Rehberiniz-Motivasyon nedir, ne değildir?

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Motivasyon nedir, ne değildir?” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Motivasyon nedir, ne değildir?

Motivasyon, Latince’de hareket etme anlamına gelen mot kökünden türetilmiş bir kelime. Özellikle insan kaynakları yönetimi alanında adını sıkça duyarız. Tıpkı inovasyon, yaratıcılık, koçluk, mobbing gibi nam yapmış bir sözcüktür kendisi. Hem de epey de eskidir namı! İK dergileri üzerine çokça makaleler yayımlar, yöneticiler önemini ballandıra ballandıra anlatır, bilim insanlarının üzerine yaptığı teoriler konuşulur, eğitimlerde yerini bulur, çalışanlar kimi zaman ücrete dahi tercih ederler motive edilmeyi. Hal böyledir böyle olmasına da iş motive olmaya ve pek tabi de etmeye gelince, çark zor döner!

Bizim X bir iş başvurusu yapar, sınanır da sınanır. İşin ne olduğunu sormayın bana, fark etmez! Gelişen ve değişen dünya, hani rekabet ortamı da kızışmış, “ne olursan ol, en iyisi ol” felsefesiyle yola çıkılmalıymış. Ne iş yaparsan yap “en iyisini yap”. X kararlı. Aldığı eğitim ve bir de o azimli yanı yok mu, tamamdır bu iş! Yeni dünya düzeninde yer bulmak onun için çocuk oyuncağı. O “en iyi” olma yolunda zaten istekli bir aday. Gel zaman git zaman bu istek fark edilir ve X istediği işe sahip olur sonunda. “Sabah erken gitmeli ofise, az soru sormalı, çok çalışmalı, ortama ayak uydurmalı, varsa bir çatışma uzak kalmalı, yaratıcı yenilikçi olmalı, güler yüzünü tüm şartlar altında korumalı, kollamalı, ha bir de yöneticisine en çok bilgisayar başında yakalanmalı, mümkünse mola vermemeli, akşam en geç o çıkmalı vs .” Toplamıştır bir bir öğütleri yeni dünya insanlarından.

X üniformasını giymiş bir asker edasıyla artık hazırdır teslim olmaya. Başarır da. Beklenilen her şeye uyum gösterir, kanıksar. Derken derken zaman geçer, “beklentiler zamanı” gelip çatar. Gitgide yüzünün düştüğünü, içinde bir boşluğun oluştuğunu hissetmeye başlar. Nedir ki bu? Oysa her şey yolundadır. Yap teslim et, yap teslim et. Tik tak tik tak. Herşey tıkırında. Maaşı desen fena değil. Eee bu piyasa şartlarında iş bulmak kolay da değil. Çatışma mı hani nerde, onlar sıkı bir ekip. Hem olur öyle şeyler her iş yerinde. Sigortası var, servisi var, maaş kartı var, daha nedir Allah aşkına!

Yok yok böyle olmaz, X performans görüşmelerinde çıtlatacaktır yöneticisine. Ama nasıl söylemeli? Öyle dese anlaşılır, böyle dese yok sayılır! Bulacaktır uygun bir yol. Bulur da. Yöneticisi dinler X ‘i dikkatle. Anlamaya çalışır ifadelerini; “İş mi zor gelmeye başladı, ekipte anlaşamadığın biri mi var, ücretin mi tatmin etmiyor seni, yoksa başka bir iş teklifi aldın da sen ağzında mı geveliyorsun?” Hepsine büyük bir sabırla cevap verir X. Hiçbiri değildir. O da bilmez ki nedir eksik olan! Yönetici elindeki kalemle karalamaya başlar önündeki kağıdı. Sorunu anlamaya çalışır. Ansızın aklına bir fikir gelmiş gibi gözleri açılıverir. “Hah buldum ben senin derdiniiii” der, kıs kıs gülerek. X sevinmiştir, çözüm de yoldadır. “Sen motive edilmek istiyorsun, tıpkı çocuklar gibi”. X şaşkın şaşkın bakar yöneticisine, yönetici gülmeye devam eder. Amma da basit bir sorunmuş yahu der gibi. Sonra ciddi bir hava eser içerde. “Bak “ diyerek devam eder yönetici, “ Hepimiz zor şartlarda çalışıyoruz, sen benim durumum kolay mı sanıyorsun, ben sizlere neleri yansıtmamaya çalışıyorum, bir de her yaptığınız şeyin arkasından alkışlarsak, ooo işimiz var!” der ve ekler “ Geçer bunlar geçer, o okuduğun kitaplara da inanma sen, yazmak kolay iş, bir profesör gelsin bakalım buraya, gerçek çalışma ortamında ne kadar motive edici olabilecek!” der ve kalkar. “ Haydi işinin başına” .

X üzgün, masasına döner. Demek buydu derdi, “ evet” der içten içe. Yaptığı hiçbir başarıya geribildirim almamıştı ki, üstelik hataları çok çabuk fark edilirken. Aklına gelen yaratıcı fikirler sahiplenilmiştir hep, üstelik adı bile anılmadan! İşini özenle yapsa da bir yapmasa da. Neticede mutlaka bir kusur bulunur. Ya yapılan son terfiler? Dağıtılan projeler? ” Hiç adil değil “ diye düşünür. Sessiz olmak mıdır suçu, yoksa övünmemesi mi ? O hiç düşünmemişti tüm bunları ta ki o ana dek! Oysa tek beklediği küçük bir teşekkürdü. Çok değil, küçücük bir teşekkür.

Yazar: Gaye Tümer Önsel

Kaynak: http://www.yenibiris.com

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir