Rehberiniz-Kuantum düşünce ve rüya yorumları değişimin kapısını aralıyor

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Kuantum düşünce ve rüya yorumları değişimin kapısını aralıyor” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Kuantum düşünce ve rüya yorumları değişimin kapısını aralıyor

Newton fiziği, çıplak gözle görülen maddeyi ve fiziksel nesnelerin yasalarını inceleyen bir bilim dalı. Şimdiye kadar çok işe yaramış. Maddenin derinlerine daldığınızda büyülü bir dünya ile karşılaşıyorsunuz. Oradaki yasalar, dış dünyadaki yasalara benzemiyor. Gözlemcinin beklentilerine göre oradaki kuantum parçacıkları (fotonlar) yani sıkıştırılmış ışık demetleri, niyetimize göre davranmaya başlıyor. Burada fizikçiler şaşırıyor ve Doğu’daki Budizm’deki Taoizm’deki önermeleri, felsefeleri incelemeye başlıyorlar. Orada tanımlanan şey ile kuantum dünyadaki yasalar aynı. Bir foton parçası hem dalga hem parça olarak hareket ediyor. İnsanların düşünce ve inançları kaderlerini bire bir etkileyen en temel ve en değişmez malzemedir.

KADER NE DEMEK?

Son kitabınız ’Kuantum ve Kuran’ın son bölümünde ’Holikuantum’ diye bir kavram var; bunun açılımı nedir?

’Holi’bütüncül anlamına geliyor. İnsanlar bize geldiklerinde ’ilişki problemim’ ya da ’parasal sıkıntım var’ derler. Çünkü kafalarında onu diğer sorunlarından ayırırlar. Oysa kişinin bir sorunu olsa bile o bilinçaltındaki çekirdek inancın yansımasıdır. Eğer parasal sorunu varsa ilişkisinde de bedeninde de bir sorun vardır. Sivilceleri vardır, migreni vardır. İnsanın zihni, bedeni, başka zihinlerle ve hayatla ilişkisi bütündür. Hepsini belirleyen de insanın düşünce ve inançlarıdır. Düşünce derken; insanlar ’zan’neder. Kendileri hakkında fikirleri vardır ve bu tamamen ’zan’dır. Hepsi de yanlıştır. ’Aslında ben’ diye söze başlar ve ’Çok pozitif bir insanım’ der. Neden ’aslında’ kelimesini kullanıyor? Çünkü arkadan bu cümle gelecek: ’Bu kadar pozitif olmama rağmen neden hayatımda hep negatif olaylar yaşıyorum?’ Çünkü er meydanı hayat! Hayatta ne varsa, senin inancın da o. Direkt şöyle demesi lazım: ’Ben pozitif olmayı istiyorum ama görünen o ki ben negatif bir insanım.’ Negatif, işe yaramayan inançlar demek. Biz, insanların yaşadıkları şeyler ile kendi inançları arasındaki ilişkiyi gösteriyoruz. Kader tam da bu demek; yasa, kural, nizam ve ölçü demek. Bunları gösterdiğimizde insanlar hayatlarını film gibi izliyor. Hayatının sorumluluğunu nasıl eline alacağını gösteriyoruz çünkü yüzümüzde çıkan bir sivilcenin bile sorumlusu biziz…

KENDİN OLDUĞUNDA SORUN KALMAZ

Çalışmalarınızda insanların daha çok hangi ortak konularda mutsuz olduklarını gözlemlediniz?

En büyük sorun parasızlık ama onlar öyle zannediyor! Oysa insanın en büyük sorunu ne parasızlık ne hastalık ne de ilişki. İnsanın tek sorunu ve görevi sadece kendisi olmak. Kendin olduğunda hiçbir sorun kalmaz. Ama bu çok kolay değildir. Bayrağını çekip krallığını kuracaksın. Çevreden tepkiler gelecek. Kişisel savaş çok önemli.

Yani egoyu devre dışı bırakmak gibi mi?

Ego biziz. Kendi sistemimize girmiş, bize ait olmayan inançların toplamında oluşmuş sahte bir benlik duygusu var. Mesela bir çocukla çalışıyorum; dedesinin yerine geçmeye çalışıyor, mesanesinde sorun var. Neden mesane? Çünkü aşırı derecede güçlü olabilmek için testosteron hormonu salgılaması gerekiyor. Ve böylece denge bozuluyor. ’Olmak zorundayım’ düşüncesi onu böyle yapıyor.

YETENEKLERİNİZİ KULLANIN

Sorunlar cinsiyete göre değişiyor mu?

Temel sorun kendi olmamak sebebiyle ortaya çıkan güçsüzlük duyguları, bağımlılık, kadercilik, yeteneklerini kullanmama… Yeteneklerinizi kullandığınızda hiçbir sorun olmaz. Bu, herkes için geçerli. Herkesin kullanacağı atıl bir yeteneği var. Bu yeteneği kullanmayı reddedenler yalnız kalmaktan, eleştirilmekten korkuyor. İnsan yalnız kalmadan birey olamaz. Tüm liderler hayatlarının bir bölümlerinde yalnız kalmanın savaşını vermişlerdir. Sürü psikolojisi dediğimiz bilimsel bir gerçek var. Kendini güvende hissediyorsun.

İnsanların kuantum düşünce yöntemiyle temel sorunlarını halletmesi için ne kadar süre gerekli?

Kişi istekli ve hazırsa, 10 seanslık bireysel çalışma yapıyoruz. Bazen grup çalışması da yaparız. Kişi hazırsa ilk üç ayda değişim süreci başlıyor. Bilinçaltındaki değişimler, yeni kararlar ve entegrasyon süreci yaşanıyor. Sonra kişinin davranışlarında kendiliğinden bir değişiklik oluyor. Altı ay sonra çevresi değişiyor ve yeni bir yaşam alanı oluşturuyor. İşi, kıyafetleri, saçı, yüzü, ifadesi değişiyor. Bir, bazen de bir buçuk yılda bambaşka bir hayatı oluyor.

ESKİ SEN HER GÜN ÖLMELİ

Mesleğiniz gereği çok insan dinliyorsunuz. Sizin de şaşırdığınız olaylar oluyor mu yoksa sorunlar aynı tip mi?

Şaşırmadığım çok şey oluyor ama her gün yeni bir şey öğrenmesem 10 yıl önceki ben ile şimdiki ben aynı olurdu. Eski sen, her gün ölmeli ki yeniden doğasın; tekamül bu demek. Değişime direnen insanlar bir süre sonra evren tarafından uyarı alır. Uyarıları dikkate almazsa bazı sıkıntılar, kazalar gelir başına. Olaylardan ders almazsan küçük uyarılar giderek şiddetini artırır ve büyük şoklar yaşarsın. İnsan gariptir ki büyük şoklar yaşamadan değişmeyi istemez. Çünkü güvende olmak ister.

İlişkileriniz hep kötü gidiyorsa…

İnsanlar değişmedikleri sürece aynı sorunları yaşıyor. İnsanların kişisel tarihlerinde tekerrürler var. İlişkilerinde kandırılıyorsan, hep aynı tip adamları seçiyorsun ya da bir süre sonra o adamları sen o hale sokuyorsun demektir. Burada uyanmak lazım. Neden böyle oluyor diye sormamak için ellerinden geleni yapıyorlar! Kendileri gibi başkalarını suçlayan arkadaşlar seçiyorlar. Onların bütün sohbetleri hayatın acımasız, insanların kötü ve güvenilmez olduğu üzerine yoğunlaşır. İnsanlar değişimden korktukları için potansiyellerinin çok altında bir hayat yaşıyorlar.

Kuantum düşünce alanında uzman isimlerden R. Şanal Günseli ve kişiye özel rüya yorumlarıyla tanınan eşi Işık Elçi, önce kendini sonra da hayatını değiştirmek isteyenlere yol gösteriyor.

’Kuantum düşünce’son yıllarda hayatımıza giren önemli kavramların arasında yer alıyor. ’Olumlu düşün’, ’iste ki olsun’, ’olumlama yap’ gibi cümleler artık hemen herkesin dilinde… Bu konuya ilgi duyanlar kitaplar, makaleler ve televizyon programlarıyla kendilerini geliştiriyor. Kuantum düşünce alanında uzman isimlerden biri olan R. Şanal Günseli, Digiturk’ten yayın yapan ShowMax kanalındaki ’Hayata Evet’ programıyla izleyicilere kuantum düşünce tekniğini anlatıyor ve hayli ilginç konulara değiniyor. Ayrıca kurucusu olduğu Kuantum Yaşam Merkezi’nde danışanlarının bilinçaltlarını yeniden kodlayarak yanlış düşünce kalıplarını ortadan kaldırıyor.

R. Şanal Günseli’nin eşi Işık Elçi ise hayat yolunu bulmak isteyenlere rüyalar aracılığıyla yardımcı olmaya çalışıyor. Aynı kanalda ’Rüyalar Gerçektir’adlı programı sunan Işık Elçi, rüyalarıyla işbirliği yapan insanların, hayatta daha çabuk ilerlediklerini ve sorunlarını daha kolay çözdüklerini söylüyor. ’Rüyalarla Kişisel Gelişim Yolculuğu’, ’Rehber Rüyalar’, ’Eş Ruhumun Eş Zamanı’ve ’Tekamül Kaynakları’kitaplarının da yazarı olan Işık Elçi, Kuantum Yaşam Merkezi’nde danışanlarının rüyalarını yorumluyor ve rüya yorumlamayı öğretiyor. ’Biz rüyalardan vazgeçebiliriz ama rüyalar bizden vazgeçmez’ diyen Işık Elçi’ye göre rüya, ruhumuzla iletişim kurduğumuz, tekamül planımız için her türlü kolaylığı ve aracı bize gösteren bir süreç. R. Şanal Günseli ve Işık Elçi’yle kuantum düşünceyi ve rüyaların gizli dilini konuştuk. EKİN TÜRKANTOS

Rüyalar yol göstericidir

Rüyalar insanın hayatında nasıl bir rol oynuyor?

Kişi hayatında en çok hangi konuda sorun yaşıyorsa o olumsuzluk, semboller halinde rüyaya yansıyor. Örneğin, kişinin kendini ifade etmekle ilgili bir sorunu varsa buna göre rüyalar görüyor. Bu işaretleri, sembolleri yorumlayıp o kişiye ’duygularını, düşüncelerini artık içine atmayıp kendini ifade etmeyi seçeceksin’ diyoruz. Kişi bunu gerçekleştirdiğinde hem ilişkileri düzeliyor hem de sürekli olarak hayatına çektiği, onu etkileyen olumsuz deneyimleri de iyileştirmiş oluyor.

Rüyalarda görülen bu semboller bilinçaltımızdan mı geliyor?

Bilinçaltı rüyalar da, bizim inançlarımıza işaret eden, hayattaki döngülerimizi kırmamıza yardımcı olan rüyalar da var. Hatta sağlıkla ilgili sorun yaşatan bir durumu bile gönderen çok farklı bir katmanımız var. Daha derin bir yüzeyden, ruhtan gelen mesajlar bunlar. Ben bilinçaltıyla ruhun aklından gelen rüyaları ayırıyorum. Ruhun aklından gelen rüyalara ’rehber rüyalar’diyoruz.

BİLİNÇALTI VE REHBER RÜYALAR

Nasıl ayırt edebiliriz bilinçaltı rüyaları ile rehber rüyaları?

Bilinçaltı rüyaları çok karışık olur. İşin içinden çıkamayacağınız semboller görürsünüz. Mutlaka rüya öncesinde yaşadığınız bir deneyimin ya da bilinçaltında bastırdığınız bir duygunun yansımasıdır. Rehber rüyalarda ise görüntüler çok nettir, sesli mesajlar çok fazladır. Rehber rüyalar bilinçaltı rüyalar gibi yorgunluk vermez. Uyandığınız zaman bir rahatlık duygusu, merak, araştırma isteği ve içinizde bir heyecan hissedersiniz. Ve mutlaka o rüyanın peşinden gitme duygusu olur. Hayatla işbirliği içindedir rehber rüyalar. Ama bilinçaltı rüyalarından korku ve endişe duygularıyla uyanırsınız. Ve çok net de hatırlanmazlar. Örneğin bir sembolü dev haliyle görürüsünüz. Rehber rüyalar ise çok net, berrak hatırladığımız rüyalardır. İkisinin ayrımını yapmak için de bir rüya günlüğü tutmak gerekiyor. Kişi, uyku sürecine başlamadan önce birkaç cümleyle o gün neler yaşadı, hissetti ya da düşündü yazmalı. Rüya günlüğü düzenli tutulursa kişi bir süre sonra rüyanın bilinçaltından mı yoksa ruhun aklından mı geldiğinin ayrımını yapmaya başlıyor.

YILLAR GEÇSE DE UNUTULMAYAN RÜYALAR

Siz rüyalarını yorumladığınız danışanlarınıza nasıl yardımcı oluyorsunuz?

Diyelim ki kişinin çevresinde bir hırsızlık olayı yaşandı ya da kendi böyle bir olay yaşadıysa rüyasında bir hırsız tarafından kovalandığını görebilir. O zaman bu bir bilinçaltı rüyasıdır. Ama böyle bir deneyim yaşamadığı halde bir hırsız onu kovalıyorsa o zaman bu rüya, güven duygusuna ihtiyaç duyduğuna işaret ediyordur. Biz de bu durumda olan kişiye ’hayatında ne yaparsan kendini güvende hissedersin?’ diye soruyoruz ve yapması gereken eylemi belirliyoruz. Rüyaların böyle bir artısı vardır, kişinin mutlaka rüyada yapılması gereken eylemi belirleyip hayatın içinde onu gerçekleştirmesi gerekir ki rüyanın size gösterilmiş olmasının bir anlamı olsun. Yani rüya, yorumlayıp geçebileceğiniz bir şey değildir, bunlar sorumluluk aldığınız rüyalardır. Rüyanın kişinin hayat yoluyla, tekamül süreciyle ilgili bir önemi varsa 20 yıl da geçse o rüya unutulmuyor çünkü yorumlanıp hayata geçirilmesi gerekiyor. O rehber rüyayı yorumlayıp hayata geçirmezseniz ve eylem planını çıkarmazsanız o rüyayı sık sık görmeye devam edersiniz.

Şimdiki yaşamın aynası

Rüya görüyoruz ama hatırlamamayı seçenler var. Bunun sebebi de rüyalara yaklaşımımız. İnsanları korkuttuk, hep bilinçaltı rüyalardan bahsettik, bu rüyaları da cinsel içeriğe bağladık. Dolayısıyla insanlar rüyalarını paylaşmamaya başladı. Ya da yanlış yapılan yorumlardan ötürü hatırlamamayı seçiyorlar. Rüya tabirleri kitaplarını bir açıyorsunuz hepsi felaket habercisi! Kişi rüyasında bir sembolü görüyor, anlamını bilinçaltına yerleştiriyor ona inandığı için de çekip hayatında yaşıyor ve rüyalar kötüdür diye bir sonuca varıyor. Oysa herkesin gördüğü rüya kendine özel, tıpkı parmak izi gibi. Rüyalarını hatırlamayanlar yatmadan önce ılık bir duş alıp meditasyon yapıp namaz kılıp ruhu, bedeni ve zihni dinlendirebilirler. Yatağa uzandıkları zaman gözlerini kapatıp ’rüyalarımı hatırlıyorum’ cümlesini tekrar edebilirler, çünkü bilinçaltı en son neyi duyarsa fotokopi makinesi gibi sabaha kadar onu basıyor. Siz bir endişe duygusuyla yatınca bilinçaltı o endişeyi basıyor, rüyalar da karışık ya da tedirgin edici olabiliyor. Rüyada ters giden bir şey varsa, yaşamda ters giden bir şeyler vardır. Yani rüyalar şimdiki yaşama ayna tutuyor. O aynayla yüzleştiğinizde hayatın içindeki sorunu kendiliğinden çözmüş oluyorsunuz.

Yazar: Ahu UZ

Kaynak: http://Akşam

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>