Rehberiniz-Keşfedilme noktası: nasıl yırttılar?

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Keşfedilme noktası: nasıl yırttılar?” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Keşfedilme noktası: nasıl yırttılar?

Bülent İpeK

Sabah

Şöhretin keyfini süren birçok ünlü, öyle kolay kolay bugünlere gelmedi. Işıltılı dünyanın engebeli yollarından geçenler arasında kimi prodüktör kapısına dayanmış kimi aklına gelene demo kasetini göndermiş… Bazısı da sahneye çıkabilmek için konser konser gezmiş… Hepsi de şöhretin kilitli duran kapısının anahtarını aramış ve mutlu sona kavuşmuş….

Regata’da söylemek ona yetti: Tarkan Tevetoğlu

Pop müziğin zirvesindeki isim Tarkan, 90’lı yılların başında Karamürsel’de ve Gölcük’teki turistik restoran ve düğünlerde sahneye çıkıyordu. Ama o İstanbul’a kapak atması gerektiğine inanıyordu. Gerçi çok mütevazı bir amacı vardı; Ataköy Regata’daki mekânlarda sahneye çıkmak… Anne Neşe Tevetoğlu’nun “İstanbul seni yer oğlum” uyarılarına aldırmadı, Karamürsel’den tanıdığı İstanbul’da oturan arkadaşı Alpay’ın yanına gitti. Unkapanı’ndaki ve Etiler’deki plakçılara gittiler. Sonunda İstanbul Plak’ın sahibi olan Mehmet Söğütoğlu, Tarkan’daki ışığı fark etti. Böylece Tarkan şöhrete kavuşmak için kapalı kapının anahtarını çevirmiş oldu.

Goralı yaparken keşfedildi: Stelyo Pipis

Sanat dünyasındaki şöhreti, birlikte çalıştığı sanatçılarla yarışan ünlü menajer Stelyo Pipis, İstanbul Harbiye’deki bir büfede çalışıyordu. Stelyo burada tost ve goralı yaparken büfenin daimi müşterisi Çiğdem Tunç tarafından keşfedildi. Sunucu Çiğdem Tunç, esprili kişiliğiyle müşterileri çeken Stelyo’yu o yıllarda birlikte sunuculuk yaptığı Mehmet Ali Erbil’le tanıştırır. Erbil’in önce dostu olan Stelyo daha sonra hem onun hem de Seda Sayan’ın menajeri olarak uzun yıllar iki sanatçının da tüm işlerini yönlendiren kişi olmayı başarır. Bir anlaşmazlık yüzünden Erbil’den ayrılan Stelyo, yoluna Seda Sayan’la devam ediyor.

Abacı’ya el salladı: Sibel Can

Küçüklüğünden beri gazinolarda sahnelere dansöz olarak çıkan Sibel Can hep şarkıcı olma hayalleri kuruyordu. Ama elinden tutacak, onu şarkıcı olarak lanse edecek biri lâzımdı. Ve aradığı bu eli Maksim Gazinosu’nda buldu; Muazzez Abacı… Her gün Abacı’yla konuşmanın planlarını yapıyor ama bir türlü olmuyordu. Bir gün Abacı sahnedeyken ona elini sallayıp şarkı söylemek istediğini söyledi. Ve ilk sınavı başarıyla geçti. Abacı da onu plakçılara tavsiye etti…

Amacından vazgeçmedi: Vahe Kılıçaslan

Erkek mankenin de popüler olabileceğini kendine özgü yöntemlerle ispatlayan Vahe Kılıçarslan, moda dünyasından çok uzak olduğu yıllarda Feriköy’de bir tavukçu dükkanı işletiyordu. Onu keşfeden sürekli müşterilerinden ünlü moda fotoğrafçısı Yaşar Saraçoğlu oldu. Daha doğrusu Saraçoğlu’nun moda sektörünün içinde olduğunu öğrenen Kılıçaslan bıkmadan usanmadan ondan ricada bulundu; ajanslarla, modacılarla kendisini tanıştırması için… Saraçoğlu sayesinde mankenliğe başlayan ve sonra cansız manken konsepti yaratarak zirveye çıkan Kılıçarslan, bugünlere geleceğini bildiğini söylüyor.

İkisi de Sezen’in peşine düşmüş: Ümit Sayın ve Hande Yener

Müzik dünyasının mütevazı starı Ümit Sayın, sesini duyurabilmek için Sezen Aksu’nun peşine düşmüş. Her konserine giden, kulis kapılarından ayrılmayan Sayın, 12 yıl önce de Aksu’nun İzmir’deki bir konserine en önden bilet almış. Sahneye çıkma isteğini belirten notu Sezen Aksu’ya ulaştırmış ama bir türlü çağrılmamış. Sayın, ertesi günkü konsere de aynı yerde bilet alıp, aynı şekilde not iletmiş. Bu sefer Aksu, Sayın’ı sahneye çağırmış ve okuduğu şarkıyı çok beğenince İstanbul’a davet etmiş.

Bir mağazada tezgahtarlık yapan Hande Yener de, Sezen Aksu’nun peşine düşenlerden. Sesinin güzelliğiyle çevresinde nam salmıştı ama hedefi şöhret olmaktı. Demosunu Sezen Aksu’ya gönderen Yener ümitle bekledi ama hiç ses çıkmadı. Vazgeçmedi, bu kez mağazanın ünlü müşterilerinden Hülya Avşar’a bir gün şarkı söyledi. Ünlü sanatçı da bu güçlü sese hayran kalarak genç tezgahtarı Sezen Aksu’ya götürdü. Yener artık Aksu’nun vokalistiydi.

Mafyan’a kaset yolladı: Burcu Güneş

Aslında bir müzisyen kızı olan Burcu Güneş keşfedilmek için hayli çaba harcamış. Sonunda da en iyi çözümü bulmuş; şarkılarını seslendirdiği demo kaset kaydını Garo Mafyan’a göndermiş. Garo Mafyan, zenci gırtlağını andıran bu sese hayran kalarak, “Hemen İstanbul’a gel” diye onu aramış. Albüme giden yol böylece ardına kadar açılmış.

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir