Rehberiniz-“komik” cem yılmazdan ciddi sözler!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “”komik” cem yılmazdan ciddi sözler!” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
komik cem yılmazdan ciddi sözler!

’Kahkaha çok tehditkar bir şey’

Cem Yılmaz, yeni filmi Hokkabaz’ı, hakkındaki eleştirileri nasıl karşıladığını, sahneye neden çıktığını ve ilk filmi G.O.R.A.’yı Rolling Stone’un Ekim sayısına anlattı.



Bir kalabalık, beni şakayı yapan değil de, şakanın kendisi zannediyor. Bunu seziyorum. Halbuki ben işin diğer tarafındayım ve bu yüzden birisi ’ya çok fırlama adamsın’ dediği zaman, benim çok kalbim kırılıyor. Yakın zamanda çocuklara yönelik bir kitap çıktı, 100 ünlü sahne sanatçısı diye. Bana göndermişler imzalayarak. Ben de varım içinde. Benim sayfamı açtım. Saçmasapan bilgiler ama çok teferruatlı, ’ve o gün küçük Cem babasına dedi ki…’ tarzında. Bir paragraf var ki, çok öldürücü. “Cem Yılmaz’ı kısaca özetlersek küçük kardeşlerimiz, kısaca kendisine densiz diyebiliriz,” diyor. Aynen böyle. Hayatımda hiç densizlik yapmak gibi bir eğilimim olmadı, yapamam, benim terbiyemin dışında bir şey. Ama ne yazık ki, o sahnedeki iş, komedyenin aktif haldeykenki o hali hepsini barındırabildiği için, öyle görünebiliyor. Çoğunluk böyle tespit etmediği için ben uzun süredir sahneye çıkabiliyorum. Çünkü densiz olsanız sizi döverler.



Aslında en saldırgan benim. Yani emsaller için konuşuyorum. Yabancıları da izlediğim için gönül rahatlığıyla söyleyeyim, gayet saldırgan aktiviteler benim yaptığım şeyler. Yani bu illa ki politik şeyler demek değil. ’Teyzecim siz gerçekten yıllar evvel ölmüşsünüz, bence bu espriye gülemezsiniz,’ demiş olmak, yıllar evvel, 22 yaşında sahnede, kalabalığın içinde, cesaret isteyen bir şey. Ama bu bazen ’ağzına geleni söylüyor,’ gibi tercüme edilebiliyor.



Yıllar boyu, 10-11 senedir, bu işi yapanlar tarafından söylenenleri yan yana getirirseniz, hiç tatmin edici bir mesleki eleştiri duymadım ben. Hafif bir şey yaptığım düşünülüyor. Soytarı denilmesinden hiç gocunmuyorum çünkü soytarı kıymetli bir şey. Çok aşikar. O da ’soytarı deseniz de ben mutluyum, çünkü iki tane Porschem var kapıda’ olarak tercüme ediliyor. Bu da eksantrik. Nerede görüyorum derseniz, yaptığım sürece ancak bir yerde görebiliyorum. Hiçbir kalıcılık olmaması işin doğasıyla ilgili bir şey. Yani sizin kendi sevimliliğiniz, peyderpey azalan sempatikliğiniz, her şey yol açabilir modanızın geçmesine. Veya söylediğiniz her şeyin anlamsız kalmasına. Ama, en azından bir dönem yapmış olmak tatmin edecektir beni. Şu an karikatür de çizmiyorum. Ama çizdim. 2800 kere sahneye çıktım. Yani yeteri kadar çıkmışım. Gerçekten de çok tatmin olarak indim her seferinde.



Ben niye çıkmak istedim, bilmiyorum, hiçbir bilgim yok bu konuda. Çıkıldığı zaman ne yapılacağını da bilmiyordum. Hayatımda hiçbir stand up gösterisi izlememiştim. A bizimkileri izlemiştim, yalan söylemeyeyim. Ama hoşuma giden bir gösteri izlememiştim. Bir tek beni çok etkisinde bırakan bir gösteri vardı. ’79 senesi, 6 yaşındayım. Babam o kadar çok gülüyordu ki yanımda, dedim ki “babamın bu kadar gülüyor olması çok enteresan değil mi?” Bir gün benim gösterimin ikinci yarısında çıkmak zorunda kaldı babam. Başına ağrı girdi gülmekten. Çok mutlu oldum onu bu kadar güldürdüğüme. Eksantrik bir adamdır.

’Ben en çok gülenim sahnede’



Aynen öyle. O bir hile değil ama, işin olağan sürecinin içinde öyle bir hile var. İnsan güldüğü şeyin kendisi olmadığı kanısıyla hareket eder. Kahkaha, zeka paylaşımının beraberce kutsanmasıdır. ’He he aynı ya!… Aynı şeyleri düşünüyoruz’ gibi. Şimdi bunun formülü yok. Bu bir teknikle elde edilmiş bir şey değil. Bu olayın tespiti bu. Komedyenin doğası böyle. Adam gülerek kendini koruyor orada. ’Ben o bahsettiğin adam değilim ki, bu o…’ Yani psikolojik reaksiyon bu. Benim durumum ise bambaşka. Ben en çok gülenim sahnede, anla durumu.



Mazhar abi dedi ki, “Senin şu kahkahan yok muuu…” Dedim ki, “Hayırdır, neymiş o?” “Ne zaman sana böyle eleştirel bir şey yapalım desek, ’ha ha ha’ diyosun,” dedi. E doğru. Kahkaha çok tehditkar bir şey.



Ya gerçekten çok takip ediliyorum, inanılır gibi değil. Ama bunun bedeli evden çıkmamak olmamalıydı.



O dereceyi uzun zamandır yaşıyorum. Ama çıkmak da istemiyorum. Çünkü üzerinden çok zaman geçti hadisenin. Bir yere gidersem bir şeye benzemiyor zaten. Tüm bu tantananın arasında oyunculuğum es geçiliyor. Geçen gazetede sinemanın genç yüzleri vardı, bir sürü erkek, ben yoktum. Ama neden?



Dünyada da sorunlu biraz komedyenin konumu. G.O.R.A.’daki performansım aslında çok zordu. Kimse bahsetmedi. Ama mesela Organize İşler’deki küçücük rol konuşuluyor.

Kaynak: http://www.sabah.com.tr

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>