Rehberiniz-Mutlu olmak istiyorum…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Mutlu olmak istiyorum…” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Mutlu olmak istiyorum…

Mirkelam, müzikte 10. yılını beşinci albümü “Mutlu Olmak İstiyorum”la kutluyor. Pasaj Müzik ve DMC işbirliğiyle yayınlanan albümde çıkış şarkısının ilginç bir adı var: Asuman Pansuman.

Bildiğimiz kadarıyla bu albüm epey zamandır yayınlanmayı bekliyordu. Bir önceki albümü yayınlayalı da çok olmadı. Hızlı üreten bir müzisyen misiniz?

Evet hızlı bir insanım. Türkiye gibi ülkelerde de hızlı üretmek lazım. Bizim beş sene beklemek gibi bir lüksümüz olamaz. O yabancıların yapabileceği bir şey. Çünkü oradaki endüstriyle buradaki çok farklı. Burada 5 yıl beklerseniz, para kazanamazsınız. Bir de Türkiye’de her şey çok hızlı gelişiyor ve değişiyor. Yeni bir akım yurtdışında 20 senede oluşuyorsa bizde 2 senede oluyor. O yüzden de hızlı davranmak lazım.

Son albümünüzden bu yana da müzikte değişiklikler oldu. Rock ve rap müzik yükseldi, İsmail YK ortaya çıktı. Siz bundan nasıl etkilendiniz?

1995’te İskender Paydaş’la yaptığımız ilk albümde rock müzik yapmıştık. Rock ve alaturka bir aradaydı, etrafına pop, funk gibi öğeler koymuştuk. O albüm o zamanlar tarz olarak çok yeniydi. Ben o günden bugüne, hem bu renklerimi korudum hem de müziğimi hep yeniliklere açık tuttum. Her zaman yaptığım şeylerin üzerinde uzun uzun düşündüm. Bana göre bir şeyden iyi sonuç almak için devreye aklın girmesi lazım.

Akıl devreye girince duygular ve samimiyet azalmıyor mu?

Tamamen akılla yapılması mümkün değil tabii sanatın. Benim de akışına bıraktığım zamanlar olur. Ama şarkıyı yaptıktan sonra aklı ne kadar devreye soksanız da hissin kaybolması mümkün değil. Akılla sadece duygunuzu doğru yere koyarsınız.

İskender Paydaş’la ikili gibi olmuştunuz. Bu albümde yok. Daha önce de bir ara vermiştiniz. Neden?

Biz İskender’le çok uzun zamandır birlikte çalışıyoruz. Ama her ilişkide olduğu gibi, zaman geçince durağanlık oluyor. Hálá çok seviyorsunuz birbirinizi ama heyecanınız azalıyor. İskender’le bu durumdayız. Heyecanımızı artırmak için ikimiz de böyle aralar veriyoruz. O, değişikliği Kayahan’la, Şebnem Ferah’la yapıyor. Ben de bu albümde aranjör olarak Volga Tamöz’le çalıştım. Unutulmaz albümünde çalışmıştık, bu sefer ortak bestelerimiz var. Onun melodileri üzerine benim eklediğim şeyler oldu. Bazı şarkılar böyle oluştu. Yeni bir enerji geldi müziğime.

Bu albümde Asuman yap bana pansuman, İşte kapı işte sapı, Vay anasını sayın seyirciler, Kartal pendik gittik geldik, Elma değil ayva, gibi sözler var. Neden? Dikkat çekmek için mi?

Bütün bunlar ’Seni Seviyorum’ demenin başka türlü yolları. Hep aynı kelimelerle anlatmak istemiyorum. ’İşte kapı, işte sapı’ çok gerçektir ama üstü örtülmeye çalışılır.

Siz iyi bir söz yazarısınız. Şimdi böyle çok keskin argo deyişlere başvurmanız ruh halinizle mi ilgili?

Evet, doğru. Bir sürü şekilde derdinizi anlatabilirsiniz, ben de daha önce anlattım. Ama bu deyimlerdeki gibi sert bir şey hayat. Bunu daha önce algılamış olanlar vardır ama ben yeni algıladım ve yeni ortaya koyuyorum.

İlk albümümü unutturmak için canım çıktı

Bu yıl müzikte 10. yılınız. Nasıl değerlendiriyorsunuz bu 10 yılı?

Her anlamda büyüdüm ve olgunlaştım. Müzikal olarak dünya nasıl değişiyor veya değişmiyorsa ben de o kadar değişiyorum ya da değişmiyorum. Son yıllarda dünyada iyi müzik üretildiğini düşünmüyorum. İnsanları sürükleyecek güzel fikirler yok. Sadece müzik değil, her konuda, politikada, ekonomide vs.

İlk albümünüzle büyük bir çıkış yakalamıştınız. Hatta Tarkan’a rakip gösterilmiştiniz. Sonra aynı ivmeyle devam etmedi. Neden böyle oldu sizce?

Bu çok doğal. Michael Jackson’un Thriller albümü de böyledir. O albümde bizim yakaladığımız şey de çok özeldi. Benim best of’um gibi bir albüm oldu o. Çok yüksek bir enerjisi vardı. Bunun en büyük sebeplerinden biri de sound’uydu. Onu unutturmak için canım çıktı aslında. Ondan sonra yaptığım her albüm yeni bir şey söyledi. Ama bir şeyin karşılığını alması için yalnızca iyi olması yetmiyor, bütün koşulların uygun olması lazım. Bazı sanatçılar vardır İstanbul’da tanınır ama Van’da adı bile bilinmiyordur. Benim ilk albümüm tüm Türkiye’ye ulaşmıştı. Ama bu yeni albümle, Asuman’la yine herkese ulaşacağımı düşünüyorum.

OMUZUMDAKİ MARTI GERÇEK ÇEKİME VETERİNERİYLE GELDİ

Albüm kapağında bir martıyla poz vermişsiniz. Ne ifade ediyor martı?

Martılı adam, duygu yönünden korsanın papağanının tam tersi gibi geliyor bana. Martı bana güzellikleri ve mutlu olmayı çağrıştırıyor. Ama bir martının omzunuza konması zordur. O yüzden albümün adı Mutlu Olmak İstiyorum ve o yüzden omzumda bir martı var.

Photoshop’la mı kondurdunuz martıyı?

Evet, çünkü öbür türlüsü çok zor. Ama martı gerçek. Çekime veterineriyle birlikte geldi hatta.

Yıllar önce Jay Jay Johanson da martıyla poz vermişti.

O kargaydı sanıyorum. Aslında düşündüğümüz Kuşlar Kanatlı Uygarlık filmi gibi bir şeydi. Daha çok kuş olsun istedim. Ama çok zordu onu yapmak.

ANNEM BABAM AYRIYDI AMA ÇOCUKLUĞUM ÇOK GÜZELDİ

Ayrı bir anne babanın oğlu olmama rağmen çok güzel bir çocukluk yaşadım ben. Bütün şarkılarını da insan o dönemlerdeki duyguları için yapıyor. Çünkü duygularınızın en taşkın, en yüksek olduğu dönem o.

Yazar: Suat Kavukluoğlu

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir