Rehberiniz-Lasorda kanunu ile yönetmek

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest


iyimeslek.com ailesi olarak “Lasorda kanunu ile yönetmek” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Lasorda kanunu ile yönetmek

Başarılı bir girişimci ya da yönetici olmak istiyorsanız “Lasorda Kanunu” işinizi oldukça kolaylaştıracaktır. Yönetmenin altın kuralı diye tabir edilen “Lasorda Kanunu” ve daha fazlası bu yazıda…

İYİ BİR YÖNETİCİ VEYA PATRON OLMANIN 22 KURALI, İYİ BİR

PATRON VE YÖNETİCİ NASIL OLUNUR?

1949 yılında Los Angeles Doggers basketbol takımında çeşitli görevlerde hizmet vermekte olan Tommy Lasorda, “İnanıyorum ki yönetmek, elinizde bir güvercin tutmak gibidir. Eğer çok sıkı tutarsanız öldürürsünüz. Çok gevşek tutarsanız da kaybedersiniz,” demiş. Daha sonra da buna “Lasorda Kanunu” denmiş.

Kurallar listesine geçmeden önce yukarıdaki etkileyici alıntıyı vermek istedim. Evet bu sefer sözü fazla uzatmadan etkili bir yönetici ve patron olmak için gerekli kuralları listeliyoruz.

Lasorda kanununu uygulayın.

Dayanıklı olun; uzun vadeli hedefler için azim ve sabrınızı koruyun.

Çalışanlarınıza ilgi gösterin.

Onların performansını ve saygınlığını engelleyecek davranışlardan kaçının.

Çalışanlarınızı koruyun ve kollayın, arkalarında olun, bunu hissettirin.

En iyisini bekleyin.

Gerçekten başarısız olanlardan kurtulun.

Takımı bir arada tutun.

Enerjinizi yok edenlerden kendinizi uzak tutun.

Ne zaman bırakacağınızı, ne zaman elde tutacağınızı öğrenin.

Başkasının yaptığını değil, doğru olanı yapın.

Çalışanların zamanlarını boşa harcamayın.

Övgü alın, övgü verin, bunu da yüz yüze yapın.

Zamanınızı çalan kişilerden uzak durun.

Her zaman suçu üzerinize alın.

Hoşa gitmeyen işleri iptal etmeden gerekli olup olmadıklarına bakın.

Anlayışlı olun.

Kontrolü elden bırakmayın.

Sevecen olun.

İçinizdeki aksi konuşmaları susturun.

Kararsız kalmayın, evet ya da hayır deyin.

Her zaman “Yıllar sonra geriye baktığımda gurur mu duyacağım yoksa utanacak mıyım,” diye düşünün.

Evet, okuduğum bir özet kitabın iyice çıkarılmış özetini burada sizlerle paylaşıyorum. Bu paylaşımları yaparken üzerilerinde düşünerek kendim üzerimde içselleştirmeyi sağladığını da gözlemliyorum. Bu yüzden Blog yazmanın en önemli yararlarından birisini de tekrar vurguluyorum. Blog yazmak, bir çok konuyu paylaşırken bu konuları içselleştirmenizi ve kendinizi inanılmaz bir düzeyde geliştirmenizi sağlar.

Yazar: İlkay Öztürk

Kaynak: http://http://ilkayozturk.com/

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir