Mühendislik Meslekleri

Bencil Olma,Paylaş...Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

MÜHENDİSLİĞİN TARİHÇESİ

Mühendislik, dünyadaki en eski mesleklerden biridir. İspanyol filozof Ortega, Roma İmparatorluğunun çökmesini, imparatorluğun yeterli teknik güce sahip olmayışına bağlamıştır. ABD eski başkanı Eisenhower “Romalılar eğer yeterli teknik güce sahip olsalardı askerlerine büyük askeri ve stratejik üstünlük sağlayacak malzemeleri geliştirebilirlerdi” demiştir.

200 yıl öncesine kadar yararlanılan enerji kaynakları; rüzgar ve akarsu gücü ile insan ve hayvan gücüydü. Makineleri çalıştırmak için yel değirmenleri ve su çarkları kullanılırdı ve pek çok iş elle yapılırdı. Çağdaş anlamıyla mühendisliğin buhar makinesinin bulunmasıyla birlikte 1760’larda başladığı söylenebilir. Önceleri mühendislik denilince sadece askeri mühendislik anlaşılırdı. Askerlik dışı mühendislik (sivil mühendislik) hizmetleri 18. yy. sonlarında yaygınlaşmaya başlamıştır. Mühendisliğin bir meslek olarak gelişimi sanayinin gelişimiyle paraleldir. Özellikle 20. yy. da teknolojinin gelişimiyle birlikte mühendislik kavramı da gelişmiştir. Yapı malzemeleri alanında, içten yanmalı motorlarda, buhar, gaz ve su türbinlerinde büyük gelişme sağlanmıştır. İkinci Dünya Savaşının ardından, petro – kimya, havacılık, uzay ve elektronik sanayinde büyük gelişim yaşanarak “otomasyon” gündeme girmiştir. Mühendislik dal ve disiplinleri çeşitlenirken, uzmanlaşma artarken, endüstri mühendisliği, sistem mühendisliği gibi birleştirici dallar gelişmektedir.

TÜRKİYE’DE MÜHENDİSLİK EĞİTİMİNİN TARİHÇESİ

Osmanlı İmparatorluğu döneminde mühendislik eğitimi temel olarak inşaat mühendisliği alanında 16. yy. da başlamış ve 20. yüzyıla kadar bu alanda devam etmiştir. Sivil mühendis yetiştiren ilk eğitim kurumu 1894 yılında İstanbul’da Hendese-i Mülkiye Mektebi adıyla kurulmuştur. Daha sonra bu eğitim kurumu Bayındırlık Bakanlığı bünyesinde Mühendis Mektebi adıyla yeniden örgütlenmiştir (1909). Öğretim dili Fransızca olan Mühendis Mektebi, savaş nedeniyle 1915 – 1921 yılları arasında hiç mezun vermemiştir. 1923’te Gümüşsuyu’ndaki binasına taşınan okul, 1928’de Yüksek Mühendis Mektebi’ne dönüştürülmüştür. 1936’da Bayındırlık, 1941’de Milli Eğitim Bakanlığına bağlanarak Yüksek Mühendis okulu adını almıştır, ancak 1944’te İstanbul teknik Üniversitesi adı altında yeniden örgütlenmiştir. Cumhuriyet kurulduktan sonra, ülkemizin savaş sonrası yeniden yapılanmasında, buradan mezun olan mühendislerin çok büyük rolü olmuştur.

Günümüzde pek çok üniversitemizde, çeşitli alanlarda mühendislik eğitimi veren fakülteler bulunmaktadır. Artık 21. yüzyıldayız ve bu nedenle üniversitelerimizde verilen mühendislik eğitiminin, öğrencileri araştırma ve inceleme yapmaya sevk etmesi ve bilgiyi ezberletme yerine bilgiye nasıl ve nerede ulaşılacağını öğretme temeline dayanması gerekmektedir. Sadece böyle bir eğitim alarak mezun olan bireyler, iş dünyasının ve çağın gereklerine uygun biçimde “iyi” birer mühendis olarak çalışma hayatında yerlerini alabilirler.

MÜHENDİSLİK ALANLARI

Mühendisler, malzeme ve enerji olmak üzere iki tür kaynaktan yararlanırlar. Malzemeler; dayanım, kolay işlenebilirlik, hafiflik, kalıcılık, yalıtma ya da iletme, kimyasal, elektriksel ve akustik gibi özellikleri nedeniyle yararlıdırlar. Enerji kaynakları ise, kömür, petrol, doğalgaz, rüzgar, akarsular, güneş ışığı ve nükleer çekirdek bölünmesi sürecidir.

Alanı ne olursa olsun (çevre, ziraat, kimya vb.) bütün mühendislik dallarındaki başlıca etkinlikler araştırma – geliştirme, tasarım, yapım, üretim, işletme ve yönetim olarak sıralanabilir.

Araştırma ve geliştirme mühendisi, matematiksel ve bilimsel kavramları, deney tekniklerini ve tümevarım mantığını kullanarak yeni makineler ve işlemler geliştirir. Görevi esas olarak araştırma yapma olan mühendis, araştırma sonuçlarını, yapılanları geliştirmede kullanır.

Tasarım mühendisi, bir yapı ya da ürünü tasarlarken yöntemleri seçer, malzemeleri, işletme koşullarını ve teknik gereksinimleri karşılayacak biçimleri belirler.

Yapım mühendisi, üretim yerini hazırlamaktan, ürünün istenen standartlara uygun biçimde üretilebilmesi için yapılması gereken işlemleri belirlemekten, malzemenin yerleştirilmesinden, personel ve makinelerin çalışmasını örgütlemekten sorumludur.

Üretim mühendisi, mal ve hizmet üretiminde üretim sürecini planlar, denetler ve değerlendirir, üretimin teknik yönleriyle ilgilenir, üretimin kalite kontrolünü yapar, ürün kalitesinin geliştirilmesi için önlemler alır.

İşletme mühendisi, güç aktarımı ve iletişim sağlayan makineleri, tesisleri ve işletmeleri denetler, karmaşık aygıtların güvenilir ve ekonomik şekilde işletilmesi için işlemleri belirler ve çalışanları yönlendirir.

Yönetim mühendisi, kurma, üretim, araştırma vb. alanlarda çalışan mühendis ve teknik elemanları yöneten, işyeri politikasını belirleyen kişidir. Bu alanda çalışan mühendislerin teknik bilgi yanında hukuk, ekonomi ve yönetim bilimi alanlarında yetişmiş, ayrıca iletişim kurmada da yeterli özelliklere sahip olmaları gerekir.

Ayrıca, günümüzde işyerlerinde iş güvenliğinden sorumlu “iş güvenliği mühendisleri”, ürünün ve hizmetin kalitesinden ve kontrolünden sorumlu “kalite – kontrol mühendisleri” de çalışmaktadır.

Aşağıda, ülkemizde eğitimi verilen mühendislik dalları alfabetik olarak tanıtılmaktadır.

 

Incoming search terms:

  • mühendislik meslekleri (68)
  • mühendis meslekleri (20)
Bencil Olma,Paylaş...Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>