Rehberiniz-Nasıl işsiz kalınır?

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Nasıl işsiz kalınır?” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Nasıl işsiz kalınır?

İşsiz kalmanın sırları

“Ne çektiniz be gençler” diye başlayasım geliyor, bir dizi karakterinin sözlerindeki gibi, ilkokuldan başladınız, dertler başladı.

Değişmeyen tek şey vardı eskiden: “Değişim”

Türkiye’de biraz farklı; şimdi iki şey var değişmeyen. Biri değişim, diğeri Türk eğitim sistemi. Hem de her dönem.

Milli Eğitim Bakanlığı “Yeni Eğitim Sistemi Oluşturmak” üzere ekipler kurdu da işten mi çıkaramadı nedir, maaşlarını hak etsinler diye her yıl yeni sistem kurdurdular sanki onlara. Her yıl değiştikçe değişti.

Ben kendi dönemimden biliyorum, ortaokulun sonunda kazanamadığım “Anadolu Lisesi” sınavı lisede bir de baktım, yine karşımda. Artık antremanlıydım, ikincide kazandım. Ama her genç bu değişimlerde benim kadar şanslı değildi.

Üniversiteye kadar bir şekilde geldiniz, bir de baktınız ki tek şerit yolda yüz bin araba. Sınavlara 2 milyon genç giriyor, 200 bini 4 yıllık ve parasız bir okula yerleşebiliyor. Her 10 gençten 9’u başının çaresine baktı bir şekilde ya da bakmaya çalıştı.

Bitti mi? Bitmedi.

Üniversiteye girerken ailenizin istediği bölümleri yazdınız. Ya da en başarılı kuzenin yolundan giderek, üstelik o kuzenle aynı özelliklere sahip olduğunuzu kimse sorgulamadı. Bazıları da ailesinin değil dershanedeki “rehber öğretmeninin” hayallerini gerçekleştirdi.

Bir şekilde girdiniz üniversiteye, şanslısınız. Uğraştınız da uğraştınız pratik hayattan uzak derslerle.

Ben doğduğumdan beri bilgisayar ile içiçe biriyim. 15 yıldır hayatımı bilgisayardan kazanıyorum. Ama üniversite 1. Sınıfta “Bilgi-İşlem” dersinden kaldım. Çünkü bilgisayarla ders görüp, sınavı sarı saman kağıdına yazıyorduk. Ekranı hayal edip, kağıda el yazısıyla yazmak zorundaydık. Çünkü yeterince bilgisayar yoktu. Ardahan’da değil üstelik İstanbul Üniversitesi’nin Avcılar kampüsünde.

Okulu bitirdiniz de derdiniz bitmedi sevgili kardeşlerim, bir de baktınız iş hayatı öyle göründüğü kadar kolay değil.

“Okuldan yeni mezun, 4 yıl deneyimli personel aranıyor” ilanını mantık dersinin sınavında “Hangi cümle hatalıdır?” sorusuna şık olarak koy, milyonlarca insan bu seçeneği seçmezse, ben de hiçbir şey bilmiyorum. Ama işte sadece askeriyede değil, gerçek hayatta da zaman zaman mantık aranmıyormuş, gerçek hayata hoşgeldiniz.

Yakın zamanda okullarımız on binlerce mezun daha verecek. 4. Sınıfların yarısı “Okulu bitirebilecek miyim?” diye karın ağrıları çekerken diğer yarısı “İş bulabilecek miyim?” diye diye gastrit oldu bile.

İşte tam bu noktada, tam olarak burada, o kadar kritik bir noktadasınız ki sevgili arkadaşlar. Birkaç öneri yazmak şart oldu. Hem yaş olarak sizlerden çok da uzakta olmayan, hem yüzlerce insanla iş görüşmesi yapmış, bazılarını işe almış bir işveren olarak önerilerimi yazmadan edemedim. Belki birkaç arkadaşıma faydası olur.

İşe girmenin değil, girememenin yollarını yazacağım; hazır mısınız?

– En büyük hatalardan biri; kariyer planı yapmamak, nasıl bir şirkete gireceğini seçmeden taramalı tüfekle etrafa CV saçmak. Oysa daha az enerjiyle, bir “sniper” / keskin nişancı” gibi sabırlı davranıp tek vuruşla işi bitirebilirsiniz.

– Kendinizi yormayın, üzmeyin, kendinize bir zaman verin, mesela “2 ay en doğru iş için beklemeyi, sabretmeyi göze alıyorum”. Böylece komşuların, yengelerin “Ne oldu senin iş işi?” sorularına verecek cevabınız da hazır olmuş oluyor : “Kendime en do

– En doğru iş için 2 ay sabırla ve morali bozmadan beklemek, aceleyle yanlış bir işe girmekten çok daha iyidir. Emin olun bundan.

– Çok iyi bir CV hazırlayın, hedeflediğiniz ve gerçekten çok istediğiniz şirketler varsa, onlara özel, onların ilgisini çekecek özel CV’ler hazırlayın. 100 yere CV yollamaktansa 5 şirkete özel CV hazırlamak daha kolaydır. İşinizi kolaylaştırır.

İçinizi ferah tutun, siz istedikten sonra, hak ettikten sonra iş bulamamak gibi bir durum sözkonusu değil. Korkularınızla savaşın, insanın ömrü boyunca korktuğu şeylerin sadece %5’i gerçekten başına geliyor, o %5 için %95’lik gereksiz korku yükünden kurtulun.

Güzel günleri hayal edin…

Güzel günler göreceksiniz, güneşli günler…

Yazar: Ömer Ekinci

Kaynak: http://www.omerekinci.com

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir