Rehberiniz-Kim bu “sıradışı” kadın?

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Kim bu “sıradışı” kadın?” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Kim bu “sıradışı” kadın?

MUTLULUK BİR SEÇİMDİR!

Dilek KAYKILAR –

AKŞAM

Yıllardır konferanslarda doğru iletişim kurmayı, mutlu olabilmeyi, özgüven geliştirmeyi, stresle başa çıkma tekniklerini anlattı. Kitaplar yazdı. Mutluluğun kişinin elinde olduğunu söyleyen Nil Gün, “İnsan istemiyorsa mutlu olamaz” diyor.

Geçmişe bağlı yaşamanın, gelecekle endişeleriyle yaşamanın anlamı yok. Acısıyla tatlısıyla yaşamı iyi yaşamak gerek. Ama bu lay lay lom bir hayat anlayışı değil. Hayat sorumluluk ve risk aldığında güzel. Ama genelde yapılan başkalarını ya da kendimizi suçlamak. Hata yaptıysam yaptım. Hiç risk alma, hiç hata yapma. Yok böyle bir şey. Bol risk aldım, bol hata yaptım. Bol bol da öğrendim.

Başkalarından, kendimize gösterdiğimiz kadar saygı görürüz. Kendinize inanırsanız, yeteneklerinize güvenir ve çaba gösterirseniz sizi hiçbir şey durduramaz. Kendinizi değerli ve yeterli bir insan olarak hissedin. O zaman yeterli ve değerli olduğunuzu keşfedeceksiniz.

*

Pembe bir tablo çiziyorsunuz. Sizin hayatınız rahat mı geçti?



Radikal bir kararla Amerika””””ya gitmişsiniz. O dönemde neler yaşadınız?

– Amerika””””ya gitmeyi beş yaşında kafama koymuştum. Üniversiteye başladığım yıllarda sırf bu nedenle THY””””ye girdim, bedava uçak bileti bulabilmek için. Bir taraftan okuyor, bir taraftan çalışıyordum. Esenboğa Havalimanı””””nda çalışıyordu

Neye güveniyordunuz, tanıdıklarınız mı vardı?

– Sadece kendime güveniyordum. Orda bir Allah””””ın kulunu tanımıyordum ve cebimde sadece 200 dolar vardı. İlk kez Amerika””””ya ayak basıyordum. Otel rezervasyonu yaptırdım San Francisco””””da lüks bir otelde yer ayırttım. Yeni bir hayata baş

Kocam öldüğünde

14 yıl Amerika””””da neler yaptınız?

– Bir yıl sonra eşimle tanıştım, evlendik. Hemen eğitimlere başladım. Hayatımda hep eğitim aldım, kitaplar öğrenmek hayatımın birinci amacıydı. Eşimi trafik kazasında kaybettiğimde bir çocuğum iki yaşında biri bir aylıktı. Büyük bir şok yaşadım. Kocamdan

Yaşadıklarınızı kolay mı atlattınız yani?

– Hayır kendimi çok çaresiz hissettim. Haykırdım, ağladım, hayata kızdım, isyan ettim. Bir salonun ortasında katıla katıla cenin pozisyonuna girip ağladığım anları hatırlıyorum. Hayatım bitmiş gibiydi. Ama birden kendime geldim ve kızdım. Bunca eğitim gör

Türkiye””””ye dönmeye nasıl karar verdiniz?



Yaşınız aşk hayatınızda neredeydi?

– Yoktu, yaşadıklarımdan sonra yeniden biriyle olma fikri aklıma gelmiyordu. Kendime yetiyordum. Sevdiğim işim, dostlarım, çocuklarım vardı. Oysa 50 yaşında bile olsa çocuk kalan erkekleri gördükçe böyle bir istek taşımıyordum. Ta ki Saim””””i görünce

Yani şimdiki eşiniz…



Savaş, ekonomik koşullar gibi sorunlar altında ezilen insanlara ne öneriyorsunuz?



Mutsuzluğu seçmek daha mı kolay?



——————————————————————————–

Sadece bir adım at

. Kimi insan çok zor koşullar altında doğup büyüdüğü halde, yaptığı şeylerle bize ilham veriyor. Kimi insan, en iyi koşullarda yetiştiği halde, insanların yanına bile yaklaşmak istemediği biri olabiliyor.

. Yaşam, her saniye yapılan küçük büyük seçimlerin sonucudur.

. Her birimizin içinde, rüyalarımızı gerçekleştirmemiz için gereken (ama belki henüz kullanmadığımız) güç var. Yeter ki yaptığımız olumlu seçimleri kendimize mal ederken olumsuz seçimlerin sonuçlarını kadere, şanssızlığa atfetmeyelim. Çünkü başarılı insanların temel özelliklerinden biri, yaptıkları seçimlerin sonuçları nasıl olursa olsun sorumluluğunu üstlenmeleridir. Kendi özgünlüğünüze inanıyorsanız ve bu özgünlüğü ifade etmek istiyorsanız, amaca odaklanın ve adım atın.

——————————————————————————–

Mazeret üretmeyin

Çoğu insan, rüyalarını gerçekleştirmek yerine ilk adımı atmamak için mazeret üretir. Mazeret üretmek konusunda çok yaratıcıyız. “Zamanım yok”, “Koşullarım uygun değil” en sık kullanılan mazeretlerdir. Bu insanlar “Zamanım yok” derken, “Öz disiplinim yok”; “Koşullarım uygun değil” derken de “Armudun pişip ağzıma düşmesini bekliyorum” dediklerinin farkında bile değiller. Rüyalarını gerçekleştiren insanlar zaman “bulmaya” çalışmıyor, zaman “ayırıyor”; koşullara yenilmiyor, koşulları “yaratıyor”.

Çoğu insan kitap okumaya zaman bulamıyor, kendisini geliştirmek için eğitim almaya zaman bulamıyor. Ama TV seyretmeye, barlarda sabahlamaya, boş gevezeliklere zaman buluyor.

Rüyaları gerçekleştirmek ne çabuk ne de kolaydır; disiplin, zaman yönetimi ve plan gerekir. Mimar olmak isteyen genç Sellers, mimarlık bürosunda “temizlik” yaparken seçtiği yolda yürüyordu. Siz şu anda yürümek istediğiniz yolda mısınız? En uzun yolculuklar ilk adımla başlar.

——————————————————————————–

Sorumluluk yetişkinlerin işi

Bilgi farkındalıkla yaşama geçirilmediğinde bizi kabız yapar, sancılar yaşarız. Çünkü sadece bilgi deposu olursak ve farkındalığı yaşama geçirmezsek suçluluk duyarız. Hiçbir şey bilmeden yaşayan “mutlu” cahillere özeniriz. Çünkü bilgi sorumluluk getirir. Sorumluluk yetişkinlerin işidir. Duygusal boyuttaki yetişkinlerin. Robotlar farkında olmaz. Yüklenen programlar doğrultusunda ve program kalıpları içinde tepki verir. Farkındalık “insanımsı”ların değil, “insan”ların özelliğidir.

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>