Rehberiniz-Nefesini aç, değişimi yakala

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Nefesini aç, değişimi yakala” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Nefesini aç, değişimi yakala

Mustafa Öktem, nefes açma yöntemiyle insanların korkularını aşıp, en zor sağlık durumlarının bile üstesinden gelebileceklerini iddia eden bir yaşam eğitmeni

MUSTAFA ÖKTEM:

Nefes alın ve ’Yaşamı seçiyorum,’ demekle işe başlayın. Bu sözü, toprağa tohumu işler gibi bilinçaltınıza da işlerseniz, bir süre sonra realiteye dönüşür.

Önceliği kendinize verin. Seçimlerinizi başkasına devretmeyin. Kendinize ’Seni seviyorum,’ deyin, her şeyin değiştiğini göreceksiniz.

Parayı sevin. Para, insanların çalışıp hayal ettiği, emek verdiği, fiziksel gücüyle yarattığı her şeyin ortak endeksi. Buruşturup, cebinizde taşımayın, çocuğunuzun resmini taşımadığınız gibi…

BU röportajı okumadan önce rahat bir yere oturun, ağızdan deriiin bir nefes alın. Karnınızı aldığınız nefesle şişirin ve o nefesi çabasızca içinizde tutmadan verin. Elinizi alt karnınızın üzerine koyabilirsiniz. Şimdi birkaç kez tekrar edin. Derin bir şekilde ağzınızdan alın ve çabasızca yine ağzınızdan bırakın… İçinizi güzel bir his kapladı mı? O zaman hayatınızda yolunda gitmeyen şeyleri değiştirmeye ne dersiniz?

– Nefes seanslarıyla nasıl tanıştınız? – Altı yıl önce kişisel gelişim biliminin babası Tony Robbins’le tanıştım. Radikal değişimimi sağlayan tecrübelerden biri, ateş üstünde yürümekti. 700 derece ısının üstünde yürüyebilecek kudrete sahip bir varlık oldu

Yaptığınız çalışmanın adı nedir? – ’İyi yaşam öğretisi’ diyorum. Her şey nefesle başlıyor. Arapçada nefs, kendin demek. Nefs kelimesi, ego gibi tercüme edilir ama doğru değildir. Nefesi içine çekmek, aslında kendini içine çekmek demektir. – Nasıl nefes alıp vermek gerekiyor? – Ağızlarını açıp, karın nefesi almayı denesinler. Yani ağızlarından nefes alacaklar ve karınlarını şişirebildikleri kadar şişirecekler. Sonra nefes verişleri, çabasız olacak. Yani nefes verirken zorlanmayacaklar. Kendiliğinden, belirgin nefes alış ve çabasız nefes veriş… Bağlantılı bir şekilde üç dakika boyunca her gün yapsınlar. Başlangıç olarak özellikle yemek yedikten sonra, gece uyumadan önce, sabah uyandıktan hemen sonra birkaç dakikalığına yapmayı denesinler. Kolaysa, doğru yapıyorlardır. Bu esnada nefes alış belirgin, nefes veriş de çok çabasız ve yumuşak olacak. Bunu ağızdan yapmalarını önermemin nedeni, bazı insanlar ’Burundan nefes almak doğrudur,’ diye bilir, merak etmesinler bizi yaratan kudret yanlış olsaydı, ağzımızı solunum sistemine bağlamazdı. Ve en sihirli ilaç; telkin. Önce kendinize ’Seni seviyorum,’ deyin. Her şeyin değiştiğini göreceksiniz. Ne kadar açık ve bol nefes alırsan, o kadar da kendine kendini sevdiğini kanıtlıyorsun ve bu bilinçaltının senin için de iyi şeyler yapmasına gerekçe oluyor. ’Seni seviyorum Mustafa,’, ’Seni seviyorum Tuluhan.’ Bunu tıpkı bir toprağa suyu işler gibi işlesinler. Çünkü bu, derhal hayatlarında değişiklik yaratmaya başlayacak. Yaptıkları daha çok değer kazanacak. – Başka nasıl değişiklikler olacak? – Radikal değişikliklere hazır olun. Mesela köpek fobisi olan biri, iki seans nefes yaptı ve yurtdışına geri döndüğünde bana mesaj attı. Plajda otururken arkasından bir köpek geliyor, ensesine dokunuyor. Ve korkusunun geçtiğini fark ediyor. İnsanların yoluna koyamadığı, adım atamadığı bir konuda, adım atmasına yardımcı oluyor. İnsanların nasıl nefes aldıklarına bakarak, hangi özelliklerini kullandıklarını, hangilerini kullanmadıklarını görmek suretiyle onları tanımam kolay. Alt karnıyla nefes almayan birinin muhakkak yaratıcılığında ya da cinselliğinde bir şey vardır. – Konuşurken bazı kelimeleri kullanmamaya özen gösterdiğinizi gördüm. Hayatınızda nelere yer yok? – Kullanmadığım kelimeler; sorun, hastalık, ama ve keşke. ’Keşke’yi ’İyi ki öyle olmuş’la değiştirin. Bilinçaltınıza onunla ilgili pişmanlık kaydedilmesin. ’Ama’ yerine, ’ve’ diyebilirsiniz mesela. ’Sorun’ kelimesi yerine ’durum’ diyebilirsiniz.

Yazar: Tuluhan Tekelioğlu

Kaynak: http://www.sabah.com.tr

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir