları patronunuzla dostane bir ilişki içine girme girişiminizi kayırılma çabası olarak görebilir. Öte yandan, patronlarınızın size karşı takındıkları arkadaşça tavır, yine bazı çalışanlar tarafından yanlış yorumlanıp, performansınızın yerine bu iyi ilişkilerinizin göz önünde tutulduğunu düşünebilir. Profesyonellikle uzaktan yakından alakası olmayan bu düşünceler, gerçekle bağdaşmasa da canınızı sıkabilir, iş arkadaşlarınızla olan ilişkilerinizde gerilimlere sebep olabilir.

Eğer yönetici konumundaysanız ve altınızda çalışan biriyle olan arkadaşlığınız sebebiyle öyle bir duruma maruz kaldıysanız, objektif yaklaşımınızdan ödün vermemeye gayret edin. Ofisteki söylentileri engellemenin yolu, kayırıldığı iddia edilen kişiye gereksiz bir tavır almak değil, tüm çalışanlara adil davranmak ve herkesin bunu fark etmesini sağlamaktır. Tam tersi bir durum söz konusuysa, işinizi layığıyla yerine getirmeye devam edip söylentilere kulaklarınızı tıkamayı deneyin ve kendinize hep şunu hatırlatın: Profesyonel bir iş ortamında yükselmek için iyi dostluklar değil, “iyi insan ilişkileri ve yüksek performans” önemlidir.

İş yerleri değişir, eski iş arkadaşları baki kalır… mı?

Ofis içi arkadaşlıklarda çok sık görülen bir başka sorun da kısa sürmeleri ve iş değiştirme ya da işten ayrılma durumlarında bağların kopmasıdır. Bu da aklımıza ister istemez şunu getiriyor: Acaba iş arkadaşlarını birbirine bağlayan şeyler paylaştıkları ofis, çalıştıkları şirket ve her günün sekiz saatini beraber geçirme zorunluluğundan mı ibaret?

Bu öğeler ortadan kalktığı anda iki arkadaş birbirini arayıp sormuyorsa, ortada gerçek anlamda bir arkadaşlık hiç olmamış demektir. Bu tür bir ilişkinin dayandığı şey arkadaşlıktan çok, günün büyük kısmını beraber geçirdiğiniz kişiyle beraber yaşamayı öğrenmiş olmaktır.

İş yerlerinin ayrılmasının arkadaşlığın başında olan taraflara getirileri de olabilir. Ofis ortamında gizli kalması gereken bilgiler yüzünden birbirlerine karşı çekingen bir tavır içerisinde olan ya da özel hayatlarıyla ilgili konuları konuşmaktan kaçınanlar, ofis dışına daimi olarak çıkmış olmanın verdiği rahatlıkla birbirlerine daha kolay açılabilir, kendileriyle ya da işle ilgili konuları daha çok paylaşmaya başlayabilirler.

İş Yeri Arkadaşlıklarındaki 3 Altın Kural:

Jan Yager, iş yerlerindeki arkadaşlık ilişkileriyle ilgili yazılarında her zaman şu üç altın kural üzerinde yoğunlaşıyor.

İşte kurduğunuz yeni arkadaşlıklarda her zaman ihtiyatlı olun, başkalarıyla paylaşacağınız bilgiler konusunda dikkatli davranın.

Ofis arkadaşınız sizi işle ilgili fedakarlıkta bulunmanız gereken bir pozisyona çekmeye çalışıyorsa bu konuda onunla açıkça konuşun. Taleplerinde ısrarcı olursa araya mesafe koymaktan ya da arkadaşlığınızı bitirmekten çekinmeyin. Unutmayın ki, başkasının sürekli başkasının işini üstlenmek, şirketin gizli bilgilerini dışarı sızdırmak, adil davranmayarak bazılarını kayırmak arkadaşa yapılmış bir iyilik değil, kendinize yaptığınız bir kötülüktür.

Şirketinizin ofis içi ilişkiler hakkında belli bir politikası ya da yönetmeliği olup olmadığını araştırın. Eğer varsa dikkatlice okuyun.

Bu üç noktaya dikkat ettiğiniz takdirde iş arkadaşlarınızla sağlıklı ve sorunsuz ilişkiler kurmanız, ofisinizi hiç bir pürüzün çıkmadığı, profesyonelce çalışılan, huzurlu ve rahat bir ortam olarak görmeniz işten değil.

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>