Rehberiniz-Kariyer sadakatinin arka planı

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Kariyer sadakatinin arka planı” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Kariyer sadakatinin arka planı

Mutluluk araştırmaları yapıldığı zaman Türk halkı çoğunlukla “mutlu” olduğunu söylüyor. Türkiye Istatistik Kurumunun verileri en azından böyle diyor. TV programlarına ve etrafa baktığınızdaysa herkes ağlıyor, kimse sanki mutlu değil.

Çalışma hayatında da benzer bir durum var.

Profesyonellere benzer bir soru sorduğunuz zaman “işinden mutlu” olduğunu söylüyor. Araştırmalara bakıyorsunuz her 3 kişiden biri iş arıyor.

Her profesyonelin işinden mutlu dahi olsa piyasalarda ki durumu anlamak için iş görüşmesi yapıyor olması doğaldır. Eğer 5 yıldır aynı koltuktaysanız ve hiç iş görüşmesine gitmediyseniz, ortada bir sorun var demektir. Özellikle yetenekli çalışanlar her zaman alternatifleri değerlendirirler. Profesyoneller de yetenekli olan çalışanlarının farklı alternatifleri değerlendiriyor olduğunun farkındadır. Çünkü büyük olasılıkla kendileri de aynı şekilde davranıyordur. Aktif bir arayışı olmasa da önüne çıkan imkanları dinliyordur. Buna pazar bilgisi edinmek denir ve önemlidir.

Yenibiris.com’un yaptığı araştırmaya göre her 3 kişiden birinin iş arıyor olmasının sebepleri arasında “iş kaybetme korkusu” geliyor. Bu tür korkusu olan kişilere iş aramanın yanısıra çok önemli bir önerim var: Kendinize ve profesyonel gelişiminize yatırım yapın. Korkunun kuvvetlenmesinin arkasında “ben ne yaparım” sorusu ve şüphesi yatar.

Aynı araştırma iş arayan her 3 kişiden 2’sinin kişisel gelişimleri için hiç bir çaba vermediğini gösteriyor. Bu durumda korku duyuyor olmanız kaçınılmaz. İş arayışınız varsa önce CV’nizi hazırlamak için kendinize yatırım yapın. Kendini anlatmaktan uzak olan CV’lerin sayısı çok yüksek. Elbette, CV’inizin iyi olması için de gelişiminize özen göstermeniz şart. Başarılı olan her profesyonel, gelişmek ve hedeflerine ulaşmak için kendine yatırım yapmayı ilk sıraya koyar. Iş dünyasının bilinen bir anlayışı vardır. Para harcamadan para kazanılmaz. Mantık aynıdır.

Mutlu olmadığımız halde mutlu olduğumuzu söylemek ya da işimizi sevmediğimiz halde sevdiğimizi belirtmek için aslında bir sebebimiz var. Yaptığımız ile söylediğimizin bir olmaması durumu her ne kadar garip olsa da bazen bizi psikolojik olarak rahatlatır. Yani, memnun olmadığınız bir işten ayrılamıyorsanız, başka bir iş bulamayacağınızı düşünerek korkuyorsanız, “işimden memnunum aslında” söylemine sığınabilirsiniz. Bu düşünce sizi rahatlatır ve her gün yaşadığınız sıkıntının az da olsa yok olmasını sağlar. Buna bilişsel uyumsuzluk diyoruz bilimsel olarak. Bense “sevmiyorum ama birlikteyim sendromu” diyorum.

Bilişsel uyumsuzlukta kişi içinde ki bu çekişmeyi çözümleyemediğinde fırtınaları dindirebilmek için ruhunu rahatlatacak düşünceyi doğru olmasa bile tercih eder. Elbette sorunlar çözülmez. Hatta içeride yaşananla dışarıya yansıtılan farkı büyüdükçe mutsuzluk da artar…

Bu metod fena değil çünkü hayat zor. Zorlukları aşabilmek için başvurduğumuz çarelerden biri bu. Hemen hemen herkesin bu yönteme başvurduğunu söyleyebiliriz. Yine de bu metodun geçici olduğunu bilmek ve farklı seçimler yapabileceğimizin farkına varmak iyi olur.

Tercihleri değiştirmekte zorlanmak doğaldır. Eğer sizde işinizden memnun değil ve potansiyelinizi kullanamadığınızı düşünüyorsanız, birlikte bu süreci nasıl dönüştürebileceğinizin yollarını bulabiliriz. Seçimlerimizi nasıl değiştireceğiz diye soracak olursanız, bunun aşamalarını bir sonra ki yazıda konuşalım derim.

Yazar: Fatmanur Erdoğan

Kaynak: http://www.yenibiris.com

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>