Rehberiniz-Marka olmayı hak ediyorum…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest


iyimeslek.com ailesi olarak “Marka olmayı hak ediyorum…” adlı yazımızın kiÅŸisel geliÅŸiminize katkı saÄŸlamasını umuyoruz
Marka olmayı hak ediyorum…

1989’da Milano’da Domus Academy Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü’ne girdi. Defne Koz Design Studio’yu 1992 yılında açtı. Mobilya, ev aksesuarları, aydınlatma sistemleri, masa üstü ürünleri, ev ve ofis iç mekan tasarımları yapıyor. Pirelli, Alessi, Cappellini, Guzzini, Sharp, Nissan, Casio, Nurus ve Derin gibi markalar için çalışıyor.

Tasarımla ilk temasınızın nasıl başladığını hatırlıyor musunuz?

Teknoloji ile aranız nasıl?

– Seviyorum. Teknoloji sayesinde bugün Chicago’da yaÅŸayıp Milano ve Tel Aviv’de çalışan asistanlarımı kontrol ederek Ä°talya, Almanya ve Türkiye’deki müşterilerim için çalışabiliyor; Çin’de, Türkiye’de ve Ä°talya’daki üretimleri kontrol edebiliyor ve bilgil

İşlevselliğin yaratıcılığı sınırlandırdığına inanıyor musunuz?

Tanıdığım endüstri tasarımcılarının çoğu heykeltıraşlara öykünüyor. Birleştiğiniz nokta nedir?

Marka kavramı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

– Markanın bir kimlik olduÄŸunu, kimliksiz bir firmanın ruhsuz olduÄŸunu; tıpkı ruhu olmayan insanlarla konuÅŸamayacağınız gibi, ruhu olmayan firmaların iÅŸ yapmasının da çok zor olduÄŸunu biliyorum.

MARKA OLMAYI HAK EDÄ°YORUM

Siz bir marka mısınız?

Tasarlamak isteyip de tasarlamadığınız bir şey var mı?

Tasarım yapmanız için nasıl bir ruh hali gerekli? Nasıl bir ortam olmalı?

BENİM DİLİM AGRESİF DEĞİL

Nelerden ilham alıyorsunuz?

– EdindiÄŸim deneyimler, izlenimler ve bu izlenimlerin oluÅŸturduÄŸu düşünceler beynimi yeni bir yöne doÄŸru faaliyete geçirmeye rahatlıkla yetiyor. Biraz yaratıcılığı seviyor, biraz da araÅŸtırmacı iseniz hepsinin buluÅŸması fazla uzun sürmüyor. Gözüm, kulağım

Sizi tanımayan biri tasarladığınız ürüne bakıp “Bunu bir kadın tasarlamış” der mi?

– Kadın mı erkek mi diye ayırt edebilir mi bilemem ama, belki hassasiyeti kuvvetli biri diyebilir. En hoÅŸuma giden de bu ürünlerin ruhu var denilmesi. Bir diÄŸer hoÅŸluk ise yaptığım iÅŸleri bilenlerin, yeni bir ürünü benim çizdiÄŸimi bilmeden “Bu Defne’nindi

Moda olan tasarıma ve modaya karşı olduğunuzu biliyorum. Nedenini açıklar mısınız?

Türk olmak sizi ne kadar besliyor?

– Osmanlı kültüründen geliyorum. Milano’da ve Chicago’da tasarımcı olarak çalışırken bu kültürün hatırasını unutmuyorum. Bilinçaltımda kendi kültürümü yasarken, tasarladıklarımla kendimi anlattığım bir dilim var. Benim dilim; çaÄŸdaÅŸ, yalın, agresif olmaya

GELECEKTEN KORKUYORUM

İlk tasarımınız neydi?

– 1991 tarihli “Ä°lk” adlı sandalyem; Ä°talyan firması Molteni & Molteni’nin Steel koleksiyonunda yer almıştı.

Her tasarımcının gençlik, yetişkinlik ve olgunluk gibi dönemleri olduğunu düşünürsek siz hangi dönemdesiniz?

Evlenmek, boşanmak, aşık olmak gibi duygular işinizi nasıl etkiliyor?

Gelecekten korkuyor musunuz?

– Evet. “VahÅŸet” kelimesi insanoÄŸlunun lugatinden çıkmadıkça geleceÄŸe inancım azalıyor.

Yazar: Sibel Arna

Kaynak: http://www.sabah.com.tr

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir