Rehberiniz-Kaybolmazsan yolunu bulamazsın!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Kaybolmazsan yolunu bulamazsın!” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Kaybolmazsan yolunu bulamazsın!

Arazide koşarak veya yürüyerek harita ve pusula yardımıyla oynanan oryantiring sporu, üniversitelerde çok sevildi. Şu an 30 üniversitede oryantiring dersi görülüyor. Çoğunda kampüs haritası çizildi. Harita ve yön bulma becerisini geliştirenler, artık kaybolmaktan korkmuyor…

HER türlü arazide koşarak veya yürüyerek katılımcıların kontrol noktalarını harita ve pusula yardımıyla en kısa zamanda ziyaret etmeye çalıştığı bir doğa sporu olan oryantiringe ilgi, giderek artıyor. Türkiye’de son 10 yıldır spor dalı haline gelen oryantiring, son yıllarda özellikle üniversitelerde büyük ilgi görüyor. Pek çok üniversitede kurulan kulüp ve topluluklar aracılığıyla oynanıyor. Yarışmalar, şampiyonalar düzenleniyor. Başta Bilkent, ODTÜ ve KTÜ olmak üzere 30 üniversite kampüsünün harita çizimi yapıldı. Üniversitelerin kredili dersleri arasına girdi. Artık oryantiring, kampüslerde de oynanıyor.

Beş yıl önce kurulan Türkiye Oryantiring Federasyonu Başkanı Mehmet Genç, Türkiye çapında askeri ya da sivil oryantiring kulüp sayısının 85’e ulaştığını söylüyor. “Sporcu sayımız her geçen gün artıyor. 3.500 lisanslı sporcumuz var ve bunların yarıdan fazlası aktif. 30’dan fazla üniversitede oryantiring, artık ders olarak okutuluyor” diyor. Hemen hemen bütün sporların salon ve tesislerde yapıldığını ancak oryantiringde arazide yarışıldığına dikkat çeken Genç, “Yarışma yapılacak her arazinin haritasının çizilmesi gerekiyor. Harita çizimi zaman alan ve maliyetli bir iş. Dolayısıyla harita, biz oryantrincilerin tesisidir” diyor. Genç, üniversitelerle yaptıkları görüşmelerin güzel sonuçlar verdiğini, bugün birçok üniversite kampüsünde harita çizimi yapıldığını ve çizimlerin halen devam ettiğini söylüyor.

Sınavsız gir, burstan faydalan

Türkiye’deki oryantiring sporu tarihçesine önemli katkıları bulunan Mehmet Genç, bu sporun Türkiye’de haritaların gizlilik nedeniyle kamuya pek açık olmaması nedeniyle 1979’dan itibaren öncelikle askeriyede başladığını, ancak 1991’den sonra oryantiringin sivil birimlerde de oynandığını anlatıyor. Türkiye Oryantiring Federasyonu’nun 2006’da kurulduğunu, ODTÜ bünyesindeki oryantiring topluluğunun Türkiye’deki en büyük üniversite topluluğu olduğunu belirtiyor. Sonrasında İzzet Baysal, Akdeniz Üniversitesi, Başkent Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi’nin oryantiringde epey yol aldığına dikkat çeken Genç, “19 Mayıs Üniversitesi, 2010 yılında oryantiring bilen, lisanslı 20 öğrenciyi yarıştırdı. Bunların 8’ini, sınavsız, direkt Beden Eğitimi bölümüne aldı. Ayrıca Kastamonu Üniversitesi de oriyantiringle öğrenci alıyor” diyor. Ayrıca Federasyon Başkanı Genç’in anlattığına göre, Oriyantiring Milli Takımı’na giren profesyonel sporcular, Kredi ve Yurtlar Kurumu’nun karşılıksız burslarından faydalanıyor.

Bilkent’te 26 öğrenci var

Oryantiring, Bilkent Üniversitesi’nde 5 yıldan bu yana kredili ders olarak veriliyor. Son 3 dönemdir üniversitenin oryantiring dersleri hocası olan Öğretim Görevlisi Nermin Fermen, ODTÜ mezunu ve bu doğa sporuyla ODTÜ Mezunları Derneği’ndeyken tanışmış. Aynı zamanda Türkiye Oryantiring Federasyonu Teknik Kurul Üyesi olan Bilkent Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nermin Fermen, Bilkent Üniversitesi’nde bu dönem 26 öğrencisi olduğunu belirterek şunları söylüyor.

“Oryanting, bir tutku haline geldi. Beden Eğitimi bölümü olsun olmasın gönüllüler ve bu sporun eğitimini almış öğretmenler sayesinde oryantiring Türkiye’deki üniversitelerde başta ODTÜ ve Cumhuriyet Üniversiteleri olmak üzere, son olarak da Kastamonu Üniversitesi’nde kredili dersler veriyor. Oryantig’e herkes katılabiliyor. Öğrenciler kardeşlerini, anne-babalarını bile getirip yarıştırabiliyor.”

Sosyal çevre

Şengül Üzen, Marmara Üniversitesi GATA Hemşirelik bölümünden geçen yıl mezun oldu. 8 yıldır oryantiringle uğraşıyor. Üniversite boyunca da yaptı. 6 yıldır Milli Takım’da profesyonel olarak oryantiring yapıyor. “Sana ne kazandırdı” deyince şunları söylüyor:

“Sosyal çevre, kendine güven, diğer insanları tanıma. Herkese mutlaka oryantingle tanışmasını tavsiye ediyorum. GATA’nın bana mesleğim dışında verdiği en büyük kazançlardan biri olarak görüyorum.” Oryantiring Topluluğu kurucularından, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi 5. sınıf öğrencisi İdil Akdemir, “Bu sporu 5 yıl önce ilk yaptığımızda çok heyecanlandık, kendimizi bilgisayar oyununun içinde sandık bu sefer süper mario bizdik. 2 yıldır kulüp çalışmalarımız devam ediyor. Artık sadece Tıp Fakültesi öğrencilerini değil, Ege Üniversitesi’ndeki tüm ilgilileri oriyantiring yapmaya bekliyoruz” diyor.

Herkes oynayabilir

Oryantiringde yaş sınırı yok. “Bu sporu 10 yaşından 80 yaşına kadar herkes yapabiliyor” diyen Federasyon Başkanı Mehmet Genç, ilköğretim okullarında da yapılmaya başlamasıyla bu sporun geniş kitlelere yayıldığına dikkat çekiyor. Oryantiringin Milli Eğitim Bakanlığı müfredatına girdiğini, izcilik, dağcılık gibi bu sporun da ilköğretim okullarında artık ders olarak görüldüğünü ve öğretmenlerin bu derslerle ek ders ücreti aldığını söylüyor. Bu sporda haritanın önemli olduğunu, ilköğretimde çocuklara kroki çizdirip yön bulmalarının sağlandığını belirtiyor. İstanbul’daki Özel Alev Okulları’nında oryantiring derslerine giren, Oryantiring Federasyonu Eğitim Kurulu Başkanı Ali Kılınç ise bu sporun çocukların kendilerine güvenlerini ve saygılarını artırdığını söylüyor. Kılınç, konuşmasını şöyle sürdürüyor:

“Hata yapmaktan korkmuyorlar. Bilgisayarın başından kalkıp, doğada zaman geçirmeye başlıyorlar. Yön bilgileri gelişiyor. Çevrelerine karşı farkındalık geliştiriyorlar. Kararlarını kendileri verebiliyorlar. Mücadele ederek kendi başlarına yön bularak kişiliklerini olumlu anlamda geliştiriyorlar.”

Çeşit çeşit kategori var

Bu sporu büyük küçük herkesin yapabilmesinin sırrı ise oyunda herkese göre bir zorluk derecesinin bulunması. “Büyük organizasyonlarda 40’a yakın kategori bulunuyor. 10 yaştan 80 yaşına kadar herkese uygun kategori var. Her yaşa göre de alt kategoriler olabiliyor. Örneğin 20-25 yaş arası bayanlar kategorisinde; kolay-orta-zor gibi alt gruplar oluyor. İstediğinde yarışmak mümkün.”

Federasyon Başkanı Mehmet Genç, “Oryantiring her yaştan insanın yapabileceği, kolay öğrenilen ve vazgeçilemeyen bir spor. Çabuk karar verebilme, hızlı düşünerek kısa yoldan hedefe ulaşma gibi günlük hayatta da karşılaşabilecek pek çok sorun, bu sporla aşılabilir hale gelir” diyor. Genç’e göre oryantiring, her mevsim rahatça yapılabilecek tehlikesiz bir spor:

30 üniversitede oryantiring yapılıyor

Muğla Üniversitesi, Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi, Pamukkale Üniversitesi, Cumhuriyet Üniversitesi, Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Uludağ Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi, ODTÜ, Gazi Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, İnönü Üniversitesi, Kastamonu Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, Dicle Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Mersin Üniversitesi, Mustafa Kemal Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Aksaray Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Balıkesir Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi, Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, İTÜ, Boğaziçi Üniversitesi, Aydın Üniversitesi.

“Oryantiringde kaybolma yoktur, geç kalma vardır. Çünkü insan doğayla baş başa kalınca, kuşların sesi, doğanın güzelliği ile karşılaşınca bu güzelliğe kapılır gider. Kaybolmaz ama gecikir. Ayrıca yalnızca ormanlık alanda değil, oryantiring her yerde yapılabilecek bir spor; parklarda, sokaklarda, kampüslerde, okul bahçelerinde, her yerde… Bu bir doğa sporu. Sizi günlük yaşamın stresinden, işten, dersten bilgisayardan alır doğaya götürür.”

Düşünce sporu

Oryantiring, bazıları tarafından “düşünce sporu” olarak da tanımlanıyor. Buna neden olarak ise “harita okuma ve hızlı karar verebilme gibi meziyetlerin atletik özelliklere ilave edilmesi gerekliliği” gösteriliyor. Hatta “ondalık sayıları” dahi devreye sokup ince hesaplamalar yapmak gerekiyor.

Ezberlenmiş hareket yok

Mehmet Genç, oryantingin her parkunda farklı bir heyecan yaşattığının altını çiziyor: “Hedef var ve hedefe nasıl gideceğiniz belli değil. Ezberlenmiş hareketler yok. Her hedef için ayrı bir stratejiye ihtiyaç var. Bir ritim içinde fiziksel ve zihinsel gücü ortak bir şekilde kullanmak gerekiyor. Çok hızlı koşmak veya haritayı çok iyi bilmeniz yeterli olmamaya bilir. Kondisyonu tüm parkura yayarak koşmak gerekiyor. Bu sporda sağınızda solunuzda kimse olmaz herkes bir anlamda kendisi ile yarışır.”

Yazar: Hayriye Mengüç

Kaynak: http://www.hurriyetkampus.com

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>