Rehberiniz-Kardeşler takımı !

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest


iyimeslek.com ailesi olarak “Kardeşler takımı !” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Kardeşler takımı !

İkinci Dünya Savaşı’nda Normandiya çıkarması sırasında birbirlerine destek olarak hayatta kalmayı başaran Easy Bölüğü’nün askerleri gibi, şimdi sivil yaşamda Ampüte Milli Takımı’nda birbirlerine tutunarak dimdik ayakta durmaya çalışıyorlar.

İsmail Temiz (Gazi)

Ampüte futbolcular profesyonel olmalı

1972 doğumlu. Bordo bereli uzman çavuşmuş. İstihbarat uzmanıymış. 12 yıl askerlik yapmış. 8 yılı Güneydoğu’da geçmiş. Bingöl’de göreve gittiğinde 2001’de mayına basmış. Sol ayağını dizaltından mayın patlaması sonrasında kaybetmiş.“Yine de şükrettim. Yanımda şehit olan çok arkadaşım oldu” diyor. Şimdi bir kamu kuruluşunda çalışıyor. Rehabilitasyon sırasında tanıştığı ampüte futbolunu hiç bırakmadan sürdürmüş. Ampüte futbolun beyin takımında… Sadece futbolcu değil antrenör olarak da görev yapıyor. Milli olmuş. Ve bugün yaşadıklarını tamamen spor olarak algılıyor ve değerlendiriyor. Ampüte futbolun ligleşmesinden daha öte hayali var, profesyonelleşmesi için de çaba gösterecek.

Erol Ayhan (Gazi)

Psikopat gibiydim futbol beni gevşetiyor

1975 Malatya doğumlu. Sağ bacağı kalçadan yok. Ağrı’da arazideki patlama sonucunda 2 sene tedavi görmüş ama kaybetmiş ayağını. O çatışmada 3 arkadaşı da şehit olmuş. “Edebiyat yapmayayım. Gazi olarak onurlandım ama ilk zamanlarda psikopat gibiydim. Sakat kalınca Malatya’ya gitmedim. Aşınca döndüm” diyor. Askere gitmeden de, döndükten sonra da ticaretle uğraşmaya devam etmiş. Geçen hafta bir kızı olmuş. Futbolla tanışması arkadaşlarının önerisiyle olmuş. Kurulduğunda ilk oynayanlardan biriymiş. Futbolu çok sevdiğini söylüyor. “Sinirimi alıyor, gevşetiyor beni. Negatif enerjimi boşaltıyor” diyor ve ekliyor: “Eğer futbol oynamadan gidersem, farklı oluyorum. Tanımlayamadığım bir gerginlik, sinir oluyor.”

14 kişiyle oynanıyor

Ampüte futbol ilk 1980 yılında ABD’nin Seattle eyaletinde ortaya çıktı. Don Benette adındaki ABD’li bir engelli değnekleri ile yürürken önüne düşen basket topuna ayakları ile vurdu. Bu topa dokunuştan aldığı ilham ile White T-shirt adındaki ilk ampüte futbol takımını kurdu. Oyun daha sonra tüm dünyaya yayıldı.

”Ampüte“ kol ya da bacak eksikliği yaşayan kişiler için kullanılan bir sözcük. ”Ampüte futbol“ da buradan türetilmiş. Türkiye’de yaklaşık 4 yıldır ampüte futbol oynanıyor. Bu oyun bir bacağı sakat sporcuların kanedyen (koltuk değneği) kullanarak oynadıkları bir futbol şekli. Kalecilerin bir kolunun sakat olması şart. Saha normal sahaların yarı ölçüsünde; uzunluğu 55-70 m, genişliği 30 ile 60 m arasında. Penaltı 7 metre mesafeden atılıyor. Kale 5 metre genişlikte. Bir takım 14 oyuncudan kuruluyor. Dönemin Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy’la başlayan ve bugün hızla yayılan bir spor… Önceleri terörle mücadelede yaralanarak uzuv kaybına maruz kalan gazilere Ankara’daki rehabilitasyon merkezindeki uzmanlar tarafından tavsiye edimiş. Beğenilip yararı görüldükçe, talepler de yavaş yavaş artmaya başlamış. Şimdilerde en az gaziler kadar sivillerin de ilgi odağı haline gelmiş. Türkiye’de şu anda 15 kulüp çevresinde toplanmış yaklaşık 200 kişilik bir ”ordu“, sahada öyle mücadele ederek futbol oynuyor.

Selami Karaçoban (Gazi)

Profesyonel futbolcuydum, yine futbol oynuyorum

1977 Giresun doğumlu. İstanbul’da oturuyor. 2000’de Yüksekova’da İran sınırında, mayına basarak sol ayağını kaybetmiş. İsyan etmediğini söylüyor ama bazı şeylerin önüne geçilememesinden de şikayetçi. “Devletin politikası” şeklinde yorumluyor. “Bugün görev verseler, yine gideriz herhalde. Bizim mayamızda var.” Futbola en yakın olanlardan biri. Ama iki arada bir derede kalmış bu anlamda. Askere gitmeden önce 3. ligde Eyüpspor’da profesyonel futbol oynuyormuş zaten. Bacağını kaybedince “en büyük sermaye gitti” demiş. Ampüte futbolu tanıyormuş. Rehabilitasyon sırasında kendisini içinde bulmuş. Lig kurulmasını çok istiyor. “Bu sayede genç pek çok kişiyi kazanabiliriz” diyor. İşsiz. Daha önce ilaç firmasında çalışıyormuş ama bırakmak zorunda kalmış. Devletin yardımıyla geçimini sağlamaya çalışıyor.

Karahan Yakıt (Gazi)

Osmaniye’de takım kurup başkalarına da öğreteceğim

1977 Osmaniye doğumlu. Hakkari’de komandoymuş. 1998’de Kuzey Irak’ta mayına basmış. Askere gitmeden önce balıkçılıkla uğraşıyormuş babasıyla birlikte. “Yaralandıktan sonra ‘Niye ben?’ dedim.” Rehabilitasyon sırasında ampüte futbolla tanışmış. Başlangıçta çok protez, koltuk değneği kırmış. Ama sonra sistematik duruma gelmiş. Osmaniye’de takım kurarak yeni gelenlere bu sporu öğretmeyi hayal ediyor.

6 DALDA EMMY ÖDÜLLÜ

Seteven Spielberg’in yapımcıları arasında olduğu ve Tom Hanks’in de yönetmenliğini yaptığı ödüllü Band of Brothers (Kardeşler Takımı) belgeseli, İkinci Dünya Savaşı sırasında Normandiya çıkarmasına katılan 101’inci Hava İndirme Gücü mensubu Easy Bölüğü askerlerin cephedeki hikayesini konu alıyordu. Belgeselde aynı kaderi paylaşan askerlerin yaşadıkları, birbirine olan bağları, hayata tutunuşları ve savaş sonrası birliktelikleri konu ediliyordu.

Gazi Öztepe (Gazi)

Önce oynayamam dedim, şimdi vazgeçemiyorum

1978 Malatya doğumlu. 1999’da Tunceli’de mayına basarak sağ bacağını kaybetmiş. Çok zor günler geçirmiş. 3-4 yıl kabullenememiş. Ama sonra benimsemek zorunda kalmış. Askere gitmeden önce köyünde futbol oynuyormuş. Ampüte futbolunu duymuş. Önce “yapamam” demiş. Ama denemiş. Sevmiş “İyi ki yapmışız. Bu keyif dünyalara değer artık vazgeçemem” diyor.

Nurettin Balkaya (Gazi)

Gol kralı olmak en büyük hedefim

1981 İzmir doğumlu. Şu anda özel bir şirkette çalışıyor. 2002’de Şırnak’ta askerlik görevini yaparken mayına basarak sağ bacağını dizinin altından kaybetmiş. Askere gitmeden önce de oynuyormuş. Yaşadıklarının ardından toparlanmak için futbola sarılmış. İzmir’de “ampüte”leri biraraya getirerek futbola kazandırmayı düşünüyor. Amacı ise gol kralı olmak.

Mehmet Kaplan (Gazi)

Her zaman hayatın içinde oldum

1976 Gaziantep doğumlu. Güneydoğu Gazisi. Kuzey Irak’ta yaralanmış. Parmaklarını kaybetmiş. Desteğe bağlı yürümek zorunda değil. Kamuda çalışıyor. Hayatın içine girmekten hiç geri tutmamış kendisini. Ampüte futbolun içine ilk girenlerden biri. Rehabilitasyon döneminde önerileri dinlemiş. Sadece gazilerin değil, bütün engellilerin bu organizasyona dahil olmasını arzuluyor.

Halis Şaştım (Gazi)

Kayseri’de takım kurduk

1975 Kayseri doğumlu. 1996’da Kuzey Irak’ta mayına basarak sağ ayağını diz altından kaybetmiş. Olaydan sonra ilk müdahaleyi Hakkari’de yapmışlar. Ankara Gülhane’ye gitmiş daha sonra, protez takılmış. Onun da futbolla tanışması rehabilitasyon sırasında olmuş. Kayseri’ye dönünce de bir ampüte futbol kulübü kurmuşlar. “Bugüne kadar boş yaşamışım” diyecek kadar etkilenmiş futboldan.

Rahmi Özcan (Sivil)

Antrenör olmak istiyorum

1990 Manisa doğumlu. Doğuştan sol bacağı sorunluymuş, 8 parmakla doğmuş. Toplam 12 ameliyat olmuş. Diğerine göre kısa kalınca “kendi isteğiyle” protez takabilmek için 12 yaşında kestirmiş. Futbolda çok yetenekli. Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi Antrenörlük Bölümü’nü kazanmış. Beşiktaş kulübünün bir ampüte takımı kurmasını hayal ediyor. Amacı okulda kalıp kariyer yapmak ve bedensel engelliler antrenörü olarak…

Ünsal Çançelik (Gazi)

Engelleri aştım

1972 Gaziantep doğumlu. 1992’de Mardin Nusaybin’de kolundan yaralanmış ve kullanamaz hale gelmiş. olmuş. Ampüte futbolla tanıştıktan sonra hayata bağlanmış. Önceleri kısa kollu giyemediğini artık rahat olduğunu ve tüm engelleri aştığını söylüyor.

Adem Serin (Gazi)

Rehabilitasyon sırasında tanıştım bir daha bırakmadım

1982 doğumlu. Tunceli’de mayına basarak sağ bacağını diz altından kaybetmiş. İlk göreve yerinde uzman çavuşluktan emekli olmak zorunda kalmış. Hayattan da hiç kopmamış. Onun da yeni bir kızı olmuş. Bu yüzden çok mutlu. Şu anda Kayseri’de kamu kuruluşunda çalışıyor. Rehabilitasyon sırasında antreman yapan ampüte futbolcuları keyifle izlemiş. Ayağa kalkar kalkmaz kendisi de aralarına girmiş. Futbolu bırakmayı da hiç düşünmüyor.

Kemal Özdemir (Gazi)

Alkolü bırakıp, yaşama yeniden sarıldım

1974 Bolu doğumlu. Batman’da askermiş. Sason ilçesi Yücebağ mevkiinde karakolda pusuya düşmüş. Sol bacağını diz altından kaybetmiş. İki yıl tedavi görmüş. Protez takmış. Psikolojisi bozulmuş. Alkole sığınmış. Uzun süre rehabilitasyon tedavisi almış. Futbola seyirci olarak ilgi duymuş oynamaya yeni başlamış. Milli Takım olup yurt dışında derece alınca, kendisi de işin içine girmeyi arzu etmiş. Girince de “Neden daha önce düşünmedim?” diye kendisine kızmış. Her şeyden önce 90 kilodan 75 kiloya düşmüş. Alkolü bırakmış. “Bugün her şeyimi ampüte futbola borçluyum” diyor. Bir çocuğu ve eşiyle ailesi de düzene girmiş. Kamuda çalışıyor. Bütün özürlülere spor yapmasını öneriyor.

Yazar: Lütfü Özel

Kaynak: http://VATAN

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir