Rehberiniz-Kabiliyetin mağlubiyeti

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “Kabiliyetin mağlubiyeti” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
Kabiliyetin mağlubiyeti

KABİLİYETİN MAĞLUBİYETİ

CAN DÜNDAR/ MİLLİYET

Geçen yaz Londrada, Wimbledon tenis turnuvasında Anna Kournikovayı izlemiştim.

Karışık çiftlerde ilk tur maçıydı. Sıradan bir maçtı aslında… Ama merkez kort tıklım tıklım doluydu.

Yenildi sonunda; ama merkez kort çılgınca alkışladı Kournikovayı… Kortun çıkış kapısı, elinde kocaman sarı toplarla imza bekleyen hayranlarla doluydu.

Tenis izleyicileri için sürpriz değil bu tablo… Son üç yıldır nerede bir maçı olsa orada bir izdihama yol açıyor Kournikova…

Bunun nedeni, süper servisleri ya da muhteşem smaçları mı?

Hayır, hiç de parlak bir tenisçi olmadığı kesin…

İlgi çeken yanı, kocaman göğüsleri ve sansasyonel aşk ilişkileri…

* * *

Geçen ay tenisi bıraktığını açıkladı Kournikova…

Oysa daha 22 yaşındaydı.

Henüz 6 yıldır uluslararası turnuvalarda yarışıyordu ve hiçbir turnuvada şampiyon olamamıştı, ama hiçbir şampiyonun kazanamayacağı kadar para kazanmıştı:

Adidas reklamından 7 milyon dolar… Omegadan 1.5 milyon dolar… Bir o kadar da Berlei sutyenlerinden…

Dünya sıralamasında 302. sıradaydı ama geliri yılda 10 milyon dolara ulaşmıştı.

Dişiliği, yeteneğinin önüne geçmiş ve ona bir servet bahşetmişti.

* * *

Hiç de yabancısı olmadığımız bir şey bu aslında…

Nicedir, – sadece bizde de değil, CNNde, BBCde de – iyi habercilerden ziyade, güzel seslendiriciler çıkmıyor mu ekrana?..

Nice bet sesliyi, sırf sahnede iyi görüntü veriyor diye dinlemek zorunda kalmıyor muyuz?

Oyunculuğundan çok seksapeliyle ilgi toplayanlar doldurmuyor mu sahneleri?

Perdelerde, podyumlarda, sütunlarda cahil beyinleri taşıyan bedenler dolaşmıyor mu, olanca cüretkârlıklarıyla?..

Step dansı, dil kursundan çok iş yapmıyor mu?

Dış dünyaya karşı iyi görüntü verir diye, dağarcığını umursamadan, güzel kadın başbakanı alkışlamadık mı?

* * *

Tabii bizler de, onları seyrederek, kasetlerini dinleyerek, haberlerini izleyerek, oy vererek sessizce onaylıyoruz kabiliyetin mağlubiyetini…

Hafif toplu kadını aşırı yük uyarısıyla asansörden indiren reklam, günümüze hâkim bakış açısı hakkında bir fikir veriyor.

Kaç kilo olduğunuz, kaç yaşında olduğunuz, kaç dil bildiğinizden, kaç kitap okuduğunuzdan daha çok merak ediliyor.

Deprem profesörünün bile karizmatik olanı, yapılısı muteber sayılıyor.

Bilgi yarışmaları kankan yapan kızlar olmadan izletilemiyor artık…

Her film, gişe yapabilmek için bir çift uzun bacağa ihtiyaç duyuyor.

Güzelliğin, zekâ karşısındaki ezeli üstünlüğü, hiç bu kadar ezici olmamıştı.

* * *

Gelip geçici bir akım mı bu? Yoksa emeğin ve yeteneğin fiziki görünüm karşısındaki mevzi kaybı, insanoğlunun kalıcı bir tercihi mi?

Yıllar sonra muhteşem fiziğiyle Kournikova mı anımsanacak, bütün kupaları silip süpüren gösterişsiz Williams kardeşler mi?

Tarih kitaplarında bunun cevabı var:

Tarih, çapkın bir bunak gibi, gündelik hayatta gözünü yeteneksiz güzellere dikse de, son tahlilde, yeteneğin ve emeğin hakkını yazıyor hatıra defterine…

Ve iyi ki öyle!..

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir