Rehberiniz-“misyonum hızla ve durmadan büyümek”

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “”misyonum hızla ve durmadan büyümek”” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
misyonum hızla ve durmadan büyümek

Misyonum hızla ve durmadan büyümek

Turkcell’in sponsorluğunda geçen yıl gerçekleştirdiğimiz İşTcell’li Portreler röportaj dizimizde turizmden finansa, sağlıktan enerjiye Türkiye’nin lokomotif sektörlerinde başarılı kariyer hikayelerine imza atmış üst düzey yöneticilerimizi, girişimcilerimizi ağırladık. Başarıyla özdeşleşmiş bu isimlere profesyonel hayatlarındaki gizli formülleri sorduk, iş dünyasında diğerleri arasından sıyrılabilmek için nelere dikkat edilmesi gerektiğini konuştuk. Türkiye, büyüme yolculuğunu bazı sendelemelere rağmen ısrarla sürdürürken şimdi daha da fazla sayıda iyi ve kazanan örneği sizlere anlatma ihtiyacı içindeyiz. Bu nedenle bu haftadan itibaren Türkiye’nin kazananlarını, iş dünyasında fark yaratan uygulamalarıyla öne geçen isimleri yeni yazı dizimiz “İşTcell’le Kazananlar”la sizlere getireceğiz. İşTcell’le Kazananlar’ın ilk konuğu, sektöründe model oluşturmuş bir girişimci. Acıbadem Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, neden sağlık sektörüne girdiğini soranlara cevap vermekten sıkılmış. Ona göre neden değil, bu işi nasıl yaptıkları konuşulmalı. 1993’te ilk hastanesini alıp sağlık sektörüne girdiğinde bir açığı doldurmayı hayal etti ve bunu gerçek kıldı. Kurduğu A tipi yani yüksek maliyetleriyle kaliteli hizmet veren hastanelerle, rahatsızlandığında soluğu Batı ülkelerinde almayı tercih eden kesimi yurtiçinde kalmaya ikna etti. Acıbadem markasını toplam 20 şubede verdiği yaygın hizmetle en çok bilinen özel hastane markası haline getirdi. Acıbadem Sağlık Grubu, büyüme halkasını yurtdışı yatırımlarıyla genişletmeyi hedefleyerek Dubai merkezli Abraaj Capital’le yakın zamanda ortaklığını tamamladı. Şimdi Körfez ülkelerinde zincir hastaneler kurmak üzere çalışmalarını sürdürüyor. Sektöründe halka açık tek şirket olarak büyüme misyonuna eğitim sorumluluğunu da ekliyor. Beş yıl önce hayal edilen üniversite bu yıl ilk öğrencilerini almayı hedefliyor. Mehmet Ali Aydınlar, geçtiğimiz yıllarda aldığı onlarca yöneticilik ve girişimcilik ödülünü hak ediyor. Üstelik bu taltiflerin sarhoşluğuna hiç kapılmadan çalışmaya devam ediyor.

Çocukken gelecekle ilgili hayaliniz neydi?

Bizim çocukluğumuzda dünya çok farklıydı. İletişim teknolojileri yok denecek kadar azdı. Sadece radyo ve siyah-beyaz gazeteler vardı. Yüksek tahsil görenlerin sayısı da azdı. Ailedeki yüksek tahsilli kişilerin meslekleri bizi de çekerdi. Bir akrabamız inşaat mühendisiydi; o işi yapmayı düşünmüştüm çocukluğumda. Onun oğlu kimya mühendisi olunca bu meslek cazip gelmeye başlamıştı. Daha sonra Haydarpaşa Lisesi’nde okurken kendime daha net bir hedef koydum. Ben mutlaka sosyal bilimler okumalı ve kendi işimi yapmalıydım. Mühendis ya da doktor olmak bana göre değildi. Bir yerde profesyonel olarak çalışacaksam da bu kısa süreli olmalıydı.

Örnek aldığınız biri var mıydı?

Ailede iyi yerlere gelmiş yakınlar örnek gösterilirdi. Buna biraz kızardım. Ben onlardan daha iyi yerlere gelebilirim derdim içimden. Onlardan daha iyi olmak için çaba gösterirdim ama bunu dışarıya belli etmezdim. Bu kendi içimde bir ruh haliydi. Daha iyi olup annemle babama “Bakın bana bunu örnek göstermiştiniz, ben şimdi daha ilerideyim” diyebilmeyi hep istemiştim.

Kariyerinizde aldığınız ödüller size neler hissettirdi?

Ödül almak beni pek etkilemiyor, ben normal yaşamıma devam ediyorum. Ödülleri sadece bir gün çocuklarıma bırakacağım manevi bir miras olarak görüyorum. Tabii önemliler ama bizim her gün hiçbiri yokmuş gibi, işe yeni başlamışız gibi çalışmayı sürdürmemiz lazım. Büyümeye bu sayede devam ediyoruz. Bugün Acıbadem’in 6 bin 500’ün üzerinde çalışanı var, gelecek sene hedefimiz 10 bini geçmek. Üniversitemizin sistemle entegrasyonundan sonra hem kendimize hem ülkeye nitelikli, vasıflı elemanlar yetiştirmeyi çok önemsiyoruz. Bu işte de çok iddialıyız.

Bu sizi ödüllerden daha çok motive ediyor diyebilir miyiz?

Her yeni iş bana heyecan veriyor, beni daha fazla mutlu ediyor. Bir işe başlarsanız bir şekilde bitiriyorsunuz. Her zaman yeni heyecanlar gerekli. Yeni heyecanlar yani yeni yatırımlar… Tabii hepsi sağlık odaklı olacak.

Sağlıkta insan kaynağı açığı olduğu biliniyor. Siz de zorlanıyor musunuz?

Türkiye’de nitelikli işgücüne ihtiyaç var. Biz kendi işimiz için uygun nitelikte personel bulamıyoruz, halbuki ne kadar çok işsiz var. Üstelik üniversite mezunu işsizler. Bunları meslek sahibi yapmak, doğru yönlendirmek çok önemli. Ülke olarak bunu yapmalıyız ki, açığımızı karşılayalım. Biz sağlık alanında buna katkı da bulunmak için çalışmalar yapıyoruz.

Üniversite ne zaman faaliyete geçiyor?

Temel bilimlere gelecek sene öğrenci almaya başlayacağız. Sürekli eğitim merkezimiz, MBA, lisansüstü programlarımız ise bu sene açılacak. Lokasyon olarak Anadolu Yakası’nı düşünüyoruz.

Ekip arkadaşı seçerken neye dikkat edersiniz?

Benim özel kriterim çalışanın gözündeki ışıktır. Geçenlerde yurtdışında çalışan bir arkadaşla tanıştım. Beş dakika sonra ona iş teklifi yaptım. Gözündeki ışıkla, vizyonuyla size iyi bir takım arkadaşı olabileceği izlenimini veriyordu. Çalışanlarımda aradığım en önemli özellik, kurum kültürünü almış olmalarıdır. Acıbadem’de herkes kendi hastanesi gibi sahiplenir işini. Böyle olmasaydı başarılı olamazdık.

Türkiye’de sağlık sektöründe nasıl bir yerdesiniz?

Bir okul görevi yapıyoruz. Bizimle daha önce çalışmış birçok arkadaşımız başka hastanelerde yöneticilik yapıyor. Burası sağlık sektörüne çok şey kattı. İlk başladığında ülkedeki hastanelerin seviyesine bakın, bugün geldiği noktaya bakın. Çıtayı yukarı çektik, yeni model getirdik.

Gelecekte hangi sektörler Türkiye’de öne çıkacak?

Benim gözüm hep hizmet sektöründedir. Teknoloji de önemli ama bence en önemlisi eğitim. Özellikle nüfusu genç olan bir ülke için. Düşünün her sene ne kadar insan eğitime başlıyor. Sağlık sektörü de çok önemli ama şu anda bir kaos yaşanıyor.

Sizce sağlık sistemimiz kaosu atlatabilecek mi?

Çok iyi niyetle Türkiye’de yaşayan herkesin rahatlıkla, dilediği sağlık kuruluşuna ulaşabileceği bir model geliştirilmeye çalışıldı. Ama kamu hastaları hedef haline geldi. Kamu hastalarından pay almak için plansız programsız hastaneler yapılması işi sürdürülemeyecek bir noktaya getirdi. Özel kurumların bir kısmı, etik olmayan davranışlarla sektörü kaosa sürükledi. Neyse ki şimdi bir planlama var. Kaosa rağmen gerek kamu gerekse özel sağlık sistemleri kariyer açısından önemli. En az bir lisan bilen üniversite mezunları sağlık sektöründe kariyer yapmayı düşünsünler. Üstelik sadece Türkiye’de değil yurtdışında da yeteri kadar kalifiye eleman yok.

Günümüz teknolojilerine hakim olmak fark yaratıyor mu bu sektörde?

Acıbadem’in en büyük farkı çok nitelikli bir insan kaynağıyla çalışmasıdır. Kapıdaki güvenlikten tıbbi direktörüne kadar her kademede çalışana son derece özen gösteriyoruz. İkinci özelliği ise dünyadaki son teknolojiyi kullanıyor olmasıdır. ABD’de bile hastanelerde bizdeki kadar yan yana son teknolojiyi görmeniz mümkün değil. Eskiden pek çok kişi check-up ya da basit müdahaleler için ABD’ye gidiyordu. Şimdi yurtdışından hastalar bize geliyor.

İletişim teknolojilerini hizmetlerinizde nasıl kullanıyorsunuz?

Bilişim teknolojilerini çok sayıda iletişim hizmeti için kullanıyoruz. Örneğin hastane yöneticilerimiz ve hekimlerimiz, hasta ve yakınlarının e-posta yoluyla ilettikleri istek ve önerilere BlackBerry kullanarak 24 saat boyunca cevap verebilir. Hastalarımız randevularını çağrı merkezini arayarak sağlık danışmanlarının yönlendirmesiyle alır. Randevular, hastalarımıza bir gün öncesinden SMS yoluyla hatırlatılır. Hasta yakınlarımız hastalarını, e-ziyaret dediğimiz yöntemle, tabii hastamızın izni alınmak kaydıyla, görüntülü olarak izleyebilir. Hastanelerimizde doğan ve sağlık takibi yapılan 0-3 yaş bebeklerimiz için verdiğimiz e-bebeğim hizmetimiz sayesinde, yakınları bebeğimizin resmini ve diğer bilgileri özel sayfalardan izleyebilir; hoş geldin mesajlarını iletebilir. Hekimlerimiz tarafından bebeğimizin aşıları veya yapılması gereken diğer kontrolleri, günü geldiğinde telefon, SMS ve e-posta araclığıyla anne-babalara hatırlatılır. Hastalarımız herhangi bir tarihte aldığı tüm medikal hizmetleri, hasta mahremiyetine bağlı olarak web aracılığıyla izleyebilir. Tüm hastanelerimizdeki “wireless network” altyapısı sayesinde hastalarımız ve refakatçileri İnternet üzerinden işlerini sürdürebilir.

Başarılı olmak isteyenlere ne önerirsiniz?

Ben giriştiğim her işte en iyisini yapmaya çalıştım. Kesinlikle ikinci sınıf iş yapmam, ikinci sınıf biriyle çalışmam. Hedefim her zaman en iyisidir. Bunu hedeflediğinizde başarı da gelir.

Yazar: Zeynep Yosun AKVERDİ

Kaynak: http://SABAH

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>