Rehberiniz-İşsizler tembel mi?

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on Pinterest

isvemeslekdanismani.net ailesi olarak “İşsizler tembel mi?” adlı yazımızın kişisel gelişiminize katkı sağlamasını umuyoruz
İşsizler tembel mi?

1951 ayının Temmuz ayında 17 arkadaşımla birlikte İTÜ Makine Fakültesinden başarılı bir öğrenci olarak mezun oldum.

O gün hayatımın en mutlu günlerinden biriydi. Sınavlara hazırlanmaktan para getirebilecek işleri altı aydır ihmal etmiştim. Parasızdım. Ancak Yüksek Mühendis diplomasını kazanmış olmaktan dolayı mutluydum.

O sabah motor dersi hocalarımız, ikiside asistan olarak çalışan Prof. Necmettin Erbakan ve Prof. Hakkı Öz’ün karşısında başarılı bir motor sınavı vermiş ve mezuniyete hak kazanmıştım.

Mühendis Diploması Almayı Kutlama

Bu olayı kutlamak için bir arkadaşımla Moda’da yazın ilk deniz banyosunu yapmayı ve kendimize bir ziyafet çekmeyi kararlaştırdık. Mayolarımızı yanımıza almıştık.

Arkadaşım Moda’ya gitmeden önce yeni inşa edilen Levent Mahallesinde otobüsle bir tur atıp Türkiye’de o gün için yepyeni bir olay olan bir uydu villa kenti gezip görmeyi teklif etti. Merakla kabul ettim.

Levent alt yapısı tamamlanmış villaları toparlar bir görünümdeydi. Yolları o zamanlar pek ender rastlanan şekilde tamamen asfalttı.

Otobüsten inip merakla yürürken bir villanın kapısının önünde villa sahibi ile bir amelenin yüksek sesle tartışmalarına tanık oldu. Merakla yaklaştık. Bizi gören villa sahibi sanki içini dökmek ister gibi:



Amele ise;



Arkadaşımla aynı şeyi düşünmüş gibi bakıştık. İkimizde parasız sayılırdık. Amele yevmiyesi ise 6 lira idi. Bizim o günkü ihtiyacımızın hemen hemen iki misli.

Villa sahibine bu işi yapmaya hazır olduğumuzu söyleyince amele homurdanarak “Canınızı çıksın da anlayın halimizi.” diyerek uzaklaştı.

Mayolarımızı giydik. Deponun pırıl pırıl temizlenmesi bir saat sürmemişti. O sıcak yaz gününde bahçede hortumla duş aldık.

Havlu fabrikası sahibi olduğunu sonradan öğrendiğimiz ev sahibi kim olduğumuzu anladıktan sonra 6’şar lira ile birer havlu hediye ederek ve birer gazoz ikram ederek uğurladı.

Bu işte kanımca tek kaybeden “Kurtarmaz!” diyen amele olsa gerek. İş mi çoktu? İnsanlar mı tembeldi? Neyi “Kurtarmaz” idi? Bugüne kadar da anlamış değildi.

Yazar: Üzeyir Garih

Kaynak: http://İş Hayatından Kesitler ve Gençlere Tavsiyeler/Hayat Yayınları/S.15-16

Yer işareti koy permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>