Rehberiniz-Nitelikli çalışanlar ne bekler?

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Nitelikli çalışanlar ne bekler?” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Nitelikli çalışanlar ne bekler?

Şirketlerin son dönemde en büyük sorunu nitelikleri çalışanlarını elde tutamamak. Nitelikli çalışan göçünün önüne geçmenin yolu ise onların beklentilerini anlamaktan geçiyor. İşte nitelikli çalışanların şirketlerinden beklentileri…

ÇALIŞANLAR ŞİRKETLERİNDEN NE İSTER?

Pek çok şirket iyi yetişmiş, donanımlı, tecrübeli çalışanlarını başka kurumlara kaptırmaktan, yetenekleri elde tutamamaktan şikayetçi. Geçen hafta katıldığım bir toplantıda, önemli bir kadın patron haklı olarak şu saptamayı yaptı: “Nitelikli çalışanlarımızı elde tutmakta bu kadar zorlanırken, gelişimlerine büyük yatırımlar yapmak riskli değil mi? Çalışanlarımızın gelişimini sağlayacağız diye bazen onları elimizden daha hızlı kaçırabiliyoruz…”

Sıklıkla duyduğum bir başka yakınma da şu: “İşe alırken istediği maaşı ve yan hakları veriyoruz; arzu ettikleri yetki ve unvanları kabul ediyoruz sonra da altı ay sonra daha yüksek para teklif eden bir şirkete kaptırıyoruz; bu nasıl iş? Son derece haklı sorular ve gerçek yakınmalar bunlar. Gerçekten de dolgun maaş, etkileyici yan haklar paketleri, dikkatlice çizilen kariyer haritalarına rağmen pek çok şirketin en büyük kabusu; yetişmiş, yetenekli insanları elden kaçırmaları, başka kurumlara kaptırmaları… O zaman çalışanları elde tutmak, yetenekleri elde tutmak için neler yapmamız gerekiyor? Para, maaş gibi materyal kavramların, insanların bir işte kalmasındaki en önemli faktör olmadığı uzun zamandır biliniyor. Yetenekli ve yetişmiş adamlarınızı, rakibe neden kaptırdığınıza baktığınızda parasal faktörlerin üçüncü, dördüncü sırada geldiğini görüyorsunuz. Amiriyle ilişkisinde nasıl hissettiği, o iş yerindeki duygusal tatmininin ne düzeyde olduğu daha büyük önem taşıyor. Üstelik ’duygusal tatmin’, iş dünyasında sadece kadın çalışanları elde tutmak için kullanılan bir kandırmaca falan da değil. Son dönemde bu konuda yapılan çalışmalar arasında biri oldukça dikkat çekici. İki Amerikalı yönetim danışmanı tarafından ortaya atılan “değerler” kavramı ve arkasındaki metodoloji şirketler için oldukça basit ve etkin bir yöntem olabilir.

Beverly Kaye ve Sharon Jordan Evans adlı iki uzman kısaca şöyle diyor: “Yetenekli insanlarınız her gün yaptıkları işten ne kadar tatmin oluyor? Bu soruyu cevaplamak için ihtiyacınız olan ’çalışanlarınızın değerleri’nin ne olduğudur; bu konuda bir fikriniz var mı?” Howard Figler, “değerleri” şöyle tanımlıyor: “Değerler, işin duygusal maaşıdır ve bazıları bu alanda ücretsiz çalışmak zorunda kalıyor!” Kaye ve Evans’a göre değerler, “iş hayatında önem verdiğimiz şeyleri” tanımlıyor; bunlara, ihtiyaçlarımız için koyduğumuz alt sınır da denilebilir. Bir çalışanın “değer listesi”ndeki faktörlerle o iş yerinde elde ettiklerinin uyumu ya da uyumsuzluğu, kişinin kalıcı mı, gidici mi olduğunun formülünü de verebiliyor.

Bir çalışanın değer sistemini ortaya çıkarmak için birkaç basit soru yetebiliyor: 1. İşinizden en büyük ihtiyacınız ne? İşiniz bunu sağlıyor mu? 2. Sizin için gerçekten iyi bir gün ne demek? 3. Bu işten ayrıldığınızda gerçek kaybınız ne olur? 4. Şu ana kadar sahip olduğunuz diğer işlerinizde en çok neyi sevdiniz? 5. İşte gerçekten kendinizi yüksek enerjili hissettiğiniz bir dönemi anlatın… Bir çalışanın bu beş basit soruya verdiği cevap bile ne kadar ’kalıcı’ ve ’verimli’ olduğunun göstergesi olabiliyor. Çünkü bir insanın değerlerinin, amirininkiyle çelişmesi bile büyük mutsuzluk faktörü olarak gösteriliyor. Değerler, insanın iş ve özel yaşamına anlam kazandırdığı için büyük önem taşıyor. Kaye ve Evans, içinden seçilebilecek bir değerler listesi hazırlamış. Yalnız bu 33 değerin hepsine sahip olamıyorsunuz. İçlerinden yedi tanesini seçip, sonra da en önemliden başlayarak sıraya dizmeniz gerekiyor. Sonra da bu listeye şu anki işinizde, bu değerleri bulma şansınızın ne kadar olduğuyla ilgili yıldız vereceksiniz. Yani eğer ihtimal varsa üç yıldız, var ama çok çaba sarf etmek gerekiyorsa iki yıldız, ihtimal yoksa da tek yıldız vereceksiniz. Böylece işvereninizi bilemem ama en azından siz kalıcı mı yoksa gidici mi olduğunuzla ilgili bir hisse sahip olabilir ya da aklınızdaki ’işten ayrılma tilkileri’nin tam olarak nereden çıktığını daha iyi anlayabilirsiniz.

Değer listesi

1. İşimden tatmin olmak

2. Kariyerimi ilerletmek

3. Mükemmellik peşinde olmak

4. Tanınmak

5. İşime sadık olmak

6. Önemli başarılar elde etmek

7. Kendi kararlarımı almak

8. Düşük iş stresi

9. Güç sahibi olmak

10. Kendimi atletik alanda zorlamak

11. Sevilen biri olmak

12. Rekabetçi olmak

13. Arkadaş ve aileyle zaman geçirmek

14. Bağımsız olmak

15. Çevremde aktif biri olmak

16. Yaratıcı olmak

17. Yüksek gelir

18. İçinde yaşadığım topluma yardımcı olabilmek

19. İş güvenliği

20. Bilgimi artırmak

21. Başkalarına hizmet

22. Statü sahibi olmak

23. Zamanımı özgürce kullanmak

24. Risk almak

25. Başkalarını etkileyebilmek

26. Başkaları üzerinde otorite sahibi olmak

27. Çalıştığım yeri seçebilmek

28. Meslektaşlarımla işbirliği

29. İş dışı ilgilerimin olması

30. Bir takımın parçası olmak

31. Yeni bir şey icat etmek

32. Bana ihtiyaç duyulması ve taktir görmek

33. Çevre için çalışmak

34. Kendi kendimi motive etmek

35. Entelektüel olarak kendimi zorlamak

Yazar: Burçak Güven

Kaynak: http://www.isteinsan.com.tr

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>