Rehberiniz-Kim korkar sunum yapmaktan…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Kim korkar sunum yapmaktan…” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Kim korkar sunum yapmaktan…

Kalabalık önünde dizleriniz mi titriyor? Bilin ki yalnız değilsiniz.

Konuşma Eksperi Olun

Ancak bu duyguyu yenmek ve karşınızdakileri kendinize hayran bırakmak aslında o kadar da zor değil. Sadece bazı altın kuralları bilmeniz yeterli… Konuşma sırasında şunlara dikkat edin:

1 Söyleyeceklerinizi belirleyin

Aklınızdakini belli başlıklar halinde bir kâğıda özetleyin ve o noktalara yoğunlaşarak konuşmanızı geliştirin. Notlarınızı tek bakışta okunacak kadar büyük almaya çalışın ve tek bir sırada 3 şeyi listeleyin. Kelimeleri kalın harflerle ve farklı renklerle yazın ki hafızanızı anında tetiklesin. Emin olun, aslında hiç ihtiyacınız olmayacak; ama orada olduğunu bilmek bile rahatlamanıza yeter. Ayrıca kilit noktaları birçok kez tekrarlamaktan çekinmeyin. Böylece herkesin o noktalar üzerinde düşünmesini sağlamış olursunuz.

2 Kelime kelime okumayın

Dünyada çok az insan yüksek sesle başarılı okuma yapabilir. Eğer haber spikeri ya da politikacıysanız o zaman başka tabii ki. Bu yüzden kelime kelime okumayı bırakın.

3 Kendinize güvenin

Gayet zekisiniz değil mi? Ne hakkında konuştuğunuzdan da haberiniz var. O halde sadece karşınızda tek bir insan varmış gibi kendinizi bırakın ve konuşun. İzleyici topluluğunun ne büyüklükte olduğunun önemi yok. Karşısında konuştuğunuz tüm o kalabalık aslında ‘tek’ kişiden oluşuyor. Onları tek tek bireyler halinde kabul edin, büyük bir kitle değil. Gözünüzün önünde büyümesine izin vermeyin.

4 Göz teması kurun

Kişisel gelişim seminerlerindeki sözler gibi kulağa çok klişe geldiğini biliyoruz; ancak emin olun işe yarıyor. Kurabileceğiniz kadar çok kişiyle göz teması kurun. İki noktayı aklınızdan çıkarmayın. Gözleriniz herhangi bir kişiye uzun süre takılı kalmasın. Ama tek bir kişiye takılmamak için de gözleriniz odada fıldır fıldır dönmesin. Amacınız birkaç kelime telaffuz etmeye yetecek kadar bir sürede bakışları yakalamak olmalı.

5 Nefes alın

Göz temasını gerçekten klişe bulduysanız, nefes almak iyice sıradan gelebilir. Ancak bu sürekli tekrarlayıp unutmamanız gereken bir konu aslında. Kaygıya vücudunuzun vereceği ilk doğal cevap nefes tutmak olacak. Yapmamalısınız. Çünkü o zaman sözcükler ağzınızdan telaşla çıkar, kalbiniz hızla çarpar, terlemeye başlar ve baş dönmesi hissedersiniz. Bunların hepsi gerçek… Tabii ki konuşma öncesi yoga yapın demiyoruz; ama her cümlenin sonunda nefes almayı ihmal etmeyin yeter. Bu sadece fiziksel olarak kendinizi iyi hissetmenizi sağlamaz, aynı zamanda bir ritim yaratmanızı ve kendinizi rahatlatıp yavaşlatmanıza da yardımcı olur. Yavaş olmanın topluluk önünde konuşmada daha iyi olduğunu kendinize hatırlatın.

6 ‘Es’ler verin

Kural olarak, hikâye anlatacaksanız 1 dakikayı geçmemesine gayret edin. Eğer daha uzun sürerse karmaşıklaşır ve izleyicilerin dikkati dağılır. Her noktadan sonra 1 saniye susun: Topluluk içindeki mırıldanmaları engellemenin tek yolu bu. Böylece hem gerçek anlamda kontrolü ele almış olursunuz, hem de herkes bir sonraki kelimenizi merak eder. Tabii ki o kelime ‘ımmm’ olmadığı sürece.

Kaynak: http://www.msn.com.tr

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>