Rehberiniz-Ne kadar ekmek, o kadar köfte!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest


iyimeslek.com ailesi olarak “Ne kadar ekmek, o kadar köfte!” adlı yazımızın kiÅŸisel geliÅŸiminize katkı saÄŸlamasını umuyoruz
Ne kadar ekmek, o kadar köfte!

NE KADAR EKMEK, O KADAR KÖFTE!

Yaprak Özer

insankaynakları.com

Ücretiniz motivasyonunuzu nasıl etkiliyor? Bu ayki sorumuz buydu. Anafikir şöyle gelişmiş; “Ne kadar maaş verirsen, sana o kadar iş veririm”. Bu ayki forumu bundan daha iyi özetleyecek bir başka cümle yok.

Ãœcret politikası gelmiÅŸ iÅŸvereni sırtından vurmuÅŸ, haberi yok. “Ben bana verdiÄŸin kadar çalışırım, geride kalan zamanda vücudum burada, gönlüm kim bilir nerede…” diyor insanlar.

Benim görevim bu forumu size tüm yönleriyle yansıtmak. Aşağıda yer yer yanıtlayanlardan alıntılar bulacak; çözüm yaratamadığımız için yine efkarlanacaksınız. Aman sakın çok üzmeyin kendinizi. Göreceksiniz, bunlar da geçecek.

Gelelim forum sonuçlarına;

Yanıtlayanların yüzde yüzü ücretlerin motivasyonlarını olumsuz etkilediÄŸini söylüyor. Ãœcretinden memnun olan bir tek Allah’ın kulu yok. En azından bizim forumumuza katılanlar arasında… Sanırım onlar mutlu mesut koltuklarında oturuyor. UÄŸraÅŸacak baÅŸka iÅŸleri olsa gerek.

Yanıtlayanlar arasında iÅŸ yerinde motivasyonunun yüksek olduÄŸunu söyleyen yok. Anlayacağınız herkes mutsuz, bezgin ve her an bir delilik yapabilir… Hani, gani gani iÅŸ olsa memlekette, zaten bir an durmayacak ama… Ne yaparsın mecburiyetten!…

Yanıtlayanların yüzde yüzü genç. Hiçbiri yaş yetmiş iş bitmiş değil. Hepsi yolun başında. Belli ki, ilk deneyimleri, en fazla ikinci, üçüncü. Yirmilerinde ya da otuzların başındalar. Çalıştıkları, bir işe sahip oldukları için şükrettikleri ortada. Ama çalışmalarına karşın parasızlığı anlamıyorlar. Öfkeli oldukları söylenebilir. Söylenecek bir şey daha var; mutsuzlar!.. Foruma katılanların profili böyle.

Mutlu kesim nerede? Gören var mı? Yanıtlayan bir tek işveren ya da vekili yok. Yanıtlayan ve görüşlerini paylaşan bir tek insan kaynakları yöneticisi de yok. Sanırsınız ki, bu site kanarya sevenler için kurgulanmış. Oysa biliyorum ki, çok sayıda insanvkaynakları yöneticisinin, insanvkaynakları uzmanının, işverenin, yöneticinin ekranına konuk oluyoruz ve okunuyoruz. Bu kez de okunacağını biliyorum. ‘Biraz cesaret baylar bayanlar’ demek istiyorum. Her konuyu sevmeyeceksiniz. Her konuyu sevdiremeyiz. Ama her konuyu ele almak gerekiyor. Biliyorum bazıları el yakıyor. Lütfen biraz cesaret. Sizi bekliyorum.

Ben De Sevmiyorum

İnanmayacaksınız ama bazı konuları ben de sevmiyorum. Bu kez de bu foruma verilen yanıtları sevmedim. Çünkü;

Kelimeler arasından dökülen hisler insanın üzerine yapışıyor, sözcükler kulaklarınızı tırmalıyor. Sevmedim çünkü; mutsuz insanlar zorla çalışıyor, çalıştırılıyor. Kimse de buna dönüp bakmıyor. Vazgeçtim dur diyecek olanından… Ama ücret politikaları üzerine aydınlatıcı, yol gösteren, hatta yaÅŸanan garipliÄŸin ileride yaratacağı sonuçları ortaya koyacak bir tek kiÅŸi de mi yok…

Bakın sizin ÅŸirketlerinizde çalışan genç arkadaÅŸlarım ne düşünüyor… Hepsini bu köşeye konuk etmek mümkün deÄŸil. Görüşleriyle, çoÄŸunluÄŸu temsil edebileceÄŸine inandıklarımı sizinle paylaÅŸmak istedim. Bugün yanıt veremediÄŸiniz ortada, acaba yarın bu insanlara ne diyeceksiniz merak ediyorum;

… Temmuz 2003’te yeni bir mezun olarak iÅŸe baÅŸladım. Ä°yi bir okulu bitirmeme raÄŸmen askerlik nedeniyle iÅŸ bulmakta ve bulduÄŸum iÅŸlerde de istediÄŸim maaşı almakta zorlandım. En sonunda 800 milyona makine üreten ve ihraç eden bir ÅŸirkette yurt dışı pazarlama kısmında iÅŸe baÅŸladım. Ocak ayında altı ayımı doldurduÄŸum için ben de zam aldım. Aldığım zam yaklaşık yüzde 6. Daha doÄŸrusu 50 milyon. Bu oran beni hayal kırıklığına uÄŸrattı. Ben yüzde 10 zam bekliyordum.

… Dünya çapında bir finans kuruluÅŸunda çalışıyorum. Ãœcretim motivasyonumu çok etkiliyor. Ãœcret dışında öğle yemeklerinde verilen 3 milyon tutarındaki yemek çekleri ile yemek ihtiyacımı karşılamam mümkün deÄŸil. Sizce bütün motivasyonumun bu tür parametrelere baÄŸlı olması doÄŸal mı?

Ãœcret motivasyonumu elbette etkiliyor. Ama bir araÅŸtırın bakalım, ücreti milyarlarla ölçülüp de iÅŸ yerinde insan yerine konmayanlar daha az parayla mevki ve statü sahibi olmak istemezler mi?…

… Ãœcret kiÅŸiye verilen deÄŸeri ve sorumluluÄŸu gösterir. Ä°ÅŸ cazip olmalı ki, çalışan iÅŸine dört elle sarılsın. Bir de ailesi ekonomik olarak zor durumda olan bir çalışanın iÅŸ yerindeki verimini ve umursama yüzdesini düşürmektedir. Ve bu o kiÅŸinin elinde olamamaktadır. Benim sorum, bu ülke, gençlerini okutup potansiyel suçlu sayısını azaltmaya mı çalışıyor? Çünkü çok genç var fakat iÅŸ imkanı yok. Alt yapıdan bir haberler…”

Uygulanan Politikalar Akrep Gibi Sokuyor

Adı Ä°nsan Forum çok güzel bir köşe. Bir de gelen yanıtları okuduÄŸumda içime kasvet çökmese… Ä°ÅŸveren ve vekilleri çok sayın insan kaynakları müdürleri neredesiniz Allah aÅŸkına… Bu çocuklar ben yanıt vereyim diye yazmıyor bu soruları. Farklı görüşlerden yararlanmak istiyorlar. Onları iÅŸe alan da ben deÄŸilim. Sizsiniz. Neredesiniz beyin avcıları… Her zaman her yerde konuÅŸmaya o kadar hazır ve nazırken… Tek bir satır karalamamışsınız. Yoksa dikkatinizi mi çekmedi. Sakın yanıtlamaya deÄŸer bulmadığınızı söylemeyin. DoÄŸru, genç ve tecrübesiz grup üzerinde çalışmaya deÄŸmiyor. Bunlar para etmiyor.

Bu forumun yanıtları körler sağırlar birbirini ağırlar türünden. Onun için bizim forum aÄŸlama duvarına dönmüş. Bir sürü deneyimsiz ya da az deneyimli arkadaÅŸ kendin piÅŸir kendin ye türünde mangal keyfi yapıyor… Arkadaşım yüzde 6 zam karşılığı olan 50 milyonu görünce hayal kırıkılığına uÄŸramış. Oysa beklentisi yüzde 10’muÅŸ, o da topu topu 80 milyon ediyor. DeÄŸer mi bu insanları 30 milyon için mutsuz etmeye. Düşünün bir kez 30 milyonla alacağınız verimi, katacağınız motivasyonu…

Tabii unutulmaması gereken bir durum var; üst gelir gruplarının yüzde 6 zam alması çok daha farklı sonuçlar yaratıyor. Belki de diÄŸerleri yüzde 6’dan çok memnun. ‘Allah Razı olsun, bugünleri de gördük ya yarın bunu bile bulamayabiliriz’ diyordur…

Bir kez daha kanıtlıyoruz ki, bana dokunmayan yılan bin yaÅŸasın. Niye uÄŸraÅŸsın ÅŸimdi bu konuyla durup dururken. Görünen o ki, ücretler arasında ciddi bir dengesizlik sözkonusu. Åžikayet eden düşük ücretli yığınlar var. Åžikayet etmeyen az sayıda karar veren üst düzey mevcut. Büyük olasılıkla ücretinden memnun olmayan ancak ses çıkartmaya çekinen hatta korkan ara kademe yaşıyor…

Herkes Ektiğini Biçer

Size kötü bir haberim var; bu forumu bundan 10 yıl sonra aynı soruyla açtığımızda, gelen yanıtlar deÄŸiÅŸmeyecek. Yanıtların türü ve içeriÄŸi deÄŸiÅŸmeyeceÄŸi gibi, forumun yapısı da aynı kalacak. Aynen aynı forumu 10 yıl önce yapmış olsaydık alacağımız sonuç gibi…

Åžaşırmayın herkes ektiÄŸini biçer. Bugün bana biraz aÄŸlayarak, çokca öfkeyle, bol miktarda hayal kırıklığıyla yazanlar yarın baÅŸkalarının ücretini hesap ederken acaba nasıl davranacaklar dersiniz?…

Ben, çok insaflı olacaklarını sanmıyorum. Elleri titreyecek birilerine ücret öderken, sanırsınız ki kendi parası, sakınıyorlar… Aslına bakarsanız, kendi parası olsa gerçek anlamda sakınacak, iyi olana iyi ücret verecek ki, karşılığını alsın. BaÅŸkasının parasıyla ve iÅŸ sorumluluÄŸundan uzak olduÄŸu için 3 miyon öğle yemeÄŸi vermeye devam edecek.

Ben görmedim o da görmesin… Bana ne verdiler ki, ben de baÅŸkasına vereyim… Ben de gençken sürünmüştüm, ÅŸimdi de o sürünsün… mantığıyla… Ne acı deÄŸil mi…

İşveren uyanın, bunların modası hiçbir zaman olmadı. Çalışanınıza sahip çıkın. Çalışanınıza sahip çıkın çünkü, çalışmıyor. Bir ticarethaneniz var değil mi? Doğaldır ki, verimi yüksek olsun istersiniz, doğaldır ki üretimi bereketli olsun istersiniz. Peki mutsuz insanlarla, motivasyonu kalmamış insanlarla ne kadar üretebileceksiniz?

Ä°ÅŸinize Gelirse

… Genelde satış ağırlıklı bir ÅŸirkette çalışmaktayım. Herhangi (aylık, yıllık vb.) bir hedef verilmemesi, maaşımın, performansımın nasıl olursa olsun her zaman sabit kalması yaptığım iÅŸe karşı motivasyonumu düşürmeye baÅŸladı. Artık ÅŸirketimde çalışmaya baÅŸladığım ilk günlerdeki heyecanım yok. Nasıl olsa her ay sonu, ne kadar çalışırsam çalışayım aynı maaşı alıyorum. O yüzden kendimi bu kadar yormama gerek yok diye düşünüyorum. Aslında satış, vb. konularda belli oranlarda prim, bonus, olması gerçekten faydalı. Satış ekibinin motivasyonunun artmasında çok önemli bir faktör…

… Merhaba, günümüzde insanları sömürmenin en iyi yolu adına ESNEK çalışma saatleri dedikleri uygulama. ÖrneÄŸin ben saat 09:00’da iÅŸ alıp, akÅŸam saat 18:00’da iÅŸi bitiriyorsam, geriye kalan zaman bana ait bir zamandır eÄŸer iÅŸveren bu zamana talip ise bana o saatlerin farkını ödemekle yükümlüdür. Haksız mıyım…

… Kendimizi istemeyerek de olsa ne kadar maaÅŸ o kadar iÅŸ düşüncesine itmekteyiz. Çünkü patronomuzun karı artmakta olduÄŸu halde, iki yıldan beri komik zamlarla, iÅŸinize gelirse muamelesiyle çalışmaktayız. Böyle bir durumda nasıl motivasyon bekliyorsunuz…

Ders Almadık

2000’li yıllar Türkiye için dönüm noktası oldu. Büyük bir ekonomik kriz içine düştük. Üstelik bile bile. Ne yazık ki, ansızın. Çok hazırlıksız, son derece tecrübesizdik. Cahil ve aymazdık demek daha bile doğru olacak. Bu kadar doğrudan söylediğim için bazılarının kalplerini kırarım diye korkuyorum.

Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en büyük krizini yaşıyor dediler. Ama krizin adını ekonomik kriz koydular. Oysa Türkiye ilk kez bir insan kaynakları sorunuyla karşı karşıyaydı ve bu kriz, krizlerin en büyüğüydü… Türkiye bir insan krizi yaşıyordu.

Aradan çok zaman geçti. Bazılarımız için günler, yıl kadar uzun geldi. Hayatımız alt üst oldu. Hiçbir zaman geriye dönülemeyecek izlerle yaÅŸamasını öğrendik. Hayatımızı deÄŸiÅŸtirmek zorunda kaldık. Kimileri göçtü, kimileri gittikleri yerde bir ÅŸey bulamayıp geri döndü. Kimi aile yanına sığındı, kimi eÅŸinden ayrıldı, çocuklarını özel okuldan ayırdı…

Psikolojik sorunları bol bir Türkiye yarattık. Peki ne öğrendik? Ben iddia ediyorum ki, hiçbir ÅŸey öğrenmedik. Bugün gelen yanıtlara bakınca pek bir ÅŸey öğrenmemiÅŸ, hiç de ders almamışız. Bizim dün de bir insan kaynakları sorunumuz yoktu, bugün de yok… ÖğrendiÄŸimizi düşündüğümüz bir tek ÅŸey var; ellerimiz titreyerek adam alıyoruz. Neden? Çünkü çıkarması zor. Tazminatlar yüklü. Krizde ciddi tazminat ödedik. Belimizi büktü. DoÄŸru iÅŸe doÄŸru adam, doÄŸru iÅŸe doÄŸru ücret gibi kavramların içini doldurduÄŸumuzu sanmıyorum. KonuÅŸulanlara ve konuÅŸanlara çok kulak asmıyorum. Neden diyecek olursanız, konuÅŸulanlar kadar yapılsaydı-edilseydi, aÅŸağıdakiler bu kadar konuÅŸmayacaktı, ne dersiniz;

… Ä°ÅŸinizi, iÅŸ yerinizi ve iÅŸ yerindeki arkadaÅŸlarınızı çok seviyorsunuz ama size verilen ücret ne yaptığınız iÅŸe ne de fabrikanın kendisine yakışıyor. Soruyorsunuz, acaba bana bir mesaj mı veriliyor diye. Ama öyle bir ÅŸeyin olmadığı söyleniyor. Ä°nsanın bir tercih yapmak zorunda bırakıyor ücret politikası; huzur ama sefalet, para ya da kiÅŸiliksizlik…

… Yüzde yüz yabancı sermayeli bir firmada insan kaynakları departmanında çalıyorum. Bu yıl ihracatta ilk 30’a girmeyi hedefleyen firmam bana ayda 570 milyon para veriyor. Çalışmaya baÅŸladıktan 17 ay sonra bu normal mi?

… Anlayamadığım bir mantık var, iki buçuk yıldır zam alamıyoruz. Müdürlerimiz bu durumda nasıl bir performans bekleyebilir ki?… Böyle bir durumda biz de ne kadar ekmek o kadar köfte misali çalışıyoruz…

Sonuç;

Genç arkadaşlarım sözüm size. Bugün en fazla şikayet eden sizsiniz. Bugün bu forumda yer almayan yöneticileriniz de bir gün gençti, unutmayın. Onların da sizinkine benzer sorunları vardı. Onlar zaman içinde bu tür sorunları azalıp yok olunca, geçmişte yaşadıklarını unuttular. Siz unutmayın! Türkiye, dününü unutan insanlarla dolu. Yükü üstünden attı mı, bana dokunmayan bin yıl yaşasın mantığı hakim hepimize.

Sizler de sürüye katılacak olursanız, bir arpa boyu yol alamayacağımız kesin. Bugünlerden çıkaracağınız derslerin, yarın takipçisi olmanız gerekiyor. Yoksa sizin de sizden öncekilerden hiçbir farkınız kalmaz.

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir