Rehberiniz-Kadınlar mı yoksa erkekler mi daha gergin?

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Kadınlar mı yoksa erkekler mi daha gergin?” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Kadınlar mı yoksa erkekler mi daha gergin?

Kadınlar erkeklerden daha ‘gergin’

Psikiyatri ihtisasına başladığım andan itibaren dikkatimi çeken bir şey oldu. Her hastalıkla alakalı okurken, ‘sıklık’ konusundaki istatistiklerde kadın-erkek oranını anlatan sayfada, ortalama olarak bir erkeğe karşılık iki kadın hasta düşüyordu. Yani depresyon oranını anlatan bölümde; ‘toplumda görülme sıklığı yüzde 3’tür’ ve ‘kadınlarda görülme oranı erkeklere göre iki kat daha fazladır’ deniyordu. Bunu şöyle izah edebiliriz: Şu anda sokakta gezen sıradan 100 kişiyi bir salona toplasak. Bunlara psikiyatrik tanı testleri yapsak, üç tanesi depresyon tanısı alır. Bu üç kişiden ikisi kadın, biri de erkek olur. Depresyon dışı hastalıkların görülme sıklığı değişse de, kadın erkek arasındaki bu, bire-iki oranı aşağı yukarı korunuyor. Peki neden kadınlar, erkeklere oranla daha fazla psikiyatrik rahatsızlığa yakalanıyor? Bu soruya verilecek yığınla cevap bulunabilir. Ancak burada birkaçını hızlıca saymakta fayda var.

KADINSI TEPKİLER ARTAR

Kadınlar her ay duygu dünyalarını etkileyen bir süreç; yani ‘adet dönemi’ yaşıyor. Adet dönemlerini kısaca hatırlatmakta fayda var. Ergenlik döneminde başlayan fizyolojik değişimle her kadın vücudu ayda bir kez, yumurtalıklarında oluşan yumurtanın döllenme olursa rahimde yerleşip büyümesine uygun bir vatsa hazırlar. Bu hazırlık sürecinde hormonal değişiklikler olur. Bu hormonlar, rahim içi duvarı, genital organlarının fizyolojik yapısı ve göğüsler üzerine etkiler yapar. Temelinde bunların tamamı, gebeliğe hazırlık olarak değerlendirilebilir.

Bu hazırlıklar, döllenme olmazsa adet görülmesi ile birlikte ayın sonunda son bulur. Döllenme olmazsa ay sonunda özenle hazırlanan o yumurta ve onun yerleşmesi için hazırlanmış, yumuşak bir döşek gibi serilmiş rahim içi duvarı kanama ile birlikte dışarı atılır. Üç-beş gün süren bu temizlik sürecinden sonra vücut, yeniden aynı döngüye hazırlanır. Tüm bu olan bitenler sürecinde hormonal dengeler sürekli değişir. Ve her değişim, kadının psikolojik dengesini bozar ve olaylara verdiği tepkilerinde farklılıklar doğurur. Bunu en iyi kadınlar anlar. Bir de onlarla muhatap olan erkekler! Adet öncesi gerginlik bunun en bariz örneğidir. Bu dönemde kadınsı tepkilerin artması, aşırı sinirlilik ve etrafa karşı abartılı tepkiler verilir.

İşte tüm bu gerginlikler sürecinde, bazen dalgalanmalar öylesine büyüyebilir ki, etrafını yıkıp yakabilecekleri gibi, kendilerine de zarar verecek boyuta da ulaşabilir. Duygusal tepkimeler farklı olabilir. Bu farklılıklar, bazen psikiyatrik hastalık boyutunda olabilir. Depresyon, anksiyete bozuklukları ve diğer durumlar bu tür dalgalanmaları yüksek seviyelerde olan kişilerde daha sıkça görülür.

‘ROLLERİN’ AĞIRLIĞI

Kadınlarda psikiyatrik sorunların yüksek olmasının bir başka nedeni de, kadının sırtına binen yükün ya da bazen kendi isteği ile aldığı yükün ağır olmasından kaynaklanır. ‘Anne olarak kadın’, ‘eş olarak kadın’, ‘çalışma hayatında kadın’ ve ‘ev hayatında kadın’ rolleri, bazen tek kişi olarak birden fazla rolü yüklenen kadının zorlanmasını daha da artırır. Fiziksel olarak da bu yükün getirdiği ağırlığı kaldıramadığı anlarda psikiyatrik sorunlar yaşar.

Duygu dünyası da bir erkeğe göre çok daha karmaşık ve ayrıntılı olan kadının duyguları ve mantığı arasındaki zorlanmaları da çok fazladır. Tüm bu nedenlerden dolayı kadında psikiyatrik sorunlar erkeğe göre daha fazla görülebilir. Bazen yaşananların ‘sorun olduğu’ farkında olunmadan, onlarla yaşamaya çalışan kadın için hayat daha da çekilmez olur.

Bugünden itibaren, artık her cuma bu köşeden bu konuda bilgiler verecek ve çözümler üretmeye çalışacağım. Sağlıklı ve mutlu günler dilerim.

Yazar: Dr. Mustafa Güveli

Kaynak: http://www.aksam.com.tr

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>