Rehberiniz-“krallar değişir, kralcılar asla…”

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “”krallar değişir, kralcılar asla…”” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
krallar değişir, kralcılar asla…

İş hayatının pek dile getirilmeyen yönlerini “Beyaz Yakalının Seyir Defteri” adını verdiği kitabında anlatan TürkKariyer Yönetim Kurulu Başkanı İlham Süheyl Aygül, beyaz yakalılara kariyerlerine başlamadan önce ya da kariyer yolculukları sırasında yardımcı olacak önemli ipuçları veriyor

Beyaz yakalılara “Kendilerini akıllarıyla, başkalarını kalpleriyle yönetmeyi” öneren Aygül ile iş hayatında hep düşünülen ama dile getirilemeyen konulardan bahsettik…

İnsanların şirketlerdeki tabelalardan daha değerli olması ne demek?

Kariyer yolculuğunuz esnasında çalıştığınız kurumlar yolun kendisi gibi görünse de aslında yol, yol boyunca karşılaştığımız insanlardan oluşur. Çalıştığımız kurumlar cansızdır ve tabelalardan ibarettir. Kurumlar ve birimler arasındaki ilişkiler bir noktadan sonra insanlar arasındaki ilişkilere indirgenir. Asıl olan, yaşayan insanlar ve onların aralarında süregelen ilişkilerdir. Sizi kurumlar değil insanlar işe alır. Siz kurumları değil insanları terk edersiniz. Kurumları insanlar temsil ederler ve yol boyunca karşılaştığımız insanlar da kimi zaman yaşamımızı kolaylaştırır, kimi zaman zorlaştırırlar.

İş yapanla prim kapan arasında ne fark var?

Bir dönem yaptığınız işin primini üstleriniz alır. Onlar da biraz daha katıp, süsleyerek daha yukarılara satarlar. Bunu sorun yapmayın. Çıkardığınız işin primini başkaları alsa bile marifeti ve tecrübesi size kalır. Ancak bir dönem gelir ki, iş hayatının altın kuralının devreye girmesi gerekir. O da “Hak eden değil hareket eden kazanır” kuralıdır. Bu kuralın sağlıklı işlemesi ve primini de almanız için zamanlamayı çok iyi ayarlıyor olmanız gerekir. İş hayatında diğer şartlar oluşmuşsa, doğru zamanlama her zaman başarıyı getirir.

Peki kralcıların uzun yıllar sistemin içinde kalmaları mümkün mü?

Aslında her işyeri bir sistem ve her sistem de kendi çapında bir krallıktır. Sistemde tek bir taht kurulur. Sistem tahta oturacak kralı seçerken umulduğu kadar seçici olmayabilir. Neticede sadece bir kral o tahta oturur. Geri kalanını da kralcı olarak etiketlemek yanlış olur. Kralcı olanların en önemli özelliği kralın haberi dahi olmadan kendi varlıklarını krala armağan etmeleridir. Aslında kraldan ziyade tahtta kim oturuyorsa ona adarlar kendilerini. Krallıktan beslendikleri için ömürlerinin daha uzun oldukları düşünülür. Oysa kralcılar daha az yaşarlar ve daha ölümlüdürler. Daha az yaşarlar çünkü tüm varlıklarını krala adadıkları için yaşamı oluşturan ailelerine, dostlarına, sevilerine fazla vakit ayıramazlar. Krallar değişir ama kralcılar değişmez mantalite ve misyonları hep aynıdır.

Kendinizi eksiltmeden kariyer basamaklarını tırmanmak nasıl mümkün?

Kariyer her daim ileriye doğru adımlanmaz. Bazen bir grup insanla dolu tren karşıdan geliyorsa, öne doğru değil yana doğru atılan bir adım kariyerinizi kurtarabilir. Kariyeriniz yukarı eğim aldığınızda önünüze kurumsal çelmeler ve çeteler çıkabilir. ’Beyaz yakalı vebası’ dediğimiz psikolojik yıldırmaya da (mobbing) uğrayabilirsiniz.

Kitapta ’öğlene kadar iş, öğleden sonra ilişki üretin. Kendinizi aklınızla, başkalarını kalbinizle yönetin’ derken neyi kast ediyorsunuz?

Kurumlar ve birimler arası ilişkiler, bir noktadan sonra insanlar arasındaki ilişkilere indirgenir. Bu ilişkileri kurmak ve korumak son derece önemlidir. Network’ünüz yeri geldiğinde sizi kurtaran sosyal ağlardır. Beyaz yakalı dünyasında en sık yaşanan sorun başkalarını aklıyla idare etmeye çalışan insanlardır. Bazılarını aldatabilirsiniz, ancak herkesi her zaman aldatamazsınız. Başkalarına karşı kalbinizi devreye sokmanız gerekir.

Beyaz yakalıların her daim beyaz yakalı kalmaktan başka ne gibi alternatifleri var?

Kimse beyaz yakalı olarak doğmuyor. Hep beyaz yakalı kalmak zorunda da değil. Beyaz yakalı olmak bir dönem onlara mutlaka çok önemli bir güç katar. Ancak bir noktadan sonra jeneratörlerine, kendi güçlerine dönme zamanı gelir. O zamanı ya siz belirlersiniz ya da başkaları sizi sistemin dışına itekleyerek bilmeden size iyilik eder. Asıl güç; makam ve koltuklarda değil, içinizdedir. Gücünüze inanmanız gerekir. Açılmamış kanatların büyüklüğü bilinmez. Hiçbir plazanın kapıları veya hiçbir kurumun çitleri insanların ruhunu ve enerjisini hapsedecek kadar geniş ve güçlü değildir. Ruhumuz en kıymetli hazinemizdir.

Yazar: Eylem Aktay

Kaynak: http://www.isteinsan.com.tr

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>