Rehberiniz-Muhafazakarlar değişiyor mu?

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Muhafazakarlar değişiyor mu?” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Muhafazakarlar değişiyor mu?

Açık Toplum Vakfı’nın Boğaziçi Üniversitesi’yle birlikte Siyaset Bilimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Yılmaz’ın başkanlığında yapılan “Türkiye’de Muhafazakarlık” ve “Türkiye’de Orta Sınıfın Profili” başlıklı araştırma çarpıcı sonuçlar ortaya koydu.

Araştırmaya göre toplumda radikal muhafazakarların oranı ciddi oranda düşerken en çok korunmak istenen değer olarak özgürlük öne çıktı.

Siyasal ve özel hayata ilişkin uç noktada bulunan muhafazakarlık tutumunun düşüşe geçtiği vurgulanan araştırmada “Muhafaza edilmesi gereken en önemli siyasal değer?” ’özgürlük’ olarak görülürken 2007’de “Etnik grupların kendi dillerinin ve kültürlerinin tanınması’na sıcak bakanların oranında da yükseliş dikkat çekiyor. Toplum etnik kimliklerin ifade edilmesine de sıcak bakıyor.

Başörtüsü, eşcinseller, küpe takmış erkekler, açık giyinen kadınlar ve flört eden gençlere yönelik hoşgörü oranının dikkat çekici ölçüde arttığı belirlenen araştırmaya göre toplumun yüzde 54’ü de siyasal değişim istemiyor.

2006 ve 2007’de yapılan araştırmanın üçüncü ayağı olan çalışma, Mart – Nisan 2012’de 16 ilde 1200 kişi ile görüşülerek hazırlandı.

İlkini 2006 yılının hemen başında yapılan, ikincisini ise 2012 baharında, ilkinden yaklaşık altı yıl sonra, gerçekleştirilen “Türkiye’de Muhafazakarlık:

Aile, Din, Devlet, Cinsiyet” başlıklı kamuoyu araştırmalarının sonuçlarına karşılaştırmalı olarak bakılaraka anket komisyonu şu verilere ulaştı:

MUHAFAZAKARLIKTA ILIMLILAŞMA VAR, UÇ NOKTALARDAN ORTALARA DOĞRU KAYMA VAR

1. Muhafazakarlıkta “ılımlılaşma” ve “ana akımlaşma” eğilimi gözleniyor.

a) Gerek siyasal, gerekse de özel hayata ilişkin muhafazakarlık tutumlarında uç noktalardan ortalara doğru bir toplaşma eğilimi ortaya çıkmış. Bir başka deyişle, hem siyaset, hem de özel hayat hakkındaki muhafazakar tutumlarda, kendini muhafazakar bulmayanların oranı da, kendini çok muhafazakar bulanların oranı da azalmış. Buna karşılık, muhafazakarlığını orta seviyede değerlendirenlerin oranı artmış.

TOPLUMSAL VE SİYASAL DEĞİŞİM İSTEYENLER AZALMIŞ

b) Toplum daha “statükocu” bir tutuma kaymış. Bir başka deyişle, toplumsal ve siyasal hayatta değişim isteyenlerin oranı azalmış.

c) Özel hayata ilişkin muhafazakarlıktaki ılımlılaşmanın bir göstergesi olarak, aşağıdaki tutum değişiklikleri gerçekleşmiş:

NAMAZ KILANDAN ÇARŞAFLIDAN RAHATSIZ OLMA AZALMIŞ

i) Dindarlık düzeyinde yıllar içinde bir artış meydana gelmemiş; gelmediği gibi, yüksek dindarlık seviyesinde küçük de olsa bir azalma söz konusu olmuş.

ii) Dindarlık düzeyi aynı kalırken, ibadetlerini yerine getirmeyenlerden (örneğin, namaz kılmayanlardan, oruç tutmayanlardan, başını örtmeyen kadınlardan) rahatsız olanların oranı azalmış, olmayanların oranı ise artmış. Buna koşut olarak, dinsellik görüntüleri de “normalleşmeye” başlamış; örneğin, kara çarşaf ve şalvar gibi dinsellik görüntülerinden rahatsız olanlar azalmış.

İBADETİ YERİNE GETİRMEDE ESNEKLEŞME VAR

ii) İbadet edenlerin oranında bir azalma ve ibadetlerin yerine getirilmesinde bir esnekleşme yaşanmış.

AÇIK GİYİNEN KADINLARDAN RAHATSIZ OLANLAR AZALMIŞ

iii) Eşcinseller, evlenmeden birlikte yaşayan çiftler, açık giyinen kadınlar, tek başına yaşayan kadınlar, boşanmış kadınlar, küpe takan erkekler, flört eden gençler gibi modern ve kentsel cinsellik görüntülerinden rahatsız olanlar azalmış.

ÖZGÜRLÜK EN TEMEL DEĞER

2) Toplumda “bireyleşme” sürecinin hızlandığı görülüyor.

a) Bireyleşmenin derinleştiğinin ve yaygınlaştığının en temel göstergesi olarak, “eşitlik, dayanışma, özgürlük” değerleri arasında “özgürlük” en çok tercih edilen temel değer olarak “eşitlik”in önüne geçmiş. Oysa, bundan altı yıl önce, halkın gözünde, bu üç değer arasında “eşitlik” açık ara birinci gelmişti. “Eşitlik” değerini en çok tercih edilen temel değer olarak seçenlerin oranı yıllar içinde sabit kalmış. Buna karşılık, “özgürlük” diyenlerdeki yükseliş, “dayanışma” yanıtını verenlerin oranındaki ciddi bir düşüşten kaynaklanmış.

GELENEKLERE BAĞLILIĞI SAVUNANLAR AZALMIŞ

b) Bireyleşmenin önünde engel olan iki temel muhafazakar değeri savunanların oranında yıllar içinde bir düşüş meydana gelmiş: birincisi, “insan zayıftır; yanlış yola sapmaması için, başında mutlaka onu doğru yola sevkedecek bir otoritenin bulunması gerekir”; ikincisi ise, “herkes hayatta layık olduğu yerdedir ve haddini aşmamalıdır”.

c) Bireyleşmenin bir diğer kanıtı olarak, kişilerin hayattaki seçimlerini kendi isteklerine göre değil de, geleneklere göre yapması gerektiğini savunanlar azalmış.

HAKLARA SAHİP ÇIKMA NOKTASINDA DEĞİŞİM YOK

3) Haklara sahip çıkma alanında son altı yılda kayda değer bir iyileşme görülmüyor.

a) Kişilerin kendi haklarına ve başkalarının haklarına sahip çıkmaktaki duyarlılıklarında son altı yılda bir artış kaydedilmemiş. Nitekim, bazı istisnalar hariç, temel haklar ve ikincil haklar devlet tarafından asla kısıtlanmamalıdır diyenlerin oranında da, gerektiğinde kısıtlanabilir diyenlerin oranında da, altı yıl öncesine göre kayda değer bir değişim meydana gelmemiş.

b) Haklar alanında göze çarpan tek ilerleme, siyasi haklara sahip çıkma eğiliminde bir miktar artışın meydana gelmiş olmasıdır. Nitekim, altı yıl öncesiyle kıyaslandığında, “dernekleşme ve sendikalaşma hakkı” ile “toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma hakkı”nın devlet tarafından asla kısıtlanmaması gereken haklar olduğunu düşünenlerin oranı biraz yükselmiş.

c) Eşcinselliğin ve heteroseksüellik dışı cinsel yönelimlerin toplumda en az kabul gören hak olması durumunda son altı yılda hiç oynama olmamış. Kamoyunda zaten yaygın olan homofobi aynen devam etmiş.

KADININ TOPLUMSAL KONUMUNDA CİDDİ DEĞİŞİM VAR

4) Kadının toplumsal konumuna ilişkin tutumlarda pozitif bir değişim olurken, ailedeki konumuna ilişkin tutumlarda bir değişim görülmüyor.

a) İster başı örtülü, ister başı açık olsun, tüm kadınların toplumda kadın oldukları için ezildikleri yönündeki tutumda bir artış olmuş.

b) Başörtülü kadınların da erkeklerle hayatın her alanında eşit olduklarına ilişkin tutumda bir artış meydana gelmiş.

c) Açık giyinen, çalışan, boşanmış, tek başına yaşayan, nikahsız beraberlik yaşayan kadınlardan duyulan rahatsızlık azalmış.

SAĞLIK SÖZ KONUSUYSA KÜRTAJ YAPILABİLİR GÖRÜŞÜ AĞIRLIK KAZANMIŞ

d) Kürtaj, hiç bir koşula bağlı olmaksızın, cevap verenlerin yarısından fazlası tarafından kabul edilirken, işin içine yoksulluk, tecavüz, sağlık gibi faktörler girdiğinde, bu kabul oranı hızla artmış ve sağlık söz konusu olduğunda yüzde 85’e ulaşmış.

e) Buna karşılık, kadının ailedeki konumu, evdeki rolü, kocası ve çocuklarına karşı yükümlülüklerine ilişkin tutumlarda bir değişiklik olmamış. Altı yıl önce olduğu gibi, bugün de, ideal kadın “eşit, hamarat ve namuslu” bir kadın olarak tanımlanmış.

ARAŞTIRMA HAKKINDA…

Araştırmanın veri toplama aşaması Mart-Nisan 2012 aylarında, 16 ilin kentsel ve kırsal yerleşim

birimlerinde gerçekleştirilmiştir.

Araştırmada Türkiye 18 yaş ve üstü nüfusunu temsil eden 1200 kişilik bir örneklem kullanılmıştır.

Tüm görüşmeler hanelerde yüzyüze görüşme yöntemi ile gerçekleştirilmiştir.

AB KARŞITLIĞINDA CİDDİ ARTIŞ VAR

AB karşıtlığında ise bir yükseliş dikkat çekiyor. AB üyeliğini destekleyenlerin oranı 2007’de yüzde 57.6 iken bu oran 2012’de yüzde 51,7’ye geriledi.

KENDİNİ SOLDA GÖRENLER ARTIYOR ANCAK ÇOĞUNLUK KENDİNİ SAĞDA GÖRÜYOR

Araştırmaya göre kendini solda görenlerin oranında yükseliş olsa bile toplumun ağırlığı kendini ’sağ’da görüyor. 2006’da kendini ’sağ’ olarak tanımlayanların oranı yüzde 34,9 iken bu oran 2012’de yüzde 33,4 oldu. Kendini merkezde görenlerin oranı 2006’da yüzde 24,1 iken 2012’de yüzde 25 oldu. Kendini solda görenler ise 2006’da yüzde 14,9 iken 2012’de yüzde 20,2 oldu.

LAİKLİK TANIMI İLE İLGİLİ GÖRÜŞLER

Laikliğin deği

Kaynak: http://Açık Toplum Vakfı,aut

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>