Rehberiniz-İstihdamı canlandıracak sektörler

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “İstihdamı canlandıracak sektörler” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
İstihdamı canlandıracak sektörler

2010 yılında piyasalarda yaşanan hareketlilik iş gücüne de yansıdı. TÜİK verilerine göre 2010 yılı Eylül döneminde istihdam edilenlerin sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre 953 bin kişi artarak, 22 milyon 973 bin kişiye yükseldi. Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 261 bin kişi, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 692 bin kişi arttı. İşsiz sayısı ise geçen yılın aynı dönemine göre 462 bin kişi azalarak 2 milyon 934 bin kişiye düştü. Bu istihdam artışının yılsonuna kadar devam ettiğini söyleyen insan kaynakları danışmanları ve beyin avcıları işe alımların 2011’de de artarak sürmesini bekliyorlar.

Öne çıkacak sektörler

Yıldızı parlayan ve hız kazanan sektörlerin ‘hizmet’ ağırlıklı olduğunu gördüklerini ifade eden HRM Danışmanlık Kurucu Ortağı Aylın Çoşkunoğlu Nazlıaka inşaat, enerji, hızlı tüketim, bilişim, perakende, tekstil ve sağlık sektörlerinin eleman arayışının yoğun olduğu sektörler olarak öne çıkacağını vurguluyor. Sağlık ve finans sektörlerinde alanında deneyimli uzman yöneticilere olan ihtiyacın artacağının altını çizen Nazlıaka “Türkiye pazarına giren yabancı şirketlerin sayılarının giderek artması nedeniyle çok iyi derecede İngilizce bilen, uluslararası mevzuatlara hakim hukukçular ve finans uzmanlarına olan ihtiyaç da artacak” diye konuşuyor. Çevre mühendisliği kökenli yenilenebilir enerji danışmanlığı, çevre hukuku uzmanlığı, organik tarım ve organik kozmetik konusundaki danışmanlıklar, şehir ve çevre planlama, atık su/atık yönetimi konusundaki uzmanlıklara ihtiyacın artacağını ifade eden Nazlıaka konuşmasını şöyle sürdürüyor:

“Enerji, inşaat, telekomünikasyon sektörlerine yapılan yatırımlar ve dünyadaki kaynakların bu yatırımlarla birlikte gün geçtikçe tükenmesi, uluslararası protokoller kapsamında bir takım çevresel yaptırımlar, yeni istihdam alanlarını da beraberinde getiriyor.”

Pozisyon anlamında bakıldığında ise satış ve pazarlama kadrolarına geçmiş yıllarda da olduğu gibi yoğun alımlar olacağı sektör temsilcilerince söyleniyor. KRM Genel Müdürü Kerim Paker, pozisyonlar özelinde şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Hemen her sektörde satış pozisyonlarındaki nitelikli eleman ihtiyacının artarak devam edeceğini öngörüyoruz. Bilgi teknolojilerindeki eleman ihtiyacı, yabancı dil bilen resepsiyonist, asistan, mağaza elemanı gibi pozisyonlarda da hareketlilik sürecektir.”

Yönetici değişimi sürecek

2010 yılda birçok şirketin tepe yönetimlerinde değişimlere şahit olundu. İK danışmanları yönetici pozisyonlarındaki bu değişimin 2011’de de süreceğini savunuyor. Özellikle inşaat sektöründe iş geliştirme yöneticisi, hızlı tüketim maddeleri, medya, reklamcılık, gıda ve ilaç sektörlerinde satış yöneticileri kadrolarında değişim olması bekleniyor.

2011-2012 yılında iş dünyasında olumlu bir dalganın beklendiğini söyleyen Egon Zhender Yönetici Ortağı Murat Yeşildere, patronların şirketlerinin arka bahçelerini bu dalgaya hazırlamak için çalıştıklarını belirtiyor. Özellikle uzun dönem aynı rolde bulunan kişilerin işe farklı bakamayacağını düşünen bazı şirketlerde yönetici değişimlerinin olduğunu ifade eden Yeşildere uzun süreli yöneticilik yapma devrenin kapandığının altını çiziyor. Yönetici pozisyonlarında yaşanması muhtemel bir başka gelişme ise 2011 ve sonrası dönemde daha çok yurtdışından yöneticilerin Türkiye’ye gelmesi olacak. Bunun önemli nedenlerinden biri olarak, dünya geneline bakıldığında Türkiye’de büyük holdingler ve uluslararası şirketlerde üst düzey yönetici ücretlerinin cazip seviyelerde olmasını gösteriyor Kerim Paker. “Ayrıca özellikle İstanbul yabancılar için yaşamak ve çalışmak üzere diğer dünya merkezlerine göre başka da cazip unsurlar içeriyor” diye konuşan Paker orta kademe yönetim pozisyonlarında da yabancı yöneticilerin sayısında kademeli olarak artış görülebileceğinin altını çiziyor.

Farklı fırsatlar var

Son birkaç uluslar arası şirketlerin üst düzey yönetim kadrolarına getirilen Türk yöneticilerin sayısında artış var. Peki bu trend 2011’de de sürer mi?

Konuyla ilgili olarak Fortune Danışmanlık Yönetici Ortağı Ayşen Arıduru şöyle konuşuyor:

“Yurt dışı pozisyonlar Türkiye’den terfilerle daha fazla mümkün olacak. Yeni roller de oluşabilir ama ağırlıklı az gelişmiş ülkelerde. Çünkü Türkiye’de yetişmiş, nitelikli, deneyimli yöneticiler oradaki ülkelere göre daha fazla. Ve o bölgelerin bizdeki yöneticilere ihtiyaçları var.”

Yurt dışında yetişmiş profesyonellerin Türkiye’ye dönüşlerinde artış gözlemlediğini ifade eden Hill Türkiye Yönetici Ortağı Çağlayan Çalışkan ise bu konuyla ilgili farklı bir noktaya şu şekilde parmak basıyor:

“Özellikle Almanya’da eğitim görmüş binlerce genç kariyerlerini burada geliştirme isteğiyle Türkiye’ye geliyorlar. Bu kitle eğitim ve iş tecrübesinin yanında kültürel anlamda da elle tutulabilir yetkinlikler getiriyor sırt çantasında. İşte bu hareketlilik iş dünyasında kültürlerarası iletişim becerilerinin öneminin artması anlamına geliyor. Bu potansiyeli görmek ve değerlendirmekse yöneticilere düşüyor.”

Yetenekleri elde tutmak zor olacak

2011’de işe alımların artmasıyla birlikte İK ekiplerinin ‘yeteneklerin ve farklılıkların yönetimi’ ile yetenekli çalışanların elde tutulmasına yoğunlaşacağı söyleniyor.. Her çalışanın farklı birer birey olduğu göz önünde tutularak, bireysel farklılıklara göre oluşturulan yaklaşımları ortaya koyabilen şirketlerin bir adım önde olacağı söyleniyor. Yetenekli çalışanları elde tutmak için kişilere özel uygulamaların önem kazanacağını ifade eden Nazlıaka, konuşmasını şöyle sürdürüyor:

“Birçok yetenekli çalışan artık yaratı cılığını kullanabileceği, fikirlerini özgürce paylaşabileceği, kararlarında az ya da çok söz sahibi olabileceği, eğitim ve kariyer imkanı sağlayan, maddi olduğu kadar manevi tatmin de duyacağı bir şirketin parçası olmak istiyor. Parlak yetenekleri çekmek için de yine kişilere özel imkanların ve fırsatların sunulduğu, bireysel motivasyon tekniklerinin geliştirildiği uygulamalar önem kazanıyor. Başarılı şirketlere baktığımızda yetenekli çalışanlarına sundukları fırsatları ve onlara yaptıkları yatırımları dahi farklılaştırıyorlar; yani kişiye özel beklentilerin ve ihtiyaçların farklılaşmasından burada da söz edebiliriz. Gerçekten yetenekli ve potansiyel çalışanlarınız varsa geliştiklerini hissetmezlerse şirkette neden kalmaları gerektiğini sorgulamaya başlıyorlar. ”

Yazar: Fatoş Bozkuş

Kaynak: http://www.ekonomist.com.tr

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir