Rehberiniz-Karizmatik liderlik out, otantik liderlik in!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest


iyimeslek.com ailesi olarak “Karizmatik liderlik out, otantik liderlik in!” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Karizmatik liderlik out, otantik liderlik in!

Otantik Liderlik Nedir?

Her devir kendi liderini yaratır. Her dönemin liderinin farklı özellikleri vardır.

Mevcut bir düzenin korunması için bürokratik liderler biçilmiş kaftandır. Yoğun stres ortamlarında ise insan odaklı liderler çok daha etkilidirler.(Ekonomik Krizde Hangi Lider Fark Yaratır?)

Büyüme dönemlerinde Narsis liderlerin çok iyi performans gösterdiklerini biliyoruz. Fakat uzun dönemde yönettikleri şirket veya topluluk üzerinde olumsuz izler bıraktıkları da bir gerçek.

Son yıllarda, sosyal bilimciler astığı astık kestiği kestik (otokratik) liderlerin döneminin kapanmakta olduğunu vurguluyorlar. Bütün yetkilerin tek bir kişide toplandığı, her kararın bir kişi tarafından alındığı ve disiplinin korkuyla sağlandığı yönetim biçiminin bugünün koşullarına uygun düşmediğini savunuyorlar. Bu bilim insanları, uzmanlık alanlarının çok çeşitlenmesi nedeniyle bir kişinin her şeye hakim olmasının mümkün olmadığı ve buna ek olarak hayatın hiç olmadığı kadar hızlı aktığı bir dönemde bütün yönetim yükünü bir kişinin omuzlarına yüklemenin haksızlık olduğunu belirtiyorlar.

İçinde yaşadığımız dönemde liderlerin hem daha fazla insanı yetkili kılmaları hem de daha katılımcı olmaları gerekiyor.

Bugün katılımcılığın hakim olmadığı bir ortamda bir şirketi ya da bir toplumu yönetmek neredeyse mümkün değil. Bugünün tüketicisi şirketlerin karar süreçlerine katılmayı, bugünün çalışanı kendi iş tarifini kendi yapmayı ve bugünün vatandaşları da hayatlarını ilgilendiren her konuda söz sahibi olmayı talep ediyor.

Hal böyle olunca, liderlik anlayışı da değişiyor. Eskiden otokratik ve karizmatik liderlere daha çok ihtiyaç duyulurken bu zamanın ruhu “özgün liderlik” anlayışını gerekli kılıyor.

Özgün (otantik) liderler, içi dışı bir olan ve üstlendiği misyonu gerçekleştirirken ilkelerinden ve ahlak anlayışından taviz vermeyen liderlerdir. Otantik liderler, statü ayrıcalıklarına ihtiyaç duymazlar; kendilerini oldukları gibi ifade ederler.

Otantik liderlik, samimiyet, sahicilik ve doğallık üzerine kuruludur. Bu liderler etraflarında tek tip, kendilerini onaylayan insanlar bulundurmak yerine yaratıcı fikirleri olan insanları barındırmayı ve çeşitlilik içeren bir ortamda ahenge ulaşmayı hedeflerler. Otantik liderler ilişkilerini güven, sevgi ve hoşgörü üzerine inşa ederler.

Otantik liderler, egolarını sergilemeye meraklı değildirler. Aksine hayata ve kendilerine daha sakin bir gözle bakan, bireysel dönüşümlerini gerçekleştirmiş insanlardır.

Samimi ve içten olmaları, kendileriyle barışık olmalarındandır. Bu nedenle otantik liderler en çok kendilerine benzerler.

Otantik liderler, çevrelerindeki insanların kendi yollarını bulmalarına destek olurlar. Herkesi “tek tip” bir kalıba sokmak yerine, insanların içindeki hapsolmuş enerjiyi ateşleyerek onların “kendileri olmalarına” imkan verirler.

Fred Walumbwa, William Gardner ve Bruce Avalio otantik liderliği 4 farklı ama birbiriyle bağlantılı bileşen etrafında tarif ediyorlar:

1- Farkındalık: Otantik liderler kendileriyle barışıktırlar. Kendilerini iyi tanırlar. Duygularının, motivasyonlarının farkındadırlar. Zaaflarını, zafiyetlerini de en az güçlü yanları kadar iyi bilirler. Kendileriyle samimi ve dürüst bir ilişkileri vardır. Bundan dolayı da sahicilik, samimiyet ve güvenilirlik onların karakterlerinin en belirgin özellikleridir. Bu içselleştirilmiş kendine güven duygusu, onların çevresindeki insanlarla da olumlu ilişkiler kurmalarında son derece önemli bir rol oynar. Kendilerini tanıma, anlama ve geliştirme yolunda verdikleri emek sayesinde başkalarının da gelişimine saygı duymayı ve gerektiğinde hoşgörülü olmayı da bilirler.

2- Tarafsız düşünebilme: Otantik liderler karar alırken herkesi dinler ve bütün bilgileri analiz ederler. Adam kayırmazlar, herkese eşit mesafede dururlar. Kimi zaman kendi aleyhlerine bile olacak olsa tarafsızlıktan, evrensel ilkelere dayanarak karar almaktan taviz vermezler. Tarafsızlık onların güvenilirliğini pekiştirir, etkilerini artırır. Tarafsız oldukları için, aldıkları kararları onaylamayan insanlar bile onlara saygı ve güven duyarlar.

3- İçselleştirilmiş ahlak anlayışı: Otantik liderlerin üst düzey ahlaki standartları vardır. Karar alırken evrensel insani değerlerden hareket ederler. Olayları ve insanları ilkeli ve ahlaki bir süzgeçle değerlendirir, vicdanlarını dinleyerek karar alırlar. Kriterleri, başkalarının ne düşüneceği değil, sahip oldukları değerlerdir. Otantik liderlerin ahlak standartları kendi vicdanlarında saklıdır.

4- İlişkilerde şeffaflık: Otantik liderler kendi düşüncelerini ve duygularını ifade ederken şeffaf davranırlar. Bir şeyleri saklamak, gizli ajandalarla davranmak, insanları maniple etmek, kapalı kapılar arkasında iş çevirmek gibi huyları yoktur. Otantik liderler kurdukları ilişkilerde şeffaf davrandıkları için güven telkin ederler ve kendileri de başkalarına güvenerek ilişki kurarlar. Bu sebeple de hatalarını kabul etmekte, özür dilemekte ve telafi etmekte hiç zorlanmazlar.

Harvard Business School profesörlerinden Bill George, bugüne kadar liderlerin çoğunun otantik liderlik ilkelerine odaklanmamasının, dünyayı krize sokan temel faktörlerin başında geldiğini söyler. Hatta Lehman Brothers, Goldman Sachs gibi devlerin çöküşünün sadece ekonomik nedenlere dayanmadığını, “karizmatik” diye adlandırılan lider tipinin bu şirketlerin batmasında önemli rol oynadığını savunur. Bugün hepimiz biliyoruz ki bu liderler, bilgi ve beceri konusunda eksiği olan liderler değildiler. Onlarda eksik olan şey, içtenlik ve ahlaktı.

Bugün, hiçbir şirket sadece kendi çıkarını düşünerek ayakta kalma şansına sahip değil. Başarılı olmak isteyen şirketler hem kendilerinin hem de müşteriler, çalışanlar, tedarikçiler gibi değer ortaklarının da çıkarını düşünmek zorundalar.

Şirketlerde otantik liderliğe olan ihtiyacın artması, içinde yaşadığımız zamanın bir gereğidir. Artık, “astığım astık, kestiğim kestik” tarzı liderlik dönemi sona eriyor.

Bizi yönetecek liderlerin elbette vizyon sahibi ve üstün niteliklere sahip olmalarını arzu ediyoruz ama bu liderlerin aynı zamanda sahici, içten, kendileriyle barışık; ayrıca karar alırken bizim görüşümüzü alan liderler olmalarını istiyoruz.

Sadece şirketlerde değil, toplumun her kademesinde otantik liderler görmek istiyoruz.

Yazar: Temel Aksoy

Kaynak: http://www.temelaksoy.com

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir