Rehberiniz-Krallara kraliçelere layık !

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Krallara kraliçelere layık !” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Krallara kraliçelere layık !

O yıl ilk kez gerçekleşen Uluslararası İstanbul Bienali’nde İstanbul’a bir modern müzenin gerektiği fikri gündeme geliyor. Başta İstanbul Kültür Sanat Vakfı Başkanı rahmetli Nejat Eczacıbaşı olmak üzere pek çok sanatsever, İstanbul’a modern bir müze kurulması için harekete geçiyor. Bienallerle birlikte bu düşünce yeşeriyor. Feshane’nin müze olması gündeme geliyor. Sonra vazgeçiliyor, başka mekan arayışlarına geçiliyor. Tabii birilerinin işlerin bir ucundan tutması gerekiyor. Bu işi üstlenen de Oya Eczacıbaşı oluyor.

OYA ECZACIBAŞI

Müzecilik o kadar ilgisini çekiyor ki, yüksek lisansını bu alanda yapmaya karar veriyor ve işletme eğitiminin üstüne müzecilik eğitimini ekliyor. Ve geliniyor 2004 yılına. Girişimler sonunda ve Başbakan’ın da olumlu yaklaşımı Karaköy rıhtımındaki Denizcilik İşletmeleri’ne bağlı 4 numaralı antreponun modern sanat müzesine çevrilmesine karar veriliyor. Hemen çalışmalara başlanıyor. Tabanlıoğlu Mimarlık, mimariyi tamamen değiştirerek mekanı müzeye dönüştürüyor. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine başvurusuyla aynı anda kapılarını sanatseverlere açıyor.

Açıldığından itibaren yoğun bir ilgi ile karşılanıyor İstanbul Modern. Batılılar ki, aralarında dönemin İngiltere Başbakanı Tony Blair, Fransa Cumhubaşkanı Chirac, Almanya Başbakanı Schröeder de var, kutlama mektupları gönderiyor. Mektuplar bir yıl boyunca sergileniyor müzenin duvarlarında.

Financial Times, New York Times, Herald Tribune gibi pek çok gazete, ’İstanbul’da İstanbul Modern’in açıldığından’ söz ediyorlar.

İSTANBUL’DA MODERN MÜZE!

Onları şaşırtan aslında bu müzenin İstanbul’da açılmış olması.

Bizim için gurur verici olan şey, onları hayrete düşürüyor.

Bizim için doğal olan girişim, onlara inanılmaz geliyor.

Akıllarında nasıl bir Türkiye imajı varsa, o imaja modern sanat müzesi çok radikal geliyor olmalı diyen Oya Eczacıbaşı’nın hoşuna gitmiyor bu tür şaşkınlık uyandıran yorumlar.

Batılılar şaşırırken kimi komşularımız da bizi öne sürerek kıskançlıklarını dile getiriyorlar. Örneğin Atina’da halen bir Modern sanat müzesi yok! Onlar da, “Türkler açtı, biz hâlâ açamadık!” diye çalışmalarını hızlandırıyorlar.

KOMŞULAR DA İSTİYOR

Bir diğer komşumuz Suriye’ye gelince, Devlet Başkanı Esad ve eşi müzeyi ziyaretlerinde, kendilerinin böyle bir müzeyi açmak için neler yapabileceklerini öğrenmeye çalışıyorlar.

Bir müzenin değeri, sahip olduğu koleksiyonların değeriyle de yakından ilgili elbette. İstanbul Modern’in uluslararası boyutta henüz mütevazı bir koleksiyonu var ama modern ve çağdaş Türk sanatçılar çok geniş yer alıyor.

Yabancılar bizim uluslararası koleksiyonumuzu zenginleştirmemizi bekliyorlar. Tabii çalışmalarımız var ama bu çok zor bir süreç. Müzeyi açmaktan daha zor bir süreç diyen Oya Eczacıbaşı, eksikliklerini bildiklerini, dolayısıyla daha özgün, daha farklı sergilere ve etkinliklere ağırlık verdiklerini söylüyor.

Örneğin şu günlerde sergilenmekte olan Tasarım Kentleri Sergisi. Bu sergiyle, dünya tasarım anlayışını değiştiren en önemli sanatçıların yapıtları, 19. yüzyıl ortalarından günümüze kadar uzanan dönemdeki tasarım tarihini yansıtıyor. Londra Tasarım Müzesi’nin işbirliğiyle gerçekleşen serginin küratörlüğünü bu müzenin direktörü Deyan Sudjic üstleniyor. Mimariden endüstriyel ürünlere, mobilyadan grafik tasarımına, modadan otomotive uzanan çok geniş bir yapıt seçkisini içeren sergide, 64 tasarımcının 109 yapıtı yer alıyor. 23 Nisan’da başlayan sergi 10 Ağustos’a kadar açık. Sonra Londra’da 5 Eylül’den itibaren sergilenecek.

——————————————————————————–

OYA ECZACIBAŞI:

ÇAĞIMIZ İNSANI MÜZEYE GİTMEYİ GÖREV BİLİYOR

Yurtdışına gittiğinizde müzelere ne zaman gidersiniz?

Her zaman. İlk işim müzelere gitmek. Kendimi eğitme sürecim bu benim.

En son ne etkiledi sizi?

Çinli sanatçıların sergisi. Eskiden bu kadar ön planda değildi Çinli sanatçılar. Bunlar yeni oluşumlar. Sanat ekonomiyle çok paralel bir anlamda. Herkes Çin’den bahsederken birden Çinli sanatçıların eserleri gündeme geldi ve yüksek fiyatlara alıcı bulmaya başladı.

Türkiye’nin rüzgarı yok mu?

Genel bir Türkiye rüzgarı yok. Bazı sanatçılar ön plana çıkıyor zaman zaman.

En beğendiğiniz müze?

En beğendiğim müzeler MOMA, Tate Modern ve Centre Georges Pompidou. Ben dışından çok, içindeki eserlerle, sergi düzeniyle ilgileniyorum. Dışı düz, içi etkileyici olsun. New York’taki MOMA’da örneğin, sergi düzenlemesinde 1800’lerde yapılan bir eserle bugünün sanatçısını yan yana görebilmek gerçekten çarpıcı. Artık bütün müzelerde yenilik var, teknoloji var. Tate Modern 2000’de açıldı İngiltere’de. Çok büyük bir organzisasyonla. Yerleri yetmiyor ve ikincisini planlıyorlar. Müzecilik bambaşka bir yere gidiyor.

Neye bağlıyorsunuz bu gelişmeyi?

Çağımız insanı kendini görsel olarak yetiştirmeyi, müzeye gitmeyi bir görev olarak görüyor, zevk alıyor. Ailesiyle birlikte gidiyor, eğleniyor, geziyor, öğreniyor, yemek yiyor, alışveriş yapıyor. Disneyland’a gittiğinde eğleniyor, yiyor, içiyor ama bir yanı eksik kalıyor. Müze ise çocuğunun sanata ilgi göstermesine, yaratıcılığa yönelmesine ve bir estetik bakış kazanmasına neden oluyor.

Bizde nasıl?

18 Mayıs, Müzeler Haftası’nın ilk günüydü ve ücretsizdi. O pazar 3640 kişi gezdi müzeyi.

İyi bir rakam mı?

Çok iyi bir rakam. Ortalama 1200-1500 arasındadır ziyaretçi sayımız. Ücretsiz ’sizin perşembeniz’ günleri 1800 oluyor. 4 binlere yakın bir rakam çok iyi.

Kimler geliyor? Aileler geliyor mu hafta sonu?

Her kesimden gelen var. Hafta sonu çeşitli etkinliklerimize katılan aileleri de gözlemliyorum. Ama henüz Batı’daki alışkanlık bizde yok. ABD’de insanlar bir yarış içinde, onu da kaçırmayayım, buna da gideyim, diye. Eskiden pazarlamayla müzecilik örtüşmüyordu. Bugün ikisi birbiriyle iç içe. Tanıtımın önemi çok büyük.

——————————————————————————–

BEŞAR ESAD VE ESMA ESAD

Surİye Devlet Başkanı Beşar Esad ve eşi Esma Esad da geçtiğimiz yıl yaptıkları Türkiye ziyaretlerinde İstanbul Modern’i ziyaret etti. Esad ve eşini, Oya Eczacıbaşı ve Bülent Eczacıbaşı karşıladı. ’Modern Deneyimler’, ’Şimdiki Zaman Geçmiş Zaman’ ve ’Köprü6’ sergilerini gezen Esad çifti müze açmak için neler yapmak gerektiği konusunda da bilgi alışverişinde bulundu.

——————————————————————————–

HOLLANDA KRALİÇESİ BEATRİX

Hollanda Kraliçesi Beatrix, Veliaht Prens Willem Alexander ve Prenses Maxima, 2 Mart 2007’de İstanbul Modern’e gelişlerinde Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı tarafından karşılandı. Kraliçe ve beraberindekiler ‘Modern Deneyimler’ ve ‘Magnum Fotoğrafları ile Türkiye’ sergisini gezdiler. Ardından müzenin Eğitim Odası’ndaki etkinliklere katılan çocuklarla sohbet etti.

——————————————————————————–

KRALİÇE II. ELIZABETH

AltI ay önce İngiliz Büyükelçisi arıyor müze yetkililerini. İsim vermeden çok önemli bir misafirlerinin müzeyi ziyaret edeceklerini söylüyor. İki ay öncesine kadar da bilinmiyorlar ziyaretçinin kim olduğu ama tahmin ediliyor. Konuğun Kraliçe II. Elizabeth olduğu belli olduktan sonra da ziyaretin bütün detaylarını içeren program geliyor. Saniye saniye programın provası bile yapılıyor önceden.

Deniz yoluyla geldiği İstanbul Modern’de, Oya Eczacıbaşı tarafından karşılanan Kraliçe II. Elizabeth, Tasarım Sergisi’ni gezdi, ünlü mimar Zaha Hadid’in kısa sunumunu dinledi, Eğitim Odası’ndaki çocuklarla yakından ilgilendi ve çeşitli malzemelerle Londra Köprüsü ve Boğaz Köprüsü maketlerini gerçekleştiren 8 yaş grubundaki çocuklara sorular yöneltti, üniversite öğrencileriyle sohbet etti.

EĞİTİM ODALARI

Hollanda ve İngiltere Kraliçeleri’nin de ilgisini çeken eğitim odası, müzenin giriş katında yer alıyor ve her yaştan ziyaretçiye açık. Bu odadaki sergiler ve sunumlar, daimi koleksiyonlarla koşut olarak tasarlanmış ve ziyaretçinin müze deneyimini pekiştirmeyi sağlamayı hedefliyor.

Paris’te bulunan Centre Georges Pompidou ile birlikte yürütülen çocuklar ve gençlere yönelik diğer eğitim programı da onların sanatçıları tanıma ve sanatsal yaratının gizemlerini anlamalarını amaçlıyor. İnteraktif oyunlarla yeni şeyler düşleme ve yaratma olanağına sahip oluyorlar.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GENEL SEKRETERİ

İstanbul Modern’i ziyaret eden ünlü isimlerden biri de Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-Mun. Geçtiğimiz kasım ayında müzeyi gezen heyete küratör Lora Sarıaslan bilgi verdi. Bir saatten fazla süren müze gezisi boyunca müze ve yapıtlara ilişkin sorular yönelten Ban Ki-Mun en çok da Koreli sanatçı Lee Bull’un yapıtlarıyla yakından ilgilendi.

Yazar: Seda Kaya Güler

Kaynak: http://Akşam

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>