Rehberiniz-Mutlu çalışan yok mudur?

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest


iyimeslek.com ailesi olarak “Mutlu çalışan yok mudur?” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Mutlu çalışan yok mudur?

Bu lafı “Mutlu bir aşk yoktur” diyen Fransızlar’ın ünlü şairi Louis Aragon’dan araklayıp adapte ettim. Gerçekten de mutlu çalışan görmek, mutlu aşk yaşayanı görmekten daha imkansız gibi…

Tandığım hemen hemen herkes iş yerinden şikayet ediyor. Çalışma temposunun ağırlığı, yöneticilerin anlayışsızlığı, iş yerinin elektrikli havası, stres, hatta kaos başlıca şikayet konuları…

Aslında laf aramızda biz şikayet etmeyi çok seven bir toplumuz. Hayatı karartmaya bayılırız. Yabancılar bizden farklı. Genelde kendileriyle barışıklar. Ne iş olursa olsun, işlerine saygı duyuyorlar ve en iyi şekilde yapıyorlar.

Düşünsenize, Almanya başbakanın kardeşi lağımcıydı. Florida Disneyland’a gitmiştim yıllar önce. Park yerinde 20’li yaşlarda bir kahya bizi güleryüzle karşıladı. Her gelen kişiye hoş geldin diyor ve arabayı nereye park edileceğini, girişte çıkışta hangi otoparklarını kullanabileceğini, hangi yolun nereye çıkacağını ayrıntılı bir biçimde anlatıyor ve gelenlerin sorularını cevaplıyordu. Herhalde günde yüz kez yapıyordu bu işi. Saatler sonra çıkarken aynı güleryüzlü ifadeyle gidenlere yardımcı olmaya çalışıyordu.

Peki işyerinde mutlu olmanın anahtarı var mıdır?

Şüphesiz var.

Ama yapılacak ilk iş, vurguyu işyerine değil eve yapmak olmalı. İşiniz kötü olabilir, o gün çok sevimsiz şeyler yaşamış olabilirsiniz. Bırakın onlar işyerinde kalsın. Çıkınca “bugün işte ne kötü şeyler yaşadım”ı aklınıza getirmeyin. İş dışında mutlaka farklı bir hayatınız olmalı. Unutmayın esas hayat da o.

Kötü bir gün mü geçirdiniz? Ailenizle veya sevginizle iyi bir akşam geçirin. Olmuyorsa, en sevdiğiniz arkadaşınıza gidin. Ya da deniz kenara inip bir fincan kahve için. Veya bir film izleyin ve filme mümkün olduğunca konsantre olun. Ama işyerinizi kafanızdan atın. Ertesi sabah sakin bir kafayla gidin işyerinize.

Gelelim iş yerinde mutlu olmanın anahtarlarına… Bir defa kliklerin, grupçukların, cephelerin içinde yer almayın. Sözünü ettiğim basit arkadaş grupları değil. Hemen hemen her işyerinde var olan hizipler.

Eğer size karşı da bir cepheleşme seziyorsanız, bunun hemen üstesinden gelin. Cephenin büyüyüp genişlemesine izin vermeyin. Çalışma arkadaşlarınızın niye size karşı olduklarını düşünün, onlarla konuşun, size karşı olan sıkıntılarını anlatmalarını isteyin. Hatta bunu iş dışında yapın ve onlara bira ısmarlayın. Algılarını değiştirin. Onlara, sandıkları gibi biri olmadığınızı göstermeye çalışın.

Kendinize durduk yerde rakipler seçmenin hiç gereği yok. Diyelim çözemediğiniz bir sorun var. Bu hem cepleşmeye neden oluyor, hem de yöneticinizle aranızı bozuyor. Bu sorunu bir süreliğine buzdolabına koyun.

Yöneticinizin titizlendiği konular varsa üstüne üstüne gitmeye hiç gerek yok. Sabahları geç gelinmesine mi takıntılı. Geç kalmayın. Toplantıların kısa ve öz olmasını istiyor. Lüzumsuz konular açmayın siz de. İncir çekirdiğini doldurmayacak konuları boşu boşuna huzursuzluk kaynağı haline getirmeyin.

Bir proje var. Siz yapmak istiyorsunuz. İyi de yapacağınıza inanıyorsunuz. Ama bu işe talip olan başkaları da var. Bu da son derece doğal. İşi keskin rekabet durumuna getirmenin, dolayısla iş yerinde huzursuzluğu artırmanın gereği yok. İşi centilmenlik çevresinde yürütün.

Sabah uyandınız. Bugün yine işe gidiyorum diye başlamayın güne. Onun yerine “cumartesine, yani hobilerimle ilgilenmeye sadece üç günüm kaldı” diye düşünebilirsiniz.

Ne yapsanız yapın olmuyor. İş değiştirme aşamasına geldiniz ama hiç bilmediğiniz bir yerde işe sıfırdan başlamak zor geliyor. Departman değiştirmeyi deneyin.

Belki burada kendinizi dana iyi gösterme olanağı bulacaksınız. İşyerinin zevkli yönlerini değerlendirmeden geçmeyin. İş hayatı insanı disipline eder. Ekip çalışması dünyanın en zevkli işlerinden biridir. Kıymetini bilin. Burada yaratıcılığınızı gösterin. Başarılmış bir proje, hem havası daha iyi olan bir şirket, hem de daha iyi arkadaşlıklar anlamına gelecektir. İş yerinin havasını değiştirmek atla deve değil. İş yerinde zaman zaman minik partiler verebilirsiniz. Cuma akşamüstleri bunun için çok iyi bir fırsat olabilir. Ya da farklı yerlerde daha uzun öğlen yemekleri, beş çayları, haftada bir de olsa, ayda bir de olsa, iş arkadaşlığını sevimli yapar. Hayatınızda değişiklik yapmış olursunuz. Ama bütün bunlar bazen o kadar dayanılmaz hale gelir ki artık çekip gitmek kaçınılmaz olur. O günler için bir B planınız mutlaka olmalı.

Yazar: Aydın Demirer

Kaynak: http://www.isteinsan.com.tr

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir